# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile bulgaristan cumhuriyeti hükümeti arasında svilengrad- kapıkule demiryolu sınır geçişi faaliyetlerinin ve kapikule sınır mübadele garındaki demiryolu sınır hizmetlerinin düzenlenmesine ilişkin (s.s.378)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüseyin Yıldız (MHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BULGARİSTAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SVİLENGRAD- KAPIKULE DEMİRYOLU SINIR GEÇİŞİ FAALİYETLERİNİN VE KAPİKULE SINIR MÜBADELE GARINDAKİ DEMİRYOLU SINIR HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN (S.S.378)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-yildiz-23-2010-03-16-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-bulgaristan-cumhuriyeti-hukumeti-aras

> Hüseyin Yıldız (MHP), 16 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BULGARİSTAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SVİLENGRAD- KAPIKULE DEMİRYOLU SINIR GEÇİŞİ FAALİYETLERİNİN VE KAPİKULE SINIR MÜBADELE GARINDAKİ DEMİRYOLU SINIR HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN (S.S.378)); konuşma 1.162 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 378 sıra sayılı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgaristan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Svilengrad-Kapıkule Demiryolu Sınır Geçişi Faaliyetlerinin ve Kapıkule Sınır Mübadele Garındaki Demiryolu Sınır Hizmetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’yla ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’yle Bulgaristan arasında sınır geçişlerinin iyileştirilmesi, ticari ilişkilerin büyümesi ve demir yolu ile yük ve yolcu taşımacılığının geliştirilmesi amacıyla 10 Mayıs 1996 tarihinde imzalanan sözleşmenin mevcut hâliyle birçok yönden eksik ve yetersiz kaldığı tespit edilmiş ve bu sözleşmenin güncellenmesi gerekçesiyle bu tasarı yüce Meclisin gündemine getirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, iki ülke arasındaki ticaret hacmine baktığımızda Türkiye’yle komşumuz Bulgaristan arasında 2003 yılında yaklaşık 2 milyar Türk lirası olan ticaret hacmi 2007 yılında 5 milyar Türk lirasını aşmış ancak küresel krizin etkisiyle 2009 yılında 4 milyar Türk lirasına kadar gerilemiştir. Bu tasarıyla uygun bulunacak anlaşma ile Bulgaristan topraklarında Svilengrad ve Türkiye topraklarında Kapıkule istasyonları dâhil Svilengrad-Kapıkule demir yolu geçişi ve bu istasyonlar arasındaki demir yolu hattı kesitinde iki ülkenin kontrol makamları ve servislerinin faaliyetleriyle anlaşmada belirtilen sınır geçişi üzerinde sınırlar arası trafikle ilgili faaliyetler düzenlenmektedir. Bu itibarla Kapıkule Garı’nda ileride yapılacak sınır hizmetlerinin sorunsuz olarak yerine getirilmesi amaçlanmaktadır.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 378 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişimi uzun yıllar devam etmiştir. 2007 yılında Bulgaristan’ın Avrupa Birliğine girmiş olması da iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandırmıştır. Ülkemizin Bulgaristan ile Batı ve Orta Avrupa’ya yönelik taşımalarının büyük bir kısmı Kapıkule-Kapitan Andreov Sınır Kapısı’ndan gerçekleşmekte olup söz konusu sınır kapısında zaman zaman aşırı yüklenmeden dolayı uzun beklemeler yaşanmaktadır. Anılan kapının gerek iki ülke arasında yapılan taşımalarda ve gerekse ülkemiz ihraç yüklerinin Batı ve Orta Avrupa pazarlarına ulaştırılmasında yetersiz kaldığı bilinmektedir. Bu çerçevede, Hamzabeyli-Lesova Sınır Kapısı’nın açılması, Bulgaristan-Türkiye arasında tır trafiğine açık ikinci bir sınır kapısı olarak ticari ilişkilerin artmasına vesile olmuştur.

