# Hüsamettin özkan ve recep önal haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin ( 9/3 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2003
- **Gündem:** HÜSAMETTİN ÖZKAN VE RECEP ÖNAL HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ( 9/3 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2003-12-09-husamettin-ozkan-ve-recep-onal-haklarinda-meclis-sorusturmasi-acilmasi

> Hüsnü Ordu (AK Parti), 9 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HÜSAMETTİN ÖZKAN VE RECEP ÖNAL HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ( 9/3 )); konuşma 795 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSNÜ ORDU (Kütahya) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; Türkiye Halk Bankasının, özellikle uygun olmayan yöntem ve usullerle ilgili ve yetkili denetim kuruluşlarının soruşturma raporlarını defalarca ortaya koyup, Halk Bankasının yöneticileri hakkında savcılık araştırması istenildiği halde, dönemin ilgili Başbakan Yardımcısı Sayın Hüsamettin Özkan ile Devlet eski Bakanı Sayın Recep Önal'ın, gerekli tedbirleri zamanında almayarak görevlerini yerine getirmemek suretiyle Türkiye Halk Bankasının zarara uğramasına sebep oldukları, bu raporlarla ilgili yasal soruşturma izinlerini geciktirdikleri, savsaklandığı ve bu nedenlerle usulsüz kredi işlemlerinin yapılmalarına imkân sağlamaları sebebiyle, bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu iddiasıyla, Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasıyla ilgili, önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, öncelikle, bir kamu bankası olan Türkiye Halk Bankasıyla ilgili soruşturma konusunda Yüce Heyetinizi bilgilendirmek istiyorum.

Türkiye Halk Bankasındaki üst düzey kamu yöneticileriyle ilgili, örneğin, genel müdür, genel müdür vekili ve yönetim kurulu üyeleriyle ilgili, ilgili devlet bakanlığının, savcılıktan talebi, istemi olmasına rağmen, bu talep iznine uygun görüş vermesi gerekiyor; ama, aynı bankada, bu saydığım yöneticilerin dışındaki yöneticilerle ilgili böyle bir talep izni gerekmiyor. Öncelikle , bunu ortaya koymak istiyorum.

Şimdi, bunu ortaya koyduktan sonra, ülkemizin, bugün, ekonomik ve siyasî anlamda dibe vurmasının en önemli nedenlerinden birinin altında gerek kamu bankalarındaki gerekse özel bankalardaki farklı uygulamalardan dolayı bir dönemin getirdiği ve milyarlarca dolarla ifade edilen kaynaklarımızın heba edildiğinin yatması, acı bir gerçektir. Bu durum itibariyle, bugün, bu ülke coğrafyasında doğan her bir ferdimiz, maalesef, borçlu olarak doğmuş oluyor.

Bu konuya giriş yaparken, öncelikle, bir kamu bankası olan Türkiye Halk Bankasının ana statüsünde belirlenen amaçlara yönelik olan hizmet ve görev anlayışını, burada, ortaya koymamız gerektiğine inanıyorum. Bunu söyledikten sonra, yine, belli bir dönemde, Türkiye Halk Bankasının büyük ağırlık olarak 10 holding ve gruba kredi verme işleminin asıl amaca uymadığını, çok açık bir şekilde görmüş olacağız.

Türkiye Halk Bankası, 1933 yılında, Yüce Meclisten geçmiş bir kanunla kurulmuş; daha sonra, 1950 yılında görevleri genişletilmiş; daha sonra da, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre Halk Bankası anastatüsü belirlenmiş. Şimdi, buraya baktığımızda, özet olarak ifade etmek gerekirse, ülkenin tasarruf birikimine katkıda bulunmak, esnaf, sanatkâr, küçük ve orta ölçekli sanayi ile diğer sanayi kuruluşlarını desteklemek ve kredi vermek amacıyla kurulmuş bir bankamızdır.

