# 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Kaçmaz (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 14 Aralık 2019
- **Gündem:** 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83578
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kacmaz-27-2019-12-14-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo

> Hüseyin Kaçmaz (Halkların Demokratik Partisi), 14 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 701 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA HÜSEYİN KAÇMAZ (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, evet, Mecliste bütçe görüşülüyor. Aynı zamanda, bugün, 14 Aralık 2015 tarihinde Şırnak’ın Silopi ve Cizre ilçelerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının yıl dönümü. Bugün, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin de raporunda açıkça belirttiği üzere kıyamet benzeri bir tablonun yaşandığı bu tarihî dönemin başlangıcıydı.

14 Aralıkta yasaklar başladığında, sabah saatlerinde hoparlörlerden anonslar yapılmaya başlandı ve halkın huzuru, can ve mal güvenliği için sokağa çıkma yasağı ilan edildiği belirtildi. Ancak ilan edilen bu yasak, maalesef ki birçok sivil yurttaşımızın canını, malını ve huzurunu bir ömür boyu alıp götürdü.

Bu dönemde, 14 Aralıktan önce tabii, 4 Eylülde de Cizre’de sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti ve 22 sivil yurttaş hayatını kaybetmişti. Bunlardan birisi de birçoğunuzun belki bildiği üzere 10 yaşındaki Cemile Çağırga’ydı. Cemile, kapısının önünde vuruldu, onu almaya çalışan annesi ve amcası da tarandı. Cemile’nin cenazesi üç gün boyunca derin dondurucuda saklanmak zorunda kalındı çünkü çatışmalar devam ediyordu, cenazeyi defnedemediler.

Tabii, o dönemde de yine yandaş medyada hemen “Teröristler yaptı.” diye haberler yapıldı ancak Cemile’nin annesi ve diğer aile bireyleri kurşunun nereden geldiğini çok net bir şekilde görebilmişlerdi. Zırhlı araçlardan geldiğini ve bu kurşunlarla Cemile’nin hayatını kaybettiğini belirtmişlerdi. O dönem Başbakan olan Davutoğlu’nun “Cizre’de sivil kayıp yok.” sözüne karşı ailesi “Başbakan, Cumhurbaşkanı gelip kızımı görsünler, o küçük çocuk nasıl terörist?” diye sordu. Cemile’yle birlikte onlarca sivil yurttaş hayatını kaybetti. Bu yaşanılan acının bir tarifini de babasının bir gazeteciye verdiği cevapta çok net bir şekilde hissedebiliyorduk. Baba Ramazan Çağırga kendisine “Kaç yaşındasınız?” diye soran gazeteciye “53 yaşındayım ancak ‘İki yüz yıllık acı yaşadı.’ diye yazabilirsiniz.” ifadesinde bulunmuştu. Çünkü baba Ramazan Çağırga, ilk defa bir çocuğunu kaybetmiyordu, 90’lı dönemlerde köyündeyken evine isabet eden havan mermisiyle birlikte ailesinden 7 kişiyi daha kaybetmişti. Maalesef ki Kürt’ün makûs talihi, makûs kaderi Cizre’de yine gelip bu sefer Cemile Çağırga’yı bulmuştu.

Yine, Cizre’de üç aylık Miray bebek vardı. Miray bebek evinde keskin nişancıların ateşiyle yanağından yaralanmıştı, ailesi öldüğünü zannetti ama beş dakika sonra ağlayınca yaşadığını fark edip ambulans istediler. 155’le iletişim hâlinde ambulans istediklerinde, ellerinde beyaz bayrakla dışarı çıkmalarına rağmen, maalesef ki yine tarandılar ve bu sefer Miray bebek hayatını kaybetti. Miray bebek daha 3 aylıktı, fotoğrafı şu. O dönemde de hâlâ “Sivil kayıp yok.” deniyordu, demek ki Miray bebek de terörist olarak kabul ediliyordu.

Ve yine, Beytüşşebap’ta, 94’te, evine yapılan havan mermisi atışından dolayı ailesini alıp Cizre’ye gelen -90’lı yıllarda- 74 yaşındaki gariban, yoksul Mehmet amca da evde yiyecek bir şey kalmayınca -yasağın ilerleyen günlerinde- dışarı çıkıp yiyecek bir şeyler bulmak istemişti ama maalesef ki onun dediği gibi olmadı. Ailesi her ne kadar “Çıkma, tehlikelidir.” dediyse de “Ben yaşlıyım, kimse bir şey yapmaz.” dedi. Ama maalesef ki Mehmet amca da başından vurularak katledildi, cenazesi bir gün boyunca yerde kaldı.

Ve yine, Silopi’de de benzer acılar yaşandı. Silopi’de -birçoğunuzun yine bildiği üzere- Taybet İnan, 57 yaşındaki 11 çocuk annesi Taybet İnan komşusunun evinden dönerken taranarak katledildi; onu kurtarmaya çalışan kaynı vurularak katledildi; onları, yaralıları kurtarmaya çalışan eşi de yaralandı. Bu cenaze bu şekilde -Taybet İnan’ın cenazesi- yedi gün yedi gece sokakta kaldı. Dünyanın birçok yerinde, tarihte birçok kez, savaşlar, katliamlar, acılar yaşandı ama hiçbir zaman bir cenaze yedi gün yedi gece dışarıda bırakılmadı. O dönem ben de Silopi’deydim, gerek mülki amirlerle gerek başsavcıyla sürekli iletişim hâlindeydik. Bu cenazenin kaldırılması ve dinî vecibelerinin yerine getirilerek ailenin bu acısının sonlandırılması için elimizden gelen gayreti sarf etmemize rağmen, bir türlü bu cenazeyi alamadık ve yedi gün yedi gece bu cenazeler buradaydı, sokakta kaldı. Daha önce de okudum buradan. Oğlunun, annesinin bu durumuna ilişkin bazı ifadeleri vardı: “Biz sevgi nedir, hiç dile getirmezdik ama bir sarılması vardı, dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi. Annem tam tamına yedi gün sokakta kaldı; hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye. O orada yattı, biz 150 metre ötesinde öldük.”

Hepimizin annesi var, değil mi? Belki, bazılarımızın anneleri hayatlarını kaybetmişlerdir ama anne sevgisi farklıdır arkadaşlar. Bu aile, bu çocuk yedi gün yedi gece, annesinin cenazesine 150 metre ötede, kuşlar konmasın, köpekler gelip cenazesini parçalamasın diye beklemek zorunda kaldı. Kürt meselesi tam da budur.

SALİH CORA (Trabzon) – Cesedin altına bomba yerleştirildi.

HÜSEYİN KAÇMAZ (Devamla) – Lütfen Sayın Cora, lütfen...

SALİH CORA (Trabzon) – Bomba yerleştirildi cesedin altına.

HÜSEYİN KAÇMAZ (Devamla) – Taybet İnan mı bomba yerleştirdi?

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Kaçmaz (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kacmaz-27-2019-12-14-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83578

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
