# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(dışişleri bak., tarım ve köy işleri bak.,tarım reformu genel müd.,köy hizmetleri gen.müd.) onikinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Kansu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(DIŞİŞLERİ BAK., TARIM VE KÖY İŞLERİ BAK.,TARIM REFORMU GENEL MÜD.,KÖY HİZMETLERİ GEN.MÜD.) ONİKİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kansu-22-2005-12-21-2006-merkezi-butce-kan-tas-disisleri-bak-tarim-ve-koy-isleri-bak-t

> Hüseyin Kansu (AK Parti), 21 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(DIŞİŞLERİ BAK., TARIM VE KÖY İŞLERİ BAK.,TARIM REFORMU GENEL MÜD.,KÖY HİZMETLERİ GEN.MÜD.) ONİKİNCİ TUR); konuşma 981 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN KANSU (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2006 yılı Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

İlkeleri, bugüne kadar aldığı kararları ve takip ettiği tutarlı uygulamalarıyla siyaset kültürümüze apayrı bir soluk katan AK Parti Hükümeti, aynı farklılığı ve dinamizmi dışsiyasete de yansıtmıştır.

Türkiye, jeostratejik konumunun ötesinde, tarihinden ve kültüründen aldığı enerjiyle, zengin nüfus ve işgücü potansiyeli, ekonomik ve sosyal istikrarı ve askerî gücüyle birlikte dış dünyadaki saygınlığına güç katmakta ve uluslararası çok düzeyli rekabette önemli bir avantaj kazanmaktadır. Bugüne kadar izlenen temel politikalar ve bunların içerdiği potansiyeller, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkemiz ve milletimiz için belki de yüzyılın en büyük perspektifini işaret etmektedir. İçpolitikadaki olumlu gelişmelerden aldığı ivmeyle dışpolitikamız bugün çok farklı ufuklara doğru yol almaktadır. Türkiye'nin gelişen ekonomisi ve her geçen gün iyileşen hayat standartları dışpolitikamızın elini rahatlatmakta ve dünya devletleri karşısındaki itibarımıza güç katmaktadır. İhracattaki rekor yükselme, enflasyon oranındaki tarihî düşüş, kamu açıklarındaki azalma, millî gelirdeki hızlı büyüme gibi olumlu ekonomik parametreler, eğitim, sağlık ve sosyal güvencedeki reformlarla, temel hak ve özgürlüklerdeki iyileşmeler, uluslararası platformlarda hepimiz için bir gurur kaynağı olmaktadır. Savunmacı ve edilgen bir durumdan üretken ve etkileyen bir konuma doğru hızla yol alan dışpolitikamız, siyasî ve bürokratik kadrolarıyla her zamankinden daha atılgan, kendine özgüveni sağlam, istikrarlı bir yapıda faaliyet göstermektedir. İzlenen başarılı politikalarla, ülkemiz, sahip olduğu stratejik avantajlarını en iyi şekilde değerlendirerek, dünya siyaset sahnesinde merkez ülke olduğunu kabul ettirmiştir.

Türkiye, milletler ailesi içerisindeki edilgen konumundan sıyrılarak, siyasî, ekonomik, sosyal, askerî, bilimsel birçok alanda belirleyici, etken bir ülke konumuna yükselmiş, bir çekim merkezi olmuştur. AK Parti İktidarı boyunca, evsahipliği yaptığımız birçok uluslararası zirve ve organizasyonlar, bu gerçeğin bir tescili mahiyetindedir. Dünyanın en büyük zirvesi olan NATO Zirvesi, İKÖ Toplantısı, OECD Bakanlar Konferansı ve Avrupa-Akdeniz Ticaret Bakanları Konferansı, dışpolitikadaki başarılarımızın bir ürünüdür.

Dışpolitikanın ilgi sahası, geçmişin dar kalıplarından sıyrılarak, tüm dünya sathına yayılmış ve potansiyel alanlarda yeni atılımlar gerçekleştirilmiştir. 2005 yılını Afrika yılı ilan eden hükümetimiz, nice zamandır kapalı olduğumuz bir coğrafyaya kapılarını açmış; bunun neticesinde, kıta ülkeleriyle her düzeyde ilişkilerimiz, öncesine göre, gelişmiştir. 12 Nisan 2005 tarihinde, Türkiye'ye, Afrika Birliğinde gözlemci statüsü verilmiştir. İlişkiler, güçlü ekonomik ve ticarî ilişkilerle desteklenmek suretiyle, daha kalıcı hale getirilmiştir. Hükümetimizin bu alanda azimli çabaları olumlu sonuçlar vermeye başlamış; Afrika ülkeleriyle ticaret hacmimiz, 2003 yılında 5,5 milyar dolardan, 2004 yılında, yüzde 40 dolayında artarak, 7,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hükümetimiz, izlediği değerler diplomasisiyle, küresel barışa büyük katkılar yapmış; her fırsatta, medeniyetlerarası işbirliğini ve uzlaşma kültürünü canlandırmış, uluslararası terörün önlenmesi yönünde ciddî atılımlar gerçekleştirmiştir. Nitekim, Sayın Başbakanımız ve İspanya Başbakanı, toplumlar arasında saygı ve diyaloğu artırmak amacıyla, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin himayesinde, "medeniyetler ittifakı" girişiminin ilk toplantısını 27 Kasım günü başlatmışlardır. Hükümetimizin girişimleri sayesinde, uluslararası metinlerde, Müslüman toplumlara karşı takınılan yanlı tutum terk edilmiş, İslam dini ile terör arasında kurulan önyargıya dayalı paralellikler izale edilmiştir.

