# Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 17 Temmuz 2021
- **Gündem:** Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99706
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2021-07-17-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai-2

> İbrahim Özden Kaboğlu (CHP), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 496 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, Divan, değerli milletvekilleri; 20’nci yüzyılın sonu, 21’inci yüzyılın başı Afrika’dayız, tren istasyonunda, saat 12.12 diye yazıyor dakikasıyla. “Sahi, saatinde mi geliyor?” diyoruz “On iki saat gecikebiliyor.” diye yanıt veriyorlar. Efendim, “Doksan ay, doksan gün.” dendi, tam sekiz yıl doksan altı ay OHAL süresi. Evet, Afrika’dan biraz daha ileriyiz. Beş ay önce görüşüldü biraz sonraki yasa, en az beş hafta haftada iki gün çalıştı Meclis ama beş ay sonra burada “sandviç yasa” niteliğinde her ikisi getirilip iki bayram arasına sıkıştırılmış bulunuyor. Bunu da herhâlde biz yaptık yani bizim Meclisimiz yapıyor ve Cumhur İttifakı’nın yüce bir eseri olarak tarihe geçecektir.

Tabii, Anayasa’nın 2’nci maddesi, hukuk devleti, ölçülülük ilkesi, özü budur ama ne kadar ölçülü olduğumuzu böylece kanıtlamış oluyoruz. “Torba yasa” dendi, “toplama yasa” dendi, “adsız yasa” dendi ama tabii, temel yasa olmadığını bir kez daha vurgulayalım çünkü bu tutanakları okuyanlar “Ya, temel yasa, bu kadar dağınık yasa, 25 maddenin içerisinde 25 ayrı yasanın olduğu yerde temel yasa mı olur?” diye bizimle dalga geçeceklerdir. Bu bakımdan, bunu da bir kez daha vurgulayalım.

Efendim, ne oldu? 2018’de tam bugünlerde -Adalet Komisyonu Başkanı burada mı? Üye burada- orada uzun uzun görüştük, “Olağanüstü hâli üç yıl daha uzatacağız.” dediler. “Peki neden?” dedik fakat neden gösterilmedi, tatmin edici bir gerekçe gösterilmedi. Tam üç yıl geçti Pazartesi ve salı günü “Neden?” dedik; hayır, ne geçmişin hesabı verildi ne de geleceğin bilançosu yapıldı. Haftanın başında bu şekilde gerekçesiz bir biçimde bunun uzatılacağı bize bildirildi. Peki, acaba bunların sonucu ne olabilir? Tabii ki toplumsal barış açısından -biraz sonra görüşülecek olan Turizmi Teşvik Kanun Teklifi ülkesel barış açısından ama- uluslararası toplumun onurlu üyesi olmak bakımından ciddi sonuçlar doğuracaktır. Peki, neden buna karşı çıktık o zaman, ne yaptık ondan sonra? Anayasa Mahkemesine götürdük, Anayasa Mahkemesinin önünde ama Anayasa Mahkemesine götürdüğümüz diğer yasalar, mesela 7151 sayılı yasa iptal edildi -bununla doğrudan ilgili yasa- ama Anayasa Mahkemesinin kararını bekleme gereği bile duyulmadı. Demek ki 2018-2021 hesabı verilmedi. Peki, acaba sorun ne? Sorun gündem sorunu. Eğer Meclisimiz gündemine hâkim olabilseydi bu sandviç 2 yasa şu anda görüşülmüyor olacaktı. Peki, neyin tanıklığını yaptık haftanın ilk iki günü Komisyonda, son iki günü burada? Ve Lord Acton’un “İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar.” sözünün yüz yetmiş yıl sonra bir kez daha teyit edildiğini görmüş olduk.

Peki, bana Anayasa’ya uygunluk konusunda soru soracaksınız. Hayır, bu da biraz gündem dışı çünkü Anayasa’ya uygunluk analizi, Anayasa içerisinde, normlar hiyerarşisi çerçevesinde bir şey olursa düzenleme söz konusu olur. Ama bu Anayasa dışı bir düzenleme, anayasal düzen dışında bir düzenleme olduğu için anayasallık sorununu bu açıdan ele almak lazım.

Tabii ki Anayasa Mahkemesine bunu götüreceğiz çünkü hem anayasal düzen dışı hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalardan bu düzenlemeyi kaçırmak için yapılan bir düzenleme. Bu bakımdan tabii, Anayasa Mahkemesinin ağır bir iş yükü var, zira CBK’ler jet hızıyla gidiyor, buradan çıkarılan sandviç yasalar uçak hızıyla gidiyor ve -“Anayasa Mahkemesini bunun için kapatalım.” denmiyor ama- ağır iş yükü altında Anayasa Mahkemesinin de bunların üstesinden gelmesi kolay olmasa gerek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özden Kaboğlu (CHP, İstanbul). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozden-kaboglu-27-2021-07-17-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99706

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
