# HDP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Ayhan (HDP, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2015
- **Gündem:** HDP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42400
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ayhan-26-2015-12-22-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> İbrahim Ayhan (HDP), 22 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM AYHAN (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Türkiye olarak gerçekten çok sancılı ve yakıcı bir süreçten geçiyoruz. İçinden geçtiğimiz dönem, hem dış politika açısından hem de iç politika açısından oldukça tarihî öneme denk düşebilecek bir süreçtir.

Türkiye, dış politikada tamamen AKP Hükûmetinin militarizasyon politikaları sonucu bir savaş sürecine girmiş durumdadır. Bir taraftan Musul, diğer taraftan Rusya, diğer yandan Suriye’ye ilişkin kışkırtıcı, şiddet eksenli politikalar Türkiye’yi bölgede bir savaşın eşiğine getirmiş durumdadır.

AKP, kendi içerisinde çözemediği, Kürt sorunu başta olmak üzere, tüm toplumsal sorunların çözüm adresi olarak savaşı başlatarak böylesi bir felaketle Türkiye’yi ne yazık ki karşı karşıya getirmiş durumdadır ve Türkiye, hızlı bir şekilde bir kaosun ve krizin içerisinde sürüklenmek durumundadır. Bunun herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerekiyor.

Daha yakın zamanda, beş aylık bir süreç içerisinde, 7 Haziran seçimlerinin hemen arkasından, Türkiye’de sokağa çıkma yasaklarıyla beraber müthiş derecede bir devlet terörü hayata geçirilmeye çalışıldı. Halkın iradesi, halkın öz yönetim duruşu, polisiye ve askerî yöntemlerle terörize edilmeye, savaş yöntemleriyle yok edilmeye çalışıldı. Bunun temel sebebi ise şu ana kadar, AKP’nin iktidarda olduğu süreç de dâhil olmak üzere, yüz yıllık Kürt sorunundaki çözümsüzlük politikalarıdır ve bugün AKP âdeta topluma savaşı ve şiddeti ısrarla dayatma çabası ve gayreti içerisindedir.

Bilmem izleyeniniz oldu mu, “İhtiyarlara Yer Yok” filmi vardı. Orada bir replik var. Katil, bir markete giriyor. Kurbanını işaret ederek elindeki parayı havaya atıyor. “Yazı mı tura mı?” diyor. Kadın kurban “Ne söylesem beni öldüreceksin.” diyor. Katil de ona dönüp diyor ki: “Yazı da desen, tura da desen ben seni öldüreceğim.” Dolayısıyla, bugün AKP’nin bize reva gördüğü, toplumun önüne sunmuş olduğu şey de budur. AKP “Her hâlükârda, her koşulda ben Kürt halkıyla, Türkiye'de haklarını savunan herkesle savaşacağım.” diyor ve bunun pervasızlığını da her geçen gün artırarak, sürdürerek devam ettiriyor.

AHMET GÜNDOĞDU (Ankara) - Yok, biz öyle bir şey demiyoruz. Onu siz uyduruyorsunuz, öyle bir şey demiyoruz.

İBRAHİM AYHAN (Devamla) - Bakın, Kürt sorunu yüz yıllık bir sorundur ve bu sorunun çözümüne dair son üç yıl içerisinde büyük bir irade ortaya konuldu. Kürt halkı, bu iradeyi kendi öz yönetimini ve demokratik özerkliğini inşa etmek temelinde ortaya koydu ve barış masasından, çözüm masasından kalkmayarak tüm varlığıyla bu iradi duruşunu sergiledi ama ne oldu? Bu sürece, seçim hesabıyla, kendi iktidarını daha fazla tahkim etme mantığıyla yaklaşan AKP ve Sayın Erdoğan barış masasını ve çözüm masasını devirerek “Bu süreç bitmiştir.” dedi.

AHMET GÜNDOĞDU (Ankara) – Niye ateşkes kararını bozdunuz?

İBRAHİM AYHAN (Devamla) - Dolayısıyla, bu süreci bitirenler, Kürt halkının özgür iradesi karşısında kendi dayatmasını, kendi yarattığı vahşeti ve barbarlığı onun önüne koymaya çalıştı.

AHMET GÜNDOĞDU (Ankara) - Ateşkes kararını siz bozdunuz. Silahları niye gömdürmediniz?

İBRAHİM AYHAN (Devamla) - Ve şunu buradan açık ve net şekilde ifade etmek gerekir: Biz geçmişte ve şu anda birlikten, beraberlikten, bütünlükten yana olduk. Bunun sağlanması için de elimizden geldiğince gayret ve çaba içerisinde olduk. Binlerce insanımız katledildi, zindanlara atıldı, sürgün edildi, köyleri yakıldı ve her türlü işkenceye maruz bırakıldı. Ama şunun çok iyi bilinmesi gerekir ki Kürtler tüm bunlara rağmen birlikte yaşamaya mecbur değillerdir. Siz birlikte yaşamanın önünü tıkarsanız Kürtler de kendi tercihlerini farklı bir şekilde ortaya koyma iradesini ve duruşunu da sonuna kadar gösterecektir.

ABDULLAH AĞRALI (Konya) – Kimin adına konuşuyorsun?

İBRAHİM AYHAN (Devamla) - Bakın, ben partim adına konuşuyorum.

SELÇUK ÖZDAĞ (Manisa) – Kendi adına konuş.

ABDULLAH AĞRALI (Konya) – Kendi adına konuş.

İBRAHİM AYHAN (Devamla) - Bugün Kürtleri salt hendekler üzerinden değerlendirerek Kürtlerin haklı mücadelesini terörize etmek ve onu kriminalize etmek kesinlikle hakikati ve gerçekliği parçalamaktır.

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Ayhan (HDP, Şanlıurfa). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ayhan-26-2015-12-22-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42400

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
