# Tarımın türkiye ekonomisi açısından önemiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2004
- **Gündem:** TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİ AÇISINDAN ÖNEMİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2004-06-24-tarimin-turkiye-ekonomisi-acisindan-onemiyle-ilgili

> İbrahim Özdoğan, 24 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİ AÇISINDAN ÖNEMİYLE İLGİLİ); konuşma 819 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Yüce Heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Tarımsal üretimde kullanılan kimyasalların olumsuz etkilerinin insan ve toplum sağlığı üzerindeki zararları artarak kendini hissettirmeye başlamıştır. Tüm bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla, kimyasal gübre ve tarımsal savaş ilaçlarının hiç kullanılmaması ya da mümkün olduğu kadar az kullanılması amaçlanmış, bunların yerini, aynı görevi yapan organik gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin alması temeline dayanan ekolojik tarım sistemi geliştirilmiştir. Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas olarak, sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklaması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal düşmanlardan faydalanmayı tavsiye eden, bütün bu olanakların kapalı bir sistemde oluşturulmasını öneren, üretimde sadece miktar artırışının değil, aynı zamanda, ürün kalitesinin de yükselmesini amaçlayan alternatif bir üretim şeklidir.

Ekolojik tarımın başlıca üç ilkesi bulunmaktadır; bunlar, doğayla uyumlu üretim, kapalı sistem, ekim nöbeti. Bu ilkeler altında, ülkesel ve yöresel koşullar dikkate alınarak, ekolojik tarım aktiviteleri değişkenlikler kazanabilirler. Ancak, genel olarak, aşağıdaki faaliyetleri içerirler.

Bitkisel üretimde, uygun yöntemlerle, minimum toprak işleme, toprak verimliliğinin korunmasına ve artırılmasına yönelik çalışmalar, kimyasal gübre yerine organik gübre kullanımı, tohum ve bitki çeşitlerinin seçimi, uygun ekim-dikim yöntemi.

Bitki korumada doğrudan kimyasal girdi kullanımı yerine, ekolojik yöntem ve girdi kullanımı, hasat, depolama, işleme ve paketleme faaliyetlerinin ekolojik yöntemler içinde yürütülmesi.

Hayvansal üretimde sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, uygun ahır koşulları, organik yemlerden yararlanma, damızlık ve ırk seçiminde ekolojik uygunluk.

Kontrol ve sertifikasyon:

Kontrol ve sertifikasyon, ekolojik tarımın önemli basamaklarından biridir. İç ve dış piyasalarda bir ürünün ekolojik olarak satılabilmesi için, ekolojik ürün sertifikasına sahip olması gerekmektedir. Sertifika sistemi, ürünlerin ekolojik standartlara göre üretildiğinin, işlendiğinin, paketlendiğinin garantisidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları bağımsız olmalı, üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmamalı, ticaret yapmamalı ve danışmanlık hizmeti vermemelidir.

Kontrol kuruluşu, bildirilen tüm üreticileri gezerek, her üretici için detaylı anket formları ve haritalardan oluşan bir dosya hazırlamaktadır. Sertifikasyon kuruluşu, hazırladığı dosyaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bildirmekte ve her üreticiyi ürün sezonunda en az iki kez haberli veya habersiz ziyaret etmektedir. Gerekli görüldüğü dönemlerde, toprak, yaprak ve ürün örnekleri alınarak analiz yapılmaktadır.

Organik tarım sisteminin avantajları:

Ülkemizde, sentetik kimyasallar çiftçilerimizin büyük bir kısmı tarafından ya çok az kullanılmakta ya da hiç kullanılmamaktadır; bu nedenle, ekolojik tarıma geçişin kolay olması beklenebilir.

Üretici geliri, ürüne bağlı olarak artmaktadır. Fiyatı hızla artan kimyasal gübre, pestisit ve enerji girdilerinden tasarruf edilmektedir.

Sözleşmeli tarımla, üreticinin tüm ürününün alınması garanti edilmektedir. ekolojik ürünlerin ihraç fiyatı, diğer ürünlerden yüzde 10-20 oranında daha yüksektir.

