# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420666.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka

> Hüsnü Ordu (AK Parti), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 507 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HÜSNÜ ORDU (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 merkezî bütçesinin son maddesinde, şahsım üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; bu değerlendirmeyi şahsım olarak yaptığımız zaman, 1971 yılından beri bütçelerin temeline baktığımızda, bütün mali sıkıntıların, ana, temel unsurunu incelediğimizde, bütçe açıklarından kaynaklandığını görüyoruz. Bütçe açıklarını incelediğimiz zaman, ne zaman Türkiye'nin bütçesi bozulmuş, hangi nedenlerle bozulmuş diye baktığımızda, irdelediğimizde ise, bugüne kadar bütçeyle ilgili konuşan, buradaki çok değerli muhalefet sözcülerinin, bence, hepimizin hatırlaması gereken birtakım hususlar ortaya çıkıyor. Bunlar nelerdir? Kısaca üç ana başlıkta toplayabiliriz:

Bütçe açıklarına neden olan, bugün, en önemli nedenlerden bir tanesi, hiç şüphesiz, sosyal güvenlik açıklarımız.

İkincisi: "Görev zararları" diye tanımladığımız unsur. Dolayısıyla, beraberinde, bugüne kadar, en son kriz döneminden evvel, bankalardan, usulüne uygun olmayan yöntemlerle kullanılan büyük miktarlardaki krediler ve görev zararları ve yine, geçmiş dönemlerden bugüne kadar uygulanan, -karşılığı olmayan bütçelerde- popülistçe uygulanan politikalar ve yine karşılığı olmayan, ama Merkez Bankasının bastığı paralarla ödenen bütçelerden sonra ortaya çıkan bütçe açıklarımız.

Bu üç unsuru ifade ettikten sonra, şöyle bir irdelediğimizde, acaba bu sosyal güvenlik açıklan nasıl meydana geldi Türkiye'de diye baktığımız zaman, bunun içine girdiğimizde, dönemsel olarak Türkiye'yi yöneten hükümetlere baktığımızda... Çok değerli partilerimizin sözcüleri, buradan, Hükümetimiz aleyhinde bir sürü konuşmalar yaptılar. Ben, örneğin, bir vatandaş olarak, bir milletvekili olarak şunu hatırlıyorum: Sosyal güvenlik açığı dediğimiz zaman, önce, aklıma gelen erken emeklilik sistemi oluyor. Geldiği sonuçta, bu Türkiye'ye, bunun -kimi aştığını- hangi dönemde olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bugüne kadar, hiçbir eleştirilecek noktası olmasa -şahsım adına çok samimi söylüyorum- Doğru Yol Partisinin, sadece sosyal güvenlik açığında izlediği bu erken emeklilik sistemiyle ilgili bu ülkeye getirdiği külfet tek başına yeter. Bugün geldiği noktada 25 katrilyondan bahsediyoruz. Ne olmuş erken emekliliğe geldiğimiz noktada? 7 milyon 800 bin emekliye karşılık 14 milyon aktif sigortalı. Standardı: 4 kişinin 1 emekliyi fınans etmesi gerekirken, geldiğimiz noktada 1,8 kişi bir emekliyi finansman etmek zorunda kalıyor ve bunu realize edemiyoruz. 2010 yılma doğru gittiğimizde bu emeklilerimizin 9,5 milyon civarında bir emekliye ulaşacağını görüyoruz.

ikinci önemli husus görev zararları; bankalarda usulüne uygun olmadan kullandırılan krediler. Koalisyon hükümetleri aklıma geliyor, yine, Doğru Yol politikaları aklıma geliyor. Karşılığı olmayan verilen paralar bütçelerden... Tarıma, değişik sektörlere... Yine, bizim incelediğimiz dönemlerde de, kamu bankalarından bile usulüne uygun olmayan şekilde, özellikle en son koalisyon dönemlerinde -MHP, Anavatan, DYP- kullandırılan krediler ve teminatları yeterli olmadığı için dönmeyen krediler.

Zaman zaman IMF'den de bahsediliyor burada. Ben, şunu da unutmuyorum: Son krizden sonra, eleştirel anlamda söylemiyorum, ama, Türkiye o duruma düştüğü için, o günün ekonomiden sorumlu Bakanı Sayın Kemal Derviş, eğer bizi o pozisyondan kurtaracak IMF'den o paralan bulmamış olsaydı, bugün Türkiye'nin durumu çok daha farklı bir pozisyonda olabilirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ordu, lütfen...

Buyurun.

HÜSNÜ ORDU (Devamla) - Kısacası, biz, her konuyu altını çizip eleştirirken, buna bu gözle bakmak durumundayız. Bütçe açığı diye başladım sözüme, 2002'de bütçe açığı 40 katrilyon civarında; nispi oranı yüzde 14,6. Bugün geldiğimiz noktada 2006 bütçesini 3 katrilyonla kapatıyoruz; yüzdelik limiti 0,5'tir.

Ben, bu duygu ve düşüncelerle, bu bütçenin hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hüsnü Ordu (AK Parti, Kütahya). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/husnu-ordu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420666.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