Kırkbir yıl boyunca sürdürdüğümüz Avrupa Birliği üyeliği girişimi çok daha aktif bir şekilde devam ettirilmiş, gerçekleştirilen yapısal reformlar ve tam üyelik yolundaki kararlı uygulamalar sayesinde, 3 Ekim tarihinde tam üyelik müzakerelerine başlama kararı alınmıştır. En üst düzeyde uygulanan yoğun diplomasi ve kurumlar arasında oluşturulan etkin sinerjiyle, Avrupa Birliği nezdinde, ülkemizin kazanımları zenginleştirilmiş, çıkarlarımız sonuna kadar korunmuştur. Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizde yeni bir milat sayılabilecek 3 Ekim tarihiyle birlikte, Türkiye'nin artan siyasî öngörülebilirliğine, ekonomik ve sosyal istikrarına bağlı olarak ekonomik varlıklarımız değer kazanmış, dış yatırımlar ülkemize doğru yön değiştirmiştir. Bölgesel etkinliğimiz, alınan inisiyatiflerle gittikçe perçinlenmiş, ülkemizin, bölge barışı ve istikrarı için ne denli vazgeçilmez olduğu tüm dünyaya tescillendirilmiştir.

Daha, yakınlarda, komşumuz Irak'ta yaşayan Sünnî toplumun seçime katılmalarını temin yönünde olumlu sonuç veren girişimimiz, bunun apaçık bir göstergesidir. AK Parti İktidarının başlattığı "Irak'a Komşu Ülkeler Toplantıları" vesilesiyle, komşu ülkelerin liderleri, bugüne kadar, birçok kereler bir araya gelmiş ve kurulan platformlarda, dost ülke Irak'ın, siyasî, sosyal ve ekonomik istikrarı ve Irak Halkının refahı yönünde verimli çalışmalar yapılmıştır.

Gerçekleştirilen diplomatik münasebetler sonucu, ülkemiz, uluslararası barışı ve istikrarı koruma ve geliştirme vizyonuyla, küresel kuruluşlardaki etkinliğini ve temsilini günden güne artırmaktadır. Güvenlik Konseyinin, daha hızlı, etkin ve eşit temsile kavuşması doğrultusunda, Türkiye, 2009-2010 dönemi için, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki geçici üyeliğe adaylığını açıklamıştır. Yurt dışına vaki ziyaretlerde, her vesileyle, ülkemizin adaylığı için dış dünyadan destek istenmekte, bunun sonucu olarak da, Konseyde temsil edilme şansımız her geçen gün artmaktadır. Tüm bunlara ilave olarak, 2004 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen İslam Konferansı Örgütü Zirvesinde, Genel Sekreterlik görevine, ilk kez bir Türk bilim adamı seçilmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye'nin çözüm odaklı yaklaşımları sayesinde Kıbrıs'ın geçmişe dayanan dünyadaki olumsuz imajı ortadan kalkmış, yerine, izolasyonlardan arınan, dış dünyayla bütünleşen bir Kıbrıs gelmiştir. Nisan 2004'teki referandum sonrası gelişen olumlu havada, her şeyden önce, Kıbrıs Türkleri siyasî tecritten kurtulmuş, cumhurbaşkanlığı düzeyinde ABD ve İngiltere gibi devletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar tarafından resmen davet edilir olmuştur.

Dış dünyaya gönderilen olumlu sinyallerle Kıbrıs, ekonomik açıdan önemli mesafeler katetmiş, ülkesi ve halkıyla sosyal ve ekonomik bakımdan kalkınmaya başlamıştır.

Kaydedilen bütün dışpolitika başarıları, hükümetimizin aktif risk alan, inisiyatif üstlenen siyaset anlayışının bir sonucudur. Hükümetimizin dışpolitikadaki samimî tavrı muhataplarımızda akis bulmuş, kurulan ilişkiler ülkemizin kalkınmasına, refahına çok müspet katkılar yapmıştır. Rekor düzeyde artan ihracatımız ve Türkiye'ye son yıllarda yönelen dış yatırımlar bunun apaçık göstergesi olmuştur.

Dünyadaki küresel gelişmeler ülkemize yeni sorumluluk ve fırsat alanları oluşturmaktadır. Özellikle tarihî ve kültürel bakımdan yüzyıllardır ilişkilerimizin sürdüğü Ortadoğu ve Balkan coğrafyasında cereyan eden hızlı siyasî dönüşümler, yakın gelecekte ülkemizi ve halkımızı derinden etkilemesi muhtemel gelişmelerdir.

Soğuksavaş sonrası dönemin yeniden yapılanma çıkmazlarıyla karşı karşıya olan Balkanlarda bir dizi anayasal hareketlilik gözlenmektedir. Örneğin, savaş yaralarını sarmaya çalışan dost ülke Bosna-Hersek, karmaşık anayasal yapısından kurtularak, yeni bir anayasayla, tam yasama ve yürütme yetkilerine sahip tek bir ulusal parlamentonun ve merkez hükümetin oluşturulmasını hedeflemektedir. Bosna-Hersek ile istikrar ve katılım müzakerelerini başlatma niyetini ortaya koyan Avrupa Birliği ile ABD'nin destek verdiği bu anayasal çalışmaya Türkiye'nin de destek vermesini Bosnalı yetkililer beklemektedir. Bu nevi girişimlere vereceği destek ve alacağı inisiyatifler, Türkiye'nin vizyonuna ve uluslararası çıkarlarına hizmet edecektir.

Bu düşüncelerle, Dışişleri ve Tarım Bakanlığı bütçelerinin hayırlı olmasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Kansu (AK Parti, İstanbul). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(dışişleri bak., tarım ve köy işleri bak.,tarım reformu genel müd.,köy hizmetleri gen.müd.) onikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kansu-22-2005-12-21-2006-merkezi-butce-kan-tas-disisleri-bak-tarim-ve-koy-isleri-bak-t (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
