# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile pakistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolu hk. (s.s.14)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Pazarcı (DSP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 25 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE PAKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLU HK. (S.S.14)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b012/tbmm230030120267.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2007-10-25-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-pakistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti-a

> Hüseyin Pazarcı (DSP), 25 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE PAKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLU HK. (S.S.14)); konuşma 760 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime, son günlerde meydana gelen menfur terör olaylarını kınayarak ve milletimize başsağlığı dileyerek başlamak istiyorum.

Ele alacağım konu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasansı'dır. Hepinizi bu vesileyle, şahsım ve Demokratik Sol Parti milletvekilleri arkadaşlarım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, Pakistan, ülkemizle çok iyi ilişkiler içinde bulunan, kardeş kabul ettiğimiz, takdirle karşıladığımız, uluslararası düzeyde de birçok alanda iş birliği yaptığımız bir devlettir. Dolayısıyla, Pakistan'la yapılan antlaşmaların en iyi niyetle değerlendirilmesi yönünde, biz de Hükümetimizin ve Meclisimizin yaklaşımını paylaşıyoruz, bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak, Sayın Başkan, bu sözü edilen Protokol, bazı açılardan, çok önemli hukuksal sorunlara yer verir nitelikte bulunuyor. Söz konusu Protokol'ün 4'üncü maddesi aynen şu hükmü içeriyor ilk paragrafında: "İşbu Protokol Tarafların yetkili temsilcilerinin imzalarıyla yürürlüğe girecektir."

Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eğer bu Protokol imzalandığı tarihte -ki o tarih 29 Temmuz 2004 olarak belirtilmiş- yürürlüğe girmiş ise o zaman mali hukuk açısından, mali mevzuatımız açısından bunu uygulamaya başlayan yetkililer, kişisel sorumlulukları da dâhil, önemli bir hukuki kusurla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Çünkü, bu Protokol'ün uluslararası düzeyde yürürlüğe girerek uygulanmaya başlaması gerçekleşmişse -birtakım ortak komiteler, komisyonlar kurulmuş, uzmanların gönderilmesi işlemlerine geçilmiş bulunuyor- fakat bu Protokol'ün yürürlüğe girmesi ancak bugün Mecliste uygun bulma kanununun kabulünden ve bunun daha sonra yayınlanmasından sonra söz konusu olabilecek. Ki ayrıca Hükümet kararnamesi gerekecektir ikinci aşama olarak da Cumhurbaşkanımızın onaylayabilmesi için. Yani, bu durumda 2'nci maddesi -uygun bulma kanununun- şunu söylüyor: "Bu Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girer." Dolayısıyla, söz konusu Protokol, eğer 29 Temmuz 2004'ten bugüne uygulanıyorsa o zaman mali mevzuatımız tarafından açığa çıkan bir konum söz konusudur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 72'nci maddesinde -ki bu madde "Yetkisiz tahsil ve ödeme" başlığını taşımaktadır- özet olarak, yetkisiz bir biçimde kamu adına harcama yapılamayacağını, yapanların adına zimmet çıkanlacağını öngörmektedir ve ayrıca, adli ve idari soruşturmaya da tabi olacaklarını düzenlemektedir. Şimdi, mali mevzuatımız itibarıyla, bugün veya yarın veyahut da işte kararname çıktıktan sonra kesin olarak bu Protokol yürürlüğe girmiş olacaktır, uygulanması gerekecektir. 29 Temmuz 2004'ten beri yapılan işlemlerin, yasal dayanağı olmayan işlem şeklinde değerlendirilmesi söz konusudur, eğer başka bir hukuki dayanak bulunması yoluna gidilmiyorsa ki, ama bunun hukuki dayanağı bu Protokol'dür normalinde. Şimdi, birinci sorunumuz bu.

