# Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi-2

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)); konuşma 522 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Öncelikle, Sayın Atila Emek'in, üniversitelerimizin ihtiyaç duydukları kadrolarla ilgili sorusuna cevap veriyorum.

Sayın Emek haklıdır; üniversitelerimiz, özellikle akademik kadrolara atanmak üzere, yeni kadro ihdasları istemektedirler. Biz, iktidara geldiğimizden beri, 53 devlet üniversitesinde kullanılmak üzere, üniversitelerimize 14 800 kadro ihdas etmişiz; yani, üniversitelerimize 14 800 kadro vermişiz. Bundan sonra da üniversitelerimizin ihtiyaçlarını gözönünde bulunduracağız ve öğretim üyesi yetiştirilmesi, üniversitelerimizin, gerek yeni kurulacak üniversitelerimizin gerekse mevcut üniversitelerimizin ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Bunlar sonuçlandığı zaman, Değerli Parlamentomuzla ve kamuoyumuzla paylaşılacaktır.

Ayrıca, bildiğiniz gibi, Hükümetimiz, üniversitelerimizin sadece eğitim kurumları değil, aynı zamanda araştırma kurumları olduğunun farkındadır, bilincindedir. Bu yıl, büyük çoğunluğu üniversitelerimiz tarafından kullanılacak olan 300 000 000 dolarlık bir kaynağı; yani, aşağı yukarı 450 trilyonluk bir kaynağı TÜBİTAK'a aktarmış bulunuyoruz.

Ayrıca, yine Hükümetimiz döneminde, Türkiye, Avrupa Birliği 6 ncı Çerçeve Programına ortak edilmiştir. Bunun için, 2003 yılında 48 000 000 euro, 2004 yılında 59 000 000 euro bir katılım payı ödenmiştir. Bütün bunlar, Hükümetimizin, özellikle araştırmaya, akademik hayata ve üniversitelerimize verdiği önemi ifade etmektedir.

Sayın Ahmet Işık'ın sorusuna cevap veriyorum. Üniversitelerimizden ayrılan öğrencilerin büyük bir kısmının, özellikle ekonomik sebeplerden dolayı ayrıldığını, harç paralarını ödeyemediklerini ifade ettiler ve öğrencilere neler tavsiye ettiğimizi sordular.

Ben, sevgili öğrencilerimize şunu söylemek isterim: 2003 yılından itibaren, Millî Eğitim Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Kurumuna müracaat eden bütün öğrencilerimize, istisnasız olarak bütün öğrencilerimize harç kredisi veriyoruz. Öğrencilerimiz, eğer, harçlarını, kendi imkânlarıyla, ailelerinin imkânları ve katkılarıyla yatıramıyorlarsa, lütfen, zamanında ve usulüne uygun bir şekilde harç kredisi için müracaat etsinler.

Ayrıca, bildiğiniz gibi, biz iktidara geldiğimizde öğrenci kredileri ve bursları 45 000 000 Türk Lirasıydı, bu ocak ayından itibaren, eskiden üç ayda bir ödenirken, şimdi aylık olarak ödenmektedir ve 110 000 000 Türk Lirası olarak ödenmektedir; yani, 110 Yeni Türk Lirası olarak, öğrencilerimize, kredi ve burs ödemekteyiz.

Dediğim gibi, eğer, öğrencilerimiz harçlarını yatıramıyorlarsa, harç kredisine müracaat etmeleri gerekiyor.

Sayın Muharrem İnce Bey'in, vakıf üniversitelerinin, kendi yönetmeliklerini değiştirerek, affın çıkması halinde, bunu uygulamamak gibi bir hileye -tırnak içerisinde söylüyorum- başvurduklarını ifade etti. Bundan haberdar mıyız; ben, şahsen, böyle bir duyum almış değilim. Böyle bir şey varsa... Biz, şunu biliyoruz ki, hiçbir yönetmelik kanunun üzerinde değildir. Biliyorsunuz, kanun gücü, Anayasa, yasalar, daha sonra yönetmelikler şeklinde sıralanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkarmış olduğu bir kanun herkesi bağlar, vakıf üniversitelerini de bağlar. Dolayısıyla, vakıf üniversiteleri eğer bunun hilafına bir hareket içerisine girerlerse, onunla ilgili olarak da, gereken neyse bunlar yapılır.

Son olarak da şunu ifade etmek istiyorum; ben, daha önceleri hep şunu söyledim, bunu, şimdi, yine söylüyorum: Bir akademisyen olarak, sık sık af çıkarmanın, üniversiteleri, üniversitedeki akademik hayatı dejenere ettiğine şahsen inanıyorum, bunun canlı şahitlerindenim; ancak, eğer dört yıl gibi bir süre içerisinde 677 000 kişi üniversitelerden ayrılmışsa, bizim de, şapkamızı önümüze alıp, bu meseleyi enine boyuna düşünmemiz, tartışmamız gerekiyor. YÖK tarafından, işin ebadı bu şekilde bildirildiği için, arkadaşlarımızın verdikleri tekliflere sıcak baktık, gerekçemiz buydu; yoksa, akademisyen Hüseyin Çelik buna "hayır" diyor, Bakan Hüseyin Çelik buna "evet" diyor şeklinde bir yorum yapılırsa, bu yanlıştır.

Biz, sık sık aftan yana değiliz, Hükümet olarak değiliz, Grup olarak değiliz; ama, bugünkü, şu anda görüşülmekte olan af, âdeta bir zaruret olmuştur. Bunu sizlerle paylaşmak isterim.

Saygılar sunarım.

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
