# Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 30 Kasım 2005
- **Gündem:** KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-11-30-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 30 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 910 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sıcağı sıcağına daha iyi.

HALUK KOÇ (Samsun) - O zaman sık sık çıkacaksınız.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Çıkarız…

HALUK KOÇ (Samsun) - Memnun oluruz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Biz de memnun oluruz Sayın Koç.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısıyla ilgili olarak değerli arkadaşlarımın ortaya koyduğu bazı görüşlerle ilgili açıklamalar yapmak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Öncelikle şunu belirtmemde fayda var: Değerli konuşmacı arkadaşlarımız diğer bakanlıklara ve diğer kuruluşlara bağlı olan okulların Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmasına bir itirazda bulunmadılar. Bunun bir gereklilik olduğu, özellikle eğitim alanının Millî Eğitim Bakanlığının sorumluluğu altında olması konusunda, iktidar-muhalefet bu konuda hemfikirdir. Dolayısıyla, bu mesele üzerinde, bunun gerekliliği üzerinde durmayacağım.

Bildiğiniz gibi, Millî Eğitim Bakanlığının dışında, Maliye Bakanlığına bağlı, Bayındırlık Bakanlığına bağlı, Adalet Bakanlığına bağlı, Sağlık Bakanlığına bağlı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı okullar mevcut Türkiye'de. Aslında, tabiî, hep sözü edilen Tevhidi Tedrisat Kanununun da aslında özü budur; bütün okulların Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde, sorumluluğunda toplanmasıdır; yani, esas olan budur. Daha sonra çıkarılan bir yasayla, askerî okullar ayrılmış, polisle ilgili okullar ayrılmış; ama, bütün bakanlıklar neredeyse, kendilerinin ihtiyaç duydukları elemanları yetiştirmek üzere, onlar da okullar açmışlar; ancak, sonradan görüldü ki, bu, ciddî bir kaynak israfına yol açıyor. Bir örnek vereyim: Türkiye'de, biz, protokolle de devraldığımız zaman, 300'e yakın sağlık meslek lisesi vardı sadece. Halihazırda öyle sağlık meslek liselerimiz var ki, öğretmen sayısı öğrenci sayısından daha fazladır; bu durumda olan sağlık meslek liseleri var. Popülist amaçlarla açılmış olan okullar var. Öyle sağlık meslek liseleri var ki, öğrencilerin gidip pratik yapma şansları yok. Normalde bir ebe, bir hemşire, sağlık memuru, diyetisyen veya sağlık sekreteryası konusunda yetişen bir öğrencinin, tam teşekküllü devlet hastanesinin bulunduğu bir yerde gidip pratik yapması lazım. Bütün bu imkânlardan yoksun olan yerlerde, maalesef, bu okullarımız açılmış. Tarım meslek liseleriyle ilgili, yine, biliyorsunuz, ciddî bir dağınıklık vardı; ancak, diğer, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı, Meteoroloji Genel Müdürlüğüne bağlı veya Maliyeye bağlı çok sınırlı sayıda okullar vardı. Ayrıca, Turizm Bakanlığına bağlı, TUREM adı altında, Turizm Eğitim Merkezleri adı altında eğitim merkezleri vardı. Burada da manzara üç aşağı beş yukarı aynıydı. Büyük büyük binalar, oralarda da büyük imkânlar var. Personel tahsisi yapılmış; ancak, gerektiği şekilde eğitim yapılamamış. Şimdi, biz, bütün bu imkânları derleyip toparlıyoruz ve bunları Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullar haline getiriyoruz.

Bu arada şunu da söyleyeyim: Millî Eğitim Bakanlığına bağlı hastane vardı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık eğitim merkezleri, dispanserler vardı. Bunu da Sağlık Bakanlığımıza devrettik; çünkü, her bakanlık kendi ihtisas alanında esas icraat yaparsa, bunun, kamu kaynaklarının israf edilmeden kullanılması açısından da son derece rasyonel bir adım olduğunu düşünüyoruz.

