# Tokat milletvekili reşat doğru'nun tokat'a güzel sanatlar fakültesi kurulup kurulmayacağına ilişkin, bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün, bilecik ilinin öğretmen ihtiyacına ilişkin, bilecik ilinde üniversite öğrenci yurdu yapılıp yapılmayacağına ilişkin, ardahan milletvekili ensar öğüt'ün, bir okulun bakım ve onarımına ilişkin, tunceli milletvekili kamer genç'in, tunceli'de taşımalı eğitim sistemine ve kapatılan okulların açılıp açılmayacağına ilişkin milli eğitim bakanından sözlü soru önergeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 6 Kasım 2007
- **Gündem:** TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN TOKAT'A GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ KURULUP KURULMAYACAĞINA İLİŞKİN, BİLECİK MİLLETVEKİLİ YAŞAR TÜZÜN'ÜN, BİLECİK İLİNİN ÖĞRETMEN İHTİYACINA İLİŞKİN, BİLECİK İLİNDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ YURDU YAPILIP YAPILMAYACAĞINA İLİŞKİN, ARDAHAN MİLLETVEKİLİ ENSAR ÖĞÜT'ÜN, BİR OKULUN BAKIM VE ONARIMINA İLİŞKİN, TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN, TUNCELİ'DE TAŞIMALI EĞİTİM SİSTEMİNE VE KAPATILAN OKULLARIN AÇILIP AÇILMAYACAĞINA İLİŞKİN MİLLİ EĞİTİM BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c004/b016/tbmm230040160039.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2007-11-06-tokat-milletvekili-resat-dogru-nun-tokat-a-guzel-sanatlar-fakultesi-ku

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 6 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN TOKAT'A GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ KURULUP KURULMAYACAĞINA İLİŞKİN, BİLECİK MİLLETVEKİLİ YAŞAR TÜZÜN'ÜN, BİLECİK İLİNİN ÖĞRETMEN İHTİYACINA İLİŞKİN, BİLECİK İLİNDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ YURDU YAPILIP YAPILMAYACAĞINA İLİŞKİN, ARDAHAN MİLLETVEKİLİ ENSAR ÖĞÜT'ÜN, BİR OKULUN BAKIM VE ONARIMINA İLİŞKİN, TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN, TUNCELİ'DE TAŞIMALI EĞİTİM SİSTEMİNE VE KAPATILAN OKULLARIN AÇILIP AÇILMAYACAĞINA İLİŞKİN MİLLİ EĞİTİM BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ); konuşma 3.653 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Divan Üyemizin okumuş olduğu sözlü soru önergelerine sözlü olarak cevap vermek üzere huzurlarınızdayım. Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesine bağlı olarak bir güzel sanatlar fakültesinin açılıp açılmayacağıyla ilgili sorusuyla ilgili olarak söyleyeceklerim şunlardır: 2004 yılında, Üniversite Rektörlüğü tarafından YÖK'e, oradan da Millî Eğitim Bakanlığına bir teklif yazısı gelmiştir, ancak bildiğiniz gibi, biz, yeni bir fakültenin kurulması için, Bakanlar Kurulu kararma esas teşkil etmek üzere, Maliye Bakanlığından, Devlet Personel Başkanlığından ve Devlet Planlama Teşkilatından görüş alıyoruz. Bu görüş isteme sonucu, Maliye Bakanlığı, özellikle, Tokat Üniversitesinin kadro durumunu, fınans durumunu, yani bütçe durumunu, altyapısını göz önünde bulundurarak buna olumlu cevap vermemiştir. Ancak, eğer, yeni şartlar oluştuysa -üç yıl önce bu reddedilen, olumsuz görüş bildirilen bir tekliftir- yeniden teklif edilir, gündeme gelirse, yeniden Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kuruluşların görüşleri alınarak bu meseleyle ilgili olarak Değerli Milletvekilimize de olumlu veya olumsuz cevap verilecektir.

Bilecik Milletvekili Sayın Yaşar Tüzün'ün sorusuna cevap veriyorum: Bilecik'teki öğretmen açıklarından söz etmektedir Sayın Tüzün ve bununla ilgili olarak Bakanlığımızın ne yapacağını sormaktadır.

Değerli arkadaşlarım, Bilecik, öğretmen kadrosu itibarıyla Türkiye'nin en rahat vilayetlerinden birisidir. Hâlen 2 bine yakın öğretmen arkadaşımız Bilecik'te eğitim-öğretim faaliyetini sürdürmektedir ve norm kadroya göre Bilecik'te 155 öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Aralık ayı içerisinde Bakanlığımız 10 bin öğretmen ataması daha yapacaktır. Bu çerçevede, Bilecik'in eksik olan öğretmen ihtiyacı göz önünde bulundurulacaktır. Yine, Sayın Yaşar Tüzün tarafından, Bilecik'te üniversite açılması sonucu yurda ihtiyaç duyulduğu, yükseköğretim yurduna ihtiyaç duyulduğu ve yeni bir yurt yapılıp yapılmayacağı sorulmaktadır. Hemen, şunun altını çizmek istiyorum: Şu andaki, mevcut, Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarımız, yani yükseköğretim yurtlarımız Bilecik'teki ihtiyacı karşılamaktadır ve hatta fazla gelmektedir. 666 kız ve 510 erkek yurdu olmak üzere, kapasiteli erkek yurtları olmak üzere, 1.176 kişilik orada bir yatak kapasitemiz vardır.

