# Ülkemizdeki eğitim sistemi ve dershaneler hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 3 Kasım 2004
- **Gündem:** ÜLKEMİZDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ VE DERSHANELER HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-11-03-ulkemizdeki-egitim-sistemi-ve-dershaneler-hk

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 3 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ VE DERSHANELER HK); konuşma 870 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Balıkesir Milletvekili Sayın Sedat Pekel'in, eğitim sistemimiz ve dershanelerle ilgili olarak yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya Hükümet adına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli Milletvekili Arkadaşımız Türk millî eğitiminin karşı karşıya bulunduğu bazı problemleri burada gündeme getirdiği için, kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Pekel burada bir fotoğraf çekmiştir; hepimizin yıllardır şikâyet ettiği ve düzeltilmesini istediği meseleleri, bir kez de, kendisi, bir milletvekili duyarlılığıyla buraya taşımıştır.

Öncelikle şunu söyleyeyim: Eğitimde fırsat eşitliğinin olması gerektiği, özellikle dargelirli ve sabit gelirli insanların çocuklarının eğitimden mahrum olmaması gerektiği ve bu yönde tedbirler alınması gerektiği konusundaki görüşlerine yüzde yüz katılıyorum ve Hükümetimizin, Bakanlığımızın gayreti de bu yöndedir.

Bunlarla ilgili olarak neler yapıldı diye sorarsanız; ortaöğretim bursları, bizim dönemimizde, iktidara geldiğimizden beri, iki yıl içerisinde, enflasyon oranının çok üzerinde, yüzde 200 oranında artırılmıştır.

Yükseköğretim bursları, yükseköğretim kredi miktarları, aynı şekilde artırılmıştır. Biz geldiğimizde yükseköğretim bursları ve kredileri 45 000 000 Türk Lirası idi, bu yıl öğrencilerimize vereceğimiz burs ve kredi 110 000 000 Türk Lirası olacaktır. Daha önce üç ayda bir ödeniyordu; gençlerimiz, bunu, bir anda çekiyorlardı, onbeş günde tüketiyorlardı. Ocak 2005'ten itibaren, yükseköğretim öğrencilerine verdiğimiz krediyi ve bursu aylık olarak ödemeye başlıyoruz.

Öte yandan, yine, Hükümetimizin yaptığı çalışmalar, Bakanlığımızın gayretleri sonucu diğer sivil toplum kuruluşlarından büyük miktarda burslar temin edilmiştir. Bu yıl, sadece Kızılay 10 000 çocuğumuza burs verecek. Dediğim gibi, diğer sivil toplum örgütleri var. Bu konudaki çabamız devam ediyor.

Yatılı öğrenci, pansiyonda kalan öğrenci miktarında, dönemimizde ciddî artış olmuştur.

Bütün bunlar, özellikle dargelirli ve sabit gelirli insanların çocuklarının okuyabilmesi için alınmış olan tedbirlerdir. Bunların daha da artırılması gerektiği konusunda Sayın Pekel'le hemfikirim.

Dershanecilik meselesine gelince; üniversite hazırlık dershaneleri bir sonuçtur. Sebepler eğer iyi irdelenmezse, sebepler üzerinde durulmaz da sadece sonuçlarla ilgilenilirse, biz, sağlam çözümlere varamayız.

Ben, hep şunu söyledim: Keşke, Türkiye'de bu üniversite hazırlık dershaneleri, bugünkü yapıları ve bugünkü yaklaşımlarıyla hiç mevcut olmasaydı. Sayın Pekel'e yine katılıyorum, ortaöğretim sistemimiz bozuktur ve bunlar, bu bozukluktan kaynaklanan bir sonuçtur. Üniversiteye giriş sistemi yanlıştır, üniversiteye girişte uygulanan kriterler yanlıştır. Biz bunları yıllardır söylüyoruz. İşte, YÖK Yasasını önünüze getirdik. Bir millî eğitim bakanlığı düşünün... Bu çocuklar bizim çocuklarımız, öğrenciler bizim öğrencilerimiz; fakat, bu çocuklar sınava girecekler. Bunlar hangi dersleri aldılar, hangi dersleri hangi ağırlıkta aldılar, kaçıncı sınıfta hangi dersi aldılar; bunu biz mi daha iyi biliriz YÖK mü daha iyi bilir?! Ama, üniversite sınav sisteminde Millî Eğitim Bakanlığının en ufak bir müdahalesi söz konusu değildir.

