# 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Avni Aksoy (CHP, Karabük)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 8 Aralık 2020
- **Gündem:** 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=92943
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-avni-aksoy-27-2020-12-08-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y

> Hüseyin Avni Aksoy (CHP), 8 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 520 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN AVNİ AKSOY (Karabük) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi ve Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Atatürk'ü konuşmak için söz almış bulunmaktayım. Günümüz dünyasında sevenimiz çoktur ancak Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle korunan resmî dilimiz Türkçedir. Değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Farklı dillerde eğitim millî gücümüzü zayıflatır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk “Türk milleti demek, Türk dili demektir. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” demiştir. Dil, bir milletin iskeletidir, tüm organlar onun sayesinde bir arada var olur, yaşar, varlığını sağlıklı bir şekilde devam ettirir. Bugün bizler Bilge Kağan’ın Orhun Yazıtları’nda Türk halkına seslenişini bu kutlu dilimiz sayesinde biliyoruz.

“Mustafa Kemal Atatürk” dediğimizde, birincisi, Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kahramanı, Başkomutanımız; ikincisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarı ve kurucusu Atatürk’ten bahsetmemiz gerekir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde emperyalistlerce dayatılan Mondros ve Sevr paçavralarına bir avuç yurtsever arkadaşıyla karşı çıkan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlardan Kafkasya’ya kadar vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştır ve neticede Şişli’de daracık bir odada sıkışmışlardı. Uzun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı, âdeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı. Ulusun kader anıydı. Söylenecek ne varsa söylenmişti, söz bitmişti. O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı. “Vakit tamam. Umutsuz olmayacağız. Uçurumun kenarındayız, bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar. Son bir cüret belki kurtarabilir, Anadolu’ya geçiyoruz.” dedi.

Sayın milletvekilleri, işte bu son cüret, Sevr paçavrasının çöpe atılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlandı. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurup egemenliği Türk milletine veren Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükranla anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Ulu Önder’imize “Atatürk” demekten imtina edenleri bu onurlu kürsüden Türk milletinin takdirlerine bırakıyorum.

Tam yüz yıl önce, emperyalistlerin dayattığı Sevr paçavralarını kabul etmeyip Lozan’ı kabul ettiren Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim.” dediği Türkiye Cumhuriyeti, bugün, yine küresel sermayenin yani emperyalistlerin dayatmalarıyla karşı karşıyadır. Ana vatan, yavru vatan, mavi vatan ve gök vatan semalarımızda bu küresel güçlere ve yerli iş birlikçilerine karşı “Ya istiklal ya ölüm.” diyerek kanımızın son damlasına kadar Kuvayımilliye ruhuyla karşı çıkacağız. (CHP sıralarından alkışlar)

Milletimizin bağrından çıkmış millî ordumuza minnettarız. 14 Temmuzda bu kürsüden “Türk’ün şanlı bayrağı bir gün mutlaka Karabağ’da dalgalanacaktır.” demiştim. (CHP, AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Şükürler olsun ki bayrağımız bugün orada dalgalanmaktadır. Doğu Akdeniz’de, Suriye ve Kuzey Irak’ta, Atatürk’ün “Türk kapısı” dediği Nahçıvan’da, Karabağ ve Azerbaycan’da üstün başarılar ve zaferler kazanan millî ordumuza dil uzatanları da Türk milletine havale ediyorum. (CHP, AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1937’de temeli atılarak kurulan, seçim bölgem Karabük’ümüzde “fabrika yapan fabrika” olarak bilinen Karabük Demir Çelik Fabrikası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk çeliğini 1939 yılında üretmiştir. Safranbolu’ya bağlı 13 haneli bir köy olan Karabük’ümüz, bugün 250 bin nüfuslu, ülkemizin 78’inci ilidir, tam bir cumhuriyet kentidir.

Sayın milletvekilleri, şu anda mevzubahis olan vatandır. Emperyal güçler yüz yıl önceki yenilginin rövanşını almak için tetiktedirler. Başka Türkiye yoktur. Ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak ya da ne pahasına olursa olsun iktidarı alabilmek için değil, memleketi karpuz gibi ikiye bölmeden, icat çıkarmadan; vatan için, millet için en geçerli yol, kula kulluk etmeden Türk milleti ittifakıdır. (CHP, AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Avni Aksoy (CHP, Karabük). “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-avni-aksoy-27-2020-12-08-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=92943

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