Değerli milletvekilleri, bizim, Kredi Yurtlar Kurumunun kapasitesi, özellikle, bire 10 oranındadır. Türkiye'deki mevcut üniversite öğrencisinin yaklaşık yüzde 10'u Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarında barınmaktadır. Bu çok az gibi gelebilir. Eğitim-öğretimin başladığı dönemlerde, özellikle ilk günlerde ve haftalarda, özellikle birinci sınıfa kayıt yapan öğrenciler Kredi Yurtlar Kurumuna çok büyük bir ilgi göstermektedir, kayıtlarda bir aşırılık görülmektedir. Fakat, daha sonra, öğrenciler bulundukları mekânlara alıştıktan sonra, çevreyi iyice tanıdıktan sonra arkadaşlarıyla ev tutarak eve çıkma yönünde tercih kullanmaktadırlar. İlk etapta misafir öğrenci kaydı yapıyoruz ve daha sonra yurtlarımızda ciddi boşalmaların olduğunu görüyoruz.

Tabii, özellikle evlerin tercih edilmesi, Kredi Yurtlar Kurumundaki şartların yeteri kadar konfora sahip olmaması ve öğrencilerimize gereken hizmetleri vermemesinden kaynaklanmıyor. Aslında, Kredi Yurtlar Kurumunun yurtları, gerçekten, çevremizde, çevre ülkelerde, hatta bazı Batılı ülkelerde bile örnek gösterilebilecek temizlikte ve rahatlıkta yurtlardır. Ancak, öğrencilerimizin ev ortamını tercih etmeleri de kendi bireysel tercihleridir, buna mâni olmak mümkün değildir.

îleride, eğer, Bilecik'te artan öğrenci sayısıyla birlikte yurda ihtiyaç olursa, bunu da, şüphesiz ki, değerlendireceğiz. Nitekim, üniversite kurduğumuz otuz iki vilayetin büyük bir kısmında şu anda yurtlarımız inşa edilmektedir. İhtiyaç duyulması hâlinde ilave kapasite oluşturmak da, şüphesiz ki, Kredi Yurtlar Kurumunun, Bakanlığımızın, dolayısıyla Hükümetimizin görevidir.

Bundan sonra cevaplandıracağım bütün sorular, Sayın Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün sormuş olduğu sorulardır. Yalnız, ben, özellikle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ciddiyeti, soru sorma mekanizmasının ve denetim gücünü, denetim hakkını kullanmanın özellikle büyüklüğüyle ve önemiyle ilgili olarak bir iki şey söylemek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, zaman zaman sorulan sorular sorulduğu tarihte cevaplandırılmadığı zaman gerçekten bir süre sonra anlamını yitirebilmektedir. Bu konuda milletvekillerimizin eğer sızlanmaları olursa, burada haklılık payı vardır.

Sayın Ensar, şu anda cevaplandıracağım yirmi iki sorusunu 15 Ağustosta sormuş, Ağustos sonu itibarıyla Millî Eğitim Bakanlığına intikal etmiş ve bugün ben bu sorulara cevap veriyorum. Yalnız, ilginç olan şudur: Bana göre -Sayın Ensar ikinci dönem milletvekilliği yapmaktadır- burada kullanılan format ve burada kullanılan özellikle ifadeler soru sorma hakkının pek de iyiye kullanılmadığını göstermektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Dikkat edin, Ensar Bey yirmi iki sorusunda aynı formatı tekrarlamaktadır ve Çıldır'a bağlı köylerimizdeki bazı, özellikle okullardaki problemleri dile getirmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bakın, Çıldır, golüyle, insanıyla bizim güzel bir beldemizdir, herkesin görmesini tavsiye ederim ve Sayın Milletvekilimizin de kendi ilçesiyle, iliyle, köyüyle ilgilenmiş olmasını takdirle karşılarım, ancak, dikkatlerinizi bir hususa çekmek istiyorum: Bütün köylerimizde öğretmen açığı -bakın, hepsi aynı- istinat duvarı, tuvaletin olmaması, çatının akması, pencerelerin sağlıksız olması gibi bir problem bütün köyler ve bütün okullar için bir standart olabilir mi? Sayın Ensar, şüphesiz ki, iyi niyetiyle, kendi temsil ettiği ilçenin, köylerin problemlerini gündeme taşımak istemiştir, ama, bana öyle geliyor ki Sayın Ensar, eğer bundan çok ciddi olarak haberiniz yoksa, da- nışmanımz bence bu konuda hiç özenli davranmamış. Bütün köylerin, bütün köylerdeki okulların aynı problemlerle karşı karşıya olmasını söylemek, hepsinde tuvalet olmaması, pencerelerin sağlıklı olmaması, istinat duvarının olmaması, çatının akması söz konusu bile olamaz.

