# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüsnü Çöllü (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 2 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/husnu-collu-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Hüsnü Çöllü (CHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının çerçeve 18’inci maddesiyle değiştirilmesi öngörülen 5510 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Efendim, genel bir uygulama vardır, bir sıkıntı oldu mu, bir kriz yaşandı mı hemen “Kemer sıkalım, çalışanları işten çıkaralım, verilecek zamları donduralım, daha az verelim.” diye. Hep bu politikalar uygulanmıştır bugüne kadar. Ama, bu politikaların bir sonuç vermediği ortadadır. Bunun bilinmesine rağmen, Hükûmet, “Sosyal güvenlikte açık var, elimizde de bir grup çalışan var, hemen onların haklarından kesinti yapalım, onlar için yapılacak harcamaları azaltalım.” yaklaşımı içerisindedir. Bu tasarının genel özeti budur; haklardan kesinti, verilen desteklerin de azaltılması şeklindedir.

Bu, doğru bir yaklaşım değildir. Emek sömürüsü olan kayıt dışılık önlenemediği sürece, prim tahsilatları doğru bir şekilde yapılmadığı sürece bu tasarıdan bir sonuç alınması maalesef mümkün değildir. Tek başına, “tasarruf yapıyorum” diyerek haklarda kesintiye gitmek çözüm olmayacaktır.

Hükûmet sosyal güvenliği kara bir delik olarak sunmaktadır. Bu kara delik nedir? Bu bazen bir süt parası, bazen bir özürlünün maaşı, bazen de bir hastanın protezidir. Bunlara kara delik denemez.

Maliye Bakanı da “Bu 37 milyar lirayı başka yere harcasak daha doğru olmaz mı?” diyor. Diyor da, bu ülkenin son beş yılda faize harcadığı para 185 milyar dolar düzeyindedir, bu ülkenin son on-on beş yılda yolsuzluklarda kaybettiği paranın miktarı bir hesaba göre 200 milyar dolar düzeyindedir. Ne oldu, bu alanlarda bir değişiklik yapıldı mı? Bu kaynakları da ülkemizin gençlerine istihdam yaratacak alanlarda kullansaydık daha doğru olmaz mıydı?

Değerli milletvekilleri, önergemize gelecek olursak; Hükûmet diyor ki: “Emekli olduktan sonra yeniden işe başlayan olursa emekli aylıklarından yüzde 15 mertebesinde sosyal güvenlik primi olarak kesilsin.” Biz de önergemizde diyoruz ki: Bu kesinti yüzde 10 olsun.

Şimdi arkadaşlar, buna bir bakmak lazım. Eğer emeklimiz emekli aylığı ile geçimini sağlayabilecekse, yaşantısını sürdürebilecek olanaklara sahip ise yeniden çalışmak ister mi? Demek ki bir sıkıntı var. Yirmi beş-otuz yıl çalışmış, emekli olmuş, ama geçinemiyor. Bu yaşından sonra yeniden çalışmayı kim ister? Bir de bunun başka bir boyutu var, Bakan açıklıyor: “Kırk-kırk beş yaşında emekli oluyorlar, sonra bir işe girip çalışıyorlar.” diyor. Ben sormak istiyorum: Kamu kuruluşlarındaki emekçiler kırk-kırk beş yaşında; “süreniz doldu, hadi emekli olun” diye zorunlu emekliliğe sevk ediliyor mu, edilmiyor mu? Yani bu insanlar: “Daha gücüm var, ben çalışmak istiyorum.” diyor, ama izin verilmiyor. Hatta emekliliğe zorlanmak için de türlü türlü işlemler yapılıyor. Bunlar yaşanmıyor mu? Bunu, Sayın Bakana soruyorum. Bu insanlarımız da doğal olarak ne yapsın? Lisede, üniversite okuyan çocuğu var, eğitim harcamalarını karşılamak, geçimini sağlamak adına kırk beş-elli yaşından sonra işe girmek çok da tercih edeceği bir şey değildir.

Çalışma ortamlarını hepimiz biliyoruz. Çalışmak zorunda kalmış insanlarımızdan bir prim alınmak isteniyorsa biz diyoruz ki, bu daha az olsun. Belki asgari ücretle bir işe girecek; neredeyse yarısını destek primi olarak geri almaya çalışmayalım.

Ben, bir kez daha vurgulamak istiyorum: Sadece kesinti yaparak, tasarruf yaparak bir yere varılamaz. Tasarruf önemlidir, ama sadece emekçilere verilecek desteklerde tasarruf yapmak bir çözüm getirmeyecektir.

Bir de sosyal güvenlik kurumlarının gelirleri vardır; tahsilatları doğru yapıyor muyuz? Kayıt dışılık konusunda ne gibi sonuçlar elde edeceksiniz? Elinizdeki kaynakları verimli kullanıyor musunuz? Bu sorular, bu sorunlar ortada dururken tek başına kesinti yaparak Türkiye'nin sosyal güvenliğini bir yere taşıyamazsınız diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüsnü Çöllü (CHP, Antalya). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/husnu-collu-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
