# Üniversitelerarası dil sınavı ve üniversitelerde görev yapan yardımcı doçentlerin problemleri hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 22 Şubat 2005
- **Gündem:** ÜNİVERSİTELERARASI DİL SINAVI VE ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN YARDIMCI DOÇENTLERİN PROBLEMLERİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-02-22-universitelerarasi-dil-sinavi-ve-universitelerde-gorev-yapan-yardimci

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTELERARASI DİL SINAVI VE ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN YARDIMCI DOÇENTLERİN PROBLEMLERİ HK.); konuşma 940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Erzurum Milletvekili Sayın Muzaffer Gülyurt Beyin, üniversitelerdeki yardımcı doçentlerin problemleri ve üniversite öğretim üyelerine uygulanan yabancı dil sınavlarıyla ilgili yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya, aynı zamanda, yine, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün, Ardahan'ın kurtuluşu ve Ardahan'ın problemleriyle ilgili yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya, hükümet adına cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Öncelikle, konuşma sırasına göre, Sayın Ensar Öğüt'ün yapmış olduğu konuşmada dile getirdiği bazı konulara açıklık getirmek istiyorum. Sayın Öğüt haklıdır; doğu ve güneydoğudaki birçok vilayetimizdeki eksiklikler, aksaklıklar, mahrumiyetler Ardahan İlimizde de mevcuttur. Bütün Türkiye'deki, her bölgedeki, her vilayetteki ve ülkemizin her karış toprağında yaşayan insanlara, başta eğitim olmak üzere, her alanda fırsat eşitliği oluşturulması için, hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız.

Özellikle eğitim alanıyla ilgili olarak söyleyeyim, Ardahan'ın bu konudaki problemleri, tarafımdan ve arkadaşlarım tarafından yakından takip edilmektedir. Bundan dolayıdır ki, biz, bu yıl, özellikle yatırım programını belirlerken Ardahan İline öncelik verdik. Ardahan İlinde bu yıl bir anadolu öğretmen lisesini programa almış bulunuyoruz ki, bu, sadece, tek başına bir binadan ibaret değil, büyük bir eğitim kampusudur ve maliyeti 4 trilyon civarındadır. Bu öğretmen lisesine bu sene başlıyoruz. Ümit ediyoruz ki, geçmişte yapılan yatırımlar gibi böyle yıllara sari, uzun boylu sürüncemede kalacak bir yatırım olmayacak. Bunu kısa zamanda bitireceğiz.

Yine, Telekom da, yakında imzalayacağımız bir sözleşmeyle, Türkiye çapında, Telekom, eğitime katkıda bulunmak üzere, 50 trilyona yakın bir meblağ ayırarak, Millî Eğitim Bakanlığına, okul yapıp bağışlayacaktır. Bu çerçevede yaptığımız programda, Ardahan İline 32 derslikli bir lise yapıyoruz; Ensar Bey de bunu ilk defa duyuyor. Böylelikle, hem Ensar Beye hem de Ardahanlılara, bu arada, bu müjdeyi de vermek isterim.

İlköğretim yatırımları bu söylediklerimin dışındadır. Malumunuz, ilköğretim yatırımlarının programlanması, önceliklerin belirlenmesi, il genel meclislerine aittir. İl özel idaresi tarafından bu mesele takip edilmektedir ve biz, bu sene, Ardahan'a ayıracağımız özellikle ilköğretim yatırımlarıyla ilgili ödenekleri de bu çerçevede ele alarak, en iyisini yapmaya çalışacağız. Orada yarım kalan yurdumuzla ilgili olarak da, şimdi değil, daha önce -sadece Ensar Bey bunu dile getirdiği için değil- bu yurtlarımızın bir an önce bitirilmesi, eski yatırımlarımızın bir an önce bitirilmesi için gerekli talimatları verdim. Yine bu hassasiyetimizden dolayıdır ki, geçmişte başlayan yatırımlara ağırlık verdiğimiz için, bu sene bize yatırım ödeneği olarak verilen ödenekten sadece ve sadece 13 trilyonluk kısmını yeni ortaöğretim yatırımlarına ayırdık; diğerlerini, eski yatırımları, eskiden başlayan inşaatları bir an önce bitirmek için harcayacağız; bunu, sizlerle paylaşmak isterim.

Ardahan'dan Edirne'ye, Edirne'den Kars'a kadar, şüphesiz ki, Sinop'tan Mersin'e kadar bizim yurdumuzun her köşesi bizim için değerlidir. Ben bu vesileyle, düşman işgalinden kurtuluş yıldönümünde değerli Ardahanlı hemşerilerimizi, vatandaşlarımızı da bir kez daha tebrik ediyorum ve bu ülkedeki birliğin, dirliğin, bu ülkedeki güzelliğin bütün vatandaşlarımız tarafından paylaşılması gerektiğini bir kez daha huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.

