# 193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s1215)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 27 Haziran 2006
- **Gündem:** 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S1215)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c125/b120/tbmm221251200114.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-27-193-sayili-gelir-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanu-3

> Hüseyin Güler (Anavatan Partisi), 27 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S1215)); konuşma 1.360 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; bu kanun metni üzerinde, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında, ben, AKP İktidarını gerçekten yürekten kutluyorum bu kadar duyarlılığından dolayı(!) Milyonlarca çiftçi kan ağlarken, milyonlarca insan yoksulluğun altında ezilirken, duyarsız kalırken, bir sıcak rant uğruna, kaçmasınlar diye çıkardığınız hassasiyetten dolayı, sizleri yürekten kutluyorum; ama, bunu halk da unutmayacak. "Vergilendirilmiş gelir kutsaldır" diyoruz; ama, bakıyoruz ki, gelirden en ufak bir pay bile alamıyoruz. Parasıyla para kazanana sıcak bakarken; ama, yoksul, köylü, çiftçi, esnaf olunca da duyarsızsınız; sizleri yürekten alkışlıyoruz.(î)

Evet, adına "kapitülasyon" diyoruz, itiraz ediyorsunuz; bunun Türkçesine başka ne diyebiliriz?! Peki, "sıcakpara" diyoruz; yıllardır "bu balayı bitti" dedik, cicim aylan da bitti. Kendiniz mak- roekonomiyle övünüyordunuz; bu makro göstergeler, maalesef, isyan etti ya da SOS verdi ya da felç oldu. Ne diyebilirsiniz?!

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Kaçtan kaça düşmüş enflasyon?!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Evet, enflasyon, sizin rakamlarınızla söyleyeyim, yüzde 8 diyorsunuz...

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Kaçtan kaça düşmüş?!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Faize kaç faiz oranı veriyorsunuz Sayın Vekilim, bir hatırlatalım. Bu, dünyanın...

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Evet, hatırla bakayım; yüzde 69,5'ten aldık, kaç bugün?!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Peki, o zaman şöyle düşünmek lazım: Rant dediğiniz nedir diye bir hesap yapın, çok basit bir matematik hesabı, dünyanın en büyük rantının ödendiği, maalesef, şampiyon olduğunuz, ülkem adına sömürüye alet olduğumuz bir reel faiz ödüyoruz. Dünyanın en büyük...

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Şimdi kötü dediğiniz, yüzde 20.

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Birinci sıradayız; bununla mı övünüyorsunuz?!

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - 70'te almışız!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Evet, yüzde 70'teyken, devlet yüzde 80'le borçlanıyordu; enflasyon yüzde 100'ken, devlet, yüzde 130'la borçlanıyordu; yani, 1,3 katı. Döviz kaç artıyordu o zaman?.. Hesabını yapın, soru soruyorsunuz, hesabınızı da lütfen iyi yapın; çünkü, biraz önce, Sayın Maliye Bakanını dinleyince, hayret ya, dilimiz uçukladı. "Ne olacak bundan, 2 000 000 YTL" diyor. Arkadaşlar, bu, dünkü, eski TL değil, bugünkü YTL... O kadar küçük gösteriyor ki, 2 000 000 YTL, ne olacak, canlan sağ olsun... Doğru, sıcakpara için, 2 000 000 YTL değil, daha fazlası da... Bunu kim ödeyecek, faturayı; halkımızın kendisi... Niye; yüzde 30'u Kurumlar Vergisiyle gelirini toplayan bir devletin, yüzde 70'ini de, büyük, dolaylı vergilerle toplarken, tabiî ki, canları sağ olsun!.. Evet, milyonlarca insanımızın açlık ve sefaletle karşı karşıya kaldığı bir ortamda... Bunlar, umut tacirliği değil, duygu sömürüsü değil, arabesk hiç değil; ama, dört yıllık karneniz, maalesef, zayıf ve sınıfta kaldınız. Bunu halk da takdir ediyor. Üç günde, kanun tartışılmadan çıkarmaya çaba sarf ediyorsunuz. Ya, hakikaten, içinizdeki milletvekili arkadaşlar, bu kanunun ne olduğunun farkında değil galiba. Bu duyarlılık, bu hassasiyet!.. Bir hafta içerisindeki veya son bir aylık olayda, artan reel faizle, Hazineye olan yükü biliyor musunuz Sayın Vekilim?! Kaç milyar dolar ettiğini biliyor musunuz?!

