# Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2004
- **Gündem:** AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661

> Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )); konuşma 999 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulu Önderimizi, 66 ncı ölüm yıldönümünde saygı ve minnetle anarak sözlerime başlamak istiyorum.

Aile Araştırma Kurumu Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 9 uncu maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aile bütçelerinin günümüz koşullarında ne kadar yetersiz olduğu bir gerçek olarak önümüzdedir. Aile toplumun temel birimidir. Böyle olduğu için de güçlendirilmesi gerekir. Ailenin kapsayıcı bir konuma ve destek ağına hakkı vardır. Bugün ailelerimizi bu kapsam içinde değerlendirebilmemiz mümkün müdür; elbette ki, hayır. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler yoksulluğu körüklemektedir. İşte bu yoksulluk, ailelerin ihtiyaçlarının karşılanması, haklarının korunup geliştirilmesi yönündeki çabaların önündeki en büyük engel olarak kalmaya devam etmektedir. Dolayısıyla, yoksulluğa karşı her cephede mücadele verilmelidir.

Bunlar arasında, temel sosyal hizmetlerin sağlanması; yani, eğitim ve sağlığın parasız olması... Bunu başarabildiniz mi değerli arkadaşlarım; elbette ki, hayır; daha da paralı hale getirdiniz.

İstihdam olanaklarının yaratılması... Bu olanakları artırabildiniz mi? Bırakın olanakları artırmayı daha da azalttınız, azaltmaya devam ediyorsunuz. 318 000 000 TL. asgarî ücretle hangi aile geçimini sağlayabilir?! Ülkemizin yüzde 40'ını oluşturan büyük bir istihdam kaynağı olan tarım kesimini yok sayıyor, onları açlığa ve sefilliğe sevk ediyorsunuz. Böylece, bindiğiniz dalı kesiyorsunuz.

İşsizlik, ülkemizin en büyük sorunudur. Bu sorunu çözmek için, kalıcı, göstermelik olmayan, gerçekçi bir yaklaşımla sorunun üzerine gidilebildi mi; elbette, hayır.

Dışborç yükünün hafifletilmesi ve ticarî alanda adilane uygulamalar yapılabildi mi; hayır. Borç yükünü daha da artırdınız. Ticaret hayatında, adilane uygulamaların yerine, daha da adil olmayan uygulamalar yaptınız. Devlete vergi borcu olanları affettiniz, devleti dolandıranlara kolaylıklar sağladınız. Bununla birlikte, yoksulluğu yok etmek bir yana, daha da körüklediniz.

Bu politikalar, Türk ailesinin bütünlüğünün korunması ve güçlendirilmesi bir yana, onları daha büyük sıkıntıya sokmuştur. Gelir dağılımının adaletsiz olması sonucunda ailelerimiz dağılma noktasına gelmiştir.

AKP'li bütün konuşmacılar sorunları sayıyorlar. Sorunları bildiğiniz halde niçin çözmüyorsunuz; iktidar siz değil misiniz değerli arkadaşlarım?!

Çocuklara en ağır darbeyi vuran yoksulluktur. Yoksulluk, çocukların gelişme potansiyellerinin tam olarak temelini; yani, gelişim halindeki körpe bedenlerini ve zihinlerini vurmaktadır. Dolayısıyla, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve eşitsizliklerin azaltılması, kalkınma çabalarının merkezî hedefi olma durumundadır. Asıl amacımız, ana babaların, ailelerin, yasal vasilerin ve çocukların, kendilerini güvence altına alacak kapsamlı bilgi ve hizmetlere erişimini sağlamaktır. Bunu sağlayamadığımız zaman, önümüze büyük problemler çıkmaktadır; madde bağımlılıkları, aileiçi şiddet ve suç oranlarında artışlar...

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuk suçluluğunun başarıyla önlenmesi, ergenlerin uyumlu gelişimini sağlamak için, çocukluklarından itibaren kişiliklerine saygı göstermek ve desteklemek suretiyle tüm toplumun çaba göstermesi gerekmektedir. Çocuklukta ihmal edilmek veya şiddete maruz kalmak ile suça karışmak arasında çok yakın bir ilişki vardır. Evde şiddete maruz kalan çocuklar, ileriki zamanlarda, şiddet içeren davranış biçimleri göstermeye başlamaktadırlar. Aile, çocukların sosyalleşmesinden sorumlu en önemli birim olduğu için, geniş aile de dahil olmak üzere, ailenin bütünlüğünü korumaya yönelik hükümet çabaları ve toplumsal çabalar devam ettirilmelidir.

