# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hülya Güven (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 5 Aralık 2012
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hulya-guven-24-2012-12-05-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Hülya Güven (CHP), 5 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 779 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜLYA GÜVEN (İzmir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; başta ev işlerinde çalışan kadınlar olmak üzere, kayıt dışı çalışan kadınların sorunlarının belirlenmesi ve ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınabilmesi üzerine, Milliyetçi Hareket Partisi tarafından 5197 sayı ile verilen araştırma önergesi için, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşmak üzere bulunuyor, saygılarımı sunuyorum.

Öncelikle, 5 Aralık Kadın Hakları Günü’nü ve Atatürk’ün bize sağladığı seçme ve seçilme hakkının sağlanmasının 78’inci yılını ve ayrıca 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü -dolayısıyla Engelliler Haftası’nı- kutluyorum. Aslında bu kutlamamız buruk bir kutlama. Çünkü, bu günler var ama bunların hiçbir zaman da yerine getirilmediğini, yapılamadığını, hakların ne kadınlara ne engellilere sağlanamadığını yaşıyoruz.

Sayın milletvekilleri, kadın haklarını konuştuğumuz bugünde, acaba AKP Hükûmeti, kadınların da haklarının olduğunu ne kadar biliyor ve saygı duyuyor? Çalışan kadınların birçok sorunu varken, çalışmaya teşvik için kreşlerin var olmasının gerektiği konuşulurken bugüne kadar ne yapıldı? Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak araştırma ve soru önergeleri verdik bu konularda. Sorulara yanıt yerine, medyada “Her mahallede bir kreş açılıyor.” diye haberler çıktı, bir algı yaratıldı ama nedense gerçek olamadı bir türlü.

Ev işlerinde çalışan kadınlarımız için de aynı sorunu yaşıyoruz. Bu konuda da çeşitli önergeler verildi. Bakanın verdiği cevap çok farklıydı: “Ev hizmetlerinde süreksiz çalışan kadınlar, kendileri, isteğe bağlı olabilirler.” şeklindeydi. Peki, bu kadınlar nasıl sigorta parası ödeyecekler? Yine cevabı da “5510 sayılı Kanun’da bu konuda yürütülen herhangi bir çalışma yoktur.” şeklinde aldık. Sonra gazetelerde haberler: “Ev işlerinde çalışan kadınlara sigorta yapılıyor.” ya da “Sigortanın, sigorta yapılmasının yolu açıldı.” diye. Ne kadar doğru? Nasıl yapılacağı bile netleşmemiş.

Kayıt dışı çalışan kadınlarımıza hayal kurduruluyor. Önce, bu konudaki haberler “On beş gün devlet, on beş gün kendileri ödeyecek.” şeklindeydi. Şimdi ise, düzenli olarak çalıştığı evin, gün üzerinden sigortalaması öngörülmüş. Bir ayda dört gün bir evde çalışıyorsa ama bu düzenliyse ev sahibi sigortalayacak. Peki, bu kadın birden fazla evde çalışıyorsa bu iş nasıl olacak? Eğer sigorta yapmazsa telefon numarası veriliyor. Oraya, çalışan kadın, çalıştığı evi, “Sigorta yaptırılmıyor.” diye şikâyet edecek. Yani bunun mümkün olamayacağı, bunun uygulanamayacağı muhakkak. Neden farklı önlemler alınmıyor, kayıt dışılık teşvik ediliyor?

Bu kadınlarımız, ev işlerinde çalışan kadınlarımız çocukları için bile -kendilerini bırakalım- sağlık sigortası yaptıramıyorlar çünkü eğer bu kadınların bir gecekonduları varsa -kendisinin veya eşinin üzerine- hemen gelire dâhil ediliyor. “Sizin sigorta parası ödemeniz gerekiyor.” deniyor. Bırakın sigortayı ödemek, sigortalamak, daha, onlardan sağlık hizmeti alabilmeleri için para isteniyor. Çalışan kadınlarımıza ekonomik ve sosyal desteklerini sağlayamayan Hükûmet, çalışmak zorunda olan ancak sigortalı olamayan kadınlarımızı tamamen gözden çıkarmaktadır. Çok kadın biliyoruz, ev işine giderken küçük çocuklarını büyüklerine emanet ederek gidiyorlar. Sonra, gazetelerden zaten okuyoruz “Çocuklar yanarak öldüler.” diye. Bu kadınlarımız için aslında yine Cumhuriyet Halk Partisi olarak 5510 sayılı Kanun’un 87’inci maddesinin değiştirilmesinde öneride bulunulmuştu ancak değerlendirilmeye bile alınmadı. AKP Hükûmetinin bu konuda ne kadar duyarsız olduğunu görüyoruz.