Bakın, Sayın Divan Üyesi arkadaşım sadece yarım saatte bunları okudu. Türkiye Büyük Millet Meclisinin yarım saat sadece aynı basmakalıp cümlelerin tekrar edilmesiyle işgal edilmesini milletvekilliği sorumluluğuyla bağdaştırmıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ama, ben, başta Sayın Milletvekilimiz olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve denetim mekanizmasına duyduğum saygıdan dolayı bütün bu sorulara şüphesiz ki tekrar cevap vereceğim.

Değerli arkadaşlarım, ben köylerin sadece ismini zikredeceğim, çünkü, sorulan tekrarlamam mümkün değil. Çıldır ilçesinin Yukarıcambaz köyüyle ilgili Sayın Ensar Öğüt -tekrar altını çiziyorum- öğretmen olmaması, istinat duvarı olmaması, tuvalet olmaması, çatının akması, pencerelerin sağlıksız olması gibi problemler dile getiriyor.

Ben hemen şunu da belirtmek istiyorum: Değerli milletvekillerimizin Ankara'da, merkezde bu soruların cevabını arama yerine, aslında bu soruların cevaplarını, özellikle ilköğretim okullarıyla ilgili bu soruların cevaplarını çok rahatlıkla mahallinde de bulacaklarını ifade etmek isterim. Çünkü, mülki idare amirliği yapmış arkadaşlarımız daha iyi bilirler, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanu- nu'na göre ilköğretim okullarının programlanması, planlanması, onarımı, her türlü faaliyet il özel idareleri tarafından yapılır. Millî Eğitim Bakanlığı bu amaçla merkezî bütçeden bir miktar para gönderir, il özel idaresi kendi bütçesinden buna bir pay ayırır. Böylelikle ilköğretim okulları yatırım programı ortaya çıkar. Bunun bir kısmı yeni yapım, bir kısmı onarım olarak kullanılır. Dolayısıyla, herhangi bir milletvekili arkadaşımız il özel idaresine müracaat ederek, valiliğe müracaat ederek, il millî eğitim müdürlüklerine sorarak da bütün bu soruların cevabını bulabilir.

Şimdi, düşünebiliyor musunuz, mesela, benim temsil ettiğim ilin, Van'ın 1.050 yerleşim birimi var. 1.050 yerleşim birimiyle ilgili, her köyle ilgili ayrı ayn buraya bir soru önergesi verebilirsiniz. Bu, sizin hakkınız, yasal hakkınız. Bunları teker teker burada da Divan Üyesi arkadaşımız okur, ama biz böylelikle Meclisin gündemini işgal etmiş oluruz. Bunun doğru olmadığını ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlanm, bakın, Yukanbatmaz köyüyle ilgili olarak, Sayın Öğüt'ün dile getirdiği iddialarla ilgili olarak, Ardahan Valiliğinden aldığımız bilgi şudur: Çıldır ilçesi Yukanbatmaz köyü İlköğretim Okulunun 31 öğrencisi vardır.

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Bakanım, Yukarıcambaz...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Yukarıcambaz, affedersiniz.

Yukarıcambaz köyünün 31 öğrencisinin olduğu -1 kadrolu öğretmen burada görev yapıyor- öğretmen açığının bulunmadığı, tuvaleti ve ihata duvannın olduğu -bakın, bu, Valiliğin bize gönderdiği resmî yazıda vardır, tuvaleti mevcuttur, ihata duvarı mevcuttur- 2006 yılında da lojmanın genel onarımının yapıldığı ve sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere şofben dahi bağlandığı, okulun onanma ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, yine, Çıldır ilçesi Yıldınmtepe köyüyle ilgili olarak, Sayın Ensar'in yine sorusuyla ilgili olarak Ardahan Valiliğinden aldığımız cevabi yazıda: Efendim, Çıldır ilçesi Yıldınmtepe köyü İlköğretim Okulunun 15 öğrencisinin olduğu, 1 kadrolu öğretmenin görev yaptığı ve öğretmen açığı bulunmadığı, tuvaletinin olduğu, 2006 yılında lojmanın genel onarımının yapıldığı, sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere burada da şofben bağlandığı, okulun fiziki durumuyla ilgili olarak herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı, ihata duvarının yapılması için köy halkıyla iş birliğine gidildiği anlaşılmaktadır. Yine, Çıldır ilçesi Taşdeğirmen köyüyle ilgili olarak Valilikten aldığımız cevabi yazıda: Okulun 52 öğrencisi olduğu, 1 'i kadrolu diğeri ders ücreti karşılığında derse giren 2 öğretmeninin bulunduğu ve bu köyde de öğretmen açığının bulunmadığı, ihata duvarının ve tuvaletinin mevcut olduğu, çatısının akmadığı, pencerelerinin 2007 yılı içinde PVC olarak değiştirildiği, lojmanın kullanılır durumda olduğu, herhangi bir onanma da ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmaktadır.

