# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (gençlik ve spor genel müdürlüğü, devlet personel başkanlığı, başbakanlık yüksek denetleme kurulu, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu, türkiye ve ortadoğu amme idaresi enstitüsü) beşinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Ünsal (CHP, Amasya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 7 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI, BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLER PİYASASI DÜZENLEME KURUMU, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ENSTİTÜSÜ) BEŞİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-unsal-23-2007-12-07-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-genclik-ve-spor-genel

> Hüseyin Ünsal (CHP), 7 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI, BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLER PİYASASI DÜZENLEME KURUMU, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ENSTİTÜSÜ) BEŞİNCİ TUR); konuşma 999 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN ÜNSAL (Amasya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunun bütçe kanun tasarısındaki kısmı üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizin çiftçisinden, üreticisinden sanayicisine kadar toplumun her kesimini ilgilendiren, Türkiye ekonomisinin üretim faaliyetleri içinde önemli bir payı olan, kısa adı “Tekel” olarak bildiğimiz kuruluş, cumhuriyet tarihimizin en önemli kuruluşudur ve en köklü kuruluşudur.

İzin verirseniz “Tekel” ile ilgili bir bilgi sıralamak istiyorum. 2007 yılında 145.658 üreticiden 34 milyon 155 kilogram tütün almış. 2006 yılında ise, 55 milyon 375 bin ABD doları karşılığı ihraç yapmış; 6 sigara fabrikası, 39 pazarlama müdürlüğü, 1 tütün işletme fabrikası, 57 adet yaprak tütün işletme müdürlüğü olan bir kuruluşumuz. 2005-2006 yılları itibariyle 35 milyon kilogram tütünü, mamulü üretmiş ve satmış. Uzun yıllar boyunca Türkiye’nin ilk 500 firması arasında bulunmuş, İstanbul Sanayi Odasının araştırmasına göre de, net satışlar sıralamasına göre 891 milyon YTL ile 34’üncü sırada bulunmakta. Kurumlar vergisi sıralamasında İstanbul’da 30’uncu, Türkiye sıralamasında ise 51’inci sıradadır.

Şimdi, bu büyüklükler, bu veriler gösteriyor ki, Tekel çok önemli bir kuruluşumuz. Bu, Tekel’in tütün kısmı ve bu önemli kuruluşumuzda özelleştirme aşamasına gelindi. Tekel’in 2001 yılındaki pazar payı Türkiye’de yüzde 69 iken, bugün 2006 yılına gelindiğinde yüzde 37, hatta yüzde 35 oranına da düştü.

Tekel’in tütün ve tütün mamulleri kısmının özelleştirilmesine geçmeden önce de, yine Tekel’in bir başka kısmı olan alkollü içeceklerle ilgili özelleştirme sürecini de size bir hatırlatmak istiyorum. Alkollü İçecekler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 2004 yılında dünyada örneği olmayacak bir şekilde özelleşti. Buna özelleştirme diyebilirsek ne âlâ, yani peşkeş çekildi de diyebiliriz. 292 milyon ABD dolarına özelleştirilen bu şirket, ödemeleri de vadeye yayılarak hatta ihaleyi alan firmaya da banka kredileri kullandırılarak özelleştirme yapıldı.

Bu ihaleyi inceleyen Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu o tarihte, özelleştirmenin sağlıklı olmadığını ve bu özelleştirme ihalesi aşamasında sıkıntılar olduğuna dair bir belgeyi, özel inceleme raporunu Başbakanlığa verdi. Başbakanlık da bunun üzerine gerekli incelemeyi yapmıştır ve bu özelleştirmede görüldü ki, bu, 292 milyon dolara değil, çok çok daha altına denk gelen bir fiyata satıldı. İşin ilginç tarafı, bu firma daha sonra -iki yıl sonra- Amerikan firmasına bu alkollü içkiler kısmını 810 milyon dolara sattı. Bu özelleştirme sonucu ne oldu? Türkiye ekonomisine bir fayda gelmedi. Bu, ucuza gitti. Alkollü içkiler konusunda üretim yapan, özellikle bağcılıkla uğraşan çiftçilerimiz mağdur oldular. Özelleştirmeyle birlikte üretimde ciddi bir tehlike yaşandı. Rakıda üretim 68 milyon litreden 45 milyon litreye, şarapta 47 milyon litreden 27 milyon litreye geçti. Üstelik alkollü içkilerde de kayıt dışı önemli bir safhaya geldi. Kayıt dışının dışında da bu sefer kaçak içkiler piyasaya sürülmek zorunda kalındı ve bu kayıt dışıyla ilgili de dönemin ekonomiden sorumlu Bakanı Ali Babacan’ın da zaten “Kayıt dışıyla mücadele edemedik.” diye itirafını da hepimiz biliyoruz.

Şimdi bu anlayış, tütünü özelleştirmek için büyük bir gayret içerisinde. Bu gayret zaten Sayın Maliye Bakanımızın bütçe sunuş konuşmasında da ortaya çıktı. Bütçe konuşmasını da isterseniz hatırlatmak isterim: “Özelleştirme konusunda kararlılık ve ekonomide sağlanan istikrar sonucu Hükûmetimiz döneminde gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarında mesafeler kat edildi” ve devam edileceğini söylüyor Maliye Bakanımız. Bunun özelleştirilmesine geçmeden önce, Tekel’in içkili kısımlarının özelleştirmesinden bir ibret alınması gerektiğini de ortaya koymak durumundayız.

