# 2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Kansu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kansu-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak

> Hüseyin Kansu (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 1.116 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN KANSU (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2005 Malî Yılı Bütçe Yasa Tasarısı çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kuruluşundan beri, dışpolitikada değişen bölgesel ve küresel şartlar karşısında yeni döneme uygun yeni hedefler, yeni öncelikler belirleme vizyonunu önceleyen AK Parti, attığı tohumların meyvelerini, bugün, İktidar Partisi olarak, uluslararası arenada ülkemize kazandırdığı prestijli konumu olarak toplamaktadır.

Dışpolitikada başarı, takip edilen vizyon, strateji ve taktikle çok yakından ilgilidir. AK Parti Hükümeti, dışpolitikasında aktif, çok yönlü ve dinamik bir politika takip etmeyi kendisine prensip edinmiştir. Türkiye, son iki yıllık dönemde, içeride demokrasi ve insan hakları alanlarında reformlar gerçekleştirirken, dışarıda ise siyasî ve stratejik güç ve ağırlığını artırarak dünya jeopolitiğinde kilit ülke konumuna yükselmiştir. Klasikleşmiş, modası geçmiş uluslararası düşünceye dayalı bir dışpolitika yerine, insan merkezli, düşmanlığı ve çatışmayı değil barışı önceleyen ve bu barış yolunun da komşu ülkelerle iyi komşuluk ilişkilerinden geçtiğine inanan, modern, çağdaş bir dışpolitika anlayışıyla hareket etmektedir.

AK Parti denilince, gerek Avrupa'da gerek Amerika'da gerek Asya'da ve gerekse İslam dünyasında, akla, demokrasi, barış, istikrar ve dostluk gelmektedir; yani, AK Parti, insan merkezli politikalarıyla dünyada markalaşmış ve ülkemizi de İktidar Partisi olarak dünyada marka haline getirmiştir. Hükümetimizin bu politikalarının sonucu, ilk kez Türkiye'den bir ilim adamının İslam Konferansının Başkanlığına seçilmesi ve kırkbir yıllık tarihinde ilk kez Türkiye'nin Avrupa Birliği kilidini açması, AK Parti hükümetinin dışpolitikadaki planlı, kararlı ve çok yönlü politikaları sayesinde gerçekleşmiştir.

Hükümetimiz bununla da yetinmemiş, Rusya, Çin ve Hindistan gibi dünya siyasetinde ağırlıklı olan diğer devletlerle de münasebetlerimizi geliştirmeye çalışmıştır. Türkiye, ancak, doğuda siyasî ve stratejik etkinliğini artırdıktan sonra Batı dünyasında ağırlığını artırmış ve hüsnükabul görmüştür. Batı'nın Türkiye'ye yaklaşımı, daima stratejik olmuştur ve dolayısıyla, Türkiye, bu stratejik ufkunu koruduğu müddetçe, Batı'yla olan ilişkilerinde başarılı olacaktır; bu temel nokta hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; iktidarımızda, son iki yıl içerisinde dışpolitikamızda neler yaşandı? Yanıbaşımızda, uluslararası literatürde üçüncü milenyumun ilk büyük savaşı olarak geçen Irak savaşı patlak verdi. Herkes, planları en kötü senaryolar üzerine oturturken, yürüttüğümüz rasyonel, insancıl ve barışçıl politikalarla, hem kendimiz savaştan az etkilendik hem ekonomimiz az etkilendi hem de Irak'ta durumun daha da kötüleşmesini engelleme çalışmalarında ciddî katkılarda bulunduk. Savaş ülkesine komşu olmamıza rağmen, dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olma profili çizdik ve bunu da, ülkemize gelen turist sayısındaki artıştan rahatlıkla anlamak mümkündür. Irak politikasının ve geleceğinin şekillenmesinde güçlü bir aktör olduk ve olmaya da devam ediyoruz. İstikrarlı ve demokratik bir Irak için elimizden ne geliyorsa onu yapmak, tarihî, kültürel ve komşuluk görevimizdir.

