# Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmühde kararnamelere eklenmesi ve bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s 1210)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim
- **Tarih:** 30 Haziran 2006
- **Gündem:** BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜHDE KARARNAMELERE EKLENMESİ VE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S 1210)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b123/tbmm221261230300.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-30-butce-kanunlarinda-yer-alan-bazi-hukumlerin-ilgili-kanun-ve-kanun-hukm

> Hüseyin Güler (Anavatan Partisi), 30 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜTÇE KANUNLARINDA YER ALAN BAZI HÜKÜMLERİN İLGİLİ KANUN VE KANUN HÜKMÜHDE KARARNAMELERE EKLENMESİ VE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S 1210)); konuşma 1.086 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; AKP Grubunun vermiş olduğu önergenin aleyhine söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce AKP Grup Başkanvekili Sayın Eyüp Fatsa'yı dinleyince hayretler içerisinde kaldım; diyor ya "açıkta mısınız, aç mısınız, sefil misiniz? Milletvekili olarak bu süreç içerisinde katkınız olur. Mum ışığı da artık yok, teknoloji gelişti..." Buradan sormak istiyorum, arkamızda bir söz var: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Baktığımızda, siz, çalışmayı, allahaşkına, sadece "kabul edenler... Etmeyenler" olarak mı algılıyorsunuz?! Bu kanunların içerisinde neler olacağını, bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmayacağını benden iyi biliyorsunuz. Kanunlara bakıyoruz; tartışılacak... Peki bu tartışılmanın esprisine bakıyoruz, milletvekilline verilen imkânlann hepsi belli; 6 metrekare bir oda, bir danışman bir de sekreterya. Zaten angaryalar içerisinde kaybolmuş gitmişiz. Ama, sizler ise burada çalışmayı, yoğunluk içerisinde, fabrikadan farklı olmayan, verilen, sadece ta- limatmış gibi görünen, sadece talepleri yerine getirmek... Bir kanun, milyonlarca kişinin ve en az on yıl, onbeş yılın bir sürecini organize etmesidir. Bu Meclisin iradesi, tamamiyle sizin egemenliğiniz altında. Ne oluyor; günübirlik, sadece tesadüfen, 48 saat dahi dolmadan... Biraz önce "gruplar tartışıyor" diyor. Burası grup değil, burası Meclis Genel Kurulu. Eğer, milletvekili olarak bu kanuna katkıda bulunmak istiyorsak, önce bilgi sahibi olmak zorundayız; ama, gördüğüm kadar, kabataslak bakıp... Parti politikası olarak, zaten Anavatanın temel anlayışı, yapıcı olmaktır, katkıda bulunmaktır; ama, gördüğüm kadar, bu Meclisin Genel Kurulunun 1 Temmuzda yasal süreci olarak tatile de gireceği belli. Ne kadar da tatil yaptığımız da belli. Biz, tatile değil, daha çok vatandaşla buluşmaya... Bir hafta on gün kendimize zaman ayırabilirsek amenna diyeceğiz. Peki, böyle bir süreçte, bu kanunları ne kadar sağlıklı tartışabileceğiz. Gelin... Anavatan Grubu olarak zaten önerimizi reddettiniz, muhalefetin yapıcı bir boyutuyla önerilerine asla kulak vermediniz, vermemeye de niyetiniz var.

Kanunlar içerisine baktığımızda -hayat detaylardan ibaret, şeytan da detaylardan ibaret- içerisinde neler çıkacak, kimlere ne söz verdiniz onu bilemiyorum; ama, bu kanunu, en azından, benim bir yurttaş olarak, bir milletvekili olarak bu kanun hakkında bilgi sahibi olmam gerekiyor ve burada da, milletvekili olarak dinlemeye niyetiniz yok, bari kamuoyu dinlesin. Neler tartışılıyor; bu kanunda detaylar nelerdir; iktidar ne düşünüyor, muhalefet ne düşünüyor; uzlaşı kültürü mü hâkim ve bu süreçle ilgili hepimizin yapması gereken şey halkı aydınlatmak. Ama, herhalde sizler, çoğunluk sürecinde, ne olsa "kabul edenler... Etmeyenlef'le geçer.

