# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKÇİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısının 112 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir yasa tasarısı Meclis gündemine gelmeden önce, taslak üzerinde gerekli olan çalışmaların yapılmasına fırsat vermek gerekmektedir. Taslağın, komisyondan aceleyle geçirilmesini, altkomisyona havale edilmeden, iyice tartışılıp olgunlaştırılmadan, muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerini dikkate almaksızın, ivedilikle Genel Kurula indirilmesini doğru bulmuyoruz.

Ayrıca, şunu belirtmek istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Meclis gündemine gelen her yasanın Anayasaya uygun olması gerektiğini söylememize karşın, Parlamentodan geçen bazı yasaların Cumhurbaşkanından veya Anayasa Mahkemesinden dönmesi, Parlamentomuza olan saygınlığı zedelemektedir. Bu nedenle, gündeme getirilmek istenen her yasanın, bütün yönleriyle tartışılıp, toplumsal uzlaşma zeminine oturtulduktan sonra Meclise taşınması gerekmektedir.

Bu tasarının yasalaşması halinde, iş yaşamında huzursuzluğun önlenmesinin mümkün olmayacağını, sağlıklı bir iş yaşamının kurulamayacağını ifade etmek istiyorum.

Hükümetin, gerek Meclis içinde Cumhuriyet Halk Partisini gerekse Meclis dışında toplumsal muhalefeti dikkate almadığını görmekteyiz.

Bu yasa tasarısı kabul edildiği takdirde, çalışma hayatı altüst olacaktır. İş Kanununda yapılacak değişiklikler, emekçilerin sırtına yeni yükler ve yeni sorunlar yükleyecektir. Yasa tasarısında, bütün tanımlarda, istihdam türlerinde, çalışma sürelerinde, ücretlerde, mevcut hakları geriletici tarzda bir esnekleştirme getirilmektedir. Bu esnekleşme ise, tamamen liberal anlayışla düzenlenmiş, işçilerin bireysel hakları, sosyal güvenlik hakları gözardı edilmiştir.

Tasarıda, iş hukukunun işçiyi koruma işlevi zayıflatılmıştır. Esneklik öne çıkarılarak, işçilerin örgütlenme özgürlüğünün toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının önündeki engeller artırılmakta ve bu düzenlemelerin sendikal özgürlüğe zarar verecek bir şekilde olduğu anlaşılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde çalışma ilişkileri, uzun süredir gerginlik üreten bir süreçten geçerek, iş güvencesi hakkının yasalaşması, esnek çalışma uygulamalarının yasallaştırılması karşıtlığında oluşturulan yapay bir gündemle çatışmaya doğru götürülmektedir. Çalışma barışını bozacak bu ısrarlı tutum, toplumsal barışı da tehdit etmektedir.

Çalışma ilişkilerinin sağlıklı işlemesi, işyerlerinde çalışma barışının sürekli kılınması, çalışanların evrensel haklarını özgürce kullanmaları sağlanmadan, bu yolda etkin, inanılır ve korumacı girişimlerde bulunmadan, üretimin, verimliliğin ve refahın artması gerçekleşmeyeceği gibi, sosyal adaletten uzaklaşan ve güçlüden yana olan bir anlayış, toplumsal barışı da korumaya yetmeyecektir.

İş Kanunu Tasarısıyla, bireysel çalışma ilişkilerinin esneklik temelinde yeniden yapılandırılması istenmektedir. Yasa tasarısıyla getirilmek istenen düzenlemelerle, işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi, çalışma ve çalıştırma koşullarının işçinin kişisel niteliklerinden soyutlanarak, işveren tarafından tek yanlı belirlenir hale getirilmesi, işçinin çalışma ve dinlenme sürelerinin parçalanarak, keyfiliğe olanak verecek biçimde düzenlenmesi, ücretin sosyal niteliğinin gözardı edilmesi, gelir güvencesinin ortadan kaldırılması istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, gerçekleştirilmesi düşünülen düzenlemeler, emeğin gereksinimleri değildir ve ortaya çıkacak sonuç da emeğin gereksinimini karşılamaktan uzaktır.

Bu yasa tasarısı, çalışma ilişkilerini kökten değiştirecek; dolayısıyla, tüm toplumsal yapıyı etkileyecek yeni bir sistem önerisidir.

Tasarının genel gerekçesinde, insanlığı onurlandıran bir gelişmişlik düzeyini tanımlayan, iş hukukuna çağdaş bir nitelik kazandıran, sosyal hukukun temel ilkesi olan emeğin korunması ilkesinden hiç söz edilmemiştir. İşçinin korunması amacıyla emredici kurallar koyma ilkesi terk edilmiş, işçinin korunması amacıyla işverenin sözleşme özgürlüğünün sınırlandırılması biçimsel düzeyde tutulmuştur. Yasa tasarısının bütününe egemen olan bu yaklaşım, iş hukukunun temel felsefesine aykırı anlayış değişikliğini ve dönüşümünü somut olarak yansıtmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, getirilmek istenen sistem emeği bölecek, parçalayacak ve işveren karşısında yalnızlaştıracaktır. Bu durumda işyerinin toplumsal işlevi ve niteliği de ortadan kalkmış olacağından, çalışma koşulları, sözleşme türleri ve içerikleri, ücret durumları birbirinden farklı olan çalışanları sendikalarla buluşturmak, farklı çıkarları ortaklaştırmak, ortak çıkarlar temelinde bir araya getirmek, bugünden daha zor ve karmaşık olacaktır.

Çalışma ilişkilerinin, salt işçi-işveren ilişkilerini değil, aynı zamanda toplumsal alanı ve toplumsal yaşamı da belirleyici bir nitelik taşıdığı gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.

Çalışma ilişkileri, eğitimden üretime, gelir dağılımından tüketime, bireysel statünün belirlenmesinden toplumsal refah düzeyine, bireysel yaşamların düzenlenmesinden toplumsal yaşamın biçimlenmesine kadar uzanan bir dizi kavram ve süreçle ilgilidir. Bu nedenle, bu alana ilişkin kuralları kaldırmak, yeni kurallar koymakla ilgili politikaların, toplumsal ilişkilerin bütününü etkileyeceği gerçeğini unutmamak gerekir.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sosyal hakları, bir bütünlük içerisinde yurttaşlara sağlanması ve yaşama geçirilmesi gereken, geri alınmaz, parçalanamaz haklar olarak görmekteyiz.

Esneklik içeren bu tasarının yasalaşması, iş güvencesinin uygulanmasını ortadan kaldıracak, sosyal güvenlik sisteminin sorunlarını ağırlaştıracak, kayıtdışı ekonomiyi daha da büyüterek, sosyal korunma dışında kalanların sayısının artmasına neden olacaktır.

Oysa, yapılması gereken, işyerlerinde iş barışını, ülke genelinde toplumsal barış ve uzlaşmayı sağlayarak üretmeyi gerçekleştirecek çalışma ilişkilerinin koşullarını oluşturmaktır.

Değerli arkadaşlarım, sözlerime son verirken, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, toplumsal uzlaşma zeminine oturmayan bu yasa tasarısına karşı olduğumuzu belirtir, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