Sayın Pekel, dershanelere gittikleri için öğrencilerin devamsızlık yaptıklarını söylüyorlar. Eğer, siz, öğrencileri okula bağlamazsanız, lise üçüncü sınıfın müfredatından üniversite sınavlarında soru sormazsanız, lise ikiden de neredeyse hiç soru sormazsanız, öğrencilerimiz, gençlerimiz, liseye gitmenin gereksiz olduğunu düşünmeye başlayacaklar ve esas, aslî gayelerinin üniversiteyi kazanmak olduğunu, bunun da yolunun dershaneden geçtiğini düşünecekler ve buna göre hareket edecekler. Bu da, sakat olan ÖSS yapısından kaynaklanmaktadır. Bizim, geçen sene, Parlamentonun huzuruna getirdiğimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubundan da şiddetli muhalefet gören YÖK Yasasında bu mesele düzenleniyordu; yani, üniversite sınavlarında neyin, nasıl yapılacağı, Millî Eğitim Bakanlığı ile YÖK'ün oluşturacağı ortak bir komisyonun hazırlayacağı bir yönetmelikle belirlensin deniliyordu; ama, maalesef, bu, askıdadır.

Sayın Pekel şikâyet ediyor "Türkiye'de meslekî ve teknik eğitim düşük düzeydedir, Batı'da ortaöğretim yapısının yüzde 65'i meslekî lise, yüzde 35'i genel liselerden oluşmaktadır" diyor. Biz, bunun aksini söylemiyoruz ki, bunu, hep, böyle söyledik; meslek liselerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledik, meslek liselerinin özendirilmesi gerektiğini söyledik ve tedbirlerimiz de bu yöndedir. ÖSS, buradaki büyük engellerden biridir.

Ben, Saygıdeğer Parlamentomuza, Sayın Pekel'in konuşması üzerine, şu safhada, şunu söylemek isterim: Bakın, biraz önce, Değerli Milletvekili Arkadaşım konuşmasının sonunda dedi ki: "Bugünkü sistemimiz yanlıştır. Araştıran, sorgulayan, kendi ayakları üzerinde duran nesiller yetiştirmek zorundayız." İlköğretim müfredatı bu perspektifle değiştirilmiştir. Şu anda, 9 ilde, 120 okulda pilot uygulama olarak yeni müfredat uygulanmaktadır. 2005-2006 öğretim yılında, Türkiye'deki bütün ilköğretim okullarımızda, bu yeni anlayış, bu yeni yaklaşım ve yeni müfredat uygulanacaktır.

Ortaöğretim sistemimizi değiştirmek için çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Biliyorsunuz, daha önce kamuoyuyla paylaştık; özellikle, meslek liseleri ile genel liseler arasında yatay geçişlere imkân hazırlayan bir sistemi şu anda devreye sokmuş bulunuyoruz. Türkiye'de, 104 okulda, bu uygulama, pilot olarak uygulanıyor ve lise öğretim süresini 2005-2006 öğretim yılında kademeli bir şekilde dört yıla çıkarıyoruz.

Ayrıca, aralık ayı içerisinde, ölçme ve değerlendirme yöntemini, üniversite sınavlarını esas alan, ortaöğretimin yapısını esas alan, Türkiye çapında, mini şûra mahiyetinde bir toplantı düzenliyoruz. Sözü olacak herkes, bu konuda endişesi olan herkes, uzmanlık alanı olan herkes buraya gelecek ve biz, Türkiye'nin bu alanda ne söylediğini orada çok iyi tespit etmiş olacağız. Sivil toplum örgütleriyle birlikte bunu yapıyoruz ve bunun sonucunda da gerekli adımlar atılacaktır.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de, okulöncesinden yükseköğretime kadar, eğitimimizin, özellikle yapısal bazı problemler yaşadığını hep biliyoruz; ama, takdir edersiniz ki, eğitimde yenilik yapmak, eğitimde reform yapmak, öğrencilere yönelik bir şey getirmek, öğretim sistemine yönelik bir şey getirmek, bir kat asfaltın üzerine bir başka kat asfalt dökmeye benzemez veyahut da bir yere ilave beton dökmeye benzemez.

Bakın, biz dedik ki; müfredatı beş yıl içinde oturtacağız. "Efendim, bu beş yıl uzun bir süredir; olur mu; göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlayacak" diyorlar; ama, beş sene sonra başlarsak, bu, on sene eder. Bir taraftan başlamamız gerekiyordu ve Hükümetimiz, zamanında başlamıştır.

Sayın Milletvekilim, bu söylediğiniz problemlerin hepsi, Hükümetimizin, Bakanlığımızın gündemindedir, hepsiyle ilgili projeler üretilmiştir; bu konuda müsterih olun.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Ülkemizdeki eğitim sistemi ve dershaneler hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-11-03-ulkemizdeki-egitim-sistemi-ve-dershaneler-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
