# Yüksek öğrenim öğrencilerine burs,kredi verilmesine ilişkin kan.tas.(s.sayısı :385 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mart 2004
- **Gündem:** YÜKSEK ÖĞRENİM ÖĞRENCİLERİNE BURS,KREDİ VERİLMESİNE İLİŞKİN KAN.TAS.(S.SAYISI :385 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2004-03-03-yuksek-ogrenim-ogrencilerine-burs-kredi-verilmesine-iliskin-kan-tas-s

> Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 3 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRENİM ÖĞRENCİLERİNE BURS,KREDİ VERİLMESİNE İLİŞKİN KAN.TAS.(S.SAYISI :385 )); konuşma 977 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun Tasarısının 1 inci maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunmaktayım; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye, dünyadaki en genç nüfusa sahip ülkelerin başında yer almaktadır. Ülkemizin sahip olduğu bu genç kitlenin en önemli bölümünü üniversite gençliği oluşturmaktadır. Üniversite öğrencilerimiz, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumu harekete geçiren, sürükleyen itici güçlerin başında yer almaktadır. Türkiye'nin, üniversite öğrencilerinin üretmemesini, ülkenin gelişimine ve değişimine katkıda bulunmamasını tercih etmek gibi bir lüksü yoktur. Bugün, sağlıklı tartışma zeminleri, doğru iletişim kanalları, saygı ve hoşgörü ortamının sağlanması durumunda, Türkiye'deki üniversite gençliği, 21 inci Yüzyıla ayak uydurabilecek çağdaşlıkta, çağın getirdiği sorunlarla yüzleşebilecek sorumluluk bilincinde; dolayısıyla, geleceğe yön verebilecek kapasitede çalışkan ve başarılı insanlar olup, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirebilecek istek ve donanıma sahiptir.

Böylesine gurur verici tabloya rağmen, yükseköğrenim öğrencilerinin acil çözüm bekleyen sorunları bulunmaktadır. Bunlar, bazı özel konularda farklılık gösterse de, genel olarak, tüm yurttaşlarımızı ilgilendiren sosyoekonomik sorunlardan bağımsız değildir. Yükseköğrenimde bulunan öğrencilerimizin büyük çoğunluğu maddî sıkıntı içinde eğitimlerini devam ettirmeye çalışmaktadır.

Bilindiği üzere, ekonomik sorunları olan öğrencilerimizin olanaksızlıkları nedeniyle zor durumda kalmalarını engellemek ve aynı zamanda onların başarılarını ödüllendirerek motive etmek amacıyla, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun verdiği öğrenim ve katkı kredileri yanı sıra, gerek devlet kuruluşları gerekse vakıf, kişi ve özel kuruluşlar tarafından çeşitli burslar verilmekteydi. Bursların miktarı bursu veren vakıf veya kuruluş tarafından her yıl yeniden saptanırken -bazıları karşılıklı, bazıları karşılıksız olarak- burslardan karşılıklı olanların nasıl geri ödeneceği; yani, para olarak mı, yoksa mecburî hizmet olarak mı geri ödeneceği bursu veren kuruluşlar tarafından belirlenmekteydi. Ancak, üzerinde durduğumuz tasarı, birçok kuruluş tarafından birbirinden habersiz şekilde yapılmakta olan ve bazen aynı öğrenciye birden fazla yardımı engelleyerek daha fazla sayıda ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım yapılmasını ve bu konuda tek elden Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yetkili olmasını öngörmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının gerekçesi ve amacı, tarafımızca, olumludur; ancak, yıllardır süren, çeşitli yardım kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, büyük işletmeler, holdingler, kamu kurum ve kuruluşları gibi sayıları binleri bulan, buraya isimlerini sığdıramayacağımız genişlikte kuruluş, başarılı yükseköğrenim öğrencilerine çeşitli burslar vermektedirler.

Her biri ayrı personel ve organizasyon yapısına sahip olan bu kuruluşlar, tamamen kendi belirledikleri ölçütler uyarınca, belirli sayıda belirledikleri öğrenciye farklı niteliklerde burslar vermektedirler. Türkiye'de yükseköğrenim öğrencilerine verilecek tüm bursların, gerek miktarları gerekse bursların başvuru sürecinden başlayarak, kimlere, ne şekilde, hangi miktarda, ne kadar süreyle verileceğiyle ilgili harcanan mesaiyi düşündüğümüzde, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun büyük bir sorumluluk aldığını ve tasarının yürürlüğe girmesinden önce ciddî altyapı çalışmalarının yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Tabiî ki, Yurtkur, konusunda ihtisaslaşmış bir kuruluşumuzdur; ancak, halihazırda verilmekte olan burslar, binlerce farklı kurum ve kuruluş tarafından organize edildiği için, belli bir geçiş dönemi olmadan, birden, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun bunu üstlenmesi, kanımca, istenmeyen karışıklıklara neden olup, burs veren kuruluşlarımıza olumsuz etkisi olabilir. Bu karışıklıklardan dolayı, burs veren hayırsever kurum ve kuruluşlar, sistemin işleyişi konusunda yeterince bilgilendirilmez ise ve talepleri doğrultusunda kendilerine kolaylıklar sağlanamaz ise, burs vermekten vazgeçebilecek ve bu olumsuzluğun etkisi, faturası, ihtiyaç sahibi öğrencilerimize çıkacaktır.

