# Kurumlar vergisi kanun tasarısı (s.s1192)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Özcan (Anavatan Partisi, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 13 Haziran 2006
- **Gündem:** KURUMLAR VERGİSİ KANUN TASARISI (S.S1192)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-06-13-kurumlar-vergisi-kanun-tasarisi-s-s1192

> Hüseyin Özcan (Anavatan Partisi), 13 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KURUMLAR VERGİSİ KANUN TASARISI (S.S1192)); konuşma 954 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasıyla ilişkili, Anavatan Grubu adına, ikinci bölümde söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sizler, bu yasayı da, temel yasa olarak kabul ettiniz ve toptancı mantıkla gidiyorsunuz. Oysa, bu yasa içerisindeki 38 maddeyi tek tek görüşseydik de, halkın sorunlarını, dileklerini, isteklerini bu 38 madde içerisinde anlatsaydık daha iyi olmaz mıydı?! Hatta, bu maddeleri toptan yaptığınız halde, Mecliste, maalesef, karar yetersayısı dahi -Sayın Başkanım, kusura bakmasın; ama- olmayan bir sayıyla kabul ediliyor.

AHMET YENİ (Samsun) - Var var, Sayın Özcan.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Belediye meclisi gibi yönetiliyor burası.

HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla) - Vatandaşın gözünden kaçmıyor. Vatandaşın gözüne baka baka "var" diyemezsiniz Sayın Milletvekilim.

Değerli arkadaşlar, bu yasanın, elbetteki, olumlu yönleri var. Biz, bu yasanın olumlu yönlerini destekliyoruz. Özellikle, bu Kurumlar Vergisinden muaf tutulan kamu idaresi kuruluşunca, tarım ve hayvancılığı bilimi, fen ve güzel sanatları öğretmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, müzeler, sergiler, kitap, gazete, yayınevleri gibi, ayrıca kooperatiflerle ilgili konularda, gerçekten bu Kurumlar Vergisinden muaf olması bizleri sevindiriyor. Ayrıca, okulöncesi, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim ve ar-ge ve sporun desteklenmesi konusundaki bu yasanın muafiyet içerisinde olması bunların, gerçekten çok iyi.

Değerli arkadaşlar, bugün, ülkemizde toplam vergi gelirlerinin yüzde 73'ünü, tüketim üzerinden alınan vergiler oluşturmaktadır. Bu vergiler ki, yüzde 75'i bulan bu vergiler, halkın ödemiş olduğu dolaylı vergilerdir. Bu ise, gerçekten, bir adaletsizliğin bir örneğidir. Bu dengesiz bir durumda Gelir ve Kurumlar Vergisindeki kayıp ve kaçaklar önlenmediği için Tüketim Vergilerine yüklenilmekte, KDV ve ÖTV artmaktadır. Bu yüksek oluşum, gerçekten, halkımıza malî bir yük getirmektedir.

Bunun için de yapılacak şey, özellikle, KDV ve ÖTV'nin aşağıya çekilmesi ve bazı maddelerde tamamen kaldırılması. Hatırlarsanız, seçim öncesi Sayın Başbakan demişti ki: "İlacın, kanın KDV'si olur mu?" Sayın Başbakan, acaba, ilaçtan ve kandan KDV'yi kaldırdınız mı?! İnsanların, gerçekten, bu KDV'yi ve ÖTV'yi ödeyecek durumları yok. İş bulamıyor, aş bulamıyor, yoksullaşmış; siz, bunu, hâlâ seçim yatırımı olarak konuştuğunuzda, neden sözünüzde durmuyorsunuz?! Yarın bir seçim olduğunda, bu vatandaşlar size demeyecek mi, Sayın Başbakan, kanın KDV'si olmaz diyordun, ilacın KDV'si olmaz diyordun, tarım girdilerinin KDV'si olmaz diyordun, neden kaldırmadınız diye sormazlar mı?

Değerli arkadaşlar, bu Hükümet, 2001 krizinden günümüze yaşadığımız ekonomik durgunluktan zarar görenlerin, iyi niyetli mükelleflerin gecikme zamları ve cezalarında indirim yapması gerekirken, sahte belge düzenleyenleri; hayalî ihracat yapıp, 100 milyarlarca lirayı KDV iadesi olarak alanları affetmiştir.

Sayın Bakanım, gerçekten, bu naylonfatura konusunda da, biliyorsunuz, birsürü şaibeler karışmıştır. Bu hayalî ihracat yapan vergi kaçakçılarını ve naylonfaturayı affeden anlayış, kimin vergisini affetti? Yoksul insanların, köylülerin, işçilerin, iş bulamayan gençlerin alınterinin, çocuklarını okutan insanların alınterinin gelirlerini birilerine peşkeş çekerek diyebiliyoruz.

Neden peşkeş çekildi; çünkü, biz, bunların yanlış olduğuna "peşkeş" kelimesinin dahi ayıp olabileceğine inanıyoruz. Neden bunların hakları gasbedildi diye, Sayın Bakanımdan da soruyoruz. Her önüne geldiğinde af yaparak, bu insanları mağdur etmeye, yoksullaştırmaya, Türkiye'de 20 000 000 insanı açlık sınırının altına getirmeye hiç hakkımız yok.