Hükümetimiz, sadece Irak'la değil, bütün komşularımızla iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek, oldukça riskli ve istikrarsız olan bölgemizi bir barış ve istikrar bölgesi haline getirmek çabası içerisinde olmuştur. Bölgedeki inisiyatiflerin gelişmesinde baş aktör olarak rol almak, bölgesel bir güç olmanın gerekliliğidir. Bugünkü çalışmalarımız, bölgemizin barış ve refahının yükselmesi, çevremizin bir güvenlik toplumu halini alması, sorunlarımızın çatışma dışında kalan barışçıl yollarla çözümlenmesini sağlamak için yoğun bir çaba içinde olan, sadece bugünün değil yarının demokratik barışçıl ve istikrarlı ortamını oluşturmak için uğraşan bir anlayışın tezahürüdür.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hükümetimiz, dışpolitikamızı belirlerken, sadece bürokratik karar alma mekanizmalarını değil, toplumun istek ve arzularını da önceleyen, demokratik katılımı sağlamaya yönelik bir çaba içerisinde olmuştur. Sivil toplum kuruluşlarının da içinde aktif rol aldığı çağdaş bir anlayışla, başarılamayanları başarmanın sevinci içerisindeyiz. Düne kadar sadece bir hayal olarak görülen Avrupa Birliği tam üyeliği yolunda, geri dönüşü olmayan üyelik perspektifinin en önemli kilometre taşı olan müzakere tarihini almayı başardık bu yeni dışpolitika anlayışı sayesinde. Bugün, Kopenhag kriterlerini yerine getirmiş olan çağdaş ve demokratik bir ülke olarak, geleceğe daha güvenle ve daha az bilinmezlerle bakabiliyoruz. Artık, Türkiye ekonomisi ve demokrasisinin önü, tekrar tıkanmayacak şekilde açılmıştır. Türkiye'nin hedefi bellidir; ekonomik refahı ve demokratik standardını yükselterek Avrupa'nın seviyesini yakalamak. Bu hedefe ulaşmak, Türkiye'nin içte ve dışta göstereceği siyasî, stratejik ve ekonomik performansla yakından ilgili olacaktır. Kısacası, değişen dünya koşullarına uyumlu, insan merkezli, demokratik ve barışçıl bir dışpolitika anlayışıyla hareket etmek, oldukça çalkantılı geçen bir süreçten, ülkemizin istikrarlı bir sonuç elde etmesini sağlamıştır. Modern uluslararası anlayışta "kriz yönetiminden istikrar üretme" denilen bu politik sanatta başarılı bir sonuç alınmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bölgesel bir güç olarak, bölgemizin istikrarından sorumlu olduğumuz ve bunun, uluslararası sistemin ve tarihin bize yüklediği bir görev olduğunun farkında olduğumuz ve bu nedenle de bölgesel gelişmelere daha yakından bakmamız gerektiği inancındayım. Bu çerçevede, Irak'ta meydana gelen gelişmelere daha yakından ve insan merkezli bir perspektifle bakmakta yarar görüyorum.

Öncelikle, şu anda Irak'ta, uluslararası kamuoyu ve Iraklıların arzu etmediği çatışma, kargaşa, kaos ve savaş hali vardır. Bu durumun, çok daha önceden normale dönmesi bekleniyor ve planlanıyordu. Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki koalisyon güçleri ülkeye girdiğinde, özgürlük, demokrasi ve insan hakları vaat ediyordu. Ülkeyi, halkına karşı soykırım uygulayan, insana ve insanlık değerlerine karşı savaşan, bölgeyi ve ülkeyi savaş ve kaos ortamı haline getiren ve çağımızın en gaddar ve en zalim diktatörlerinden biri olan Saddam'ın baskıcı yönetiminden kurtarıp halka teslim etmeyi, demokrasi, barış ve istikrara temel olarak gösteriyordu; fakat, bugün gelinen nokta, hedeflenenden veya vaat edilenden çok uzakta, 100 000'i aşkın Iraklı hayatını kaybetti, 10'larca şehir ve kasaba yerle bir edildi.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Amerika Birleşik Devletleri güvenlik güçlerinin izlediği yol ve yöntem hatalarla doludur. Ülkeye istikrarı sadece askerî yöntemlerle getirmeye çalışmak, aslında, istikrar ve barıştan vazgeçmek demektir. Dünya basınına yansıyan uygulamalarda ve izlenen tavırlarda, kabul edilemeyecek derecede, insan haklarının çiğnendiği, insanlık onurunun zedelendiği ve insanlıkdışı muamelelere şahit oluyoruz. Bu durum, maalesef, insanlık adına ve bölge halkları adına utanç vericidir. Atılacak bütün adımlarda ve uygulanacak bütün politikalarda çok dikkatli olunmalı ve insan, merkeze alınmalıdır. İnsanlığından utandıracak şekilde, yerde yatan yaralı ve savunmasız bir insanı vurmaya iten psikoloji ve zihniyetin altında yatan gerçek nedir; sadece bireysel psikolojik bozukluklar mı; yoksa, güvenlik güçlerine verilen, karşındakini, yani ötekini insandışılaştırma propagandasının eyleme yansıması mıdır? Bunun dünyaya açıklanması, açıklığa kavuşturulması ve bu tip insanlıkdışı eylemlerin son bulması için yetkililerin olaya samimiyetle eğilmesi gerekmektedir; aksi takdirde, bugün olmasa da tarih bir gün mutlaka bunların hesabını soracaktır. Uluslararası sistemde barış ve istikrarı sağlamak büyük güçlerin temel vazifesidir. Tarih boyunca çağın lider devletleri, uluslararası istikrar ve barış için gerektiğinde kendi ulusal çıkarlarını bile feda etmişlerdir. Temennim, bugün, koalisyona liderlik eden ABD'nin de bu tarihî çizgiye kayması ve Irak'ta istikrarlı, demokratik ve barışçıl bir ortamın oluşmasına katkıda bulunmasıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; komşumuz Irak'ta yapılması planlanan seçimlerin zamanında ve dürüst bir şekilde yapılması titizlikle izlenmekte, Irak'ta demokratik bir yönetimle birlikte huzur ve istikrarın en kısa zamanda sağlanması Türkiye için büyük önem taşımaktadır. Türkiye, bunun için her türlü gayreti göstermeye de hazırdır.

Bundan birkaç gün önce şehit olan emniyet mensuplarımıza Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Sözlerimi bitirirken, AK Parti Hükümetinin, bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da, ekonomik, siyasî ve stratejik vizyon, plan ve projeleriyle, içte refah ve demokrasi, dışta da istikrar ve barış yürüyüşlerine devam edeceğine olan inancımı yineliyor, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları bütçelerinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Kansu (AK Parti, İstanbul). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kansu-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
