# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mayıs 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2005-05-03-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda

> Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 3 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 1.003 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 5 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

TÜBİTAK, 1963 yılında, ülkede bilim ve teknoloji alanında araştırma, geliştirme çalışmalarını desteklemek, geliştirmek, düzenlemek ve koordine etmek amacıyla kurulmuştur. Başlangıçta, bilimi topluma yaymak ve özendirmek, bunun yanında, bilgi ve dokümantasyon desteği sağlamak, görevleri arasındaydı. Zaman içinde büyüyen sorumluluklarıyla birlikte, Kurumumuz da gelişmiştir; ülkede bilim ve teknolojiyle ilgili her kesimi ilgilendirecek şekilde büyümüştür. Bugün de, ülkenin bilim ve teknolojisinde saygın yeri olan bir kurum haline gelmiştir.

TÜBİTAK'ın bir görevi de, ülkemizin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için gösterilen ulusal çabada ülkemizdeki gelişmeleri ve dünyada bilim ve teknoloji alanındaki politikaları yakından izlemek ve değerlendirmektir. Çeşitli politika oluşturma yöntemleriyle ilgili araştırmaları yaparak, ulusal bilim ve teknoloji politikaları önerileri oluşturmakta ve mevcut politikaların geliştirilmesine yönelik araçları belirleme ve önerme çalışmalarını da yürütmektedir. TÜBİTAK, ulusal bilim ve teknoloji politikalarını belirleyen en üst kuruluş olan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun sekreterya görevini de yapmaktadır.

Bir ülkenin bilim ve teknoloji politikasının bir başka boyutu da, bilimsel araştırma ve teknolojik gelişme için öncelikli alanların belirlenmesidir. TÜBİTAK, Türkiye'nin kaynaklarını ve ihtiyaçlarını bilen, bilim ve teknoloji alanında uluslararası gelişmeleri izleyen, merkezî bir kuruluş olarak, bilimsel araştırma ve teknolojik gelişmeler için öncelikli olan önerilerini belirlemekte ve bunu Bilim ve Teknoloji Yüksek Kuruluna sunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa teklifinde yapılan değişikliklerin, temel bir gereksinimden değil, aksine, bu kurumun özerkliğine son vermek, yargı kararlarını uygulamamak ve başbakana bağlı bir kurum yaratmak anlayışından doğduğunu düşünmekteyiz. Bu yasa teklifi kabul edildiğinde, TÜBİTAK'ın özerkliği fiilen ortadan kalkacaktır. 2003 yılının sonlarına doğru, süresi içerisinde atamalar yapılmayınca, kurum çalışamaz duruma sokulmuş, sonra da, bir kereye özgü atama yetkisi almak için yasa değişikliğine gidilmiştir. Ancak, bu bir maddelik yasa değişikliği, önce Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş, daha sonra da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi karar vermeden, kuruma yeni yöneticiler atanmış, Cumhurbaşkanı onaylamak durumunda kalmıştır. Bilim Kurulunca seçilen eski yöneticiler... Yeni atanan yöneticilerin atamaları idarî mahkemeler tarafından iptal edildiği halde, bu karar uygulanmamıştır. Hukuk devletinde, mahkemelerin verdiği kararlar İktidar Partisi tarafından hiçe sayılmış durumdadır.

Değerli milletvekilleri, siyasî kadrolaşma yoluyla bilimsel çalışma ortamının yok edilmesi ya da siyasal amaçlara hizmet eden bir bilim anlayışı, halkımızın çıkarlarıyla bağdaşmamaktadır. Kamu kurumlarındaki kadrolaşmayı kaygıyla izlemekteyiz. Olması gereken, bilimin topluma yayılarak, bilimsel düşüncenin egemen kılınmasıdır. Ülkenin gelişmesi ortak amacımız ise, bu kadrolaşma düşüncesinden hemen vazgeçilmelidir.

Bu teklifte "Bilim Kurulu 14 üye ile başkandan oluşur" denilmektedir. Şu an uygulamada olan kanunda, ayrılan veya görev süresi biten üye yerine, yine Bilim Kurulu yeni üye seçimini yapmaktadır; ancak, bu teklif, bu 14 üyenin 7'sini başbakanın seçmesini öngörmektedir. Bu, az önce anlattığım siyasî kadrolaşmanın birebir bir örneğidir. Bari, teknoloji ve bilimi bu işe karıştırmayın! Ülkenin ilerlemesinin ve teknolojik olarak gelişmesinin önünü tıkamayalım.

TÜBİTAK Bilim Kurulu üyeleri ve başkanının görevi teklif yasalaştığında sona erecek ve yapı yenilenecek, YÖK ile TOBB, onbeş gün içinde belirleyecekleri üyeleri başbakana sunmazlarsa, bu seçimi, yine, başbakan doğrudan yapacak. Yürürlükteki kanunda, istifa veya ölüm halinde boşalan üyeliklere atama yetkisi Kurulda olmasına karşın, teklifte bu yetki başbakana verilmektedir.

