# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2

> Hüseyin Çelik (AK Parti), 21 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 1.812 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; arkadaşlarımın soru sorma sıralarına göre kendilerine cevap vereceğim.

Sayın Yeni’nin “Özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin belediyelerin öğrencilere vermiş oldukları bursların iptali yönünde Anayasa Mahkemesine gitmesi ve oradan böyle bir kararın çıkması üzerine bu mağduriyetleri nasıl gidereceğiz?” şeklinde bir sorusu var. Herhangi bir yasal düzenleme yapılmadan bu mağduriyeti gidermek mümkün değildir. Yeni bir yasal düzenleme de Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirindedir. Ama elbette bu mağduriyetin giderilmesi için Hükûmet olarak üzerimize düşeni yapacağız ve bu yönde bir yasal çalışma yapacağız. Yani Cumhuriyet Halk Partisinin öğrencilerin aleyhine doğurduğu durumu lehine çevireceğiz, onu ifade etmek istiyorum.

Tabii, bu çarşaf, baş örtüsüyle ilgili sormuş olduğunuz soru farklı bir polemik yani şu anda bu, efendim, kıyas kabul edilerek… Çünkü Türkiye’de standardı koyan Cumhuriyet Halk Partisi değil, standardı koyan, prensipleri belirleyen Anayasa ve yasadır. Yani Cumhuriyet Halk Partisi bir şey yaptı diye o meşrulaşmaz veya gayrimeşru olmaz. Ama işin siyasi boyutuyla ilgili değerlendirmeyi, bu kapsamın dışında, bugün bir televizyon programında bu konudaki görüşlerimi söyledim.

Değerli arkadaşlar, bizim şeflerle ilgili, Sayın Enöz’ün bir sorusu var. 657 sayılı Kanun’a tabi olarak diğer kurumlarda şefler ne durumda ise Millî Eğitim Bakanlığında da o durumdadır. Malumunuz, memuriyette çeşitli sınıflar var, genel idare hizmetleri, eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı, sağlık hizmetleri sınıfı, yardımcı hizmetler vesair. Herkes kendi statüsüne göre bir ücret almaktadır. Eksiklikler olabilir ama 657 kapsamındaki bütün memurlarla ilgili genel bir düzenleme içerisinde bunların ele alınmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Sayın Uslu’nun, efendim, Beşiktaş’ta birisinin elini kolunu sallayarak gelip kantini çalıştıran insanı öldürmesiyle ilgili, daha doğrusu bu olaydan yola çıkarak “Okullarımızdaki güvenlik ne durumdadır?” şeklinde bir sorusu var.

Değerli arkadaşlar, birisi kötü niyetli olduğu zaman Danıştaya da gidip bunu yapabilir, bir başka yere de gidip yapabilir. Netice itibarıyla biz, İçişleri Bakanlığıyla yaptığımız bir protokol çerçevesinde bütün okul önlerinin özellikle MOBESE sistemiyle özellikle gözetlenmesini temin ettik. Okulun içinde değil ama okul etrafında kötü niyetli, art niyetli, uyuşturucu tüccarı ve özellikle öğrencilerimizi kötü alışkanlıklara bulaştırabilecek olan unsurların uzaklaştırılması için gerekli tedbirleri aldık. Ama bir insan veli olarak da, bir öğretmenin yakını olarak da, bir başka şekilde de oraya gelebilir, bu kötü niyetini icra edebilir. Maalesef bu, bu yönde talihsiz bir olaydır ama bu, Türkiye’deki münferit olaylardan birisidir, olmamasını biz temenni ederdik.

Şimdi, “Basımevinde yapılan yolsuzluktan dolayı bir daire başkanı emekliye ayrılmış mıdır?” Hayır, böyle bir şey söz konusu değil. O arkadaş uzun yıllar çalışan birisiydi, süresini doldurduğu için emekliye ayrılmıştır.

