# Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.449)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Güler (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Haziran 2004
- **Gündem:** TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.449)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2004-06-02-tababet-ve-suabati-san-atlarinin-tarzi-icrasina-dair-kanunda-degisikli

> Hüseyin Güler (CHP), 2 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.449)); konuşma 678 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcraına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Bu konu irdelendiği zaman üç tane çekincemiz var. Bunun iyice irdelenerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunlardan bir tanesi, Sağlık Bakanlığının yan dal uzmanlık eğitimiyle ilgili. Kanunla verilen yetkinin, tüzükle düzenlenmesi gereken bir işin geçici kanunla düzenlenmesine çalışılması kanun tekniğine aykırıdır diye düşünüyoruz. İkincisi, işin sosyal taraflarının, yani, bugünkü TTB uzmanlık derneklerinin görüşlerinden yoksun bir şekilde bu kararların çıkarılmasının, katılımcılık anlayışı ve demokrasinin özüne aykırı olduğunu düşünüyoruz. Üçüncüsü ise, bugünkü bu gereksinimi duyulan tüzüğün iptaliyle ilgili kanunu gözönüne aldığımızda, Danıştay Genel Kurulunun ve 8. Dairesinin almış olduğu kararların bugünkü hukukî zeminden yoksun olduğu anlaşılmaktadır; bunun da çok iyi irdelenmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. Buna ilaveten, baktığımızda, bir başka boyutu, tıpta uzmanlık kurulu, eğitim kurullarını değerlendirme komisyonu, uzmanlık dalları eğitim ve müfredat komisyonu sürekli kurullar olduğundan dolayı, yasal düzenleme gerektirmektedir; bunların da gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

Son zamanlarda kanun değişikliği teklifinin Türk Tabipler Birliği Uzmanlık Dernekleri Koordinasyon Kurulu tarafından da uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yan dal uzmanlığı bir yükseköğretim gerektirip, Sağlık Bakanlığı kadar, YÖK ve uzmanlık derneklerini de doğrudan ilgilendirmektedir.

Öğrendiğimiz kadarıyla, 26.5.2004 tarihinde, Sağlık Bakanlığı tarafından, yeni bir tıpta uzmanlık tüzüğü taslağı hazırlanmış bulunmaktadır. Hemen hemen bir ay içerisinde bu tüzüğün gündeme alınması gerekmektedir diye düşünüyoruz; ama, buna karşın, bu kanun teklifinin gündeme alınmasında da bir çelişki doğacağı düşüncesindeyiz.

Yine, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan bir taslakta, işin bilimsel boyutu da var. Günümüzde, yaklaşık 104 yan dal varken, bu taslakta, Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu tüzük çalışmasında, bu aşırı yan dal uzmanlaşmasından vazgeçildiği görülmektedir. Böyle olunca, bu çelişkilerin çok iyi irdelenerek değerlendirilmesi gerekmektedir diye düşünüyoruz.

Tabiî, işin yan dal uzmanı olunca, bir hekim olarak, bugünkü hekim çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 70'inin pratisyen olduğunu gözönünde bulundurduğumuzda, pratisyen hekimlerimiz, büyük bir oranda mesleğinde yabancılaşmaya, arkasından da tamamıyla uzmanlığa doğru yönelmektedir. Bu süreci gözönünde bulundurduğumuzda, yarınlarımıza dönük olarak, gerek planlamanın gerek istihdam programının yoksun olduğu görülmektedir. Böyle olunca, bugün, uzman hekim arkadaşlarımızın, tayin konusunda hepimize başvurduklarını ve istihdam sorunlarının olduğunu çok iyi bilmekteyiz.

Bunca özveriyle yetişen hekim camiamızın, başta özlük haklarını, çalışma koşullarını ve yarınlarında istihdam programlarını gözönünde bulundurduğumuzda, bunları çok iyi değerlendirerek, emeğimizin karşılığı olarak, yarınlarda bir iş imkânı yaratılması konusunda çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Bakanlığımızın da bu konuda çalışması var mı; Sayın Bakanımızdan bizzat bunu duymak isteriz; çünkü, önümüzdeki bir yirmi yılın planlamasını gözönünde bulundurduğumuzda, evet, yaklaşık her üniversitede olmak üzere, 47 tıp fakültesinin -Karadeniz Teknik Üniversitesi de dahil olmak üzere- olduğu bir dönemde, yılda 5 000 hekimin mezuniyeti söz konusu olduğunda, sadece uzmanlık değil, aynı zamanda pratisyen hekimlerimizin de istihdamı düşünüldüğünde, korkunç bir emek ve beyin sarfiyatını düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Çalışma koşullarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Mesleğin kutsal olduğunda, her zaman, hepimiz hemfikiriz; ama, çalışanlarına bir o kadar değer verilmediğini görmekteyiz. Evet, Sağlık Bakanlığının, bu konuda çeşitli çalışmaları var. Bu konuda, en sonunda, aile hekimliği gibi, biraz da Dünya Bankası ve IMF'nin dayattığı anlayışın bir sonucu olarak, aslında bünyemize uygun olmayan, ama, 224 sayılı Sosyalleştirme Kanununun günümüze uyarlanacak şekilde hayata geçirilmesinin daha sağlıklı sonuçlar doğuracağına inancımız tamdır. Bu konuda, Sağlık Bakanlığından, bir an önce, günümüzün yasasının uygulanması yönünde talebimiz vardır, gereğini de yapması gerekmektedir; ama, buna karşın, gördüğümüz kadarıyla, ülkemizde tartışılan konu, işin sadece hastanecilik kısmı, yani üçüncü, dördüncü basamak tedavi kısmıdır. Daha çok, koruyucu hekimlik, nüfus planlaması ve çevre sağlığı açısından incelediğimizde, ülkemiz koşullarında, birinci basamak tedavinin daha kaliteli sunulması gerekmektedir. Kısaca, kamu sağlığının hem ulaşılabilir hem kaliteli hem de ucuz olması gerekmektedir; çünkü, ülkemizde, hepimiz, sağlıkta tasarruf olmayacağının bilincindeyiz; ama, buna karşın, en ucuz şekilde, kamu sağlığının kalitesini de yükseltmek zorundayız.

Sağlık açısından konuşulacak çok konu var; ama, buna karşın, bu kanunla ilgili beklentilerimizde, sonuç olarak, ciddî tartışmaları ve genel bir uzlaşıyı gerektiren bu konudaki bir yasa değişikliğinin, var olan durumu daha karmaşık hale getireceğinden şüphemiz yoktur. Yan dal uzmanlığı çok önemli bir konu olup, mutlaka, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü çerçevesinde, tüm tarafların teknik ve bilimsel katkıları alındıktan sonra karara bağlanmalıdır diye düşünüyoruz.

Tüm bu nedenlerle, söz konusu yasa değişikliği önerisinin uygun olmadığını düşünüyoruz.

Sözlerimi tamamlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Güler (CHP, Mersin). “Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.449)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2004-06-02-tababet-ve-suabati-san-atlarinin-tarzi-icrasina-dair-kanunda-degisikli (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