Yine, Çıldır ilçesi Semihaşakir köyüyle ilgili olarak aldığımız bilgide; burada da okulumuzun 13 öğrencisi mevcuttur, 1 sözleşmeli öğretmen görev yapmaktadır, bu köyümüzde de öğretmen açığı yoktur, 2006 yılında lojman onarımdan geçirilmiş, sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere okulda şofben mevcuttur ve 2007 yılında da okulun tuvaletinin onarımı yapılmıştır.

Tekrar, Sazlısu köyüyle ilgili olarak, yine Sayın Vekilimizin sorduğu soruyla ilgili olarak şunu söylemek isterim: Çıldır ilçesi Sazlısu köyü İlköğretim Okulunun 1 kadrolu, diğeri ders ücreti karşılığı 2 öğretmeni bulunmaktadır. Öğretmen açığı yoktur, ihata duvarı ve tuvaletleri vardır, çatı akmıyor, pencereleri sağlamdır ve okulun herhangi bir onarım ihtiyacı yok. Okulun lojmanının bulunmadığı, ancak köy ilçe merkezine 1,5 kilometre uzakta olduğundan öğretmenlerin ilçeden geliş gidiş yaptıkları anlaşılmaktadır.

Yine, Akkiraz köyüyle ilgili olarak, özellikle burada tabii bir ilave sorunuz var, bu öğretmen açıklarının giderilmesiyle ilgili olarak, genel olarak yine burada bir soru vardır.

Değerli arkadaşlarım, 2002'de iktidara geldiğimizden beri, 2003 yılından bu yana, özellikle kamunun kullanımına tahsis edilen kadroların asgari yüzde 50'si Millî Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiştir ve Millî Eğitim Bakanlığı buralara öğretmen ataması yapmaktadır, gerek sözleşmeli öğretmen gerekse kadrolu öğretmen olarak atama yapılmaktadır. 2003 ile 2007 arasında Millî Eğitim Bakanlığının başta öğretmen olmak üzere istihdam ettiği ilave insan sayısı 300 bin civarındadır ve öğretmen atamaları bundan sonra da devam edecektir.

Şimdi, norm kadro uygulamasıyla ilgili de değerli milletvekili arkadaşlarımızın bilgilenmesini isterim. Bir beldemizde diyelim ki bir okulumuz vardır, bir ilköğretim okulumuz vardır ve burada altı saat, diyelim ki resim dersi veya müzik dersi veya beden eğitimi dersi vardır. Bu altı saat için bile oraya bir norm kadro konmaktadır. Ancak, çoğu zaman öğretmenlerimiz... Malumunuz, öğretmenlerimiz maaş karşılığı olarak bile on beş saat derse girmektedirler. Ancak, orada sadece o kadar ders olduğu için oraya bir norm kadro verilmektedir. Buna göre hesap yaptığınız zaman, Türkiye'deki öğretmen açığının çok çok büyük olduğu gibi bir sonuca varılabilir. Ancak, ben kamuoyuna açıkladım: Türkiye'deki öğretmen açığı 25 bindir, bugün için, bizim için zaruret derecesinde 25 bindir. Aralık ayında 10 bin öğretmen ataması yapacağız. Yalnız, 12 bin de değişik branşlarda öğretmen fazlamız vardır. Diyelim ki fizik öğretmeni, biyoloji öğretmeni fazlamız vardır. Biz, fen bilgisi derslerine bu öğretmen arkadaşlarımızı görevlendiriyoruz. Dolayısıyla vahamet derecesinde bir öğretmen açığından söz etmek mümkün değil. Bazı bölgelerde bunları da bulamadığımız zaman, vekil öğretmen uygulaması da yapamadığımız zaman ücretli öğretmen uygulamasına gidilmektedir. Ama her halükârda dersler boş geçmemektedir. Bunu da arkadaşlarımın özellikle dikkatlerine arz etmek istiyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Çıldır ilçesi Akkiraz İlköğretim Okulunun istinat duvarı ve yine tuvaletleri mevcut, çatısı akmıyor, pencereleri sağlam, herhangi bir onanma ihtiyaç yok. Okulun 23 öğrencisi var. 1 kadrolu öğretmen görev yapıyor ve burada da öğretmene ihtiyaç yok. Şimdi, ben, diyeceksiniz ki "Sayın Ensar belki bir format kullanıyor, aynı şeyleri söylüyor ama siz de aynı şeylerle cevap veriyorsunuz." Takdir edersiniz ki buradaki Bakanın sorulan soruya cevap vermek gibi bir yükümlülüğü bulunduğu için belki aynı şeyleri tekrar ediyorum. Aksi takdirde bu tekrara düşmekten ben de hoşlanmıyorum. Bunu ifade etmek isterim. Çıldır ilçesi yine Kaşlıkaya köyüyle ilgili olarak, yine aldığımız bilgiye göre bu okulumuzun 26 öğrencisi var. Ders ücreti karşılığı 1 öğretmen görev yapıyor. Öğretmen açığı bulunmuyor. 2004 yılında Hükümet ile Avrupa Birliği tarafından imzalanan protokol kapsamında bu okul onarılmış. Okul binasının lojmanı ve tuvaletinin onarıma ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır.