Kadına şiddeti önleyemeyen, engellileri sokakta bırakan Hükûmete nasıl güvenebiliriz ki? Biraz zorlanıldığında, kanunun değiştirileceği ya da bu geçerli olan kanunların tamamen değiştirileceği söylenerek zaman kazanılmaya çalışılıyor. Örneğin, 3 Aralıkta, Sayın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Özürlüler Kanunu’nu sil baştan değiştireceklerini açıklamış. Önce, mevcudun tam uygulanması, sonra eksiklerin tamamlanması gereklidir.

“Her yıl 30 bin engelli işe alınıyor.” deniliyor, bu tür laflar çıkıyor şimdi, bu yıl için biz 2 bin kişi alınmış görüyoruz, doğruluğunu da bilemiyoruz. Aslında 8,5 milyon engellinin engeli AKP Hükûmetidir.

Kadınların çalıştırılmayıp evlere kapatılmasını sağlamaya çalışan da yine AKP Hükûmetidir. Boşanmak isteyen kaç kadın öldürüldü? Üstelik en fazla ölüm 2012 yılı Mart ayında Kadına Şiddet Yasası’nın kabulünden sonra olmuş.

Çocukları eğitimden yoksun bırakarak, kızların erken evlenmesine yol açan Hükûmet, tüm sorunları çözüyormuş gibi medya aracılığıyla kadınlarımıza hayal sunuyor.

Zihinsel engelli çocuklarımız servis olmadığı için okula gidemiyorlar, yirmi beş yaş sınırı getirildi onlara da. Sorulduğu zaman cevap yok. Yine “20 bin öğrenciye burs veriyoruz, proje var.” deniyor yani sürekliliği olmayan ve gerçek olup olmadığı da belli olmayan bir proje. Proje bitince ne olacak? Herhâlde seçime kadar bir oyalamaca yaşayacağız yine, bir hayal süreci yaşayacağız. Bu da yine 20 bin engellinin işe alınmasına benzeyecek, kadınların sigortalanmaları hayaline benzeyecek.

“Kadınlara KOSGEB ile girişimcilik kursu açıyoruz.” Yeni gündem, bu kurslar. Peki, bu kursları alan kaç kadın iş kurdu, başarılı oldu, sürdürdü? Belli değil. Şimdi, bu konuşmadan sonra yarın medyada 2-3 tane başarılı kadın sunulur, bunların hikâyelerini okuruz.

Bakanlıkları ziyaret ettiğimizde, karar vericiler arasında kadın sayısının bir elin parmakları kadar az olduğunu görüyoruz. Aslında çalışan kadın sayısının fazla olduğu söyleniyor ama nedense niteliksiz işlerde. Artık, Hükûmetin kadın sorununa eğilerek çözüm bulması gerekmekte, hatta zamanı geçmiştir. Bunları bir seçim yatırımı olarak değil, kanunların kâğıt üstünde kalmamasını sağlamalıdır. Kadınlarımızın sorunlarının hayal ile değil gerçek olarak çözülmesi, kanunların özellikle kâğıt üstünde kalmaması ve uygulanması gerekiyor. Bu kanunlar, mevcut kanunlar çok düzgün uygulandığı takdirde, zaten büyük bir sorun kalmayacaktır. Kanunlarda ufak tefek değişikliklerle herkes mutlu olacaktır.

Saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hülya Güven (CHP, İzmir). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hulya-guven-24-2012-12-05-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
