# Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 14 Şubat 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka

> Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 536 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 2 nci maddesiyle ilgili kişisel görüşlerimi sunmak üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz tasarının gerekçesinde, Bağ-Kur ve SSK'ya olan borçların 2002 yılından 2004 yılı sonuna kadar yüzde 74 oranında arttığı bilinmektedir. SSK'lı vatandaşlarımızın prim borcu 7,2 milyar YTL, bununla birlikte Bağ-Kur prim borcunun da 16,7 milyar YTL'dir. Esnaf ve Bağ-Kurlularımız perişan durumdadır. SSK ve Bağ-Kurlularımız hayal kırıklığına uğramışlardır. Bu, kesinlikle bir af yasası değildir, IMF direktifiyle hazırlanmış bir düzenlemedir.

Tasarıda, taksitlendirmeye esas alınacak borç hesaplanması, çok zor ve içinden çıkılamaz bir hale gelmiştir. Bu düzenleme, işverenlere cazip de gelmeyecektir; aynen 2003 yılında yapılan düzenleme gibi, toplumda kabul görmeyeceğini düşünmekteyim. Ayrıca da, yeniden yapılandırılacak borç tutarının hesaplanmasında, farklı gecikme zammı oranları ile borç asıllarına uygulanacak gecikme zammının hesaplanmasındaki karışıklıktan dolayı, yasanın uygulamasında önemli sıkıntılarla karşılaşılacaktır. Asıl borca uygulanacak gecikme zammı tutarının hesaplanmasında, borcun tutarına ve ilişkin olduğu yasaya göre farklı oranlar uygulanmasını haklı kılacak hukukî bir neden bulunmamakta ve düzenleme, eşitlik ilkelerine uygun düşmemektedir.

İşverenlerin birikmiş prim borçlarının tahsil edilmesinde birtakım ödeme kolaylıkları getirilmeye çalışılırken, uygulamanın, vergi borçlarının ödenmesi koşuluna bağlanması, ayrıca kanun ve kararnamelerle sağlanan teşviklerle ilişkilendirilmesi, tasarının amacına uygun düşmemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarının kapsamına, maalesef, isteğe bağlı sigortalılar, topluluk sigortasına tabi olanlar ile tarım SSK sigortalıları alınmamıştır. 4842 sayılı Yasa ile, 1.5.2003 tarihinden geçerli olmak üzere, isteğe bağlı sigorta primini art arda üç ay ödemeyenlerin, sigortalılığının, prim ödenmiş son ayın bitiminden itibaren sona ereceği hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme nedeniyle, onbinlerce isteğe bağlı sigortalı mağdur olmuştur. Bu düzenleme kapsamına, mağdur olan isteğe bağlı sigortalıların da eklenmesi gerekmektedir.

Aynı şekilde, halen yürürlükte olan yasalara göre, prim borcu olan Bağ-Kurlu vatandaşlarımız sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktadır, sağlık harcamalarını kendileri karşılamaktadır. Getirilmeye çalışılan uygulamada, sağlık sigortası da dahil, tüm primlerin ödenmesi gerekmektedir. Oysa, bu sigortalıya geçmişte sağlık hizmeti sunulmamıştır; dolayısıyla, yararlanmadığı bir hizmet için kendisinden prim istenmesi doğru bir uygulama değildir. Oysa, SSK'da, prim ödemeyenler sağlık hizmetinden yararlanmaktadırlar, bu da çifte standart yaratmaktadır; bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarıyla birlikte, sadece faiz oranları biraz düşürülüyor; dostlar alışverişte görsün. Bunun amacı, siyasî rant oluşturmak, kafaları karıştırmaktır; ancak, hiç kimseyi kandıramazsınız. Her dönemde, her iktidar değişikliğinde, bu, bir seçim malzemesi olarak kullanılmıştır. Halk, bir af beklentisi içine sokulmuştur. Artık, bu insanlarımız, hiçbir siyasî iktidar tarafından hayal kırıklığına uğratılmamalıdır. Oysa ki, sosyal güvence çok ciddî bir iştir. İnsanlarımızın bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu konu istismar edilmemelidir. Primler yüksek olduğu sürece bu tür sıkıntılar devamlı olarak karşımıza çıkacaktır. Yüksek primlerin mutlaka aşağıya çekilmesi gerekmektedir.

Getirilen tasarı çok karmaşıktır. Herkesin anlayacağı şekilde, basit, yalın ve tüm sigortalıları kapsayacak bir düzenleme yapılması çok mu zordur?! En azından, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununda yapıldığı üzere, borç asıllarına, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başına kadar, Devlet İstatistik Enstitüsünün her ay için belirlediği toptan eşya fiyat endeksinin aylık oranını uygulamak suretiyle borç tutarı tespit edilebilir.

Vereceğimiz önergenin kabulüyle tasarının, bir nebze de olsa, sigortalıların lehine düzeltileceğini düşünmekteyiz.

Esnafımız kepenk kapatma noktasına gelmiştir; zor günler geçirmektedir, sıkıntı içindedirler. Sanayicimizin durumu da hiç iyi değildir; onun için prim ödeyememektedirler, işçilerini çıkartmaktadırlar ve sonuç olarak işsizlik artmaktadır. Bu insanları rahatlatacak daha kapsamlı bir uygulama yapılması gereklidir. Bu şekliyle borçlar ödenmeyecek ve artarak devam edecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
