# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2004-02-24-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> Hüsnü Ordu (AK Parti), 24 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 851 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSNÜ ORDU (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; kamunun yeniden yapılandırılmasıyla ilgili, 12 nci maddeyle ilgili, Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, bu vesileyle, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, geldiğimiz bu noktada bir tespit yapmak istiyorum. Bu tespiti yaparken, hiç şüphesiz, bu Genel Kurulda bulunan, geçmişte yerel yönetimlerle ilgili, mahallî idarelerle ilgili bir sürü arkadaşımız adına, belediye başkanlarımız adına, kaymakamlarımız, valilerimiz adına ve şahsım olarak da, hasbelkader on yıl gibi bir süreyle ve onun evveliyatında yerel bir idareci olarak, yerel bir yönetici olarak, buradan, bu Genel Kuruldaki bugüne kadar yapılan çalışmalarla ilgili bu meseledeki düşüncelerimi aktarmayı, bir tespiti yapmayı bir görev biliyorum.

Şimdi, ben, Cumhuriyet Halk Partisinde görev yapan bir sürü yerel yöneticimizin, bu tasarının temel felsefesiyle ilgili, merkezî idarenin hantal olmasıyla ilgili, hızlı ve verimli çalışmamasıyla ilgili bu tespitlere aynen katıldığına yürekten inanıyorum ve onlarla konuşuyoruz. Bunda bir problem yok. Peki nedir problem; bizim sorun haline getirdiğimiz şey?.. Bu kanunun temel felsefesinin dışında, temel yaklaşımının dışında, biz, neyi tartışıyoruz?

ERDAL KARADEMİR (İzmir) - Ömer Dinçer felsefesini tartışıyoruz; daha anlayamadın mı?!

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Şimdi, geçmişe bir baktığımızda, kamunun geldiği durum ortada. Merkezî idare hantal, verimsiz, sağlıksız çalışıyor; bu kesin. Peki, biz ne yapmışız ülke olarak, geçmişe bir bakalım, tespit yapalım. Son yarım asırdır değerli milletvekillerim, biz nelerle uğraşmışız; uğraşmamız gereken meseleleri bir tarafa bırakmışız, bakın neler yapmışız: Bu ülke, yarım asırdır Alevî-Sünnî tartışmasını yapıyor, laik-antilaik tartışmasını yapıyor, Kürt-Türk tartışmasını yapıyor; etnik meselelerimizi tartışıyoruz, bölgesel meselelerimizi önplana çıkarıyoruz. Bunlar yetmiyor, hiç şüphesiz hepimizin kabul ettiği ve herkesin katıldığı cihanşümul bir din olan İslam Diniyle ilgili tartışma yapıyoruz ve bunun -altını çiziyorum- siyasetteki temsilciliğinin yapılmaması gereğini ortaya koyuyoruz. Bunlar hepsi doğru şeyler. Yani, AK Parti olarak biz de diyoruz ki; gerçekten cihanşümul bir din olan İslam Dininin temsilcisi AK Parti değildir, bir başka siyasî parti de değildir. Biz de bunu kabul ediyoruz. Bizim ortada bir siyasî yönetim anlayışımız var ve bizim siyasî bir liderimiz var diyoruz, siyaset yönetimi yapıyoruz diyoruz. Bunlarla hiç kimsenin bir sorunu, bir problemi olmuyor; bu sözler, bu laflar herkesin hoşuna gidiyor; ama, bakın, biz, burada bir şeyi daha söylüyoruz. Şimdi, ben söylenen sözlere baktım -bunlar benim şahsımı bağlar- çok değerli sözcülerimizin burada ifade ettiği şeyleri söylüyorum. "Yönetsel terörizm", "cumhuriyet kalelerine saldırmak." Bu tasarıyla ilgili, bizi, cumhuriyet kalelerine saldırmakla suçlayan çok değerli sözcülerimiz oldu, laik cumhuriyete saldırıyla, suçlayan çok değerli sözcülerimiz oldu. Şimdi, bunlar yapılırken Türkiye'de, geçmişe dönüp bakıyoruz; yarım asırdır bunlar söyleniyor. 200 milyar dolar para gitmiş, uçmuş.