SAFFET KAYA (Ardahan) - Sayın Bakanım, bunlara yazılı cevap verseniz olmaz mı?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Efendim, tabii Meclis İç Tüzüğü gereği prosedür neyse ona uymak zorundayım. Elbette yazılı olarak da bunlara cevap verilebilir.

SAFFET KAYA (Ardahan) - Yazık ya!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Yine, Çıldır ilçesi Gökbelen köyüyle ilgili olarak da söyleyeceğim şudur: Bu okulumuzun lojmanı, tuvaleti ve ihata duvarı 2005 yılında Yener Altıntaş isimli hayırsever vatandaşımız tarafından 35 bin YTL harcanarak yapılmış. Okulun herhangi bir onanma ihtiyacı yok. Okulun 57 öğrencisi var. 2'si kadrolu, 1 'i sözleşmeli olmak üzere 3 öğretmenin görev yaptığı bu okulumuzun da öğretmen ihtiyacı, değerli arkadaşlarım, bulunmamaktadır.

Yine, Gölebakan köyüyle ilgili olarak 2005-2006 yıllarında okul binası, lojman onarımı ile tuvalet yapımının gerçekleştirildiği, okulun fiziki durumuyla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı ve onarıma ihtiyacı olmadığı; 2006 yılında lojmanın genel onarımının yapıldığı, sıcak su ihtiyacını karşılamak için şofben bağlandığı; okulun 58 öğrencisi olduğu, l'i kadrolu, diğeri ders ücreti karşılığı olmak üzere 2 öğretmenin görev yaptığı ve öğretmen ihtiyacının değerli arkadaşlarım bulunmadığı gelen yazıda ifade edilmektedir.

Öte taraftan, Çıldır ilçesi Karakale köyüyle ilgili olarak 2002-2003 öğretim yılında, yine Hükümetimiz ile Avrupa Birliği tarafından imzalanan protokol kapsamında bu okulumuz onarılmış. Okulun lojmanının onanma ihtiyacı yok. 38 öğrencisi var. 1 'i kadrolu, diğeri sözleşmeli olmak üzere 2 öğretmeni var ve burada da öğretmene ihtiyaç yoktur.

Dirsekkaya köyüyle ilgili olarak da... Değerli arkadaşlarım, Dirsekkaya İlköğretim Okulunun lojmanı, ihata duvarı ve tuvaletlerinin onarımı 2005 ve 2006 yılında yapılmış. Tuvaletinin kullanılır durumda olduğu, projeleri gereği kaloriferli okullar hariç diğer okulların tuvaletlerinin okul binasından ayrı yapıldığı ve okulun onarımına ihtiyaç olmadığı, 14 öğrencisi olduğu ve ders ücreti karşılığı 1 öğretmenin görev yaptığı anlaşılmaktadır.

Evet, Eski Beyrehatun Köyü İlköğretim Okulunun lojman ve tuvaletleri 2006 yılı içerisinde güçlendirilmiş ve onarılmış. Okulun onarıma ihtiyacı yok. Okulun 91 öğrencisi var. 1 kadrolu, 2 sözleşmeli olmak üzere 3 öğretmeni var ve bu okulumuzun da öğretmen açığı bulunmamaktadır.

Aşağıcambaz Köyü İlköğretim Okulunun ihata duvarı 2007 yılında yapılmış. Lojmanlar kullanılır durumda. Okulda onarım gerektirecek bir durum söz konusu değil. Okulun 41 öğrencisi var. l'i kadrolu, diğeri ders ücreti karşılığı olmak üzere 2 öğretmen burada görev yapıyor ve burada da öğretmen açığı söz konusu değildir arkadaşlar.