Bir başka arkadaşımız yine bir soru sordu, daha doğrusu Sayın Yozgat Milletvekilimiz yaptığı konuşmada da buna benzer bir konuya temas etti. Arkadaşlar, bakın, Türkiye çapında en şeffaf yapılan ihaleler, özellikle bu ücretsiz kitap basılması ve ücretsiz kitap temin edilmesiyle ilgili yapılan ihalelerdir, medyanın gözü önünde, canlı yayında, kameraların gözü önünde yapılmaktadır. Ortaöğretimde 32 firma, ilköğretimde 27 firma buna katılmıştır ve kendi aralarında anlaştığı kanaati bizde hasıl olduğu için ben yapılan ihaleyi iptal ettim. Yapılan ihalenin iptal edilmesinden sonra Millî Eğitim Bakanlığının… Daha sonra “Bakın, aşağı yukarı maliyet fiyatları şunlardır. Bunun makul bir kâr payı vardır. Bunun üzerine çıkarsanız kesinlikle, hiçbir şekilde sizden kitap almayacağız, tamamen Millî Eğitim Bakanlığının kitaplarını basıp dağıtacağız.” dediğimiz için Millî Eğitim Bakanlığının bu işten kârı 30-40 trilyon civarında olmuştur ve kim ne derse desin, bu konuda bizim alnımız açık, yüzümüz ak.

Değerli arkadaşlar, Sayın Coşkun’un… Sözleşmeli öğretmenlerin özür grubundan tayin yapabilmeleri söz konusu mudur? Elbette söz konusudur. Ancak sözleşmeli değil, kadrolu öğretmen bile olsa, malumunuz, aday öğretmenlikleri ortadan kalkmadan yani bir yılı doldurmadan en azından bunlar yapılmıyor, onlar için de geçerlidir.

Teknik öğretmenler ne kadar atanacak? Teknik öğretmenlerin fazla olduğu branşlarımız var. Onlardan maalesef -biraz önce söyledim- 500 küsur tane nasıl ki fizikçi fazlası varsa Türkiye’de mesleki öğretim önüne bazı engeller konduğu için… Biz yüzde 27, yüzde 28’le aldık, yüzde 43’e getirdik ve gittikçe mesleki eğitimde bir ilerleme, bir gelişme var. Ancak -buradaki ihtiyaçlar- daha önce çok sayıda bu branşlarda eleman alındığı için maalesef fazlalıklarımız var ama ihtiyaç olan branşları tespit edeceğiz ve bunu kamuoyuyla paylaşacağız.

Değerli arkadaşlar, kredi isteyen her öğrencimize, isteyen ve evraklarını veren her öğrenciye ya burs veriyoruz veya kredi veriyoruz. Öğrenim kredisi de dâhil bu konuda herhangi bir problem söz konusu değildir.

Sayın Çalış’ın Sarıveliler ve Başyayla’yla ilgili sorduğu bir soru var. Bildiğiniz gibi eskiden, daha önce “atamada zorunlu bölge” kavramı iller bazındaydı, biz bunu ilçeler bazına indirdik. Yani bu Bursa için de, Balıkesir için de, İzmir için de, Ankara için de geçerlidir. Ankara’nın Evren ilçesiyle Çankaya aynı statüdeydi. Biz bunu değiştirdik, ilçe bazına indirgedik. Atamada zorunlu olan bölgelere zaten öncelik veriyoruz. Ümit ediyorum ki bu çerçevede bu ihtiyaçlar da giderilecektir.

Sayın Tunç’un Bartın Üniversitesiyle ilgili olarak… Şu anda 500 kişilik yurt yapılmaktadır. İleride daha çok ihtiyaç olacaktır. Üniversite gelişmektedir. O gelişmeye paralel olarak da o altyapıyı hazırlamak boynumuzun borcudur. Şu anda 55 tane yurdumuzun inşaatı devam etmektedir. 2009 yılında yatırım programına koyacağımız yatırımlar var. Bu hizmetler devam ediyor.

Şimdi, Sayın Işık’ın bazı soruları var ilköğretim müfettişlerinin özellikle bazı hak kayıplarıyla ilgili. Değerli arkadaşlar, diğer bazı arkadaşlarımın sorularıyla da birleştirmek istiyorum. Millî eğitim müdür yardımcısı, şube müdürlerinin ve ilköğretim müfettişlerinin okul müdürlerinden daha az maaş almasına yol açacak Maliyenin bir tebliği vardı, bu doğrudur. Bununla ilgili gerekli çalışma yapıldı, Bakanlar Kurulunda bu karar imzaya açıldı ve şu anda Sayıştay Genel Kurulunda konu görüşüldükten sonra bu mağduriyet giderilecektir ve geçmişe yönelik de hak kayıpları ortadan kaldırılacaktır. Yani, onların aleyhine şu anda bir durum söz konusu değildir ama yardımcı doçentlerin birinci dereceye kadar inmesiyle ilgili benim bu Mecliste bir taahhüdüm var, Hükûmet adına taahhüdüm var. YÖK’le ilgili daha birkaç maddeyi içine alan bir düzenleme getireceğiz -Yükseköğretim Kuruluyla- bu da onun içinde olacak. Ama ben doçentlerin yabancı dil, özellikle geçerli yabancı dil puanlarının aşağıya çekilmesiyle ilgili bir söz verdiğimi hatırlamıyorum. Buna taraftar olmadığımı daha önce de söylemiştim. Her bilim adamı bir şekilde bir dil, mutlaka bir yabancı dil bilmelidir.

