# İlaç ve eczacalık mesleği hakkında görüşleri ve çözüm önerileri hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ekim 2005
- **Gündem:** İLAÇ VE ECZACALIK MESLEĞİ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-10-06-ilac-ve-eczacalik-meslegi-hakkinda-gorusleri-ve-cozum-onerileri-hk

> İbrahim Özdoğan, 6 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İLAÇ VE ECZACALIK MESLEĞİ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HK.); konuşma 474 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilaç ve eczacılığın sorunları hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yaklaşık elli yıl önce, 1953 yılında çıkarılan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanununun 21 inci Yüzyıl şartları doğrultusunda güncellenmesi, özellikle de, 3 ana maddenin öncelikle değiştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, eczanelerin nüfus ve eczaneler arası mesafeye göre dağıtılması, eczacı ve eczacı ortaklığına izin veren sistemin getirilmesiyle sağlıkta hizmet kalitesini artırmak hedeflenmelidir.

Eczane ruhsatlarının eczacı odaları tarafından verilmesi, Türk Eczacılar Birliğince onaylanması ve bunların Sağlık Bakanlığına bildirilmesi, mesleğimizde çok önemli bir sıkıntı olan muvazaalı eczane açma ve işletme olayını ortadan kaldıracaktır. Eczacısız sağlık hizmeti verilmeyeceğini göz önüne alarak, eczanelerde yardımcı eczacılığın zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir.

5.7.2002 tarih ve 2002/4331 sayılı İlaç Fiyat Kararnamesiyle, eczanelerin kâr oranlarının yerli ilaçla azamî yüzde 25, ithal ilaçta azamî yüzde 20 ile sınırlandırılmasının, bunun Bakanlar Kurulunun yetkisinden alınarak Sağlık Bakanlığı yetkisine bırakılması hukuka aykırı bir uygulamadır. Bunun yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Özellikle, bir eczanenin aylık cirosunun yüzde 12-13'ünün eczanenin sabit giderleri için harcandığı bir dönemde bu kârlılık oranlarıyla serbest eczanelerin ayakta kalma şansı imkânsız hale gelmektedir.

Türkiye'de sağlık harcamalarında tasarruf sağlayacak jenerik ilaç, ancak hastayı tedavi eden; yani, biyoeşdeğerliliği bilimsel olarak kanıtlanmış jenerik ilaç konusunda toplum bilgilendirilmeli ve hekimler tarafından yazılması özendirilmelidir.

Bu konuda Sağlık Bakanlığı öncülük yapmalıdır. Öncelikle Türkiye'de, ruhsatlı ve biyoeşdeğerliliği kanıtlanmış ilaçların ithaline izin verilmemeli ve Türkiye'nin yüzde 40 pazarını oluşturmaya başlayan ithal ilacın payının azaltılması yoluna gidilmelidir.

Rasyonel ilaç kullanımı konusunda doktorlar ve eczacılarla ortak bir proje hayata geçirilmelidir.

Sağlık Bakanlığı ucuz eşdeğer ilaç uygulamasında belirleyici olmalıdır. Türkiye'de tüketilen ilacın yüzde 80'ini devlet satın almaktadır. Son yıllarda izlenen politikayla devlet ilaç alımlarında eczacıyı finansör olarak kullanmaya başlamıştır.

Her yıl Maliye Bakanlığı ile Türkiye Eczacılar Birliği arasında imzalanan malî yıl protokollerinde belirtilen "devlet 18 işgünü içinde ilaç bedellerini geri öder" hükmü pek çok kurumda uygulanmamaktadır. Bunun sonucu olarak eczacı, ilaçları satın aldığı ilaç deposuna olan ödemelerinde sıkıntıya düşmekte, yüksek faizle bankadan para alarak ya da depoya yüzde 5-10 gibi aylık gecikme faizi ödemek zorunda kalmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin, insanın hayatını devam ettirmesi için vazgeçilmez olduğunu görecek yeni bir anlayış, hastaların tedavi giderlerinin, ödeneğe bakılmaksızın ödenebilmesi bütçe kanununa bir maddeyle eklenmelidir.

İlaçta ve sağlık hizmetlerindeki KDV yüzde 8'dir. Hastayı cezalandıran bu vergi oranlarının mutlak suretle yüzde 1'ler düzeyine çekilmesi gerekmektedir.

Veteriner ilaçlarının veteriner hekim muayenehanelerinde satılması hatalıdır. Bu uygulamadan derhal vazgeçilip veteriner ilaçlarının eğitimlerini almış eczacılar tarafından eczanelerde satılması gerekmektedir.

Mamaların marketlerde deterjanlar ve bu gibilerin yanında satılması son derece yanlış. Basit bir ticarî düşünce ve uygulamadır; mamaların da bir ilaç olarak görülüp mutlak suretle eczane dışında satılmasının yasaklanması gerekmektedir.

Tarım Bakanlığının, özellikle marketlerde pazarlanan vitaminler, diyet ilaçlarına ruhsat vermesi hatalı bir uygulamadır. Bundan da vazgeçilmesi gerekmektedir.

Eczacılık fakültelerindeki eğitimin Avrupa Birliği ülkeleri standartlarına getirilmesi için elbirliğiyle çalışılmalıdır. Bu konuda politik birer araç olarak görülen yeni eczacılık fakültelerinin açılmasına imkân verilmemelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Erzurum). “İlaç ve eczacalık mesleği hakkında görüşleri ve çözüm önerileri hk”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-10-06-ilac-ve-eczacalik-meslegi-hakkinda-gorusleri-ve-cozum-onerileri-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
