# Tarım v köyişleri bakanlığının, tabi işletmeler dışında kalan taşra kuruluşlarına döner sermaya verilmesi hakkında kanunun adı ve bazı maddelerin değiştirilmesi (s.s.1053)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 28 Aralık 2005
- **Gündem:** TARIM V KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ, TABİ İŞLETMELER DIŞINDA KALAN TAŞRA KURULUŞLARINA DÖNER SERMAYA VERİLMESİ HAKKINDA KANUNUN ADI VE BAZI MADDELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S.1053)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-12-28-tarim-v-koyisleri-bakanliginin-tabi-isletmeler-disinda-kalan-tasra-ku

> İbrahim Özdoğan, 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM V KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ, TABİ İŞLETMELER DIŞINDA KALAN TAŞRA KURULUŞLARINA DÖNER SERMAYA VERİLMESİ HAKKINDA KANUNUN ADI VE BAZI MADDELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S.1053)); konuşma 914 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1000 sıra sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi ve Büyük Türk Milletini saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Anadolu, dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın en hassas coğrafyasında bulunmaktadır; jeostratejik bakımdan da en hassas bir bölgede bulunmaktadır ve dünyanın mihveri durumundadır.

Dolayısıyla, çok uzun yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörden çok büyük zararlar görmüştür; hem insan açısından, insan zayiatı açısından hem de maddî bakımdan zarar görmüşlerdir. Tabiî ki, hem hassas coğrafyada bulunmasından dolayı hem de Türk Milletinin büyüklüğünden dolayı sürekli olarak dış güçler büyük milletimizle ve Türk Devletiyle sürekli olarak oynamaktadırlar. Belki bu ilelebet olarak devam edecektir; çünkü, bulunduğumuz nokta çok hassas bir bölgedir.

Değerli arkadaşlar, terör nedir; terör, çıkar gruplarının veya yabancı devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek için giriştikleri tedhiş hareketleri veya kullandığı elemanlarla, kullandığı insanlarla tedhiş hareketleridir. Dolayısıyla, Türk Devleti de uzun yıllardır çeşitli mihraklar tarafından terör hareketleriyle yıldırılmaktadır.

Geldiğimiz nokta itibariyle, tabiî, terörün burada geçmişini anlatacak vaktimiz yoktur. Bugün, ülkemizi uzun yıllardır, yirmi küsur senedir kasıp kavuran terör, PKK terörüdür değerli arkadaşlar. PKK terörü de, bölgede çıkarı olan yabancı devletlerin tahrikiyle, desteklemeleriyle meydana gelen bir olaylar zinciridir. Tabiî ki, Türk Devleti gelinen nokta itibariyle terör olaylarına ve bilhassa PKK terörüne karşı çok büyük tecrübe kazanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bu tamamen tahrikler neticesinde meydana gelmiştir; çünkü, bu bölgede, Anadolu'da Türkler ile Kürtler bin yıldır beraber yaşamaktadırlar. Hatta, tarihî olaylarla sabittir ki, büyük Türk komutanı, Türk Sultanı Alpaslan'ın Anadolu'yu fethinde, askerin içerisinde de 50 000 Kürt yiğidi vardı. Dolayısıyla, Anadolu'yu Türkler ile Kürtler birlikte fethetmişlerdir ve bin yıldır beraber yaşamaktadırlar. Öyle aynileşmişlerdir ki Türkler ile Kürtler, genleri bile birbirine karışmıştır. Bin yıldır birbirleriyle kız alıp vermekte ve dolayısıyla, akraba olmuşlardır değerli arkadaşlarım ve gelinen süreç içerisinde gelenekleri, âdetleri, her türlü müziği, birbirleriyle aynileşmiştir. Bunu bütün herkes bilmektedir. Ama, maalesef, bugün geldiğimiz nokta itibariyle, Kuzey Irak'ta fiilî bir Kürt devleti kurulmuştur. Belki bunu gelecekte bağımsız bir Kürt devletine tevil edebileceklerdir. Tabiî, bunu gönlümüz arzu etmiyor Türkiye'nin menfaatleri bakımından.

Terörün önlenmesi açısından yapılması gereken işlerin başında, en önemlisi, güneydoğuya yardımların, yatırımların çok büyük ölçüde yapılması gerekmektedir değerli arkadaşlarım. Fakat, bugün, maalesef, birtakım acı olaylar yaşanmaktadır. Ben sadece iki örnek vermek istiyorum. Bugün birkısım güneydoğulu genç -Erbil'deki üniversitede, yaklaşık 2 000 kadar öğrenci- Barzani tarafından burs verilerek okutulmaktadır. Diğer bir olay da, birkısım işadamı Barzani'yle ortak şirketler kurarak orada yatırım yapmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, ben bunu şöyle yorumluyorum: İleride Kuzey Irak'ta kurulacak Kürt devletiyle entegrasyon sağlamanın ön adımları olarak bunları yorumluyorum. Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin buna göre tedbirlerini alması gerekmektedir.

