# Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Köşdere (AK Parti, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2003
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-kosdere-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s

> İbrahim Köşdere (AK Parti), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, beş aydır hayretle izlediğim bir muhalefet partisinin sözcülerinin şu mübarek ve güzel çatı altında hiç mi olumlu görüşü yoktur?

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Olumlu iş yapmanız lazım. Olumlu iş yaparsanız, olur.

İBRAHİM KÖŞDERE (Devamla) - Sürekli olumlu yönde çaba gösteren ve ülkemizin içerisinde bulunduğu sorunları bilen bu insanlar için ve insanlarımıza hangi konuda olursa olsun, lütfen, artık, kara tablo çizmeyiniz.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Kültürü yok ediyorsunuz.

İBRAHİM KÖŞDERE (Devamla) - Biz, bir ak sayfa açmaya geldik ve açacağımızdan da emin olunuz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Kabul ettiğiniz bir önergemiz bile yok!

İBRAHİM KÖŞDERE (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, Millî Eğitime, konuşmacının dediği gibi, ne kadro aktarılması diye bir konu ne de bir tasarı var. Şimdi, bugünkü konu bu mu?! Bu madde burada görüşülürken, böyle duyumlarla konuşarak, halkımıza veyahut da seçmeninize mesaj mı vermek istiyorsunuz? Konu gündeme geldiği için söylüyorum, sözcü kendiliğinden hep icatlar yapıyor. Lütfen, artık, bu halk hep duyumlarla konuşmaktan, "cak", "cuk"lardan bıktı, bundan sonra, artık "olacak", "yapacak" değil, "oldu" ve "bitti" diyeceğiz.

Görüşmekte olduğumuz 112 sıra sayılı kanun tasarısının birinci ve ikinci bölümüyle ilgili olarak AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım; sözlerime başlamadan önce, yine, hepinizi şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu tasarıyla, Kültür ve Turizm Bakanlıkları birleştirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığına dönüştürülmektedir. Önce, kültür nedir, nasıl tanımlanır; bu hususu açıklamamız gerekmektedir.

Kültür, bir milletin şahsiyetini ve benliğini belirleyen, diğer milletler arasındaki farkı ortaya çıkaran maddî ve manevî değerlerin tamamıdır. Ülkemizin kalkınması, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasının beraberce yürütülmesiyle mümkündür. Millî, manevî, tarihî ve kültürel değerleri araştırmak, geliştirmek, korumak, yaşatmak, tanıtmak; turizmi millî ekonominin verimli bir sektörü haline getirmek, değerlendirmek ve pazarlamakla ilgili kurum ve kuruluşları yönlendirmek, işbirliğinde bulunmak, her iki bakanlığın görevleri arasında bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının faaliyet alanları büyük oranda kesişmektedir. Her iki sektörün duyarlılıkları, planlama ve işletme kararları bu iki sektörün birleşmesinin yaratacağı sinerjiden büyük oranda faydalanacaktır; ancak, bunun için, turizm olgusunun algılanışı ve vizyonuna ilişkin yeni bir bakış açısı da gerekmektedir.

Turizmi, kıyı alanlarındaki otellerde geçirilen dinlenme ve eğlence süresi olarak ele alan yaklaşım, kitlesel taleple karşılaşan Türk turizminin bulduğu ilk çözümdür. Bugün, doğa, ekoloji, kültür gibi farklı turizm türlerine ciddî taleplerin bulunduğu bir turizm pazarı vardır. Ülkemiz, turizm cennetidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sahip olduğumuz kültürel varlıklar ve değerler, aynı zamanda, birer turizm ürünü olarak da bir değere sahiptir. Film, müzik, geleneksel ürünler, olaylar ve gösterilerin organizasyonu gibi etkinlikler, kültürel alana ait olduğu kadar, ülkelerin imajı ve pazarlamasının temel unsurlarını da oluşturmaktadır. Bugün birçok başarılı kültürel temsil, özel sektör eliyle ve ticaret zemininde yürütülmektedir. Turizmde özel sektörümüz, turizmin önemini kavramış ve kendi üstüne düşen görevi fazlasıyla yapmaktadır.