Bugün istihdam alanları, istihdam yapılan yerlerden vergi yükü çoğaltarak, sıcakparayı ülkemize davet ettiğimizde, soruyorum, sıcakpara, bizim kaşımıza gözümüze mi meraklı, yoksa, kârına mı meraklı; elbette ki, sıcakpara, gelecek, ne kadar kâr ediyorsa ona bakar.

Elbette ki, Kurumlar Vergisi konusundaki sıkıntılarımız var, düşürülsün; ama, bunu neyle telafi edeceğiz Kurumlar Vergisini düşürdüğümüzde? Kurumlar Vergisini düşürdüğümüzde, acaba, sigara, petrol fiyatları, tütün fiyatları, telefonların fiyatları ne oldu, nereye kadar çıktı?

Geçenlerde, dün, zannedersem, basında ve radyoda diyor ki: "Türkiye'de, en fazla cep telefonundan vergi alınıyor." Vatandaşın konuşmasından vergi alıyoruz. Bunlar doğru şeyler değil.

Değerli arkadaşlar, biz bu yasanın… Gerçekten, Hükümetin, yürürlükte olan IMF destekli istikrar programına aynen uymakta kararlı olduğunu görmekteyiz. AKP'nin seçim öncesi vaat ettiğinin hiçbirini yerine getiremiyor. 2005 yılında vatandaşın sırtına yüklenen vergilerden bahsetmek istiyorum. AKP İktidarı, milletvekili seçimlerinden, iktidara gelmeden evvel, ülkemizde vatandaşlardan alınan vergilerin çok fazla olduğunu, adaletsizlik ve acımasızlık olduğunu, iktidara geldiklerinde kesinlikle düşürülmesi gerektiğini ve kayıtdışı ekonominin kayıt içine alınacağını söylüyordu; ama, yaklaşık dört yıldır İktidarınız döneminde, bırakın kayıt dışını da kayda almayı, kayıt altındakinin, vergisini veren, vergisini zamanında ödeyen mükelleflerimizin boğazına sarılırcasına, vergi dairesinin müdürlerini inceleme tehdidi altında yaparak, zorla, cebren, vergi üzerine vergi aldınız.

AKP döneminde kayıt içinde bulunan, vergisini ödeyen mükellefler için Türkiye "vergi cehennemi", buna karşılık vergi kaçıranlar ve kayıt dışında bulunanlar ise "vergi cenneti" olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.

Diğer yandan, 2004 yılında enflasyon yüzde 10 olurken, 2005 yılında enflasyon ise yüzde 8 iken, vergiler yüzde 18 civarında artmıştır. Dayanıklı tüketim malları üzerindeki ÖTV, 2005 yılında yüzde 107 artmış; yani, buzdolabına, çamaşır makinesine, televizyona, bu bütçe rakamlarına göre önemli ölçüde artış gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu, doğru bir yaklaşım değildir. Bir ülkede vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı incelenirken, dolaylı ve dolaysız vergilerden toplanan vergiler içerisindeki payın karşılaştırılması gerekmektedir.

Ülkemizde yirmibeş yıldan beri, dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı sürekli olarak artmaktadır. Bu oran 1980'lerde yüzde 37 iken, 2003'te yüzde 67'ye, 2004'te yüzde 70'e çıkmış, 2005'te ise yüzde 74-75'i bulmuştur. Bir ülkede dolaylı vergilerin toplam vergi içindeki payı dolaysız vergilerden yüksek ise, o ülkede vergi adaletinden söz edilemez.

Değerli milletvekilleri, Türkiye, AKP İktidarıyla, vergi adaletinden her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Fakirin vergisi azalmamakta, aynı kalmaktadır. Bu Hükümet, aylık 400-450 milyon ve 1 milyar alan insanın vergisiyle, en üst kademedeki geliri olan insanların vergisi farklı uygulamalar içerisindedir.

Yine yoksulluk vergisi olarak bilinen KDV'nin, Başbakan tarafından düşürülmesi söylenmesine rağmen, bu gerçekleşmemiştir. Geçen seneki bütçedeki Gelir Vergisinin de, üst gelir grubunda 5 puanlık indirim yapılmıştır. Türkiye'de, devlet, fakirden topladığı vergiyi, yüksek reel faiz adı altında zengine ödeyen bir mekanizma işletmektedir. Bugünkü İktidar, fakirden aldığı daha fazla vergiyi yüksek faizlerle zenginlere transfer etmekte. Bu, AKP'nin maliye politikasının açıkça iflas ettiğinin bir neticesidir.

Peki, bu düzenden kim mutlu? Bunun tek bir yanıtı var: Bu düzenden, hâlâ, olağanüstü reel faiz elde eden bir avuç rantiye mutludur. Bakın, onların hiç sesi çıkıyor mu?! Onlar mutlu, birikimlerini götürüyorlar devlet iç borçlanma senedine yatırıyorlar. Enflasyon üzerinde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Özcan (Anavatan Partisi, Mersin). “Kurumlar vergisi kanun tasarısı (s.s1192)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-06-13-kurumlar-vergisi-kanun-tasarisi-s-s1192 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
