# Kırşehir'in sorunlarıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2004
- **Gündem:** KIRŞEHİR'İN SORUNLARIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2004-01-15-kirsehir-in-sorunlariyla-ilgili

> Hüseyin Bayındır (CHP), 15 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIRŞEHİR'İN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 661 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Kırşehir İlinin sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle, bugün sizlere Kırşehir'in tarihî geçmişini ve konumunu aktarmak istiyorum. Kırşehir, Ankara'ya 180 kilometre uzaklıkta, modern yaşamı benimsemiş, çağdaş insanlarıyla bugüne kadar devletine, milletine, kendi kültürüne bağlı, hoşgörülü, dost gönüllü, nüktedan insanların yaşadığı bir kenttir.

Kırşehir, bir kültür şehridir; neden mi; daha 13 üncü Yüzyılda Avrupa, Ortaçağ karanlığını yaşarken Anadolu'nun ortasında, Hünkar Hacı Bektaş Veli gibi bir değerin, yine, yaşdaşı, akranı, aynı dönemin Ahilik felsefesinin kurucusu, esnafların piri Ahi Evran-ı Veli'nin memleketidir.

Yine, Şeyh Edebali'nin Kırşehir doğumlu olduğunu biliyor muydunuz? Yine, sevginin timsali, sevginin, adıyla anılan Yunus'un Kırşehirli olduğunu biliyor muydunuz? Bütün bu değerleri taşıyan Kırşehir insanları, bugün, aynı ölçülerde kendi kültürüne, her ne kadar sahip çıkmaya çalışsa da, zor günler yaşamakta.

Değerli arkadaşlarım, biliniz ki, Kırşehir kültürün, Kırşehir türkü pınarının yoğrulduğu yerdir. Kırşehir denince akla bozlaklar gelir. Kırşehir denince akla "kalktı göç eyledi Avşar elleri/ağır ağır giden eller bizimdir/Arap atlar, yakın eyler ırağı/yüce dağdan aşan yollar bizimdir" dizeleri, Dadaloğlu'nun bu dörtlüğünü havalandıran Rahmetli Muharrem Ertaş gelir; onun oğlu Neşat Ertaş gelir. Bir "Zahidem" türküsü, bir "mapushane" türküsü, bir "Kırşehir'in gülleri" türküsü yurdun dört bir tarafında söylenir. Türkü pınarıdır Kırşehir.

Değerli arkadaşlarım, buradan, Kültür ve Turizm Bakanımıza seslenmek istiyorum. Benim de müdürlüğüm döneminde, Kırşehir Anadolu abdal kültürünün son temsilcileri olan bir 15 kişilik grup kuruldu. Bu 15 kişilik grubun, Türkiye'de de dünyanın çeşitli ülkelerinde de konserler verdiğini, basından izlemişsinizdir, duymuşsunuzdur. Türkünün başka yönüyle söylendiği, ağıtın bir başka yorumlandığı Kırşehir'de, bu abdallar topluluğuna, sizden, bütün Kırşehirliler adına, bu işi yapan insanlar adına, zor durumda kalan bu insanlar adına, bir 15 kişilik daha, koroya katkı sağlamanızı istiyorum.

Sanayimiz çok fazla gelişmemiştir. Devletten yatırımı çok fazla alamamış bir iliz biz. Kendi yağıyla kavrulmaya çalışan, kendi esnafıyla ayakta kalmaya çalışan bir iliz. Esnaf odalarından aldığım resmî rakamlarla, 2003 yılı içerisinde, Kırşehir'de, kepengi kapanan, satışına son verilen, işinden edilen esnaf sayısı 598'dir arkadaşlar; 2003 yılında, o enflasyonu düşürdük dediğiniz yılda, enflasyonun 18,4'lere çekildiğini söylediğiniz dönemde, kapanan dükkân sayısı 598'dir arkadaşlar.

HACI TURAN (Kırşehir) - Açılan ne kadar?!

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Açılanı söyleyeceğim Hacı Bey; açılan 415; eksidesiniz, bunu bilin.

Değerli arkadaşlarım, burada, Kırşehir'i anlatıyorum. Elbette, Kırşehir'in geçim kaynağı -sanayiinin çok fazla olmadığını söyledim- tarımdır. Burada, tarımın borçlarının ertelenmesi konuşulurken, Sayın Bakana "Sayın Bakanım, Kırşehir'de, üç yıldır kuraklık var; gelin, bu yasayı, buradan, bu şekilde değil de, erteleme şeklinde, taksitlendirme şeklinde değil de, nasıl ki naylonfaturacının suçunu affediyorsanız, nasıl ki hortumcuyu, banka hortumlayanları affediyorsanız, gelin, bu insanların borçlarını da silin; o insanların da, devletine, size hizmet eden, size ürün getiren o insanların da bu borçlarını, bir defaya mahsus ortadan kaldırın" dedik; ama, olmadı.

Sayın Bakana, şimdi, tekrar bir şey söylüyorum buradan: Bu insanlar zorda, Kırşehir çiftçisi taksitlerini ödeyemedi. Eğer, bu ayın sonuna kadar da bu şekilde giderse, borç yeniden başa dönecek, çalışacak faiz oranı da yüzde 115'lerde. İnsanların ambarında tohumluk buğdayı yok ki, sana para ödesin! Yok işte!.. Olmayınca, neyini alacaksınız Kırşehir çiftçisinin?!

Sayın Bakandan bir de ricam var; bakın, 2003 yılı doğrudan gelir desteğini, Kırşehir merkezinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - ... Mucur'da ve Kaman'da ödemediniz.

HACI TURAN (Kırşehir) - Kaman bu ay...

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Sayın Bakan, babanızın parasını mı veriyorsunuz?! IMF'den aldığınız bu paraları versenize insanlara!

Önümüz bayram... Açıkça söylüyorum, önümüz bayram; bu bayramdan önce, Kırşehir çiftçisinin parasını ödeyin. Ödemezseniz, onlar adına, iki elim yakanızda, bunu da bilin.

HACI TURAN (Kırşehir) - Bu ay ödeniyor...

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir Sağlık Bakanımız çıktı; gazetelerde manşet "sözleşmeli sağlık personeli alacağım, şeffaf sınav yapacağım" diyor. 84 000 yoksul insan çocuğu, annesi, babası, dayısı, amcası "kızım, oğlum işe girecek" diye, aylarca ders çalıştılar. Sınava girdiler, alınan insan sayısı 11 255! Sıfır puan alan işe yerleştirildi, 70 puan alan işe yerleştirilemedi. Sağlık Bakanına buradan söylüyorum: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Sağlık Bakanım, bu bayram, kınanı, uzat da, eline ben yakayım; hiç değilse, boyalı iktidarın kınalı bakanı olun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir). “Kırşehir'in sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2004-01-15-kirsehir-in-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
