# İlköğretim 5.1.1961 tarihli ve 222 sayılı kanununun bir maddesinde değişiklik yapılması hakkında (2/44)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2008
- **Gündem:** İLKÖĞRETİM 5.1.1961 TARİHLİ VE 222 SAYILI KANUNUNUN BİR MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (2/44)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-03-25-ilkogretim-5-1-1961-tarihli-ve-222-sayili-kanununun-bir-maddesinde-deg

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 25 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İLKÖĞRETİM 5.1.1961 TARİHLİ VE 222 SAYILI KANUNUNUN BİR MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (2/44)); konuşma 612 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt’ün İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan Genel Kurulun gündemine getirdiği bu yasa teklifiyle ilgili olarak Hükûmet adına görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, malumunuz, köylerimizde her geçen gün imar-inşa faaliyetleri ve köylümüzün hayatını kolaylaştıracak olan hizmetler artarak devam ediyor.

Bir hususu özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum: 1950’ye kadar Türkiye’de devlet köylüye okul yapmıyor. 1950’ye kadar devletin köylüye okul yapması diye bir şey söz konusu değildir. İlk defa 1951 yılında, Demokrat Parti iktidarı döneminde, Millî Eğitim Bakanı merhum Tevfik İleri’nin hazırlayıp Türkiye Büyük Millet Meclisine hükûmet olarak getirdiği bir yasa tasarısı sonucunda devlet vatandaşa, köylüye okul yapmaya başlamış. O gün bugündür köylümüzün okulu yapılıyor.

Köylü çocuklarımızın ders kitaplarını sıralarının üzerine koyuyoruz. Her eğitim-öğretim yılının başlangıcında Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’muz tarafından özellikle giyim sıkıntısı çeken, dar gelirli olan yavrularımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere kaymakamlıklar bünyesindeki vakıf merkezlerine ciddi paralar aktarılıyor. Ayrıca, yavrularına harçlık vermekte sıkıntı çeken, yavrularına karşı boynu bükük olan annelerimizin hesabına şartlı nakit transferinden -çocukların hesabına- paralar yatırılıyor. Bütün bunlar aslında ülkemizde bu alanda çok önemli gelişmelerin olduğunu gösteriyor.

Bildiğiniz gibi, 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim Yasası çıktıktan sonra, taşımalı eğitim uygulamasıyla birlikte tek derslikli, iki derslikli, üç derslikli köy okullarımızın sayısı gittikçe azalmıştır ve bunlardan da yaklaşık on altı bin küsur adedi şu anda kapalı durumdadır. Yaptığımız bir çalışma ile bunlardan üç bin beş yüz kadarını açtık; ya ilköğretim okulu olarak tekrar kullanıyoruz ya okul öncesi eğitime giden yavrularımız devam ediyorlar. Bir şekilde orada bacanın tütmesini sağlamaya çalışıyoruz. Ancak Türkiye’de ekonomik ömrünü tamamlamamış olan bütün köy okullarının bir şekilde tekrar ayağa kaldırılması için planlarımızı, projelerimizi yaptık, valiliklerle gereken bilgileri paylaştık. Bütün köy okullarını ya okul öncesi eğitim olarak kullanacağız ya ilköğretim okulu olarak kullanacağız. Bunların hiçbirisine ihtiyaç yoksa yaygın öğretim faaliyetlerinde kullanacağız. Kız çocuklarımızın biçki dikiş kurslarından tutun da meslek edindirme kurslarına varıncaya kadar bu amaçla kullanacağız bunları.

Gelelim bu okullarımızın ısıtılmasına. Şüphesiz, Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi içerisindeki bu bütçeyi -biz illerimizde bulunan okulların sayısı, öğrenci sayısı, derslik sayısına göre bir hesaplama yaparak- seksen bir vilayetimize dağıtıyoruz. Cari harcamalar içerisinde çok önemli bir kalem tutuyor yakacak yani ısıtma giderleri. Öte taraftan su, elektrik paraları gibi cari giderler vilayetlerimize, il özel idarelerinin emrine gönderiliyor, oradan da okullarımıza harcanıyor. Dediğim gibi, daha önce de ben bu Genel Kurulda, değerli milletvekillerimizin huzurunda bunu dile getirdim. Bütün valiliklerimize verilen talimat da “Köy okullarımız kesinlikle yakacaksız bırakılmasın.” şeklindedir.

Sayın Öğüt bir fotoğraf gösterdi, tezek götüren çocuklar var. Değerli arkadaşlarım, Kastamonu’da orman köylerinde çocuklar okula giderken bir odun parçası götürüyorlar. Köylü kendisi neyle ısınıyorsa okulunu da o şekilde ısıtıyor.

“Kaloriferli ve kömürlü okul istiyoruz.” deniyor. Bir derslikli, iki derslikli köy okullarımıza kalorifer tesisatı henüz kurabilmiş değiliz. Elbette hedef budur; bütün okullarımızın kaloriferli olması, kaloriferle ısıtılması, kömürle ısıtılmasıdır. Sayın Öğüt, fiziki mekân olarak da buna müsait değil okullarımız.

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) – Kanun teklifini kabul edelim bitsin bu iş.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) – Dolayısıyla, okullarımızı kömürsüz bırakmıyoruz. Sayın Öğüt 222 sayılı Kanun’da bir değişiklik istiyor. Buna gerek yok. 222 sayılı Kanun, ilkokullar gündemdeyken çıkarılmış olan, 1961 yılında çıkarılmış olan bir kanundur. Bugünün ihtiyacına cevap vermemektedir. 222 sayılı Kanun’un bir bütün olarak elden geçmesi, revize edilmesi gerekmektedir. Zaten, her yıl mali bütçe yılı içerisinde dediğiniz bu ihtiyacı karşılamak üzere bir şekilde bütçeye para konuyor ve bu problem gideriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Bu açıdan bakıldığı zaman, Meclisimizin gündeminde bu kadar yoğun kanun tasarıları ve teklifleri varken, Sayın Öğüt’ün burada sizlere takdim ettiği şekilde bir yasa teklifinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesinin ben doğru bir tercih olmadığı görüşündeyim.

Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “İlköğretim 5.1.1961 tarihli ve 222 sayılı kanununun bir maddesinde değişiklik yapılması hakkında (2/44)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-03-25-ilkogretim-5-1-1961-tarihli-ve-222-sayili-kanununun-bir-maddesinde-deg (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