Bugün, Mecliste, bir kamu bankası olan Türkiye Halk Bankasına baktığımızda, geçmiş dönemlerde etkili ve yetkili, gerek Yüksek Denetleme Kurulu üyelerinin gerek Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu yetkililerinin gerekse banka murakıplarının vermiş olduğu veya önermiş olduğu çok ciddî soruşturma taleplerine rağmen, dönemin yetkili bakanının, bu konuda soruşturma talebine yönelik talepleri, istekleri -bunu iki şekilde; ister kendi bürokrasisinin kendine verdiği bilgiler dışında, isterse kötü niyetli olarak değerlendirebiliriz- bir şekilde, bu savsaklamalardan dolayı, soruşturma süresini uzatması ve bu süreç sonunda meydana gelen olayları burada ortaya koymak istiyorum.

Başbakan Eski Yardımcısı Sayın Hüsamettin Özkan'ın Türkiye Halk Bankasından sorumlu olduğu 1997 yılı ile 2000 yılları arasında, Halk Bankasının -bunun altını çizmek istiyorum- takipteki alacakları 12 trilyon lira iken, 2001 yılı sonu itibariyle 1,1 katrilyon liraya ulaşmıştır. Bunlara, faizi ve kur risklerini de kattığımız zaman, bugün, bu konuştuğumuz rakam, 2001 yılı sonu itibariyle 3,5 katrilyon lira olmuştur. Geriye gidip, beş yıllık bir tabloya bakacak olursak, Türkiye Halk Bankasının alacakları 1997'de 12 trilyon, 1998'de 53 trilyon, 1999'da 150 trilyon, 2000'de 375 trilyon, 2001 yılında 1,1 katrilyon liradır. Bu artışlara baktığımızda, özellikle 1997 ile 1998 arasında, önceki yıla göre, yüzde 326'lık bir artış, açık olarak gözükmektedir.

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporlarındaki suiistimale neden olan usulsüz konuları ortaya koyduktan sonra, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporlarında da zikredildiği gibi, konuları ana başlıklarıyla siz değerli milletvekilleriyle paylaşacak olursak:

Halk Bankasının 2000 yılı sonu itibariyle nakdî ticarî kredilerinin yüzde 81,8'ini özellikle 10 gruba, holdinge kullandırdığı...

1999 yılı YDK raporuna göre, banka kredisi kullandırılan holdinglere ait 7 bankanın yönetim ve denetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulmuş olup, bu durum, bankanın asıl amaç ve faaliyetleriyle ilgili değil, finans sektöründe bir destek olarak uygulama yaptığının bir göstergesidir.

Yine, 1996 ve 1997 yıllarında, yurt dışından buldukları firmaların, kredilerle ilgili, dövize natık teminat mektubuyla özellikle yurt içinde kredi bulma imkânı olmayan firmalara bile yurt dışından teminat karşılığı kredi bulma olanakları sağlanmıştır; daha sonra bu krediler ödenmediği için, yine banka kaynaklarından ödenmek suretiyle, buradaki kaynaklar çok daha fazla bir miktara gelmiştir.

Bu konularla ilgili soruşturma izni verilmediği ve savsaklandığı için, haklarında soruşturma talebi olanlar usulsüz kredi vermeye devam etmişler ve soruşturma izni bakan oluruna tabi olmayan diğer yetkililer, soruşturma iznine tabi firmaların kredi işlemleriyle ilgili mahkûmiyet kararı almışlardır.

Bunlara ait iki özel örnek verecek olursak; birincisi; Yenişehir Şubesi, 526 sayılı firmanın kredi durumu: 1997 yılı itibariyle 3,2 trilyon lira olan firma riski, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında ilave kredilerle 45 trilyon liraya çıkmıştır. Bu firmaya açılan dava halen devam etmektedir.

İkincisi; 1996 yılında, Beyoğlu Şubesinden usulsüz olarak kredi kullandığı iddia edilen bir firmayla ilgili, bakan, soruşturma izni...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya). “Hüsamettin özkan ve recep önal haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin ( 9/3 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2003-12-09-husamettin-ozkan-ve-recep-onal-haklarinda-meclis-sorusturmasi-acilmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
