# Türkiye'de spor eğitimiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE'DE SPOR EĞİTİMİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-02-08-turkiye-de-spor-egitimiyle-ilgili

> İbrahim Özdoğan, 8 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE'DE SPOR EĞİTİMİYLE İLGİLİ); konuşma 761 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de spor eğitimi konulu gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Spor, evrensel kültürün bir parçasıdır; dünyada dili, ırkı, dini farklı insanları birleştiren önemli bir vasıtadır; dünya barışına katkı sağlayan bir etkinliktir diyebileceğimiz gibi, çağımız sporunu, fiziksel faydalarının yanı sıra insanların ruhsal sağlığını da olumlu yönde etkilemek, sosyal ve moral kazançlar sağlamak amacıyla yapılan hareketler topluluğu olarak da tanımlayabiliriz. Görüldüğü gibi, sporun belirli sözcüklerle kalıplaşmış klasik bir tanımı yoktur.

Sportif öğelerin tümünde, dinlenmek, eğlenmek olduğu kadar, aynı zamanda sosyal bir kaynaşma da vardır. Toplumla kaynaşma ve özdeşleşme konusunda, spora önemli görevler düşer. Sporun sağladığı bedensel ve ruhsal anlamdaki yetinme imkânları, serbest zamanları ve hayat seviyeleri düzenli olarak artan sanayileşmiş ülkelerin özlemini duyduğu yeni bir hayat şeklinin ayrılmaz parçasıdır. Sporun getirdiği farklı sorunlara ait bilimsel bulgu, tartışma ve metotların oluşturduğu alana spor bilimi diyoruz. Günümüzde, özellikle sporda ileri gitmiş ülkeler on yıl öncesine göre daha farklı algılanmaya başlanmıştır. Sözgelimi, spor meslek alanları alt gruplara ayrılmış, bu meslek dalları da kendi konularında uzmanlık gerektiren meslekler haline gelmişlerdir. Çok yakın bir zamana kadar, ülkemizde de, hepimizin bildiği gibi, spor meslek dalı olarak sadece beden eğitimi öğretmenliği ile branş antrenörlüğü bulunmakta idi. Oysa, şimdi, spora ilişkin öğretmenlik, kondisyon ve sağlıkla ilgili meslekler, spor yönetimi, spor basını ve yayıncılığı, spor hukuku, spor danışmanlığı, spor bilimcisi, spor hekimliği, spor istatistikçisi ve benzeri birçok değişik meslek grupları ortaya çıkmıştır. Bunlar da kendi içerisinde alt gruplara ayrılmaktadırlar.

Günümüzde, spor bilimadamları, eski ve klasik beden eğitimi kavramından daha üst düzeyde düşünmeye başlayınca, insan hareketlerini, özellikle sportif hareketleri egzersiz fizyolojisi, biyomekanik, sosyoloji, felsefe, psikoloji, pedagoji, biyokimya gibi çok farklı bilim dalı kökeninden gelerek incelemeye ve irdelemeye başlamışlar ve sonuçta, yaklaşık yirmi yıllık böyle bir tekamül sonucu spor bilimi ortaya çıkmıştır.

Bugün, spor biliminin geldiği noktada bilinen bir gerçek var; sporda, amatör sporda, ama, ondan da önemlisi profesyonel sporda başarı, beş sütun üzerinde duruyor. Bunlar fizyoloji, anatomi, biyokimya, fizik ve psikoloji. Spor yapan birisinin başarılı olması, kendini geliştirmesi ve hatta -bu, profesyonel sporcular için geçerli olmakla beraber- rekorlara koşması için, insanın vücudunun enerji kullanımının en iyi ve verimli şekilde çalışması, kas gelişiminin yapılan spor doğrultusunda çalışması, idmanlarda çalışma ve dinlenme arasındaki dengenin kurulması, hareket tekniğinin geliştirilmesi zihnî kuvvetin desteklenmesiyle gerçekleşiyor. Spor eğitimi, düzenli ve sistemli olarak gerçekleştirilen fiziksel aktiviteler olarak tanımlanabilmektedir; ancak, sporun rekabet ve yarışma özelliği de bulunmaktadır. Bu durum, beraberinde, insan performansının artırılmasını gerektirmektedir. Bu genel tanımlamadan da anlaşılacağı üzere, spor eğitiminin varlığı, insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır.

Ancak, spor eğitimi ve spor aktiviteleriyle, yalnızca fiziksel gelişim değil, zihinsel ve sosyal gelişim de sağlanmaktadır. Günümüzdeki modern beden eğitimi ve spor anlayışı ise, gelişim özellikleri olan fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim özelliklerini kazandırmaya ve insanların hayat kalitelerini artırmaya yöneliktir. Bu bağlamda, günümüzde spor eğitimi ve spor aktiviteleri, sağlık, serbest zamanları değerlendirme, performans, kendine güven, kişilerarası ilişkiler ve aktif hayat alışkanlıklarının kazandırılması amaçlı yapılmaktadır.

Spor eğitimi ve sporun ayrıca toplumsal bir yönü de vardır ki, eğitimciler, bir ülkede düzenli spor yapan nüfusun çoğalmasını, o ülkenin medenî olma durumunun bir göstergesi olarak kabul etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özdoğan.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Ülkemizde spor yapan nüfusun düşük olmasının temel sebeplerinden biri, sporu toplum tabanına yaymak yerine, uluslararası spor organizasyonlarında gösterilen başarı ve alınan madalya sayısına dönük politikalar olurken, bu durum, ilginin tamamına yakınının yarışma sporuna kaydırılmasına, böylece, sporu tabana yayacak uzun vadeli plan ve özel programlar yapmak yerine, günü kurtarma hesaplarının yapılmasına sebep olmaktadır. Bu noktada, Türkiye'de sporun sevk ve idaresinden sorumlu olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile spor federasyonlarına büyük görevler düşmektedir.

Ayrıca, yine, Türkiye'de sporun geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasında önemli etkileri ve katkıları olan kulüpler ile üniversitelerin, spor eğitimi veren kurumların ve başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın önemli görevleri ve sorumlulukları bulunmaktadır.

Bu sonuçlar çerçevesinde şu öneriler geliştirilebilir:

Türkiye'de, acil spor eğiticisi açığı kapatılmalı; ancak, kaliteden ödün verilmemelidir.

Genel bütçeden spora ayrılan pay yeterli değildir; spora ayrılan bütçe artırılmalıdır.

Kamu, özel kurum, kuruluşları ile belediyelerin spora daha aktif katılımları sağlanmalıdır.

Basın-yayın organlarının spora olan katkısı artırılmalı, spor eğitimine yönelik yayınlar yapılmalıdır.

Devlet Personel Kanunu içinde spor hizmetleri sınıfı oluşturulmalı; sportif alanda çalışan elemanlar, oluşturulan bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün ve federasyonların, üniversite spor eğitimi ve spor bölümleriyle ilişkileri sınırlı düzeyde kalmaktadır. Özellikle, federasyonların, sporcuların tıbbî ve fizyolojik uygunluk ölçülerinin yapılması için, tıp fakülteleri ve spor eğitim ve spor bölümleriyle işbirliği yapmaları gerekli görülmektedir.

Çeşitli spor dallarına kabiliyetli gençleri tespit etmek ve erken yaşlarda yetiştirmek üzere, şimdilik Erzurum, Sivas, Uşak ve Malatya illerimizde eğitim ve öğretimde bulunan spor liselerini 81 vilayetimizde yaygınlaştırmamız gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Türkiye'de spor eğitimiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-02-08-turkiye-de-spor-egitimiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
