# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Özcan (Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi

> Hüseyin Özcan, 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 2006 bütçesinin, merkezî yönetim bütçesinin 14 üncü maddesi hakkında, Anavatan Grubu olarak söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti ve saygıdeğer halkımızı, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, dün, tatsız olaylar oldu. Bizler üzüldük. Bizim bu Meclisimize yakışmadı. Baktık, bir arkadaşımız, konuştuktan sonra, koşarak, muhalefet sıralarına doğru, sanki, insanları öldürür bir şekilde gelmelerini yadırgadım doğrusu; bunlar, bu Meclise uygun değil. Demokrasi, herkes için lazım. Çoğunluk olduk diye, biz her şeyi yaparız mantığı değildir; herkese eşit mesafede olmalı; hukukun üstünlüğünü savunuyorsak, herkesin hukukuna, özgürlüğüne de saygılı olmak zorundayız.

Değerli arkadaşlar, bizler Anavatana geçtikten sonra, AKP sıralarından, ikide bir, bizlere, söz atıyor bazı arkadaşlar; söz atmada kadrolu arkadaşlar. Biz, elbette, siyasî partilerin varlığına inanan… Herkes, düşüncesinde de, her siyasî partiye gidebilir. Ben, şahıs olarak, vicdanen rahatım, seçmenimle de bu konuyu paylaşarak geldim.

Değerli arkadaşlar, benim, hiç kimseye ödünüm yok. Ben bir fakir çocuğuyum; dört kardeşimi ben okuduğum için okutamayan bir aileden geliyorum ve dayımın yanında altı yıl, liseyi bitirdim, simit dahi yiyemez durumdayken, babamın tesadüfen Almanya'ya gitmesi, benim üniversite yolumu açtı ve hiçbir devlet kurumundan, ne benim ne de eşimin ailesi -ki, hepsi de hemen hemen yurt dışında işçi olarak, emekçi olarak çalışır- hiçbir zaman, parasal ilişkisi, ihale ilişkisi, herhangi bir yakınlığı olmamıştır ve devletimize de her zaman vergi vermeye de hazır bir militan olarak bulunuyoruz.

Değerli arkadaşlar, elbette ki, parti içerisinde, neden Cumhuriyet Halk Partisinden… Cumhuriyet Halk Partisi, cumhuriyeti kuran parti ve bütün partiler, dikkat ederseniz, Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılmışlardır. Herkesin, geçmişte, ailesi, çocuğu, dedesi Cumhuriyet Halk Partisinden gelmiştir. Cumhuriyet Halk Partisinin değerlerine her zaman saygılıyım, saygılı olmaya da devam edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi cumhuriyetin değerlerine sahip olduğu için saygılıyım. Yönetimle ilişkilerimizde farklı demokrasi, parti içi demokrasi konusunda çelişkilere düştüğümüz için ayrıldık; bundan daha doğal bir şey olabilir mi?! Bunu, ikide bir, arkadaşlarımız, AKP sıralarından bazı arkadaşlarımızın, bunu ikide bir gündeme getirmesini yadırgıyorum.

Değerli arkadaşlar, biz, ne için geldiğimizi… Çünkü, çok şeyler atlattı ülke; 12 Eylülleri, 12 Martları atlattı. Sonuçta ne oldu; bu ölen çocuklar, sağı da solu da bizim çocuklarımız değil mi?! Bu çocuklar neden birbirine şey yaptı; hepsi de vatanını seviyordu; ama, biz, bu vatanını seven çocukları, o dönemlerde, yollar aşınmazdır mantığıyla değil, bu insanları çağırıp uzlaştırmanın yollarını aramak zorundaydık; bu yapılmadı ve Türkiye bu noktaya geldiyse ve bu faturaları hep birlikte sağıyla, soluyla ödemiyor muyuz?! Elbette ki, bu kadar ağır olmamalıydı. Bu ölen çocukların aileleri acılarıyla baş başa kaldı. Tekrar böyle acılar olmasın düşüncesindeyim.