İkinci ortaya çıkan sorun daha önemli, daha ağırlıklı bir durumda. Bu Antlaşma, bu Protokol, ilgili sayın bakanın imzasıyla yürürlüğe gireceğini öngörmüş. Bizim sistemimizde, Anayasa'mızın 90'ıncı maddesi çerçevesinde ya Meclisimiz uygun bulma kanunu çıkarır, ondan sonra Cumhurbaşkanı bunu kabul eder, onaylar ya da Hükümetimizin bir kararnamesi gerekmektedir. Bunun 90'ıncı maddede koşulları da sayılmıştır, her konuda Hükümete gitmesi söz konusu değildir. O zaman, işte, Hükümetin bunu kabulüyle onaylanması işlemini Sayın Cumhurbaşkanı tamamlayacaktır. Dolayısıyla, bugünkü anayasal mevzuatımız çerçevesinde bir antlaşmanın yürürlüğe imzayla girmesi, kim olursa olsun ilgili kişi, sadece bir bakan değil, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız da olsa, bunun gereği anayasal hükümler çerçevesinde işleme konulmasını gerektirmektedir ve bu çerçevede uygulama böyle olduğu gibi, Anayasa'mızın 90'ıncı maddesinin gerekçesi de aynen şunu ifade etmektedir: Gerekçe kısmında 90'ıncı maddeyle ilgili olarak, 1961 Anayasası'nın aynen kabul edilmesi uygun görülmüştür -bu maddeyle ilgili- denmiştir. 61 Anayasası'nın madde gerekçesinde de aynen şu sözler yer almaktadır: Bu maddeyle, prensip itibarıyla 1924 Anayasası'nın sistemi muhafaza olunmuştur. Şöyle ki: Bu maddenin vazettiği ana kaide, milletlerarası antlaşmaların teşrii organın teşriki olmaksızın yürürlüğe konamamasıdır. Yani, normalde 24 Anayasası'nda "Mutlaka Meclisin onayı gerekir." şeklinde idi yürürlüğe girebilmesi için bir antlaşmanın, bunun Meclisçe onaylanması gerekiyordu.

61 Anayasası ve onu izleyen 82 Anayasası, bu konuda Meclisin bu yetkisine bazı istisnalar getirmiştir, hükümete bu konuda yetkiler vermiştir. Ama, bugün bu çerçevede, ya Meclis ya Hükümet gözüyle bir geçişe sahip olmayan antlaşmaların ülkemizde uygulanamayacağını ifade etmektedir. Şimdi, bu çerçevede, bunu kanıksamamamız, bunu düzeltmemiz lazım. Bununla ilgili olumlu yaklaşımımızı size göstermek için... Çünkü, siyasi hiçbir kötü, art niyet taşımıyorum, arkadaşlarım, beni destekleyen Demokratik Sol Partili arkadaşlarım da taşımıyorlar. O zaman, bu usulsüzlüklerin düzenlenmesi için Hükümetimize, Hükümetimizin sayın temsilcisine bir çağrı yapıyorum: Bu Antlaşma, uygun bulma kanunuyla birlikte geri çekilsin. Pakistan'la, bunu, isterlerse, bir hafta içinde usulüne uygun, Anayasa'mıza uygun hâle getirmek olanaklıdır ve ondan sonra önümüze gelsin, gururla, şerefle, biz de, bunu onaylayalım, uygun bulma kanununu kabul edelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Pazarcı, bir dakika süre veriyorum.

HÜSEYİN PAZARCI (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu çerçevede, eğer bu veriler hesaba katılmadan Anayasa'ya aykırı bir yolda devam edersek - biraz kanıksamış görülüyor bazı uygulamalar bu çerçevede- bunu düzeltme yoluna gitmezsek hata işlemiş oluruz. Milletimiz, bize, yasama yetkisini, görevini vermiştir, bunu uygun olduğu şekilde yerine getirmemiz görevimizdir. Denetleme yetkisini vermiştir, bunu uygun bir şekilde yerine getirmemiz gerekmektedir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Pazarcı (DSP, Balıkesir). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile pakistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolu hk. (s.s.14)”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 25 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2007-10-25-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-pakistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti-a (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b012/tbmm230030120267.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
