# Terörle mücadele kanunun bazı mad. değişiklik yapılması hakkında (s.s.1222)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2006
- **Gündem:** TERÖRLE MÜCADELE KANUNUN BAZI MAD. DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1222)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220055.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-29-terorle-mucadele-kanunun-bazi-mad-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s

> Hüseyin Güler (Anavatan Partisi), 29 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNUN BAZI MAD. DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1222)); konuşma 780 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; Terörle Mücadele Kanununun 2 nci maddesi üzerine Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Böyle hassas bir kanun üzerinde yorum yaparken, bu toplumun kamplaşmasına ve kutuplaşmasına hizmet etmeden, sağduyu ve soğukkanlı bir şekilde bu kanunun yapılanmasında fayda var diye düşünüyoruz. Tabiî ki, Sayın Bakanı dinledikten sonra, hâlâ kafamızda soru işaretleri var. Biz, Anavatan olarak, kanun üzerinde, gerek Grup Başkanvekilim ve diğer sözcü arkadaşlarımız, üzerlerine düşen mesajları verdi; ama, Sayın Bakanı dinledim, ama, AKP'nin duyarsızlığını gördükçe de, burada hayretle karşılıyoruz. Bu kadar hassas, gerginlik yaratılan bir kanun üzerinde bu kadar duyarsız kalmasına da anlam vermekte zorlanıyoruz.

Evet, terörün her türlüsüne, gerek etnik gerek dinsel veya hangi kimlik ve sıfatla olursa olsun karşısındayız. Tabiî, terör bir derecede sonuç gibi algılanabilir. Bu toplum çok acılar çekti. Temennimiz, bu kanun çıkarken sağduyu ve soğukkanlı anlayışın bu Türk toplumu üzerinde hâkim olmasını bekliyoruz. Hassas konular tartışılırken kaş yapalım derken göz çıkarmayalım ya da ateşe benzinle gitmeyelim.

Bu toplum uzun yıllardır terör sıkıntısıyla baş başa; yani, bunu sıfatlandırmaktan... Ama, bunun en büyük bedelini hem canıyla, Türk Halkı, hem de maddî varlığıyla da faturalar ödenmeye devam etmekte.

Peki, bunlar çözümleniyor mu; değil, sadece bastırılıyor. Bastırmak bir çözüm mü; kısmen bir çözüm; ama, bir süre sonra, o güç mekanizması ortadan kalktıktan sonra tekrar hortluyor.

Bizim, burada, işin analizini yaparken sosyoekonomik ve kültürel değerlerle birlikte analiz etmekte fayda var; aksi takdirde, büyük bedelleri ödemeye devam ederiz. Biz, Türk toplumu hoşgörü, saygı... Hoşgörü ve saygıya evet, tavize asla. Bu ince anlayış içerisinde Türk toplumunu kucaklayan, tüm değerlerini okşayan, maddî, manevî, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan bir anlayış içerisinde tartmakta fayda var.

Gönül istiyor, yürek istiyor, hepimiz bu sıkıntılara son verilmesi... Artık şehitlerimiz olmasın, artık analar ağlamasın, artık Türk Milleti bedel ödemesin; ama, bunun karşısında, eğer, biz siyasal duruşumuzu çözümden yana, sağduyudan yana kullanmadığınız müddetçe de, sadece birilerinin ekmeğine yağ sürülür. Etki-tepki, gerginlik, bu, topluma sadece zarar verir.

Bizim, burada, altını çizmemiz gereken değerlerden biri bu. Özellikle, ben, kendim, Mersin yöresinden, yüzde 70'i göç olan bir toplumun, bir ilin bir temsilcisi olarak, hoşgörünün ve anlayışın olduğu bir adresten aranızdayız. Bu vesileyle, Mersin'deki hoşgörü ve sağduyunun temel göstergesi barışa katkı.