Değerli arkadaşlar, bizi, bazı arkadaşlarımız, parti değiştirdi diye dün burada da suçladı. Biz, bu amaçla, herkesi sevmek; sağı solu değil, merkezde insanı kucaklayan, herkesi kucaklayan bir yapı içerisinde olmamız için Anavatanı seçtik. Artık, siyaseti gererek bir yere varılmıyor ve germek isteyenler de siyasî rant peşinde koşanlardır. Bunlara, inanıyoruz ki, Türkiye Halkı geçit vermeyecektir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'yi, Sayın Maliye Bakanımız toz pembe gösteriyor. Memurların durumu belli, işçilerin belli. Sayın Bakanım, sanayi çarşısına gidelim; siftah etmeyen o işçileri görelim, işyerlerini görelim. Polislerimiz neredeyse onsekiz saat çalışıyor; ek ücret verebiliyor muyuz; mesai yapan memurlarımıza ek ücret verebiliyor muyuz?! Asgarî ücretle veyahut da normal bir ücretle çalışan insanlar nasıl geçinebilir?! Bu konuda, halka giderek, kardeşim bütçemiz bu, biz bu kadar verebiliyoruz diyebiliyor musunuz?! Sanki birden gelirlerimiz yüzde 100 artmış, refah içerisindeyiz; değil Sayın Bakanım. Gelin, sizinle, isterseniz, Ankara'nın göbeğinde Altındağ'a gidelim, Mamak'a gidelim, Tuzluçayır'a gidelim; bu halkın yaşantısını görelim, perişanlığını görelim; küçük sanayi sitelerine gidelim. İşte göreceğiz ki, insanlar ıstırap içerisinde.

Bir de mahallî idarelerle ilgili hazine yardımı… İşte, bakıyoruz ki, İstanbul'da parti kuruyor genel başkanlar, belediye başkanlığı yapanlar. Demek ki, belediyelerde gerçekte sıkıntılar var. Belediyeler hazineden almış oldukları yardımlarla eğer keyfî davranacaklarsa, siyaset yapacaklarsa, bu halktan uzaklaşacaklarsa, bu konuda da gerekli düzenlemeler yapılmalı, gerekli işlemler yapılmalıdır. Alıyorlar arabalarının arkasına balonları, topları, iaşe torbalarını, mahallelere iniliyor. Bu, insanların vicdanına ipotek koymaktır; bu, insanları kandırmaktır.

Biz, vatandaşı, o torbalara, iaşe torbalarına, o çadırlara, o aşevlerine muhtaç etmemeliyiz. Onlara aş ve iş bulmanın yatırımını ve çalışmasını yapmalıyız. İstihdam alanı yaratmalıyız; ama, bir taraftan bakıyorum, özelleştirme furyası altında birsürü işçi sokakta, perişan veyahut da bu insanların, işte, Köy Hizmetlerinde olduğu gibi, işine gelmedi mi -o kuruma söz vermiştiniz, çalıştıracaktınız- hemen başka yerlere tayini çıkarılıyor. Olur mu; kış gününde bu insanları farklı yerlere göndermenin bir anlamı var mı?! Zaten, alın teriyle çalışan bu işçilere, gerçekten, yapılan en büyük haksızlıktır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bir yeşil sermaye, siyasetin de dışında değil. Örneğin mi diyorsunuz; bir arkadaş, iki yıl önce Almanya'da ABİTAŞ'a 75 000 mark, KOMBASSAN'a 143 000 mark verdiğini söyledi. Geldi, benden "sen Mersin Milletvekilisin…" ABİTAŞ'ın yöneticileri de, orada çalışanlar, ortakları da benim bitişik komşularımdı. Birden onların değişmeleri, sonra bu boru imalatına girmeleri, hiç ibadet yapmayan arkadaşlarımızın birden ibadet yapması; bu neymiş diye o zaman… Sonradan o çocuk gelince, bu arkadaşımızın, bu işçi arkadaşımızın yanına, geçmişte Refahta ve Millî Selamette, bugün ise AKP içerisinde olan bir milletvekili arkadaşımız, il müftüsü, Almanya'daki cami imamı, giderek bu vatandaştan para alıyorlar. Ellerinde de makbuz, belki sizlere de gelmiştir; şu kadar para aldık, seni kâr ortağı yapalım diye. Gelmiş, bizlerden şey umuyor.

Değerli arkadaşlar, böyle binlerce işçimizin emeğini, inanç sömürüsü yaparak aldılar; ama, bunlara meydan verme. İşte, bu yeşil sermaye, bunları biriktirerek bu insanların emeğine saygısızlık yaptılar; ama, yüce dinimizi hiç kimse istismar etmesin, kullanmasın. Neden siyasetçi çıkıyor da, bunun önüne düşüp gidiyor, yanına il müftüsünü alarak. Bunlar doğru şeyler mi; soruyorum sizlere, doğru mu bu?! Elbette ki yanlış, sizlerin çoğunun da tasvip etmeyeceğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlar…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Yalan olabilir yani…

HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla) - Hayır, ABİTAŞ… Ben, isimleri de veririm; ama, isimlere gerek yok.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Yalan da olabilir, yanlış da olabilir!

HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla) - Hayır; arkadaş geldi, burada dolaştı. İşçi, elindeki makbuzu da gösterdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Özcan (Mersin). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