Ayrıca, Bilim Kurulu üyeliklerine seçilmede, sosyal ve beşerî bilimler alanında da kontenjan ayrılmıştır. Buna göre, pozitif bilim dışından da üye seçilmesinin yolu aralanmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TÜBİTAK Kanununun, gelişen dünyanın şartlarına göre düzenlenmesi mutlaka gerekmektedir; ancak, bu düzenlemenin yapılabilmesi için, başta bilim adamları olmak üzere, muhalefet partisi milletvekillerinin görüşlerinin alınması uygun olacaktı. Yoksa, kimseyi dinlemeden, "yaptım, oldu" mantığıyla bu işin içinden çıkmak mümkün değildir. Bu kanun teklifine, komisyon toplantısında katkı koymaya çalıştık, çeşitli önergeler vererek, eksikliklerini belirtip orta bir yol bulmaya gayret gösterdik; baktık ki, bizim çabalarımız, İktidar Partisi milletvekilleri tarafından dikkate alınmıyor, bu yanlış, eksik kanun teklifinin altına imza atmayacağımızı belirtip komisyon toplantısını terk etmek zorunda kaldık.

Bu teklifte, küçük kelime oyunları oynanmaktadır. Örneğin, TÜBİTAK'in içindeki "teknik" kelimesi yerine "teknolojik" kelimesi kullanılmaktadır. Bu değişiklikle ne yapılmak istenmektedir; yoksa, isim değişikliğine gidilerek şu anda yürürlükteki davaların düşürülmesi mi amaçlanmaktadır?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TÜBİTAK kapalı bir düzenle çalışmaktadır. Özerkliğin doğal sonucu olarak Bilim Kurulu kendisini yeniler. Bu tip bilim kuruluşlarında buna benzer yöntemler uygulanır. Bilim Kurulunun yarısı dört yılda bir yenilenir. Bu, sürekliliği sağlamak için getirilmiş bir yöntemdir. Yeni gelecek üyeleri Bilim Kurulu seçer ve başbakanın onayıyla bu tazeleme sağlanır. Böyle özerk bir kurumun üstünde politik baskı olması, misyonunu çok derinden etkiler.

Sayın Başkan, gürültüden, inan, konuşamıyorum!..

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ekmekcioğlu.

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - TÜBİTAK, yasası gereği özerk bir kamu kuruluşudur. Özerkliği, Bilim Kurulunun kendini yenilemesi, başkanını kendisinin seçmesidir. Bugün bu kuruma yapılan işlemler, hukuka, etiğe ciddî boyutta aykırıdır. TÜBİTAK'a siyaset sokulmuştur, siyasî etki alanı altına sokulmuştur. TÜBİTAK Başkanı Sayın Yetiş "buraya siyaset giremez" diyor; ama, geliş biçimi siyasetin doğrudan oraya girmesidir. Bu, uluslararası çevrelerde büyük tepkiyle karşılanmıştır, yadırganmıştır.

Yaşanan olayların çok sağlıksız gelişmelere yol açması kaçınılmazdır. "Bir defaya mahsus" denilmektedir; ama, bu kapı bir kez açılmıştır. Siyasetin çalışmalara yansıması çok derin olacaktır. Siyasetin etkinliği sürerse, bunun verdiği hasarın onarımı yıllar alır, ciddî sıkıntılara yol açar.

Yaşanan olaylar, Türkiye'nin eğitim, bilim, teknoloji sistemini yeniden yönlendirme çabalarının belirli bir perdesidir. Bu olay, YÖK Yasası, eğitim problemleri, meslek okulları konularıyla çok farklı şeyler değildir; bunlar bir bütün oluşturmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, son zamanlarda, bilim ve teknoloji alanında büyük atılımlar yapamamıştır. Bir devlet politikası meselesidir. Atılımı TÜBİTAK'tan bekleyemezsiniz.

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Nasıl olacak?..

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - Açıklıyorum...

AKP'nin hükümet programında, bilim ve teknoloji konusu en fazla iki satırla geçiştirilmiştir.

Türkiye'nin bilimsel teknolojiye ulusal gelirinden ayırdığı oran yüzde 0,6'dır; AB ortalaması bunun 3 katı, Amerika, Japonya, İsveç ise bunun 6 katıdır.

Buradan sesleniyorum ve Yüce Meclisimizi uyarıyorum: Bu yasa teklifi sonucunda, seçkin bilim adamlarının, maaşları düşürülerek, kurumdan ayrılmaları sağlanacak ve bu bilim adamlarının ayrılmasının ardından, yerlerine iktidar yanlıları getirilerek, maaş uygulaması tekrar düzeltilecektir. Bu operasyonla, yıllık bütçesi 300 trilyon olan TÜBİTAK, maddî ve manevî olanaklarıyla AKP'nin eline geçecek, kadroları AKP dolduracak.

Benim asıl çekincem, bunun sonucunda da, aydınlıktan korkan, klasik ve çağdışı bir uygulamanın bu Kurumda görülebilme olasılığıdır. (AKP sıralarından gürültüler)

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Haydi canım sen de!

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla) - Lütfen dinleyelim arkadaşlar... Lütfen dinleyin... Gelin buraya, konuşun arkadaşlar...

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2005-05-03-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
