# Avrupa birligi süreci ve avrupa'da yaşayan vatandaşların sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Güler (Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2005
- **Gündem:** AVRUPA BİRLİGİ SÜRECİ VE AVRUPA'DA YAŞAYAN VATANDAŞLARIN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2005-11-09-avrupa-birligi-sureci-ve-avrupa-da-yasayan-vatandaslarin-sorunlari-hak

> Hüseyin Güler, 9 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİGİ SÜRECİ VE AVRUPA'DA YAŞAYAN VATANDAŞLARIN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın durumuyla ilgili gündemdışı konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, son nüfus sayımına göre Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaklaşık 70 000 000 kişi yaşamaktadır. Ülkemizle ilgili ekonomik, sosyal, kültürel parametrelerden bahsederken, planlamaları yaparken hep 70 000 000 kurgusu üzerinde konuşuruz. Oysa biz, Ankara'nın nüfusundan daha fazla bir topluluğun varlığından hiç bahsetmeden, âdeta onları görmezden gelerek, yok sayarak hareket ederiz. Ülke içinde yaşayan 70 000 000 nüfusumuza, yurt dışında yaşayan yaklaşık 5 000 000 insanımızı eklemeyi ihmal ederiz. Bu ihmalin sadece basit bir unutkanlık olmadığını ve 5 000 000 insanımıza ilişkin -onları anavatanlarından ve ulusal değerlerimizden koparmayacak, köklü, tutarlı ve sürekli politikaların olmayışıyla- gerçek bir ihmal olduğunu görmekteyiz.

Kırkbeş yıl önce davet edilerek giden ilk işçimizin Almanya'ya ayak basmasıyla başlayan süreç, bugün değişik ülkelere dağılmış 5 000 000'luk bir topluluğa dönüşmüştür. Bu insanlarımız ağır yaşam şartlarına, dışlanma ve her türlü zorluklara rağmen bulundukları ülkelerde çalışkanlıkları ve yaratıcılıklarıyla tutunmuşlar, başarılı olmuşlar, ülke ekonomisine ciddî katkıda bulunmuşlardır. Öyle ki, bir bavulla gittikleri ülkelerde işveren olmuşlardır. Örneğin, Avrupa genelinde 80 000 Türk işveren, 35 milyon euroluk ciroya sahiptir; yaklaşık yarım milyon Avrupalıya da iş olanağı sağlamıştır.

Bu gurur verici rakamlara rağmen, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın çok yönlü ciddî sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlar, sadece, vatandaşlık haklarından yararlanamama boyutunun ötesinde, insan hakları kapsamında değerlendirilecek problemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yurt dışında yaşayan insanlarımız, sosyokültürel, siyasal ve hukuksal alanlardan yeterince yararlanamamaktadır. Eğitim ve bununla bağlantılı olarak işsizlik en temel sorun olarak görülmektedir. Türk çocuklarının anadillerini ve bulundukları ülkenin dilini yeterince bilmemeleri eğitimlerinin her aşamasını olumsuz etkilemektedir. Türk çocukları arasında okullaşma oranı, akran ülke vatandaşları ile diğer göçmen gruplara mensup öğrencilerin gerisindedir. Eğitimdeki bu olumsuz tablo Türklerin iş piyasasına girmelerinde dezavantaj olmaktadır. Örneğin, en çok insanımızın bulunduğu Almanya'da genel işsizlik oranı yüzde 12 iken, maalesef, yurttaşlarımız üzerinden baktığımızda yüzde 24'e çıkmaktadır. İşsiz Türklerin yüzde 90'ından fazlasını vasıfsız işçiler oluşturmaktadır. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinin, Avrupa Birliği hukukunun bir parçası olan, çalışma hayatı, eğitim ve sosyal alanda herkese eşit muamele görme hakları tanıyan düzenlemeleri iç hukuklarına yansıtmakta isteksiz davrandıkları, millî hukuklarını esas aldıkları gözlenmektedir. Bu durumda vatandaşlarımıza üçüncü ülke vatandaşı muamelesi yapma eğiliminde olmaları, insanlarımızın konumlarını olumsuz yönde etkilemektedir.

Değerli milletvekilleri, Batı Avrupa'da son dönemde yaşanan olumsuz ekonomik ve siyasal gelişmeler, vatandaşlarımızın karşılaştıkları sorunları ağırlaştırmakta, çözüm imkânlarını daraltmakta, dolayısıyla entegrasyonu zorlaştırmaktadır. Böyle dönemlerde, ırkçı ve yabancı düşmanı akımların güçlendiği ve göçmenlere yönelik hoşgörüsüzlüğün arttığı görülmektedir. Bu durumun göçmenlerde yarattığı hayal kırıklığı ve ümitsizlik, sonucu önceden tahmin edilmeyen ciddî toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Fransa'da halen devam eden olaylar, bu tespitimizi doğrular niteliktedir. Bu olaylarla başa çıkamayan özgürlükler ülkesi Fransa'nın sokağa çıkma yasağı ve sıkıyönetim gibi seçenekleri uygulamaya koyması son derece çarpıcıdır.

Dün yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak isterim ve telefondan aldığımız bir çığlık sesini, bu kamuoyunun ve başta da Sayın Dışişleri Bakanının dikkate almasını bekliyorum. Evet, Fransa'da, bugün, maalesef, can ve mal güvenliğinden yoksun bir vatandaş topluluğumuz mevcut. Duyarlı bir devlet anlayışı içerisinde bu vatandaşlarımızın sesine kulak verip, bir an önce gereğinin yapılması gerekmektedir. Bu konuda tüm aydınlanmanın… Özellikle Dışişleri Bakanımızın, gerek bizleri ve gerek Türk kamuoyunu aydınlatmasını, büyük ve ciddî anlamda, katkı anlamıyla bizi aydınlatmasını bekliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Güler (Mersin). “Avrupa birligi süreci ve avrupa'da yaşayan vatandaşların sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2005-11-09-avrupa-birligi-sureci-ve-avrupa-da-yasayan-vatandaslarin-sorunlari-hak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