Ayrıyeten en önemli tedbirlerden birisi de, dışfinans kaynakları bilinmektedir; a'dır, b'dir, c'dir, bunlar biliniyor. PKK terör örgütünün içfinans kaynaklarının çok acil olarak araştırılması ve bu olayın üzerine gidilmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasasının 66 ncı maddesinde "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" yazar ve bunun felsefesini, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin banisi olan Yüce Atatürk koymuştur; çünkü, İstiklal Harbi yapılırken, Kürtler ile Türkler bu şekilde anlaşmışlar, kendilerine Türk demişlerdir. Tabiî ki, bu Türklük, ırkçılığa dayanan, DNA ölçümlerine dayanan, gen ölçümlerine dayanan bir ırkçılık değildir, kafatası ırkçılığı değildir; aynı kaderi, aynı kıvancı, aynı tasayı paylaşan, bin yıldır paylaşan insanların ortak kaderinden doğan bir adlanmadan başka bir şey değildir; ama, maalesef, -bunu şurada belirtmek istiyorum- Türkiye Cumhuriyeti Devletini yöneten bir kısım yöneticiler ve geçtiğimiz aylar içerisinde Sayın Başbakanın Diyarbakır'daki bir konuşması ve "Türkiye'de Kürt sorunu vardır" demesi, bu olayları, maalesef, alevlendirmiştir. Bu tür beyanlardan kesinlikle, ayaküstü bu tür beyanlardan kesinlikle kaçınmamız gerekmektedir; bu beyanlar yanlış beyanlardır. Türkiye Cumhuriyeti Devletindeki 75 000 000 insanın hepsi Türktür, Türk oğlu Türktür değerli arkadaşlarım.

Buradaki terör olaylarından dolayı, halk, İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlere göç etmiş ve buralarda, maalesef -tabiî, açlıktan, yoksulluktan dolayı- kriminal terör olayları meydana getirmiştir. Bugün İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizde yaşamak çok zor bir hale gelmiştir.

Maalesef, hükümetimiz, aldığı yavaş tedbirlerden dolayı, bu olaylarla baş edemez durumdadırlar. Bunun üzerine polisiye tedbirlerle, mutlaka, gidilmesi gerekmektedir. Aslında, bir atasözümüz var: Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, alacağı tedbirlerle bu insanların tekrar yurtlarına dönmesini sağlaması gerekmektedir, kendi şehirlerine dönmesini sağlaması gerekmektedir. Maalesef, bu hükümet, bu konuda da son derece başarısız olmuştur değerli arkadaşlarım.

Terörün iki tarafı var değerli arkadaşlar; bir, şehitler, terörle mücadele eden asker ve polisimizin verdiği şehitler; yani, Türk Milletinin verdiği şehitler; bir de, orada teröre kurban giden halktır. Maalesef, bugün geldiğimiz nokta itibariyle, şehitlerimizin yakınlarına gerekli yardımlar yapılmamaktadır. Şehitler bizim gözbebeğimizdir, baştacımızdır. Kendi seçim bölgelerimizde veya diğer şehirlerdeki seçim bölgelerimizde şehit derneklerine gittiğimiz zaman, şehit yakınlarının son derece buruk olduğunu, âdeta devlete küskün hale geldiklerini görmekteyiz. Hükümet yetkililerinden rica ediyorum: Şehitlere ne kadar yardım yaparsak, onların problemlerinin üstüne ne kadar gidersek azdır değerli arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Ayrıca, terörle mücadele eden emniyet güçlerimiz, asker ve polisimiz, daha iyi maaş şartlarına kavuşturulmalıdır. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle, gerek askerlerimizin, subay ve astsubaylarımızın, uzman çavuşlarımızın ve polislerimizin, maalesef, maaşları yeterli olmamaktadır. Emniyet güçleri, polisimiz, askerimiz, Türk Milletinin bağrından doğan bizim kardeşlerimizdir. Hepimiz, bütün Türk Milletinin fertleri, herhalde, kahraman Türk Ordusu içerisinde ya subay olarak ya da er olarak askerlik yapmışlardır. Dünyada kendi bünyesinden çıkan tek ordu, milletin içinden çıkan tek ordu Türk Ordusudur. Polisimiz de hakeza öyle. Polislerimizin ve askerlerimizin maddî problemlerinin bir an önce halledilmesi gerekmektedir ve son olarak -çok önemlidir- terör nedeniyle batıya göç eden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Cümlem yarım kaldı.

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Tarım v köyişleri bakanlığının, tabi işletmeler dışında kalan taşra kuruluşlarına döner sermaya verilmesi hakkında kanunun adı ve bazı maddelerin değiştirilmesi (s.s.1053)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2005-12-28-tarim-v-koyisleri-bakanliginin-tabi-isletmeler-disinda-kalan-tasra-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