Çıldır ilçesi Başköy İlköğretim Okulunda da kapı ve pencere doğramaları 2005 yılında elektrik tesisatıyla birlikte yenilenmiş, 2006 yılında da lojmanın genel onarımı yapılmış, sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere şofben bağlanmış. Okulla ilgili inşaat açısından herhangi bir sıkıntı yok. 28 öğrencimiz var, 1 kadrolu öğretmen görev yapıyor ve burada da öğretmene ihtiyaç yok.

Öte yandan, değerli arkadaşlarım, yine, Akçakale köyünde 2002-2003 eğitim öğretim yılında il millî eğitim müdürlüğü ile 9. Hudut Tabur Komutanlığının iş birliği neticesinde bu ilköğretim okulumuzun lojmanının onarımı yapılmış. 2006 yılında da okulun tuvaletinin yeniden yapıldığı, okulun fiziki bir probleminin bulunmadığı... 28 öğrencisi var, 1 kadrolu öğretmenimiz var ve burada da öğretmene ihtiyaç yok. Akkiraz köyüne gelince, istinat duvarı ve tuvaletler mevcut, çatı akmıyor, pencereler sağlam, herhangi bir onarıma ihtiyaç yok. Okulun 23 öğrencisi var, 1 kadrolu öğretmenimiz var ve burada da yine öğretmen açığımız söz konusu değildir.

Akdarı köyünde lojman ve tuvaletler 2002-2003 eğitim öğretim yılında onarılmış, okulun 2006- 2007 öğretim yılında öğrenci azlığı nedeniyle eğitim öğretime kapatıldığı ve öğrencilerin taşımalı ilköğretim kapsamında Kurtkale İlköğretim Okuluna devamlarının sağlanmakta olduğu yine valilikten gelen yazıda ifade edilmektedir.

Damlıca köyünde 2002 yılında okulumuz onarılmış. Okul ve lojmanın onanma ihtiyacı yok. Okulun ihata duvarı için millî eğitim müdürlüğünce malzeme satın alınmış, köylüyle işbirliği hâlinde bunun yapımına başlanacağı ifade edilmektedir. Okulun 17 öğrencisi var, ders ücreti karşılığı 1 öğretmen burada görev yapıyor; dersler boş geçmiyor, okulda öğretmensizlik söz konusu değildir.

Yine, Kenarbel köyünde lojman, ihata duvarı ve tuvaletler 2007 yılı içerisinde onarılmış, sıra ihtiyacı yok, hatta fazla sırası var. 17 öğrencisi var ve 1 kadrolu öğretmen burada görev yapmaktadır. Yine, burada da öğretmen ihtiyacı söz konusu değildir.

Kurtkale köyü: Kalorifer tesisatı 2006 yılında yapılmış. 2007 yılında da okul binalarının ve lojmanlarının genel onarımları ile 6 gözlü tuvalet yapımı işinin ihale edildiği ve işin tamamlanmak üzere olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu okulda kadrolu 1 öğretmen görev yapıyor ve İngilizce öğretmeni açığı da söz konusu değildir.

Meryem köyüyle ilgili olarak, 2004-2005 eğitim öğretim yılında bu okulumuz onarılmış, 2 ka- binli tuvalet yapılmış, ihata duvarı da onarıma tabi tutulmuş. 2006 yılında lojmanın genel onarımı yapılmış, sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere şofben bağlanmış. Okulun 12 öğrencisi var, 1 sözleşmeli öğretmen görev yapıyor ve burada da öğretmene ihtiyaç yok.

Sayın Başkan, ne kadar zamanım var efendim?

BAŞKAN - Altı dakika.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Teşekkür ederim.

Sabaholdu İlköğretim Okulunun eski binası, lojmanı ve tuvaletinin onarımı ile bu okula ek bir derslik yapımı 2006 yılında gerçekleştirilmiş ve okulun da ek dersliğe ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır. 2006 yılında lojmanın genel onarımı yapılmış, sıcak su ihtiyacını karşılamak üzere şofben bağlanmış. Bu okulumuzda 40 öğrenci var, 1 sözleşmeli ve diğeri de ders ücreti karşılığı giren 2 öğretmenimiz bu okulda mevcut ve burada da öğretmen açığımız bulunmamaktadır.

Yine, Çıldır ilçesi Saymalı Köyü İlköğretim Okulunun lojmanı, istinat duvarı ve tuvaletinin 2007 yılı içinde onarıldığı, okulun fiziki bir probleminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2006 yılında lojman onarımı yapılmış. Okulun 27 öğrencisi var ve ders ücreti karşılığı 1 öğretmen burada görev yapmaktadır. Burada da öğretmene ihtiyaç yok.

Şimdi, değerli milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün bana tevcih etmiş olduğu ve sözlü olarak cevaplandırmamı istediği sorular ve cevapları bunlardı değerli arkadaşlarım.