Meriç Nehri’nin önemli bir yan kolu olan Tunca Nehri su potansiyelinin, sınır bölgesine inşa edilebilecek bir barajla değerlendirilmesi amacıyla Bulgar tarafıyla 1960’lı yıllardan bu yana yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamamıştır. Hâlbuki, Suakacağı Barajı’nın yapılması, her iki ülke için önemli bir projenin hayata geçirilmesi anlamında hem su taşkınlarının önlenmesi hem de tarımsal üretimin artırılması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin son yıllarda Bulgaristan’a yaptığı yatırımlarda da ve müteahhitlik hizmetlerinde de artış görülmektedir. Tahminimize göre Türkiye'nin Bulgaristan’a yaptığı yatırım miktarı resmî rakamların çok ötesinde olup yarım milyar doları aşmış durumdadır. Bir o kadar da müteahhitlik hizmeti düşünüldüğünde 1 milyar dolar Türk “know how” ve sermayesi Bulgaristan’a yatırılmıştır. Bir de kayıt altına alınamayan ticaret miktarı bu rakamlara eklenildiğinde Türkiye’nin Bulgaristan’daki varlığının, Bulgaristan ekonomisindeki payının yüzde 15’lere ulaştığını görmekteyiz. Bulgaristan’ın 2007 yılında Avrupa Birliğine üye olmasıyla Türk yatırımlarını Bulgaristan’a çeken nedenlerden birisi de bu olmuştur.

Bunun yanı sıra komşu ülke olmamız, kültürel ve siyasi koşullar yatırım ilişkilerini geliştirmektedir. Önemli başka bir neden de Bulgaristan’ın enerji ve iş gücü maliyetleri açısından mukayeseli üstünlüğünün olmasıdır.

Her iki ülke de enerji koridorlarının kesiştiği noktada bulunmaktadır. Bundan dolayı gelecekte altyapı projelerinde daha fazla iş birliği yapılması mümkün görünmektedir. Muhtemel altyapı projelerinin, özellikle enerji ve yol projelerinin yanı sıra bankacılık, elektronik, perakende satış sektörlerinde yeni yatırımların yapılması beklenebilmektedir.

Türkiye’nin Bulgaristan’a ihracatı, 2008 ekonomik krizinin etkileri bir yana sürekli bir artış eğilimi göstermektedir. Ülkeye ihracatımızın artışında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın olumlu etkisinin yanı sıra özellikle 2000 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından uygulamaya başlanılan “Komşu Ülkelerle Ticareti Geliştirme Stratejisi” kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin payı bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, birkaç ay önce Bulgaristan Yurt Dışı Bulgarlar Bakanı Türkiye’den mal tazminatı istemişti. Ardından Sayın Bakan “Bilmediğim bir konuda konuştum, hata yaptım.” dedi ama birçok soydaşımızı da üzmüştü.

Değerli milletvekilleri, bir an için tarih sayfalarımızı karıştırdığımızda, 93 Harbi’nde, 1878 Ocak ayında, şiddetli kış şartlarında, 200 bin Türk, 500 kilometre yolu kağnı arabalarıyla giderken çoluk çocuk yollarda donup ölenler oldu, bunların malları orada kaldı. 1905’ten itibaren yine Bulgar devleti 300 bin kişi daha sürdü, bunların malları da Bulgaristan’da kaldı. 1950’de 100 bin Türk’ü rahmetli Menderes Anadolu’ya getirerek iş güç, ev bark sahibi yaptı, bunların malları da Bulgaristan’da kaldı. 1978’den itibaren Türklere reva görülen muamele hafızalarımızda hâlâ canlılığını korumaktadır. 1989’da 200 bin kişi dolayında Bulgar Türk’ü sırtlarında eşyalarıyla Kapıkule’den Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı, onların da malı yine orada kaldı.

Gelenlere uydu kentler kuruldu. Bu büyük ülke kimseyi dün olduğu gibi bugün de mağdur etmedi, hepsini bağrına bastı ama Bulgaristan’da çalışıp emeklilik hakkını kazanan ve göçe zorlanan kaç soydaşımız Bulgaristan’dan emekli maaşı alabilmektedir? Bulgaristan’da kalan Türk vakıf mallarına ne olmuştur? Bulgaristan’ın Sayın Bakanı bu sualleri de bu soruları da cevaplandırmak durumundadır.

Bulgaristan’daki Türk azınlığın hakları, Türkiye Cumhuriyeti’nin Bulgaristan’la olan dış ilişkilerinde ortaya çıkan en büyük sorundur. Bugün Bulgaristan’da 1 milyon civarında Türk yaşamaktadır. Başta Kırcaali, Razgrad, Şumnu, Eski Cuma, Silistre, Dobriç, Burgaz, Rusçuk, Sofya şehirleri olmak üzere birçok yerleşim bölgesinde Türkler yaşamaktadırlar.