ERDAL KARADEMİR (İzmir) - Doğru.

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - 206 milyar dolar hâlâ daha borcumuz var.

ERDAL KARADEMİR (İzmir) - Sayenizde!

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Televizyonlara bakıyoruz; hâlâ daha, insanlarımızla ilgili aslî sorunlarımız, çözülmesi gereken sorunlar ortada dururken, bu ülkenin televizyonlarında hâlâ daha Televole programlarını seyrettiriyorlar bize.

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Sizin televizyonlar onlar...

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Siz iktidarsınız...

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Değerli milletvekillerimiz, şimdi, söylemek istediğim şunlar: Bizim, gerçekten, bu ülkenin sorunlarını bir bir çözme aciliyetimiz var, bu hıza ihtiyacımız var.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Borçları artırdınız... 40 milyar dolar arttı borç...

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Dolayısıyla, hakikaten, merkezî idarenin görevlerini, yetkilerini yeniden düzenleyen, yerel yönetimlere, yerinden, halka daha yakın, daha aktif, daha hızlı, verdiği imkânlarla yeniden kamunun bu israfını, yolsuzluğunu, suiistimalini önleyecek önemli nedenlerden biri olan bu tasarıyla ilgili, gerçekten, bizim, yerel yönetici olarak sonuna kadar inandığımız hızlılıkla çalışmaya ihtiyacımız var diye samimiyetle düşünüyorum.

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Unakıtan'ın oğlu ne oldu?! Mısırları halledin!..

ERDAL KARADEMİR (İzmir) - Sizin yerel yöneticileriniz bunları bilmiyor mu?! Dokunulmazlıkları kaldırın önce...

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Şimdi, bunları ifade ettikten sonra, kanunun özeline baktığımızda şunu görüyoruz...

MEHMET TOMANBAY (Ankara) - Tavuk yemini açıkla!..

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Bir örnek vereceğim. Merkezî yönetimin, yerel yönetimlerle, hakikaten, müşterek yaptığı birsürü görev vardır. Merkezî idareden, örneğin Bayındırlık, okul yapar, altyapı yapar, aynı şeyi özel idare de yapar, hatta belediyeler de yapar. Sağlıkla ilgili hizmetleri, Sağlık Bakanlığı yapar, sağlık il müdürlüğü yapar, yine özel idare yapar.

Bu kanunun ana metninde yapılmak istenen şey şu: Merkezî yönetimin yaptığı birtakım hizmetleri, görevleri, taşrada olan bu teşkilatları özel idarelere devrederek, daha hızlı, daha verimli, daha etkin ve tek elden bir bütünleşme yapmayı hedefliyor; bu gerçek.

Bir şey daha hedefliyor. Ben, on yıllık bir yönetici olarak şunu söyleyebilirim: Bu ülkede merkezî idareden bugüne kadar yapılan ihalelerin birçoğuyla -istisnalar hariç- gerçekten, daha pahalı, daha etkin olmayan, daha verimsiz olan binlerce yatırım yapılmıştır. Bunlar, halka yakın, yerinden yönetimler tarafından -hiç şüphesiz inancım tamdır- yapıldığı zaman daha etkin, daha verimli ve daha kontrollü olacaktır.

Bir defa, bu kanunun temel amacında, en azından böyle bir niyet vardır. Bir örnek vereyim: 1990 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yapısına bakalım. Bu yapıya baktığımızda, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 971 000 000 dolarlık toplam gideri var; personel harcamaları yüzde 35, yatırım harcamaları yüzde 61. Gelelim 2001 yılına. 872 000 000 dolarlık bir gideri var; personel harcamaları yüzde 72, yatırım harcamaları ise yüzde 25. Bu bile, onbir senelik bir sürece baktığımızda, kamunun bu temel yaklaşımıyla yatırım harcamalarında ne kadar geriye gittiğinin bir örneğidir, bir tespittir. Bunu birsürü örnekle şekillendirebiliriz.

Gerçekten bu tasarının ana ruhuna dönerek, bu ülkeyi, AK Parti Grubu, yapılması gereken gerçek tasarılarla, gerçek reformlarla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2004-02-24-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
