# Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Özcan (Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mayıs 2006
- **Gündem:** KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-05-03-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa

> Hüseyin Özcan, 3 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 917 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1137 sıra sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Teklifinin 3 üncü maddesi üzerinde Anavatan Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 30 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Gününü, 1 Mayıs İşçi ve Emekçilerin, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününü kutluyor; tüm dünyamıza, ülkemize emek veren herkese, özgür olan herkese saygılarımızı sunuyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu geçen hafta içerisinde özellikle Malatya'da, Nevşehir'de, Amasya'da ve çeşitli illerimizde dondan hasar gören tüm çiftçilerimize geçmiş olsun diyoruz ve Hükümetimizden de, bu çiftçilerin zararlarını bir an önce gidermek için çaba sarf etmelerini diliyoruz.

Değerli arkadaşlar, bazı şikâyetler geldi; 2001 yılından beri, hâlâ, özellikle hasar gören çiftçilerimizin zarar ziyanlarının karşılanmadığını geçen konuşmamda da -Mut'un 9 köyüyle ilgili düşüncelerimi de- aktarmıştım.

Değerli arkadaşlar, bu yasaya geçmeden önce… Gündemdışı konuşma için, Anavatan Grubu olarak, müteaddit defalar söz istedik. Neden, Anavatan Grubuna, gündemdışı söz istediğimizde verilmiyor? Acaba, İktidar Partisinin ve Anamuhalefet Partisinin Meclis Başkanvekilleri, Anavatan Grubunu yoksa Mecliste görmüyorlar mı?! Biz, gündemdışını niçin alıyoruz: Halkımızın sorunlarını paylaşmak için alıyoruz, dertlerini paylaşmak için alıyoruz, onların şikâyetlerini Mecliste paylaşarak, dile getirmek istiyoruz; biz farklı bir şey istemiyoruz ki. Neden sözlerimiz kısılıyor; ama, kısılmayacak; inanıyoruz ki… Vatandaşlara bu düşüncelerimizi anlatmak için, bugün, Meclisteki bu olayı vatandaşlarımıza duyurmak için de söz aldım.

Değerli arkadaşlar, Mersin'le ilgili bu gündemdışı konuşmamız, özellikle… Ticaret ve Sanayi Odasının bize göndermiş olduğu raporda, Mersin'in durumu, Mersin'in sıkıntı içerisinde olduğu rapor ediliyor. Oysa, ben, 25.6.2003 tarihinde Mersin'in sorunları olduğunu bir araştırma önergesi olarak Meclise vermiştim. Hâlâ bu araştırma önergemiz 71 inci sırada.

Değerli milletvekilleri, Mersin, hatırlarsanız göç alan bir ilimiz. 1980 yılında 843 000 nüfusu olan bu şehrimiz, 2005 yılında neredeyse 2 000 000 sınırına dayanmış. 1950'de nüfus sıralamasında 29 uncu sıradayken, bugün 6 ncı sıraya gelmiş. Mersinli bir göç almış, sıkıntılar var. Varoşlarda insanlar işsiz, Mersin'in neredeyse yüzde 30, yüzde 35'i iş arar durama gelmiş. Bugün, Ticaret ve Sanayi Odasının verdiği raporun -diğer milletvekili arkadaşlarımıza da gönderilmiştir- irdelenmesinde yarar var. Yarın Mersin'de doğacak bir sıkıntı bütün ülkemize zarar verir; çünkü, açlık had safhaya ulaşmış.

Değerli arkadaşlar, bunları söylerken, elbette, bütün Türkiye'deki çiftçilerin sorunları var; pamuk üreticilerinin sorunu var, fındık üreticilerinin sorunu var, üzüm üreticilerinin, tahıl üreticilerinin, herkesin, çiftçinin sorunu var. Bu sorunları dile getireceğiz, konuşacağız ki, o insanların feryadına kulak verelim.

Değerli arkadaşlar, elbette ki, köylüde mahsul olmayınca, nakliyatçılar, artık, park yerlerinde yatmak durumunda kalıyorlar. Sevkıyat durmuş, şoför artık taksitini ödeyemiyor, kamyonlar neredeyse aylarca bekliyor. Hatta, yük alıp kazara başka bir şehre giden bir kamyoncu, 10 gün, 15 gün, eşinden, ailesinden, çocuğundan uzak kalarak, iş bulmakta zorluk çekiyor ve döndüğünde ise, maalesef, ya mazot parası kalmış cebinde veyahut da evine harçlık verecek durumda değil.