Bulgaristan Türkleri bazı dönemlerde Bulgar devleti sınırları içinde nispeten özgür bir yaşam sürebilmişlerdir ancak bazı dönemlerde din ve dillerinden dolayı ağır bir baskıyla karşılaşmışlardır. Bugün bu sorunlar yaşanmamaktadır. Dolayısıyla, en son yaşanan göç olayından sonra Bulgaristan’daki komünist yönetimin sona ermesiyle Bulgaristan’da yaşayan Türkler rahat bir nefes almışlardır. Yeni yönetim, Türklerin eski adlarını vererek geri dönmesine de izin vermektedir. Türkleri etkileyen diğer ağır koşullar yürürlükten kaldırılmıştır. Türkiye’ye göç eden Bulgaristan Türklerinin büyük bir bölümü Bulgaristan’a geri dönmüştür. Ancak Bulgaristan Türklerinin bütün sorunlarının temelinde millî bilinç yoksunluğu yatmaktadır. Bu da ancak başta eğitim olmak üzere Türkiye’nin bu ülkedeki soydaşlarımıza olan özel ilgisiyle aşılabilecek bir husustur.

Günümüzde Türkiye-Bulgaristan ilişkileri, dostluk zemininde gelişmesine devam etmektedir. İki ülke arasında geniş bir ticaret ilişkisi mevcuttur. Bulgaristan Türkleri iki ülke arasında önemli bir köprü rolü oynamaktadır. Kısaca, bu anlaşmayla demir yoluyla yapılacak sınır ticaretinin şartları karşılıklı olarak düzenlenmektedir. Bu anlaşmanın, komşumuz Bulgaristan’la olan ekonomik ilişkilerin gelişmesine ve henüz istenen seviyelerde bulunmayan ticari ilişkile-rimizin daha da artmasına katkı sağlamasını ümit ediyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri’nde ve İsveç Parlamentosunda sözde Ermeni soykırımı iddiaları kabul edildi. Bu şartlarda bile “ülkeler arası ilişkilerde sıfır sorun” sloganıyla yola devam eden Adalet ve Kalkınma Partisi, dünyada ülkemizin saygın bir yer edindiğini ifade etmeye devam edegelmektedir.

Değerli milletvekilleri, Türk milletince seçilmeden bakan olan Sayın Dışişleri Bakanımızın, lütfedip de -uçaktan bir ara indiğinde- Türk milletinin seçilmiş Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve İsveç’te kabul edilen sözde soykırım iddialarıyla ilgili Dışişleri Bakanlığınca yapılanlar hakkında bizi bilgilendirme zahmetinde bulunmasını bekliyoruz. Mecliste bulunan milletvekillerinin yaşanan gelişmeleri gazete sayfalarından, televizyonlardan takip etmek zorunda kalmaması sanıyorum Dışişleri Bakanlığının sorumluluğundadır. Yoksa, Sayın Bakan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunu bilgilendirmiş, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubunu bilgilendirmeye ihtiyaç duymamakta mıdır, yoksa milletvekilliğinin ne olduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ne olduğunu bilmemekte midir? Bunu sorgulamak, aynı zamanda, Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekillerine de düşmektedir. Burada diğer sayın bakanları çeşitli vesilelerle -görüşülmekte olan kanunlarda- görmekteyiz ama Dışişleri Bakanımız Sayın Davutoğlu’nun herhâlde uçaktan inmeye vakti olmamaktadır. Bunu Türkiye Büyük Millet Meclisine bir saygısızlık olarak kabul ediyorum. Komisyonlara bilgi vermek sadece, yeterli değildir bir Dışişleri Bakanı için. Dışişleri Bakanını, Türkiye Büyük Millet Meclisine gelerek milletin bu kürsüsünden, yaşananlarla ilgili açıklama yapmaya davet ediyorum.

Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Yıldız (MHP, Antalya). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile bulgaristan cumhuriyeti hükümeti arasında svilengrad- kapıkule demiryolu sınır geçişi faaliyetlerinin ve kapikule sınır mübadele garındaki demiryolu sınır hizmetlerinin düzenlenmesine ilişkin (s.s.378)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-yildiz-23-2010-03-16-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-bulgaristan-cumhuriyeti-hukumeti-aras (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