Değerli arkadaşlarım, artık, milletvekili telefonlarıyla, falan bakanın araya girmesiyle, onun bunun torpiliyle burs ayarlanması alışkanlığı, gerek bizler gerekse toplumumuz tarafından terk edilmelidir. Hepimiz yaşıyoruz ve içindeyiz. Kredi ve Yurtlar Kurumuna özellikle bu konuda rahat hareket edebileceği bir özerklik sağlanmalı, kurum, burs verilebilecek öğrencilerin kararını hiçbir etki altında kalmadan verebilmelidir. Hakkı olan öğrenciye hakkı verilmelidir. Ben inanıyorum, hepimizin de isteği budur.

Diğer bir değinmek istediğim konu ise, bursların maddî büyüklüğü konusudur. Bugün aldıkları 50 000 000 ilâ 100 000 000'luk burslarla öğrenciler nasıl yurt parası ödeyecekler, nasıl kitap alacaklar, nasıl beslenecekler, nasıl giyinecekler?! 5 çocuklu bir aile, üniversitede okuyan çocuğuna maddî yardımda bulunamamaktadır. Ayağında düzgün ayakkabısı olmadan okula gelen gençlerimiz vardır. Üniversiteli genç mezun olacak, doğru dürüst elbisesi yoktur. Bu gençliğimize destek olmak ve sorunlarını çözmek gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bunlar, karşı karşıya olduğumuz gerçeklerdir. Bu gerçekleri görmezlikten gelemeyiz, bunları yok sayamayız.

Sivil toplum kuruluşlarının, yükseköğrenim öğrencilerinin sorunlarının çözümünde yaşamsal önemi vardır. Özellikle verdikleri burslarla üniversite gençliğinin büyük destekçisi haline gelmişlerdir. Yurtkurun, bu konuda burs veren kuruluşlarla sürekli dirsek teması halinde olması gerektiğini düşünüyorum. Burs verilecek öğrencilerin ekonomik durumu ile burs miktarı arasındaki ilişki iyi incelenmeli ve bu konuda olabildiğince adil davranılmalıdır.

Önceden birkaç yerden burs alan başarılı ve oldukça yoksul bir öğrenci, belki de, ancak, bu şekilde hayatını, öğrenciliğini sürdürebilmektedir. Bu tip öğrencilerin durumu, ülkemiz ortalama yaşam koşulları gözönüne alınarak değerlendirilmelidir. Hiçbir ekonomik desteği olmayan bu öğrenci, ortalama 70 000 000'dan farklı yerlerden üç bursla toplam 210 000 000'la ihtiyacını zar zor karşılıyorsa, siz kalkıp da bu öğrenciye "tek burs alacaksın" diye ayda sadece 80 000 000-90 000 000 verirseniz, o öğrenci mezun bile olamaz. Hasbelkader mezun olursa da, yetenekli ve kalifiye bu işgücü, beyin göçü dediğimiz şekilde, yabancı ülkelere hizmet etmeye gider. Bugün, Türkiye, dünyada beyin göçü olan 34 ülkeden 24 üncü sıradadır; yani, 100 kaliteli, başarılı öğrencimizden 59'unu mezun olduktan sonra elimizden kaçırmaktayız. Yükseköğrenim öğrencilerimiz açısından diğer bir kötü durum, onlara gelecekle ilgili perspektif sunulmamasıdır.

Bize göre, bütün üniversite öğrencilerinin ortak sorunlarının en önemlileri, sahip oldukları teorik bilgiyi pratikte kullanamama, mesleği hakkında yeterli bilgi sahibi olamama, dersleri ve mesleği arasında ilişki kurumama ve mezun olduktan sonra hayatına nasıl bir yön vereceğini bilememe şeklinde sıralanabilir.

Son yıllarda, yükseköğrenim öğrencilerinde, çoğunlukla, eğitim sonrasında nerede çalışacaklarına ve nasıl iş bulacaklarına yönelik âdeta bunalıma dönüşmeye açık bir arayış gözlenmektedir; bu aşamada, yine, birkaç üniversitemizin mezunları hariç, girdikleri meslekî seçme sınavlarında başarısız olmaktadırlar. Bu başarısızlığın altında üniversiteyi bitiren öğrencilerin yeteneksizliği ya da bilgisizliği yatmamaktadır; bu, almış oldukları eğitimin yetersiz olması, eğitim verenlerin, çeşitli nedenlerle, üstlendikleri görevleri tam yerine getirememeleri ya da en önemlisi, devletin, hükümetler eliyle, yeterli istihdam kaynaklarını sağlayamamasından kaynaklanmaktadır. Eğer açılan 50 kişilik kadroya 15 000-20 000 kişi başvuruyorsa, başarısızlığın nedenini gençlerimizde aramanın haksızlık olacağına inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, çağdaş Türkiye'yi gençlerle birlikte kuracağız. Gençlik gelecektir, gençlik umuttur. Türkiye'de hedeflerini gerçekleştirecek, çağdaş ve insanca bir düzen kuracak Cumhuriyet Halk Partisinin, Atatürk gençliğine ve ülkenin geleceğine inancı tamdır.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Yüksek öğrenim öğrencilerine burs,kredi verilmesine ilişkin kan.tas.(s.sayısı :385 )”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2004-03-03-yuksek-ogrenim-ogrencilerine-burs-kredi-verilmesine-iliskin-kan-tas-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