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Çok iyi biliyorum...

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) -Ya da sizin deyiminizle "2 000 000 YTL canım, bir şey değil, ne olacak, 2 000 000..." Cebinden veriyor sanki Sayın Maliye Bakanı!..

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - 70'ten 20'ye düşüşü iyi hesapla!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Arkadaşlar, lütfen, bu ülkenin bu kadar dövizi, bu kadar geliri birilerine peşkeş çekilmesine izin vermemek lazım. Eğer siz, çiftçisinden, köylüsünün kullandığı mazottan, kullandığı enerjiden, aynı zamanda da, her türlü gelirden, yani -çok da net olarak söylüyoruz- asgarî ücretten dahi vergi alıyorsunuz unutmayın; ama, parasıyla para kazanandan, vergi deyince "ya kaçarlar, ürkütmeyelim..." Yarın başka taviz isterlerse ne yapacaksınız ha?! Bu tavizle yetineceklerini mi zannediyorsunuz?! Ne olacak?.. Döviz belli Merkez Bankasında, birileri göz dikmiş; niye alet oluyorsunuz?! Ekonomi kurallan işleyecekse, dün 1 700 liradan çözdüler, dört yıllık bir reel faiz aldılar Türkiye'den ve bugün maliyet yükselmiş. Benim sorunum değil o. O dövizin de -bu ülkenin dövizi olan- birilerine peşkeş çekilmesine izin vermeyin.

İfade ediyoruz tabiî ki, yoksulluk sının belli, açlık sının belli... 20 000 000'a yakın yeşil kartla övünürken, burada, makro göstergeler diyerek, gerek borsa gerek dövizin düştüğünü gerek enflasyonun düştüğünü söylüyordunuz. Memura gördüğünüz reva yüzde 2,5. Sizi bu konuda da yürekten alkışlıyoruz(!) Milyonlarca kişiye, milyonlarca emeğine, milyonlarca yüreğine ve bu ülke adına katmadeğer üretmiş insana yüzde 2,5 reva görüyorsunuz ve katkı payına baktığımız zaman da, hepimiz, bu konuda 2,5... Enflasyon farkını soruyoruz Sayın Bakana, cevap verme ihtiyacı duymuyor. Ocak ayında verdiğiniz enflasyon belli, bugün yüzde 2,5 -temmuz ayından itibaren- vereceksiniz. Enflasyon hedefine baktığımızda yüzde 10'ları geçecek...

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Yüzde 60'lardan aşağı düşüyor...

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Ne fark ediyor, yüzde 60'lardan aşağı düştü, bununla övünüyorsunuz... Biraz sıkışınca da, beş yıl öncesinin hesabını sormaya ve oranın özeleştirisini yapmaya çalışıyorsunuz. Beş yıl öncesi geçti, bundan sonra neler yapacaksınız, ona bakacaksınız. Dört yılın mazeretini, geçmişin Hükümetlerine mal ederseniz, bu sizi aklamaz; ama, ülkenin çektiği bu ıstırabı, bu çektiği sıkıntıları da göz önünde bulundurduğunuzda, bu yapılanın adı -Türkçesi ne olursa olsun- kapitülasyondur ve yarın da size çıkacak bir faturanın hesabını kim ödeyecek; bu halk ödeyecek, sizler değil. Yarın belki çocuklarımız ödeyecek, o ayrı bir konu. Bu süreç içerisinde yarın size... Avrupa Birliği süreciyle ilgili "Rumları tanıyın" da gelecek, ona da, işte "uluslararası normlar böyle istedi, ne yapabiliriz" diyeceksiniz. Yarın Ermeni sorunu gelecek, yine aynı şekilde... Farklı sorunlar karşınıza dayatma olarak geldiğinde yapacağınız tek şey var: Emredersiniz... Başka diyeceğiniz bir şey yok! Ulusal duruş gerekli, ulusal duruş!

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Biz Anavatan Partisi değiliz; karıştırıyorsun!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Bu yüzden, bu imtiyazları lütfen vermeyin, burada alet olmayın. Eşitlik varmış yokmuş, çok da benim için önemli değil. Asıl, bu ülkede kim para kazanıyorsa vergisini vermek zorunda, bu benim için önemli. Ha, sonra, eşitlik varmış yokmuş, ayrımcılık varmış yokmuş, ona sonra değiniriz; ama, gelirinden vergisini vermeyen mükellefler veya rantiye diyebileceğimiz kesime hizmet etmeye devam ediyorsunuz. Milyonlarca insanımıza da, yeter artık, ne yapalım, bütçeye, denk bütçeye uygun görüşmesi için herkes fedakârlık yapacak.