Genel sekreter ve daire başkanlarının diğer kendi emsali olan genel sekreter ve daire başkanlarından daha az ücret aldıklarını söylüyorsunuz. “Eşit işe eşit ücret” prensibine dayalı Devlet Personel Başkanlığının bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı bu konuda bir çalışma yapıyor değerli arkadaşlar.

Evet, bu kurumlar arası geçişle ilgili bir kontenjandan söz ediyorsunuz. Biz zaten böyle bir kontenjan veriyoruz. Müracaatlara göre bu kontenjanı azaltıp çoğaltmak söz konusudur. Ama önümüzdeki sezon için henüz böyle bir yüzde açıklamış değiliz.

Sayın Asil’in de ilköğretim müfettişleriyle ilgili sorusuna cevap verdim.

Türkiye çapında kırsal kesimde Hükûmetimiz döneminde çok sayıda lojman yapılmıştır. Oralara öğretmen gitmesini teşvik etmek amacıyla bu gayretimiz devam edecek.

Sayın Taner’in “79 lise türünü 15’e niye indirdiniz?” şeklinde bir sorusu var. Arkadaşlar, bizim Hükûmet Programımızda vardır. Lise çeşitliliğine dayalı ortaöğretimi program çeşitliliği esası üzerine yeniden düzenliyoruz. Burada tasarruf vardır, burada kargaşanın önlenmesi vardır. Bir endüstri meslek lisesi üzerinde beş ayrı tabela görüyorsunuz. Anadolu teknik lisesi, teknik lise, Anadolu endüstri meslek lisesi, meslek lisesi… İnsanın kafası karışıyor ne olduğu ile ilgili. Bunların hepsi bir isim altında toplanıyor, diğerleri bunun alt programı olacak. Fen edebiyat fakültesi bir tane isimdir ama orada yirmi beş tane bölüm var. Hepsini oraya, tabelaya yazmanın doğru olmadığını düşünüyoruz.

Diğer taraftan, “Bu mesleki eğitimi bu kaynaklarla yapabilecek misiniz?” diyorsunuz. Millî Eğitim Bakanlığının kaynakları dışında, değerli arkadaşlar, Çalışma Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle İşsizlik Fonu’ndan ayırdığımız bir kaynakla 2009 yılında mesleki eğitime -bunun içinde İŞKUR var malumunuz- 540 trilyon Türk lirası ilave kaynak ayrılmıştır. Yani onun için mesleki eğitimin şeyi falan az değil.

Sayın Bulut’un sorusuna cevap verdim ama “İnkaların, Mayaların coğrafya kitabında ne işi var?” diye bir soru sordunuz efendim. Beşerî coğrafya diye bir şey var -zatıaliniz bunu çok iyi bilirsiniz- beşerî coğrafyanın konusu içerisindedir. Bunun tartışmasına girmiyorum.

Sayın Özdemir’in Gaziantep’le ilgili söylediklerine ben ilave şunu söylerim değerli arkadaşlar, şimdi mesele şudur: Sadece bu problem Gaziantep’le ilgili değildir, bütün metropol şehirlerde, göç alan metropol şehirlerde böyle bir problem var başta İstanbul olmak üzere. Dikkat edin, Türkiye birincisi, ikincisi, üçüncüsü İstanbul’dan, Ankara’dan falan kolay kolay çıkmıyor. Göçün olduğu yerde dezavantajlı gruplar daha fazladır. Ama 2003-2008 yılları arasında biz Gaziantep’e Sayın Özdemir, 3701 derslik yaptık ve yatırım ödeneğinin en fazla ayrıldığı ilk beş il içerisindedir Gaziantep. Gaziantep’te İl Özel İdaresi de normalde ayrılması gereken yasal bütçenin 6-7 katı eğitime para ayırmaktadır. Ben Valimize, İl Özel İdaremize, İl Genel Meclisimize de teşekkür ediyorum. Gaziantep’te olağanüstü gelişmeler var ve burada, Gaziantep’teki yatırımları şöyle, bakın, alt alta koyduğunuz zaman, burada üç beş sayfa sadece satır hâlinde geçer.