Ben, içime sindiremiyorum arkadaşlar. Ben, bilgi sahibi olmak istiyorum bu kanunlar hakkında. Bir milletvekili olarak, bir halkın temsilcisi olarak bunu eleştirebilmeliyim, sorgulayabilmeliyim, bilgi sahibi olabilmeliyim ve katkıda bulunmalıyım. Zaten, doğru şeylerde hep beraber olduk. Her türlü kanun teklifinde, Anavatan olarak yapıcı desteğimizi sunduk, sunmaya da devam ediyoruz.

Biraz önce bir öneride bulunduk; 15 Temmuza kadar normal, rutin süreç içerisinde çıkması gereken kanunlar için bu katkıda bulunmaya hazırız. 1 Ekim olarak, çalışma koşullarının, hangi koşullar içerisinde yapılması gerektiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Genel Kurulun çalışma mesaisi ve koşullan, zaten burada gerek fiziksel olarak gerekse yoğunluk ve yorgunluk olarak elverişli değil. Ama, buna rağmen, sizin dinlemek ihtiyacınız olmayabilir; ama, başta vatandaşımız, yurttaşlarımız ve bizler, bu konuda, her kanun çıkarken net bilgi sahibi olabilmeli.

Peki, kaç kanun çıktı, kaçı Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderildi, kaçı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi? Bunlar, aslında, hepsi, sevabıyla günahıyla sizlerin. Meclis Genel Kurulunun, özellikle çalışması, verimli olabilmesi için, bütün inisiyatif sizde olmasına rağmen, daha çok, göç yolunda düzülür mantığı hâkim. Ne olacak, birilerinin teklifi doğrultusunda, bu yasalar, sanki, fabrika usulü, teklif usulü çıkarılmaya özen gösteriliyor.

Evet, şurada kanunlara baktıkça, bu, halkıma faydalı olup olmayacağı konusunda tereddütler geçiriyorum; çünkü, dört yıllık bir Meclis iradesi ve yürütme olarak da AKP İktidarına baktığımızda, her defasında altını çizdik, kayıp yıllan... Bunu, halka yapmaya hakkınız yok ve böyle bir dönem içerisinde de, buranın, Genel Kurulun içeriğine uygun, verimli, üretken, tartışılabilir bir ortam yaratılması gerekir. Ha, kanunlar tartışılmasın diyorsunuz -zaten öyle de geçiyor- geçsin diyorsunuz, ne olacak, Cumhurbaşkanı iptal ederse, biz bir daha çıkarırız diyorsunuz, ne de olsa, tek başımıza, siyaseten iktidanz, bu toplum bize böyle bir yetki verdi diyorsunuz. Uzlaşı kültüründen yoksun ve tartışılmaz bir anlayış içerisinde bu kanunlar teker teker geçiyor. Keşke biz yanılmış olsak da, çıkan kanunlar halkımızın yaranna birer veri olarak algılansa.

Bugün, önümüzdeki iki günlük, bugün, işte, hiç tartışmayın, bazen uzlaşı olarak algıladığımız, ya ne olacak, az konuşun, çıksın gibi... Bu, Tüzüğün vermiş olduğu yasal bir hak. Aslında bunu suiistimal için de kullanmıyoruz. Hep, eleştirdiğimizde, yapıcı bir boyutta, kanunun aksayan yönlerini tüm kamuoyunun gözü önünde tartışıyoruz; ama, buna karşın, AKP Grubu, elinden geldiği kadar, tartışılmamasından yana. Bilemiyorum tabiî... Tartışıldığı müddetçe, bu topluma fayda çıkar diye düşünüyoruz. Tabiî ki, bu kanunlara bakarken, gerek lojistik destek olarak gerekse Meclisin imkânları doğrultusunda baktığımızda, çok da olağanüstü koşullarla donatılmış değiliz. Bugün, verilen imkânlar doğrultusunda, her gün, günübirlik aldığımız kanunlar üzerine yorum getirebilmek maalesef mümkün değil; ama, bunun karşılığında, yine de olağanüstü bir özveriyle çalışarak, bu kanunun daha sağlıklı şekilde çıkmasını yürekten istiyoruz.