Şimdi de Sayın Genç tarafından, Tunceli Milletvekili Kamer Genç tarafından sorulan soruya cevap veriyorum. Özetle, Sayın Genç, yedi ile on iki yaşları arasındaki çocukların yatılı okullara gönderilmeyip, her sabah evlerinden alınarak okula, okuldan eve bırakılıp bırakılamayacağını sormaktadır. Özellikle bu küçük çocukların yatılı okullara gönderilmek istenmediği, köy okullarının kapatıldığı, birçoğunun bu fonksiyonunu yerine getiremediği, Millî Eğitim Bakanlığının bununla ilgili olarak bir tedbirinin olup olmadığı sorulmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu meseleyi, ben sadece bilen bir insan değilim, aynı zamanda yaşayan bir insanım, çünkü ben yedi yaşından itibaren Sayın Genc'in bahsettiği çocuklar gibi, benim de ba- bamın oturduğu köyde okul olmadığı için bütün ömrüm devlet parasız yatılı okullarında geçmiştir, ilköğretim de buna dâhildir.

Şimdi, bizim, şüphesiz ki çocuklarımızın, özellikle küçük çocuklarımızın kendi köylerinde, kendi mezralarında, anne babalarına yakın yerlerde eğitim öğretim görmeleri tercih edilen bir şeydir, bu son derece insanidir, yani bunu talep etmek de son derece insanidir. Ancak, bir şeyin altını çizmek istiyorum, Türkiye'deki göç olgusundan dolayı, özellikle sekiz yıllık kesintisiz eğitime geçilmesinden dolayı fiilî olarak bunu yerine getirmek mümkün değildir. Niçin? Çünkü, bir bakıyorsunuz bir mezrada toplam 6 öğrenci var. Bu 6 öğrenci de çoğu zaman 6 farklı sınıftadır veya 3 sınıftadır veya 2 sınıftadır. Oraya, devletin mali imkânları çok bol olsa, koca koca okullar yapsanız bile, orada...

TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) - Öğretmen bulamazsınız.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Hadi öğretmen de bulabilirsiniz, ama 6 kişiye... Bana zaman zaman şunu da soruyorlar: Taşımalı eğitim ne zaman kalkacak?

Arkadaşlar, bu sistemde taşımalı eğitim, Türkiye'deki bu iskân politikası olduğu sürece, paranız olsa da hiçbir mali probleminiz olmasa da taşımalı eğitimi ortadan kaldırmak mümkün değildir. Niçin değildir? İşte bundan dolayı değildir. Siz, sekiz yıllık bir ilköğretim okulunu 8 öğrencisi olan bir köye yapsanız, bunu nasıl işleteceksiniz? Bu, mümkün değil. Oraya en az 10 tane branş öğretmeni göndereceksiniz.

Bir de dördüncü sınıftan itibaren ilköğretim okullarında da branş dersleri başladığı için, dördüncü, beşinci sınıftaki öğrencilerin taşınması bir zaruret arz etmektedir. Ancak, biz, Hükümete geldikten sonra, ben bir genelge yayımladım, dedim ki: Eğer bir köyde 10 tane bile öğrenci varsa, ama, bir, iki ve üçüncü sınıfta... Niçin birinci, ikinci, üçüncü sınıfta? Birinci, ikinci, üçüncü sınıfta öğrenciler okuma yazma öğrenmekte, dört işlem öğrenmekte ve bazı temel hayat bilgilerini almaktadırlar. Dolayısıyla, bu üç sınıfın birleştirilmiş sınıf uygulamasıyla bir arada bulunmasının mahzuru yoktur. 10 öğrenci, diyelim ki 4 öğrenci birinci sınıfta, 3 öğrenci ikinci sınıfta, 3 öğrenci üçüncü sınıfta da olsa, biz, o köye bir öğretmen göndererek o okulun bacasını tüttürmeyi tercih ediyoruz. Çünkü, her okulumuz, köydeki her okulumuz aynı zamanda bir deniz feneri olarak algılanmalıdır. Öğretmenin köyün sosyokültürel hayatında özellikle çok önemli bir yeri vardır. Orada bir okulun kapısının açık olmasını biz tercih ediyoruz. Nitekim, Hükümetimiz, bu anlayışla üç bin kapalı olan köy okulunu yeniden açmıştır. Üç bin kapalı köy okulunu yeniden açtık. Bu, birinci, ikinci, üçüncü sınıflar için mümkündür öğrenci sayısı 10 ve üstündeyse. Ama 10'un altında kaldığı zaman, o köyde 3 tane öğrenci varsa, birinci sınıfta bile olsa, ya bu çocukları o yöredeki en yakın yatılı okula gönderiyoruz veyahut da onu bir taşıma merkezine taşıyoruz ve akşam da evine teslim ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, yine dediğim gibi -belki bazı arkadaşlarımız yine söyleyecek "Ya, bu bakanlar gelip kendilerini, hükümetlerini övüyorlar." ama, görünen köy kılavuz istemez- biz iktidara geldiğimizde, yatılı okullardaki çocuklarımızın günlük iaşe ve ibate bedeli, yani, yeme, içme ve barınma bedeli 1,5 YTL'ydi arkadaşlar, hizmet satın alma 1,5 YTL'ydi. Biz, bunu 5,5 YTL'ye çıkardık. Yani, dolayısıyla, şu anda birçok yatılı okulumuzda, bizim, iaşe için, yani, yeme içme için, barınmaları için gönderdiğimiz parayı tüketmeyen birçok yatılı okulun "efendim, bu para arttı, bunu ne yapalım?" demeleriyle karşılaşıyorum. Yatılı okullar modernize edildi, edilmeye çalışılıyor. Yatılı okulların...

