# Atalarımızın rumeliye geçişi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Köşdere (AK Parti, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mayıs 2006
- **Gündem:** ATALARIMIZIN RUMELİYE GEÇİŞİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-kosdere-22-2006-05-30-atalarimizin-rumeliye-gecisi-hakkinda

> İbrahim Köşdere (AK Parti), 30 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATALARIMIZIN RUMELİYE GEÇİŞİ HAKKINDA); konuşma 452 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türklerin Rumeli'ye çıkışının 654 üncü yıldönümü nedeniyle, ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Osman Beyin kurduğu, oğlu Orhan Beyin Bursa ve Balıkesir yörelerini de alarak genişlettiği Osmanlı Beyliği, bundan tam 654 yıl önce, Marmara Denizinin güney sahillerine ulaşıp, dünyanın en önemli coğrafyalarına hükmeden İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına dayanmıştır.

Osmanlı Beyliğinin muazzam bir imparatorlukla dünyaya hâkim olacağının işaretini verdiği bu dönemde, Bizans ayakta zor duruyordu, Aynı süreçte, Balkanlardaki Bulgarlar ve Sırplar henüz bir güç olmaktan yoksundu. Osmanlının dizginlenemeyen kudreti sınırlarını aştı ve beklenen oldu. Orhan Beyin büyük oğlu Süleyman Paşa 1354 yılında, yüreğiyle tarihe meydan okuyan bir avuç akıncıyla Çanakkale Boğazını geçerek Rumeli'ye, yani, Balkanlara ayak bastı.

Binlerce kilometre uzaktan, Asya'nın ortalarından gelen Türkler, Balkanlar yoluyla Avrupa'ya ulaşmışlardır. 1354 yılı, Gelibolu'nun fethi, Rumeli'yi ele geçirme bakımından Balkanlarda yapılan fetihler ve Osmanlının ilerlemesi bakımından son derece önemli bir tarihtir. Gelibolu ve Gazi Süleyman Paşa, tarihte birlikte geçer. Bizans'ın Gelibolu Kalesini elinde bulundurmakla sahip olduğu bütün avantajlar, 1354 yılı, Türklerin eline geçmiştir.

1912 Balkan Harbiyle, Osmanlı Devleti, Rumeli topraklarının yaklaşık bugünkü sınırlarımız haricinde kalan yerlerin tamamını kaybetti; ancak, Rumeli'de, Türkler ve akraba toplulukları, kültürlerini ve varlıklarını halen devam ettirmektedirler. Bu insanlar, Balkanlarda barışın tesisi ve Balkan ülkeleri ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kültür köprüsü rollerini üstlenebilecek durumdadırlar. Gelişmeler göstermektedir ki, Avrupa Birliğinin bölgedeki etkinliğinin artmasına yol açmak suretiyle, Balkanlarda yeni bir dönemin kapısı artık aralanmaktadır. Bugün, hemen hemen tüm bölge ülkeleri yüzlerini Avrupa-Atlantik kurumlarına çevirmiştir. Bu hedef, onların Balkanlıktan Avrupalılığa geçiş süreciyle özdeşleşmektedir.

Balkanlardaki bu yeni dönemin en önemli sonucu, bölgede elli yıl boyunca katı ve ödünsüz şekilde hüküm süren totaliter rejimlerin yerine, insan haklarına saygılı, temelinde çoğulcu demokratik hakların yerleşmesi sayesinde Balkanlarda yaşanmış etnik ve ideolojik çatışmaların önünü kesecek olmasıdır. Bu süreç, ümit ediyoruz ki, Balkanlarda yaşanan trajedileri, bir daha yaşamamak üzere tarihin karanlık sayfalarına gömecek ve Balkanlarda hepimizin arzu ettiği istikrarı gösterecektir.

Türkiye Cumhuriyetinin tarihsel, sosyal ve kültürel açıdan mirasçısı olduğu Osmanlı İmparatorluğu, millet sistemiyle dinsel, dilsel ve etnik açıdan birbirinden farklı toplulukları bir arada tutabilmiştir. Birbirinden farklı toplulukların sağlanan bir denge çerçevesinde bir arada yaşayabilmeleri nedeniyle, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş sürecinde, farklı topluluklar arasında temel uzlaşmazlıklar ve sorunlar yaşanmadan ortak bir hareket yaratabilmiştir.

Balkanlar, 654 yıl evvel vatanımız olmaya başlamıştı; hatta, bir dönem, Anadolu'dan daha fazla Türk vatanıydı. "Evladı fatihan" olarak ifade ettiğimiz fatihlerin çocuklarının vatanı, bize hatıralar bırakan bir vatan parçası, kültürümüzün ve medeniyetimizin hâlâ devam ettiği bir yer. İşte, böyle, anlı şanlı bir coğrafyada, Balkanlarda ve Rumeli'de yaşananları kısa da olsa hüzünle ve gururla andık.

Bu toprakların güzel insanları, bu topraklarda yaşayıp göçüp gidenleri, şimdi bu toprağın bağrında yatanları Allah'tan rahmetle anıyor, sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Köşdere (AK Parti, Çanakkale). “Atalarımızın rumeliye geçişi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 30 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-kosdere-22-2006-05-30-atalarimizin-rumeliye-gecisi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