Bu çalışma mesaisiyle kanunları çıkarmış olabilirsiniz. On gün sonra veya onbeş günlük, Sayın Cumhurbaşkanının izleme ve sonra da tekrar Meclise geri gönderirse, siz o zaman ne yapacaksınız?! Meclisi olağanüstü tekrar çağıracak mısınız?! Bu kadar, kanunlan çıkarırken, ülkede hukukun üstünlüğünü ve güçler dengesini gözardı etmeyin. Eğer bu kanunlar çok elzemse, sağlıklı bir şekilde çıkmasını istiyorsak, muhalefetiyle, iktidarıyla, hep beraber, uzlaşı kültürünün hâkim olduğu. .. Bizim eleştirdiğimiz noktalarda, şu ana kadar, hiçbir zaman bir katkınız olmadı, çok masum önergeler dahil olmak üzere, hiçbir şekilde kabul etmediniz; ama, sizden gelen önergelere de zaman zaman katılmadınız. Ama, buna rağmen de bütün yasama yılının, ifade ettiğimiz gibi, sevabı da günahı da sizlerin. Ama, bakıyoruz, bu yasama dönemi belli. Bu kadar günübirlik, lütfen, kanunlar çıkmaz. Eğer, kanunların bu ülkenin hayrına işlemesini istiyorsak, faydasına olabilmesi için yapmamız gereken şey, muhalefetin önergesine kulak verin diyeceğim; o da iş işten geçti. Bugün, yarın çalışacaksınız, çalışacağız, ne olacak; takır takır kanunlar çıkmış olacak. Seri üretimde hata payı daha yüksektir. Burası, sadece, verilen teklifler üzerine veya kanun metni veya yasa tasarısı üzerine... Altını çiziyoruz, burası fabrikasyon değil. Ülkenin rahat ve ulaşılabilir ve rutin bir hayata geçmesi için yapılması gereken kanun, bu kadar sık sık çıkmaz; ama, bu konuda AKP İktidarının yapmış olduğu, Meclisin iradesine maalesef yürütme ipotek koymuştur.

Yürütme, her vesilesiyle yasamanın üzerinde etkisini hissettirmiştir. Arkadaşlarla bire bir, kulislerde oturup sohbet ettiğimizde "haklısınız" demelerine karşın, buradaki grup psikoloj isiyle, sadece Hükümetin tasarısına veya milletvekillerine imzalattırılan kanun tasarıları üzerine onay verdiniz. Sorgulamadınız, tartışmadınız ve benim genel anlamdaki bakış açım ve Anavatan olarak da bakış açımız, ülkenin menfaatına, ülkenin yararına olmamıştır.

Tabiî ki, yine çoğunluğunuzun vermiş olduğu sayıya istinaden -sayısal rakam diyorum- kabul edeceksiniz bu kendi önergenizi ve bizler de, tabiî ki, İçtüzüğün vermiş olduğu tüm haklarımızı kullanarak, kamuoyunun aydınlatılması ve bilinçlendirilmesi için, kanun tasarısının aksayan yönlerini kamuoyuyla paylaşmak için Anavatan olarak yapıcı muhalefet yapmaya devam edeceğiz.

Burada hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Güler (Anavatan Partisi, Mersin). “Bütçe kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili kanun ve kanun hükmühde kararnamelere eklenmesi ve bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s 1210)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2006-06-30-butce-kanunlarinda-yer-alan-bazi-hukumlerin-ilgili-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b123/tbmm221261230300.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