Zaman zaman çıkan bir olumsuzluk, maalesef, Türkiye'yi sarsmakta. Aslında toplum sürekli cinnet safhasında, en ufak bir olguyu kıvılcım olarak algılayıp ve toplum psikolojisinde maalesef linçe varan bir anlayış hâkim. Bizi bu terör konusunda son derece soğukkanlı ve bu kanun... Tabiî ki, temennimiz bu terörün bitmesi ve acıların son bulması; ama, aksayan yönlerin çok ciddî anlamda tartılması gerekiyor; çünkü, uluslararası, artık, evrensel boyutla olayı algılamak lazım. İnsan haklarından asla taviz vermeden, hoşgörü ve gelenek, göreneklerden asla taviz vermeden; ama, terörle de mücadeleyi en iyi şekilde yapmak. Bu, işte, dengeler unsuru; ama, dört yılda varılan sonuç maalesef her geçen gün artan acılar olarak karşımıza geldi. Bir dönem, AKP İktidarından önce baskılanmış bir terör olayları bugün maalesef artmaya devam etti; ama, yine de her şeye rağmen tüm toplumu kucaklayacak mesajların verilmesinde fayda vardır diye düşünüyorum ve bu terörün sorununun sadece bir yargı veya sadece bir emniyetin çözüm unsurunun tek faktör olmadığını, bununla beraber toplumun değerlerini ve özellikle, ekonomik, eğitim ve kültürel alanda toplum barışını kucaklayacak bir anlayışla harmanlanmasını bekliyoruz; aksi takdirde kanun tek başına yeterli kalmayacaktır ve bu kanunla da, mücadelede istenilen düzeyde sonuç alınmayacaktır. Bugün, ülkedeki yaşadığımız sürece baktığımızda kimliklerin kurcalanması, kimliklerin... Tabiî ki herkesin bir alt kimliği de olabilir; ama, bir üst kimliği vardır ve Türkiyeli olmaktan, Türk olmaktan... Ve bu değerlere üniter yapı ve sistemi içerisinde, bir bütünlük içinde bakmakta fayda vardır. Bizim bugün ulusal değerlerimizi öne çıkaracak ve paydaş diyeceğimiz, duygudaş diyeceğimiz bir anlayışın hâkim kılınması gerekir. Aksi takdirde kangrenleşen süreç içerisinde birileri siyasal rantını çok çabuk almaya hazır; ama, Türk Milletinin üzerinde, Türk Halkını oluşturan tüm birimleriyle, halklarıyla beraber bunu kurcalamak ve kaşımak sadece bu topluma zarar verir. Bu süreci iyi değerlendirmek lazım. Ciddî anlamda toplumsal barışı öne çıkaracak bir siyasal iradenin ve duruşun öne çıkması gerekir. Burada en önemli unsur, burada Meclis iradesinin bu konudaki hassasiyetini, dozunu çok iyi ayarlaması lazım; verdiği her mesajda toplumu öne çıkaran, tüm değerlerine saygı duyan ve toplum barışım kucaklayacak ve toplumu kucaklayacak bir anlayışın, mesajın çıkmasını yürekten istiyoruz.

Teknik bir konu, hassas bir konu. Bu konuda, tabiî ki, AKP, tüm sevabıyla günahıyla bunu kendi birikimi sonucu Meclis gündemine getirdi. Meclis iradesi, tamamiyle AKP'nin kendi inisiyatifi dahilinde. Ne konuşurlarsa, onlar konuşuluyor.

Böyle bir hassas konu üzerinde gerek komisyon ve gerek uluslararası bir alanda, ülkemin insan haklan ölçeğinden asla taviz vermeden, terörle mücadelenin başanya ulaşmasını bekliyoruz. Toplumun bir an önce huzura kavuşmasını diliyor, temennimiz, bu kanunun topluma hayırlı ve uğurlu olmasını bekliyor, bir an önce bansın, huzurun temel oluşturması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin). “Terörle mücadele kanunun bazı mad. değişiklik yapılması hakkında (s.s.1222)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-29-terorle-mucadele-kanunun-bazi-mad-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220055.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