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Zeytin üreticilerine verin artan parayı.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Efendim...

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Zeytin üreticisine verin artan paraları, çok mağdur durumdalar.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Şimdi, neyse... Zeytin üreticisine de verdik, zeytin üreticisi de bizim başımızın tacıdır.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - 11 kuruş efendim.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bu ülkenin çiftçisine biz her zaman gerekeni verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz merak etmeyin.

Değerli arkadaşlarım, yatılı okulları bir şefkat ocağı hâline getirdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakanım, süreniz doldu. Bir dakika süre veriyorum size tamamlamanız için.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Evet, yatılı okulların, özellikle, öğretmenlerimizin, çocuklarımıza, anne, baba, ağabey, abla şefkatiyle yaklaştığı ve son derece modern ortamlar olması bizim arzumuzdur. Bu yönde gayretimiz vardır. Türkiye'deki altı yüz küsur yatılı okulu gerçekten son derece çağdaş bir hâle getirmek için de büyük gayretler gösterdik, bundan sonra da göstereceğiz.

Bir şeyin daha altını çizmek istiyorum: Bakın, bu, bizim devletimizin, bu, bizim milletimizin büyüklüğüdür eğitimde fırsat eşitliği adına. Tekrar söylüyorum: Ben, bir yatılı okul mezunuyum. İlköğretimi, ortaokulu, liseyi yatılı okulda okumuş bir insan olarak söylüyorum. Sayın Başbakanımızla birlikte Pakistan depreminin ardından Pakistan'a gittik. Pakistan, yatılı okul kavramını tanımıyor. Zengin çocukları için yatılı okullar var. Avrupa'da da "boarding school" dedikleri okullar var, ama zengin çocukları içindir. Büyük paralar verirsiniz, orada çocuklarınız okur. Ama, fakir fukaranın çocuğu için, kırsal kesimde okula ulaşımda sıkıntı çeken halkımızın çocuklarının eğitimden yararlanması için, eğitimde fırsat eşitliği adına, ülkemiz, bu konuda dünyada bir model ülkedir ve değerli arkadaşlarım, Kredi ve Yurtlar Kurumu da dâhil olmak üzere...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan, cümlemi tamamlayayım.

BAŞKAN - Buyurun.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Kredi ve Yurtlar Kurumundaki öğrencilerimiz dâhil olmak üzere, taşımalı eğitim, yatılı okullardaki eğitimle birlikte, Millî Eğitim Bakanlığı, her gün 1 milyon 200 bin çocuğumuza yemek yedirmektedir. Dediğim gibi, bu da örnektir. Bu da, aslında, bütün çevremizdeki ülkelere de model teşkil edebilecek bir uygulamadır.

Sayın Genc'in spesifik olarak sorduğu, özellikle "Nerede, kaç kişi, nasıl taşınıyor?" şeklindeki soruları var. Sürem yetmediği için, Sayın Genç, özür diliyorum ama ben bunları zatıalinize yazılı olarak -şu anda yanımda, isterseniz şimdi gönderebilirim- bunu size takdim etmeye hazır olduğumu ifade etmek istiyorum.

Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Tokat milletvekili reşat doğru'nun tokat'a güzel sanatlar fakültesi kurulup kurulmayacağına ilişkin, bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün, bilecik ilinin öğretmen ihtiyacına ilişkin, bilecik ilinde üniversite öğrenci yurdu yapılıp yapılmayacağına ilişkin, ardahan milletvekili ensar öğüt'ün, bir okulun bakım ve onarımına ilişkin, tunceli milletvekili kamer genç'in, tunceli'de taşımalı eğitim sistemine ve kapatılan okulların açılıp açılmayacağına ilişkin milli eğitim bakanından sözlü soru önergeleri”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2007-11-06-tokat-milletvekili-resat-dogru-nun-tokat-a-guzel-sanatlar-fakultesi-ku (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c004/b016/tbmm230040160039.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