Türk Ulusu olarak sahip olduğumuz kültürel mirasımız, Ayasofya'nın, Sultan Ahmet'in minarelerinde, Anadolu'nun anası olan kadınlarımızın işlediği oyalarda, kilim ve halılarda, Mahmut Karahan'ın yazdığı altın yazılı Kuranı Kerim'in satırlarında, Münir Nurettin'in güzel sesinde vardır; kültürümüz bizim için iftihar vesilesidir. Bir turizm destinasyonunun markalanması, imaj ve kimliği kültür üzerinde yükselmektedir. İç ve dış turizm hareketleri arttıkça da, kaynakları korumak kaçınılmaz tek strateji olarak durmaktadır. Bu yönüyle turizm, kültür sektörü için ciddî bir kaynak yaratma potansiyeline sahiptir; bu da, kültürel altyapıların korunup, geliştirilmesi imkânını sağlayacaktır. Nitekim, turizm gelirinin yüksek olduğu ülkelerde, kültürel varlıkların ve merkezlerin hassasiyetle korunduğu ve turizmin bir kültür olgusu olarak ele alındığı bilinmektedir.

Türk turizmi 2000 yılında 13 250 000 turist ağırlamış, tanıtım kampanyasının başarılı bir çalışmasıyla yüzde 14 büyüme sağlamıştır. 2003 yılı hedeflerimizde ise, 15 000 000 turist ve 13 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.

2003 yılında Kültür Bakanlığına bütçeden ayrılan pay, 349 trilyon, Turizm Bakanlığına ise, 186 trilyon 130 milyar liradır.

Destinasyon yanında, farklı deneyimler arayan yerli ve yabancı turist için, deneyimlenemeyecek bir imaj satılamayacağına göre, orijinalliği korumaktan başka çaremiz yok; üstelik, ülkemizin zengin kültürel varlık envanteri ve birikimi, diğer ülkeler gibi, kolajlar oluşturmaya, geçmiş zamanı düne ait olan yapay teknolojik unsurlarla günümüze taşımaya hiç de ihtiyacımız yok.

Kültür Bakanlığının Anıtlar Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kütüphaneler Genel Müdürlüğü ile Yayımlar Dairesi Başkanlığı, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü adı altında toplanmaktadır. Geri kalan tüm ana hizmet birimleri, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü, Millî Kütüphane Başkanlığı ile Turizm Bakanlığının Tanıtma Genel Müdürlüğü yeni yapıda aynen korunmaktadır. Turizm Bakanlığının Turizm Eğitimi Genel Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığının Halk Kütüphanelerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü olarak, Turizm Bakanlığının İşletmeler Genel Müdürlüğü ve Yatırımlar Genel Müdürlüğü birimleri ile Kültür Bakanlığının Kültür Merkezleri Dairesi Başkanlığı, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü olarak birleştirilmektedir. Her iki bakanlığın dış ilişkiler birimi, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı adı altında birleştirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iki bakanlığın birleştirilmesi, aynı zamanda, kamu yönetimi reformu gibi genel bir düzenlemenin içinde yer almaktadır. Kamu yönetiminin daha etkin, verimli, kaliteli hizmet sunması, sektörel ilgilere göre kamu kurum ve kuruluşlarının yeniden organizasyonu ile bürokratik kademe ve süreçlerin azaltılmasını gerekli kılmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesiyle personelden de tasarruf sağlanabileceği gibi, etkinlik alanları büyük oranda kesişen her iki bakanlığın aynı vizyon ve amaç doğrultusunda yönetilmesi ve yönlendirilmesi büyük verimlilik yaratacaktır.

Bu vesileyle, iki bakanlığın birleştirilmesinin memleketimize hayırlı olmasını diler, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Köşdere (AK Parti, Çanakkale). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-kosdere-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