Peki, soruyorum size: Dört yıldır, geldiğinizden beri, bu halk fedakârlığı zaten yapmadı mı? Yapmaya da devam ediyor, bu ülkenin hayn için; ama, dört yılda gelişen süreç belli. Ülkenin, her geçen gün... Yine, bugün, gazetelere yansıdığı kadar, dikkatinizi çekmişse, OECD ülkeleri içerisinde, kalite açısından baktığımızda sondan ikinciyiz. Bununla övünebilirsiniz, yarattığınız eser bunlar çünkü.

Ülkenin, uluslararası arenada, gerek söz hakkına baktığımız zaman gerekse kalite açısından değerlendirdiğimizde, maalesef, ülkemizi bir alt kümeye düşürdünüz. Bunlar, bu tespitleri paylaşırken hep söyledik; bu ülkenin yarınları için, bu ülkenin umutlan için, lütfen olumlu işler yapın ve eleştirilerimize de kulak verin. Üç günde çıkardığınız kanun, daha hiçbirimizin burada değerlendirdiği, okuduğu kanun metninin dahi nelere fatura olacağını, bu ülkenin nasıl bedel ödeyeceğini lütfen gözünüzün önüne alın, üstelik çocuklannızı da düşünerek; çünkü, bu faturayı sadece biz ödemeyeceğiz.

İkincisi; Sayın Bakan, altı ay önce, işte, biz rantiyeden de vergi alacağız dediği zaman, kısmen, altı ay sonrasını düşün dediğimizde, bugün, (U) dönüşü diyebileceğimiz bir çarkı görüyoruz. Uluslararası normlardan, uluslararası ekonomik koşullardan deniliyor. Diyor ki, Amerika'da borsa düştü, Amerika hapşınyor, bizde çok yaşasın diyen yok; tam tersi, bizde de hastalık oluyor. Bu sürece lütfen olumlu katkı vermeyin. Bunun vebali büyüktür ve yannlarda, bu ülkenin, Sayın Kemal Unakıtan'ın dediği gibi 2 000 000 YTL -Yeni Türk Lirası arkadaşlar, altını çiziyorum- bundan sonraki çıkacak faturanın bedeli de 5 000 000 YTL'ye doğru gidecek; çünkü, o kadar sıcakpara rahat ki, huzur bulmuş ki, dünyanın en büyük kazandığı rantiyeden kaçmak istemiyor.

HASAN ANĞI (Konya) - 5 trilyon eksik...

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Şimdi, 5 000 000... 2 000 000, şimdi, altı aylık fatura.

HASAN ANĞI (Konya) - 2 trilyon.

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Altı ay sonrasını, çıkardığımızda, bir hesabını yapalım; sıcakpara kaçmadığı müddetçe, ülkenin artan yüzde 8 faiz oranıyla da beraber Hazineye katkısını, hesabını katın, kaç milyon YTL eder? Öyle küçümsemeyin, işinize geldiği zaman...

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Detaylara giriyorsun, vakit doldurmak için uğraşma.

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Biz, rakamlan... Ben bir ekonomist değilim; ama...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Çok teknik konuşuyorsun, arkadaşlar anlayamıyor.

BAŞKAN - Sayın Güler, buyurun; konuşmanızı tamamlayınız.

ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Tıbbiyeye girerken matematik sormuyorlar mı?!

HÜSEYİN GÜLER (Devamla) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Tabiî ki, bu ülkede, çok basit çarpma, toplama, çıkarmayı bilen her yurttaş, duyarlı bir yurttaş, bu hesabın faturalarının nasıl ödeyeceğini herkes biliyor. Ekstralar çok pahalıdır, bu da ekstradır. Temennimiz, ülkenin daha büyük bedeller ödememesi ve bu doğrultuda, attığınız bu adımın da yarınlarda daha farklı bedellerle karşımıza gelmesini dilemiyoruz.

Halkımızın, bu atılan adımı gözardı etmeyeceğini bilmenizi istiyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin). “193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s1215)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-27-193-sayili-gelir-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanu-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c125/b120/tbmm221251200114.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
