# Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Pazarcı (DSP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2007
- **Gündem:** MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 47)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2007-11-27-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun-tasarisi-ve-ad

> Hüseyin Pazarcı (DSP), 27 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 47)); konuşma 442 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu söz konusu maddenin 1’inci fıkrasıyla ilgili olarak iki unsur var. Yabancı hakem kararlarının tenfizi için birinci unsur kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış olma. Bu, bilindiği gibi hakemlik mahkemesinin bağlı bulunduğu eğer bir devlet hukuk düzeni varsa, o çerçevede, ayrıca bunun kesinleşip icra edilir hâle gelmesinin sağlanmasını ifade ediyor.

Bunun dışında, ikinci unsur olarak, bu yeni maddede “veya taraflar için bağlayıcı olan” ibaresi eklenmiş ve bununla kastedilen, daha ziyade, herhangi bir devlet düzeni içinde bir hakemlik müessesi şeklinde ortaya çıkmayan, uluslararası düzeyde hakemliklerin organını oluşturan kararların ifadelerini burada kapsamak üzere konulmuş. Örneğin, Paris'teki Uluslararası Ticaret Mahkemesi eğer herhangi bir karar verirse, bu bir devlet hukuk düzeni içinde de yer almadığı için bunun o devlet düzeni içinde kesinleşmesi ve icrasının beklenmeyeceği hesabıyla tarafların bu mahkemenin kararını bağlayıcı kılmasının yeterli olması şeklinde değerlendirilebilecek bir madde. Ancak ben bu ikinci kısmın "veya taraflar için bağlayıcı olan" deyiminin çıkarılmasını önerdim. En başta şunun için: Eğer bir uluslararası hakemlik organı hiçbir hukuk düzeni, bir devlet hukuk düzeni içinde bulunmuyorsa, onun kararları -taraflar da bağlayıcı karar vereceğine karar vermişlerse sözleşmelerinde- kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış şeklinde, doktrinde tartışmalı olmakla birlikte kabul edilmektedir. Ama bundan da öteye bir başka nedenle bu deyimin çıkarılmasının uygun olacağını düşündüm. O da şu nedenle:

Bu konuda, bu uluslararası hakemlik organlarının kararlarının kesinleşmesi ve bağlayıcı olup icra kabiliyeti kazanması konusunda bir New York Sözleşmesi vardır. Buna büyük sayıda devlet taraftır. Türkiye Cumhuriyeti de 1992 yılında bunu onaylayarak taraf bulunmuştur. Dolayısıyla, bu tür hakemlik organlarının kararları bu sözleşme çerçevesinde ülkemizde zaten icra kabiliyeti kazanmıştır, uygulanmaktadır.

Şimdi, o zaman “Böyle bir sözleşmeye de taraf bulunduğuna göre Türkiye ve bunlar Türkiye'nin uygulamasını düzenleyen hükümler olduğuna göre, bu ikinci unsurun konulmasına gerek var mıydı?” diye soru sorduğumda, eğer New York Sözleşmesi koşullarıyla uygulanma koşullarıyla, bu yasadaki uygulanma koşulları aynı olsaydı, belki tekrarında, sağlamlaştırılmasında, teyidinde yarar vardı diyebilirdik. Ancak, New York Sözleşmesi’ne ilişkin olarak Türkiye bunu onaylarken bir çekince koymak suretiyle karşılıklılık ilkesini koymuştur. Hâlbuki burada bu karşılıklılık ilkesi yoktur ve baktığımız zaman bu maddenin gerekçesine, şu ifade edilmiştir, denmiştir ki: Hakemlik mahkemelerinin kararlarıyla ilgili karşılıklılığa ihtiyaç yoktur.

Hayır sayın milletvekilleri, tam tersine, hakemlik mahkemeleri, uluslararası hakemlik mahkemelerinin verdiği kararların da uygulanması Türkiye’de, tenfizi Türkiye’de söz konusu olacaktır. Daha önce Sayın Komisyon Başkanının bir başka vesileyle bu kanunun Türkiye’deki uygulamayı düzenlediğini bildirmesi gibi.

Şimdi, siz bizim vatandaşımızın aleyhine olan bir uluslararası hakemlik mahkemesi kararının tenfizinin incelenmesinde karşılıklılık koşulunu kaldırırsanız, bizim vatandaşımızın sözleşme yaptığı ve hakemliğe gittiği tarafın devleti bunu uygulamama şeklinde bir durumda ise, bir hukuki konumda ise, o zaman bu karşılıklılık koşulunun hakemlik kararlarında aranmaması bizim vatandaşımızın aleyhine bir durum doğuracaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Pazarcı (DSP, Balıkesir). “Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2007-11-27-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun-tasarisi-ve-ad (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