Değerli Milletvekilimiz Sayın Ekmekcioğlu özellikle eğitimin paralı insanların işi olduğunu, özellikle paralı olan insanların çocuklarına eğitim yaptırabildiğini; işçi çocukları, köylü ve memur çocuklarının halinin ne olacağını sordu. Ben buradan hemen şunu ifade edeyim değerli arkadaşlar: Bakın, özel öğretim kurumlarında okuyan çocukların oranı sadece ve sadece Türkiye çapında yüzde 1,9'dur; yüzde 2 değildir. Yüzde 98,1 oranında insanlar devlet okullarına çocuklarını gönderiyorlar ve bu çocuklar devletin sağladığı kaynaklarla ve imkânlarla eğitim-öğretimlerini yapıyorlar.

Bakın, ben, özelikle kırsal kesimdeki dar gelirli ailelere gösterdiğimiz yakınlığın, onlara verdiğimiz değerin, onlara sağladığımız imkânların bir nişanesi, bir göstergesi olarak size bazı rakamlar vereyim. Sadece benim Bakanlığım döneminde, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, hayırseverlerin de desteği alınarak, sivil toplum örgütleri de harekete geçirilerek, 102 ortaöğretim pansiyonu -bakın, ilave 102 ortaöğretim pansiyonu- devreye sokulmuştur. Türkiye çapında YİBO'ların ve PİO'ların sayısı artırılmıştır. Bakın, binlerce yavrumuz köylerden ısrarla yapılan sistematik çalışmalarla alınarak yatılı okullara getirilmiştir. Sadece benim Bakanlığım döneminde, yüzde 90'ı da yatılı olmak üzere, 40 anadolu öğretmen lisesi açılmıştır, ki, hepiniz bilirsiniz, anadolu, öğretmen liseleri, özellikle sabit gelirli, dargelirli aile çocuklarının daha çok rağbet ettiği okullardır ve bu okullarda parasız yatılı öğretimi yapılır.

Bir başka şey… Yine, bizim Hükümetimiz döneminde, özellikle o sizin dediğiniz dargelirli fakir fukara çocukları… Bakın, ücretsiz ders kitaplarının dışında üç yılda 270 000 000 ücretsiz ders kitabı dağıtılmıştır. Şimdi, biz, bakın, geçen hep şu sorulara muhatap oluyorum; bazı arkadaşlarım diyor ki: "Efendim, siz ücretsiz ders kitabı dağıttık diyorsunuz; ama, filan yere daha ücretsiz ders kitaplarından diyelim ki şu kılavuz kitap ulaşmadı." Varsayın ki ulaşmadı… Bakın, 2003'ten önce arkadaşlar, 2002'de, 2001'de, 2002 yıllarında ücretsiz ders kitaplarının yerine ulaşmasında hiçbir problem yaşanmıyordu; çünkü, böyle bir şey yoktu. Şimdi, olmayan bir şeyden problem de olmaz. Eğer arabanız yoksa, arıza yapmaz.

Değerli arkadaşlar, bakın, 270 000 000 kitap dağıtılmıştır; ama, olabilir ki, bir yerde, bir kitapta bir gecikme olmuştur. Şimdi, biz, buraya takılırsak, yapılan iyilikleri ve güzellikleri göremeyiz.

Bir başka şey… Yine, Hükümetimiz döneminde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan, şartlı transfer sisteminden, eğer bir fakir aile fakirliğini ortaya koyarsa, ilkokula giden çocuğu için öğrenci başına -bir ailenin dört çocuğu varsa dördüne de ayrı ayrı veriliyor, beş çocuğu varsa beşine de veriliyor, iki çocuğu varsa ikisine de veriliyor- erkek öğrencilere 18 000 000, kız öğrencilere 22 000 000, sadece annelerinin hesabına, onlara harçlık olmak üzere para veriyoruz.

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Sayın Bakan, niye ayırım yapıyorsunuz?!

ENGİN ALTAY (Sinop) - Sadece 96 000 öğrenciye veriyorsunuz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bakın, müsaade buyurun… Müsaade buyurun…

Engin Bey, heyecanlanmayın…

ENGİN ALTAY (Sinop) - Ama, herkese veriyoruz diye konuşuyorsunuz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bakın, Engin Bey…

ENGİN ALTAY (Sinop) - 96 000 öğrenciye veriliyor…

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Arkadaşlar, bir şey…

ENGİN ALTAY (Sinop) - 17 000 000 öğrenci var.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Müsaade edin…

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-11-30-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