Çocukların, bakımı, korunması, bedensel ve zihinsel açıdan sağlıklı olmalarının sağlanmasında aileye yardımcı olmak hepimizin sorumluluğudur. Devlet kuruluşları, gençlere yönelik planlara ve programlara öncelik vermeli, yeterli sağlık ve ruh sağlığı bakımı, beslenme, barınma, uyuşturucu ve alkol kullanımının önlenmesi ve tedavisi dahil olmak üzere, ilgili diğer hizmetler için etkin hizmet, tesis ve personel temin etmek amacıyla yeterli fon ve başka kaynak temin etmeli ve bu kaynakların gençlere ulaştırılması ve fiilen yararlı olması sağlanmalıdır.

Aileiçi şiddet, ülkemizde ve dünyada beden ve ruh sağlığını ciddî biçimde tehdit eden bir sorundur. Aileiçi şiddetin önlenmesinin gelecek kuşakların ruh sağlığı açısından çok önemli olduğu ve bunun bir çeşit koruyucu ruh sağlığı hizmeti çerçevesinde düşünülmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

Aileiçi şiddetin, yaşlı ve düşkünlere yardım etmemenin ve akraba evliliklerinin giderilebilmesinde, her sorunun baş çözümleyicisi olan eğitim önemlidir. Eğitim, bir insan hakkı olduğu gibi, yoksulluğun ve çocuk işçiliğinin azaltılmasında, demokrasi, barış ve hoşgörü, kalkınma gibi ideallerin gerçekleşmesinde temel önem taşıyan bir etmendir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde bağımlılığı günümüzün en önemli acil çözüm bekleyen sorunlarından birisidir. İnsan sağlığını ciddî şekilde tehdit etmekte olan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele konusunda olayın sosyal boyutu da gözönüne alındığında, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların koordineli bir çalışmaya gitmelerinin gereği ortaya çıkmaktadır.

Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları, ana baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin, onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir.

Aile ilişkileri, çocuklar için davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanımı konusunda, benzer mekanizma işletilmekte olup, çocuklar, anne babalarının maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzeri şekilleri uygulamaktadır.

Toplumda, ana baba başta olmak üzere, öğretmenlerin ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları, çocuk ve gençler için çoğu kez kavram kargaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin neden erişkinler tarafından kullanıldığını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesini oluşturmaktadır.

Gençler dahil olmak üzere, bütün çocuklar için tütün ve alkol kullanımını önleyici ve caydırıcı -tıbbî açıdan zorunlu durumlar dışında- uyuşturucu maddelerin kullanılmasını ve dolaşımını araştırıcı ve önleyici, bu tür alışkanlık ve uygulamaların zararları konusunda halkı bilinçlendirmek amacıyla diğer koşulların yanı sıra, kitle iletişim araçlarını seferber edici ve sorunların asıl kaynağına inilmesini sağlayıcı programların sürekli olarak geliştirilmesi ve uygulanması konusunda ısrarcı olunması, gerekli düzenlemelerin acilen yapılması gerekmektedir. Sigara ve içkiye zam yaparak bunu önleyemezsiniz değerli arkadaşlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde akraba evlilikleri çok sık olarak gerçekleştirilmektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar bu oranların yüzde 20 ile 25 arasında olduğunu göstermektedir; yani, her 4 veya 5 evlilikten 1'i akrabalar arasında yapılmaktadır. Akraba evlilikleri için ekonomik nedenler hep düşünülür; fakat, kültürel nedenlerin çok daha önde olduğu söylenebilir. Malın parçalanmaması, bölünmemesi bir neden olabilir; ama, bu, çok önde gelen faktörlerden biri değildir.

Ayrıca, kadın eğitimsizse, meslek sahibi değilse veya statüsü iyi değilse, kırsal alanda yaşıyorsa, evliliği aile organize ediyorsa, akraba evliliği yapma ihtimali yükselmektedir.

Akraba evliliği için herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Yasal engel olması da doğru değildir. Çünkü bu evlilikler yasaklanırsa, yasal olmayan evliliklerde artış görülebilir. Akraba evliliği yapan insanlar, bunu, yasal olduğu ya da olmadığı için değil, o kültürden dolayı, çevre, sosyal veya dinî nedenlerle yapmaktadır. O nedenle, bu evlilikleri yasak koyarak engellemek mümkün değildir. İnsanların bu işin bilincinde olarak akraba evliliklerinden vazgeçmeleri gerekmektedir.

Akraba evliliklerinin önlenmesinde duyarlılığın artırılması için yazılı ve görsel basın yoluyla insanlar bilgilendirilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