HASAN ÖZDEMİR (Gaziantep) – Sayın Bakanım, derslik yeri bulamıyorlar, belediyede derslik yeri bulamıyorlar.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Bakın, bu sene en fazla parayı, kamulaştırma parasını Gaziantep’e gönderdim. Şehir dışında eğitim kampüsleri oluşturuyoruz. Yani mesele öyle vahim falan değil.

Sayın Şandır’ın…

Özür dilerim, herhâlde Sayın Osman Çakır’ın başka soruları da vardı, onları atlamayayım.

Sayın Başkan, biraz süremden almıştınız.

Evet, bu öğretmen açıkları gibi konuları da zaten şubat ayında bir atama yapacak -bunları- gidereceğiz.

Sayın Çakır’ın “Samsun’da kampüs alanı içerisinde bu kadar arsa varken niye bir apartmanı satın alıyorsunuz?” şeklinde bir sorusu var. Şimdi bir taraftan “Acilen efendim şurada yurt ihtiyacı var.” diye sayın vekillerimiz bize geliyor…

OSMAN ÇAKIR (Samsun) – Ama yeni çıkmadı mı bu yasa?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Ama Osman Bey, müsaade edin, söyleyeyim.

Bakın, Kırıkkale’de biz bir yurt aldık. Şimdi, gidin, Kırıkkale’nin en güzel yurdu odur, dört yıldızlı otel gibidir, ben beş yıldızlı falan diye mübalağa etmek istemiyorum ama.

Arkadaşlar, şu anda yapacağımız yatırımların ihale süreci bile dört beş ay sürüyor.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Taşucu’nda beş yıldızlı oteli yurda dönüştürdünüz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – İyi ettik değil mi? İyi bir şey bu.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Ama yazın orası dinlenme tesisine dönmesin!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Beş yıldızlı oteli, bakın, Taşucu’nda yurda dönüştürmüşüz. İyi ki yapmışız, elimize kolumuza sağlık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, şimdi, Sayın Şandır’ın, özellikle lojman “Yeni üniversitelerin kalitesinin artırılması için buralarda lojmana öncelik verecek misiniz? Efendim, bunu teşvik edici, oraya öğretim elemanının gitmesi için ekstra ücretler var mı?” gibi bir sorusu oldu.

Şu anda Bakanlar Kurulunun gündeminde. İlk Bakanlar Kurulunda, yeni kurduğumuz üniversiteler de dâhil olmak üzere, gelişme güçlüğü gösteren ve eleman temininde güçlük çeken üniversitelere ekstra ücret verilmesiyle ilgili bir kararname imzalayacağız…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekli, Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – …ve bunu, bu, Hükûmetimizin gündeminde olan ve Yükseköğretim Kuruluyla müşterek yaptığımız bir çalışmada, Maliyeyle birlikte, en mahrum olandan en avantajlı olana doğru bir ücret skalası çıkarıyoruz, bunu da yapacağız.

Bütün seksen bir ilde üniversite kurmak, seksen bir vilayette üniversite kurmak bu ekibe nasip olmuştur, Hükûmetimize nasip olmuştur, 23’üncü Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisine nasip olmuştur. İnşallah, bunlar ayakları üzerinde durduktan sonra İskenderun’a da yapılır, Tarsus’a da yapılır ve bu Türkiye'nin potansiyeli de buna müsaittir.

Şimdi metropol şehirlerimiz ikinci üniversite istiyor. Kayserililer gelip dediler ki: “Bütün binalarını biz yapacağız, bize ikinci devlet üniversitesini kurun.” Şimdi onu müzakere ediyoruz. Bunları, bu tip teklifleri de aslında değerlendiriyoruz, sıcak bakıyoruz.

MUHARREM VARLI (Adana) – Ceyhan’ı da unutmayın Sayın Bakanım!

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) – Ümit ediyoruz onlar da olur.

Efendim, AK PARTİ daha uzun süre iktidardadır, bunların hepsi giderilecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