Ekolojik ürünlerin ihracatıyla, ülkemiz tarım ürünleri için ilave bir kapasite yaratılmaktadır. Dolayısıyla, ihraç edilen her ton, daha önce ulaşılmayan tüketici kitlesine gitmektedir.

Özel bilgi isteyen ekolojik tarım modeli, ziraat mühendisleri için yeni istihdam sahaları yaratmaktadır.

Ülkemizde üretilen ekolojik ürünler büyük ölçüde yurtdışı pazarlara gönderildiğinden, ekolojik ürün üretim miktarı ve çeşitliliği, yurtdışından gelen talepler doğrultusunda şekillenmektedir. İhracat organizasyonunun gerekliliğinden dolayı, üretimler, organizasyon kuruluşları tarafından sözleşmeli olarak çiftçilere yaptırılmaktadır. Sözleşmeli tarım, üreticilere fiyat ve satış garantisi getirerek avantaj sağlamaktadır. Yapılan sözleşmede, taraflar, üretimle ilgili koşulları, fiyat ve varsa prim miktarını açıklayarak, mahkemeye başvurma hakkı saklı olmak koşuluyla, kanunî güvence altına alınmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim, tamamlayın lütfen.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Ekolojik üretimde belirli yasakların olması ve iki üç yıllık bir geçiş sürecinden sonra ekolojik üretime geçilebilmesi, uzun dönem üretim planlamasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle, yapılan araştırmaların yasal geçerliliğinin olması ve tarafların uyması, ekolojik tarımın başarısı için şarttır. Ekolojik ürünlerin çok büyük kısmı dışpazara sunulmakta ve bu ürünlerin bir kısmı doğrudan tüketilmekte, bir kısmı ise normal mamul ürünlerin karışımlarında yer almaktadır.

Ekolojik üretim projeleri ve pazarlaması farklı yöntemlerle gerçekleşir.

1- Üretim projesi, ülkede yerleşik bir firma tarafından gerçekleştirilir ve ürünler, bu firma tarafından işlenir, paketlenir ve ihraç edilir.

2- Üretim projesi, yurtdışından yabancı bir kuruluş tarafından gerçekleştirilir; elde edilen ürünler, anlaşmalı yerel firma tarafından fason olarak işlenir ve ürünler, proje sahibi firmaya ya işleyici kuruluş ya da ihracat firması tarafından ihraç edilir.

3- Üretim projesi, yurtdışından yabancı bir kuruluş tarafından gerçekleştirilir; elde edilen ürünler, yabancı firmanın Türkiye'de tek başına veya ortak olarak kurduğu tesislerde işlenir veya işleyici kuruluş veya ihracatçı firma tarafından proje sahibi firmaya ihraç edilir.

Az sayıdaki uygulamalarda da, üreticiler, kontrol ve sertifikasyon firmasıyla doğrudan temas ederek ürünleri sertifikalandırır ve serbest pazarda satışa sunar. Kontrol ve sertifikasyon ücretlerinin küçük çiftçiler tarafından üstlenilebilecek düzeyde olmaması, teknik bilgi eksikliği ve danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği, üreticilerin doğrudan sisteme ürün sağlamalarını kısıtlamaktadır.

Erzurum, geniş arazi yapısı, verimli ovaları, köylerindeki atıl vaziyette duran yüksek işgücü ve ekilip biçilmeyen, sentetik gübre ve sentetik ilaç yüzü görmemiş geniş arazisi, ayrıca, köylünün geleneksel ekolojik tarıma alışkanlıkları nedeniyle, modern ekolojik tarıma çok çabuk uyum sağlayacaktır. Bu durum da, gerek şehrin ekonomisine gerekse Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu nedenle, Erzurum Tarım İl Müdürlüğünün, Erzurum çiftçisini, ivedilikle, organik tarım konusunda, yazılı ve görsel yayınlar yoluyla sürekli bilgilendirmesi gerekmektedir.

Sayın Tarım Bakanımızdan Erzurum'da organik tarım atağı başlatmasını, Yüce Heyetiniz ve halkımızın huzurunda rica ediyor, tekrar, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Tarımın türkiye ekonomisi açısından önemiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2004-06-24-tarimin-turkiye-ekonomisi-acisindan-onemiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