Sayın Gülyurt'un, yardımcı doçentlerin problemleriyle ilgili dile getirdiği konular, uzun zamandır gündemde olan ve kesinlikle çözüm getirilmesi gereken konulardır. Sayın Gülyurt, yerden göğe kadar haklıdır. Nitekim, bu haklılıktan dolayıdır ki, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirdiğimiz YÖK Yasasında en önemli maddelerden biri, yardımcı doçentlerimizin bu durumunun, Sayın Gülyurt tarafından dile getirilen ve şikâyet konusu olan durumlarının düzeltilmesiyle ilgiliydi. İki yıllık bir yüksekokul bitiren herhangi bir kamu personeli 1'inci dereceye kadar yükselebiliyorken, 1'inci dereceden emekli olma hakkına sahipken, akademik kariyer yapmış, en azından doktora yapmış olan yardımcı doçentlerin ve yıllarca üniversitede öğretim üyesi olarak çalışan yardımcı doçentlerin 3'üncü dereceden daha yukarıya çıkamamaları -derecelerde her ne kadar aşağıya inilir; ama, aşağıya inildikçe insanlar terfi ederler- sakat bir durumdur. Biz bunu, getirdiğimiz YÖK Yasasıyla, aslında, ortadan kaldırıyorduk ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, Meclisten çıkan YÖK Yasası iade edildi; ama, bu madde veto edilen maddeler arasında değildi; artı, bir başka problem var; örnek veriyorum; diyelim ki, Malatya'daki İnönü Üniversitesinde bir yardımcı doçent oniki yıl çalıştıktan sonra eğer doçent olamazsa, bugün yürürlükte olan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre oniki yıldan sonra doçent olamazsa tenzili rütbeyle öğretim görevliliğine indirilir; fakat, eğer, aynı kişi, mesela Boğaziçi Üniversitesine gider, orada öğretim üyeliğine devam ederse, yardımcı doçent olarak devam eder veya bir başka üniversiteye... Bunun kesinlikle bir mantığı yok. Bu son derece komik bir uygulamadır. Bunun ortadan kaldırılması gerekiyor.

Bizim, yine, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirdiğimiz YÖK Yasasında şöyle bir şart getiriyorduk: Eğer, yardımcı doçentler sekiz yıl üniversitede çalıştıktan sonra doçent olmak için, doçent olacak kadar, bilimsel kriterlere göre doçentliğe girme sınavını hak etmişlerse, yabancı dili vermemiş olsalar bile, bu yardımcı doçentlerimiz üniversitelerde sürekli kadroya geçiyordu. Yani, iki yılda bir veya üç yılda bir bunların üniversitedeki atama süreleri uzatılmıyordu, daimî statüde çalışma hakkını elde ediyorlardı. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilmeyen maddelerden birisidir.

Bu YÖK Yasası, Türkiye Büyük Millet Meclisinin şu anda ilgili biriminde bulunmaktadır. Bunun tekrar çıkarılması, gönderilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirindedir; ama, bu meselelerin, şüphesiz ki, düzeltilmesi gerekiyor.

Dilimize önem verilmesi gerektiği, Türkçenin en iyi şekilde bilim, sanat ve kültür hayatımızda kullanılmasıyla ilgili Sayın Gülyurt'un söylediklerine de katılıyorum. Türkçe, sadece, bir, günlük konuşma ve anlaşma dili değil, Türkçe, aynı zamanda bir bilim dilidir. Bilim dili olmadığını söyleyenler bence çok yanlış beyanda bulunuyorlar; buna katılmam mümkün değildir.

Üniversite öğretim üyelerine yönelik olarak yapılan yabancı dil sınavında da, maalesef, çoğunlukla gramer ağırlıklı bir yapı vardır; geçmişte bu sınavlara girmiş birisi olarak söylüyorum. Aslında, her meslek erbabının kendi mesleğine yönelik bir dil sınavının ağırlıklı olduğu bir yapının olması çok daha anlamlı olacaktır. Biz, bütün bu konuları, YÖK'le, YÖK temsilcileriyle konuşuyoruz. YÖK Yasası tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine geldiği zaman -ki, gelmelidir- bunu, ümit ediyorum ki, hep birlikte düzeltiriz; yardımcı doçentlerimiz, hem hak ettikleri dereceleri alırlar hem de bugünkü durumdan kurtulurlar.

Üniversitelerimize öğretim üyesi yetiştirilmesi, yeni öğretim üyesi yetiştirilmesiyle ilgili olarak da çalışmalarımız sürmektedir. Gerek yeni açılacak üniversitelerin öğretim üyesi bulmaları gerekse mevcut üniversitelerimizin öğretim üyesi kadrolarının güçlendirilmesi için Hükümetimizin gayretleri vardır; bunu, Türkiye Büyük Millet Meclisiyle paylaşmak istiyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Üniversitelerarası dil sınavı ve üniversitelerde görev yapan yardımcı doçentlerin problemleri hk”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-02-22-universitelerarasi-dil-sinavi-ve-universitelerde-gorev-yapan-yardimci (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