Bu durum böyleyken, karayollarında, elbette ki, bu yeni düzenlemeler sağlıklı düzenlemeler olmalı; ama, sen şoförü korkutursan, şoför aç, şoför perişan, nakliyatçı perişan, mazot almış başını gidiyor, parçalar olduğu kadar pahalı; ne yapsın bu nakliyatçı?! İş de yok; köylü yatıyor, nakliyatçı yatıyor, sevkıyatçı yatıyor. Bu sıkıntılarla, bir de bu da yetmiyormuş gibi trafik cezalarını artırarak, bu insanları korkutur duruma gelmişiz.

Hani karayollarında yükün ağırlığı konusunda, tonaj konusunda kamyonculara tonaj koyuyoruz, veriyoruz ya, adam 1 ton daha fazla atmak istiyor 5 kuruş daha çocuğuma okul parası temin edebilirim, ilaç parası temin edebilirim diye.

Diğer tarafta, şoför 500-600 milyon liraya çalışıyor, sigortası belki de yok, belki de yarım sigortayla bu insanlar perişan. Evde aş yok, çocukları perişan, kamyoncu zaten kamyonunu satar duruma gelmiş; ne yapacak bu kamyoncu?!

Trafik cezalarıyla da -elbette ki, suç işleyen cezasını görsün, ama- sen, şoförü korkutur, onun önüne her gittiği yerde bir trafik polisiyle, başka bir memurla, karayollarındaki yetkiliyle karşılaştığında şoför korkarak yola gitmek durumunda.

İşte, şoförlerin en güzel örneğini, kamyonların arkasındaki yazılarda yaşamlarının örneğini gösteriyor "Kader Kurbanları" diyor. Bir trafik kazası olduğunda bu insanların yeteri kadar güvencesi yok. Sigorta?.. Sigortası da yeteri kadar değil. Haliyle, aile perişan bir durumda.

Değerli arkadaşlar, nakliyatçılara sahip çıkmak zorundayız. K1, K2 belgeleriyle, milyonlarca parayı bu insanlar zaten kazanmıyor ki, nereden alsın da bu belgeleri alsın?! Ee, aldığında, iş yok… Bir kamyoncu, bir sefer, İstanbul'a veyahut da Ankara'ya, başka yere gitmek için ayda bir sefer yapıyorsa bu adam evini nasıl geçindirecek? Yolda kazara fazla yük attıysa ne yapacak bu vatandaş; ceza yiyecek. Ee, kazancı da gitti… Hele gittiği şehirde kamyonun içerisinde yatıyor, günlerce su yüzü görmüyor, yıkanmıyor bu şoför. Bu insanların… Eğer, siz korku salarak, bu insanları cezalandırarak, bu insanları belge almaya zorlayarak, paralı olarak belge almaya zorlarsanız yaşamları gerçekten altüst oluyor. Bugün 800 000'in üzerinde nakliyatçı ve şoför vatandaşların ailesiyle 1-2 milyonun üzerinde insanlar var. Bu insanları mağdur etmeye iktidarın hakkı yoktur. Gerekli şeyler, kolaylıklar sağlanarak, bu şoförlerimize, nakliyatçılarımıza, kamyoncularımıza yardımcı olmak zorundayız. Yoksa, halk zaten yeteri kadar mağdur; köylü mağdur, işçisi mağdur, emeklisi mağdur, esnafı zaten kepenk kapatmış. Ne yapacak?.. Sigortasını ödeyemez, Bağ-Kurunu ödeyemez, vergisini ödeyemez, bankaya olan borcunu ödeyemez, ev kirasını ödeyemez.

Biraz önce bir vatandaş geldi "ben Mamak'ta oturuyorum, 440 000 000 lira alıyorum, Mamak'ta 400 000 000 lira kira veriyorum" diyor. Soruyorum: Bu insan neyle geçinecek?

Bunları yaşadıkça, gördükçe, insan olarak gerçekten biz üzülüyoruz; ama, elimizden bir şey gelmiyor. Bizim istediğimiz, iktidarın böyle tozpembe göstereceği bir tablo değil. Açlık var Türkiye'de açlık; insanlar aç, perişan. Buna tedbir almak zorundayız. Meclis olarak, bu bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Bunların tedbirini almazsak, yarın, sokakta bile milletvekilleri olarak gezemeyiz. İşte görüyoruz, sokakta kapkaççılar almış yürümüş; ama, soyguncular nerede? Soygunculardan hesap soranlar nerede? Hani, hesap sormak için sizler iktidara geldiniz?! Bu ölen, intihar eden veyahut da kapkaç kurbanı olan insanların suçları ne? Bunların kanının parasını kimler ödeyecek?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla) - Sayın Başkan…

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Özcan (Mersin). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-05-03-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