Tekelle ilgili özelleştirmeyle bir fayda sağlanmayacağını söyledim. Fabrikalarda üretilen sigaraların satışından elde edilen kâr, yurt içinde kalacağı yerde, hisseleri oranında yurt dışına transfer edilmektedir. Tütün üreticisi mağdur olacaktır. Türk tütünü üretimi azalacak, “blend” diye adlandırılan Virginia tütününe ağırlık verilecektir ve “orient” tütünde -şark tipi tütünde- şu anda dünya birincisi olan ülkemizde üretilen tütün üretiminin katkı payı yüzde 10 seviyelerine inecek şekilde olacaktır, yani yüzde 10’lara düşecektir. Türkiye bu konuda sıkıntıya kalacaktır.

Tarım sektöründeki olumsuzluklar gibi Tekel çalışanları da mağdur olmuşlardır. Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle Tekel işçileri Adıyaman’ından Amasya’sına, Ege’sine kadar her yerde mağdur olmuşlar ve bu mağduriyetlerini sıkça dile getirmektedir. Düşük ücretlerle çalışan insanlar özelleştirmeyle birlikte daha da kötü duruma düşecektir.

Burada Sayın Başbakan konuşmasında “Öneri getirin.” diyordu. Şimdi biz önerimizi getiriyoruz bütçe görüşmesiyle. Tekeli özelleştirme kapsamından derhâl çıkarın, özel bir kuruluş olarak, özerk bir kuruluş olarak yapılandırın, Tekelde çalışan işçi ve memurlara onurlu bir yaşam imkânı tanıyın, çok uluslu şirketlerin yasaya aykırı reklam ve tanıtım faaliyetlerine son verin, 4733 sayılı Kanun’u Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine tekrar getirin.

Değerli arkadaşlarım, özelleştirmeyle ilgili bu iddialar devam ederken Sayın Maliye Bakanımıza ben bu özelleştirmelerle ilgili, bir kısmıyla ilgili, Mersin Limanı’yla ilgili bir soru önergesi getirdim. Yazılı önergemde Telemobil şirketinin -ki, bu şirketin sahipleri Abdullah Unakıtan, şirketin başkan yardımcıları da Fatma Unakıtan ve Zeynep Basutçu- Mersin özelleştirmesinden 2 milyon dolarlık bir iş aldıklarını ifade ettim ve bunu zaten herkes biliyor. Bu konuyla ilgili Sayın Maliye Bakanından bilgi istedim. Sayın Maliye Bakanının verdiği cevabı size okumak istiyorum. Değerli arkadaşlarım, Sayın Maliye Bakanı “Bu tür işlemler şeffaf ve kamuoyunda açık olarak yapılmakta, şirketlerin bundan sonraki ticari faaliyetleri de kendi idari mekanizmalarında aldıkları kararlar olup, ilgili şirketleri ilgilendirmektedir. Şahsımla ve Bakanlığımla alakası yoktur.” diyor.

Şimdi eğri oturup doğru düşünmek lazım. Maliye Bakanının çocukları, kızı, oğlu, özelleştirmeden ihale alan bir firmadan 2 milyon dolarlık kamera işi, telemobil işi alıyorlar ve bir bakan çıkıp “Benim bu işle alakam yok.” diyor. Bu kabul edilebilir bir gerçek mi? Hepimiz bu milletin menfaatini kollamak için buraya geldik. Bizim burada bulunuş nedenimiz de o.

Değerli arkadaşlarım, AKP Grubunda oturan arkadaşlarımızın da hepsinin bu konuda iyi niyetli bir yaklaşım göstereceklerini düşünüyorum. Bu işe suskun kalmanın, suça iştirak ediyorsunuz demiyorum, ama suskun kalmanın da çok büyük bir günah olduğunu biliyoruz. Hep beraber, bu konuyu, lütfen -hepiniz de mütedeyyin insanlarsınız- ciddiye alın. Böyle bir özelleştirme anlayışıyla, Türkiye halkının aklına bir sürü sorular getiriyorsunuz. Kaldı ki, PETKİM’le ilgili ihalede de aynı şeye cevap verdi Sayın Genel Başkanımızın Turcas’la ilgili iddiasına. PETKİM ihalesine giren Turcas Petrol Şirketinin sahipleriyle, Turcas Enerji Şirketinin sahipleri aynı insanlar. Dolayısıyla, bu insanların hepsi bu ihaleye girmişlerdir, ama ihale aşamasında, Turcas Petrol olarak değil, Turcas Enerji olarak girmişler, yasaklı olan Turcas Petrol Şirketi -ki Sayın Ulaştırma Bakanımızın da imzasıyla yasaklı olduğu ispatlanmış, gerekirse belgesini, buradadır, yanımda, gösterebilirim- bu firma ihaleye girmiştir. Şimdi, kalkıp da diyebilir miyiz ki hisse payları aynı olan Turcas Petrolle alakası yoktur bu şirketin deme şansımız var mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Ünsal (CHP, Amasya). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (gençlik ve spor genel müdürlüğü, devlet personel başkanlığı, başbakanlık yüksek denetleme kurulu, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu, türkiye ve ortadoğu amme idaresi enstitüsü) beşinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-unsal-23-2007-12-07-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-genclik-ve-spor-genel (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
