# 178 sayılı maliye bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında khk ye bir madde eklenmesine dair kan tekl.(gelir politikası genel müdürlüğü kurulması hakkında) ss :1055

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 1 Şubat 2006
- **Gündem:** 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KHK YE BİR MADDE EKLENMESİNE DAİR KAN TEKL.(GELİR POLİTİKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASI HAKKINDA) SS :1055
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-02-01-178-sayili-maliye-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-khk-ye-b

> İbrahim Özdoğan, 1 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KHK YE BİR MADDE EKLENMESİNE DAİR KAN TEKL.(GELİR POLİTİKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASI HAKKINDA) SS :1055); konuşma 1.065 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Yüce Heyetinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. 1055 sıra sayılı yasa tasarısının 2 nci maddesinde, Anavatan Partisi Grubu adına, söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlarım, maalesef, Maliye Bakanlığıyla alakalı bir yasa görüşülürken Sayın Maliye Bakanının burada bulunmaması ve onun yerine Sayın Enerji Bakanının bulunması, Maliye Bakanının artık enerjisinin bittiğini, tükendiğini göstermektedir. Kendisini, bu yasa görüşülürken burada göstermek isterdik.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANA MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Başka bir yasa var…

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Ben, Sayın Maliye Bakanının yerinde olsaydım, istifa eder, giderdim; artık yıprandı. Kendisine acıyoruz burada, kendisine acıyoruz değerli arkadaşlar. Ben, bu vesileyle, AKP'nin uyguladığı vergi politikaları hakkında konuşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir Anavatan Partisi milletvekili olarak her şeyden önce şunu söylemek milletime borcumdur: AKP İktidarı, vergi politikasını, yatırımcının, üretenin, vatandaşın ayakkabısına kaçmış bir çakıl taşına dönüştürme beceriksizliğini göstermiştir. Buradan ilan ediyorum, bugün, ülkemizde üreten kesim yatırımlarını geliştirmemekte, yeni yatırım yapamamakta, yolunda yürüyememektedir; çünkü, Türkiye'de vatandaşın ayağına bir çakıl taşı kaçmıştır. Bu çakıl taşı, herkesin canını yakmakta, sendelenmesine neden olmaktadır (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) taşın adı vergidir. Bugün, tekstilcinin feryatlarına kulak verin, madencilerin, otomotivcilerin, küçük ölçekli işletme sahiplerinin feryatlarına kulak verin ve hepsinden acıklısı, geçim güvencesini sağlamak, namusuyla çalışmaktan başka derdi olmayan sıradan vatandaşımızın feryatlarına kulak verin; kulaklarınızı hep aynı kelime tırmalayacaktır; vergi… Ticaret odalarını, meslek birliklerini dinlediğiniz zaman vergi konusundaki sorunun ne olduğunu, bu sorunun nasıl çözümleneceğini, sorunu yaşayan insanlar olarak açık seçik ortaya koyuyorlar; ama, dinleyen kim?! İktidarın kulağı, yaşamadığına hüküm vermeyi âdet edinmiş kalem efendisi, uluslararası tefeci danışmanı bir iki akademisyendir. İktidarın kulağını verdiği yerden karanlık bir mantığın, karmaşık bir üslubun sesleri gelmektedir. Peki, ne demektedir bu karanlık mantık; sadece bütçeyi denk tutun, bütçe hedeflerine sadık kalın mı demektedir? Buraya kadar zaten tamamdır; hiçbirimizin, bütçe hedeflerine sadık kalınması noktasına bir itirazımız olamaz; ama, kayıtdışılığın en büyük sorun olduğu bir ülkede gelir kalemlerini nasıl sağlıklı bir yapıya oturtacaksınız? Kayıt altındaki vatandaşa despotça yüklenerek mi gelir elde edeceksiniz; yoksa, kayıtdışını kayıt altına alma ve üretim destekler gibi bir vergi politikası mı uygulayacaksınız? İşte, tam burada, AKP'nin resmen borazanlığını yaptığı uluslararası despotik yapılanmalar "biz orasına karışmayız, bütçe hedeflerine sadık kalın da nasıl kalırsanız kalın" demektedirler.

Peki, AKP İktidarı bu sorunu nasıl aşmaya çalışmıştır; maalesef, kanuna, nizama boynunu eğenin boynunu kırarak gelir elde edilmesi yoluna gidilmiştir. Kayıt altındaki çalışana, üretene, uluslararası rekabette geri kalacakları oranlar uygulanırken, kayıtdışı, yine, kayıtdışıdır; hırsız, yine, hırsızdır. Bugün Maliye Bakanlığında boynuna polyester kravat takan, çalışanın, üretenin başına üşüşmekte, canına okumaktayken, kayıt dışında çalışanlar devlete selam bile vermeden yollarına devam etmektedirler.

Vergi politikasının nasıl çarpık sonuçlara yol açtığını sivil toplum örgütleri zaten yeterince dile getirmektedirler. Gerçek, tartışma götürmez bir şekilde ortadadır. Vergi politikası nasıl yanlış uygulanır, bir çuval incir nasıl berbat edilir; sağ olsunlar, AKP Hükümeti bunu göstermiştir!..

Şimdi, Anavatan Partisi olarak bize düşen "vergi politikası nasıl sağlıklı uygulanır" sorusunun cevabını vermektir. Bu kapsamda, vergi uygulamasında, Anavatan Partisinin hassasiyetlerini içeren kısa bir sunum yapmak istiyorum.

Bütçe uygulamalarının en hassas noktası saydamlıktır. Neden bütçe uygulamalarının saydam olması bu kadar önemlidir; çünkü, bütçe hedeflerinin tutturulması konusunda vatandaşın desteğini almazsanız hiçbir şey yapamazsınız. Vatandaş, gelirini, giderini, hedeflerini bilmediği bir konuya nasıl destek verecektir? Vatandaş, mevcut durumu detaylarıyla bilmelidir ki, bütçe hedeflerine ulaşılması konusunda nelerin yapılması gerektiğini de fark etsin, durumdan vazife çıkarıp üzerine düşeni yapsın. Türk halkı, devletinin gücü, kendi refahı için üzerine düşeni yapmaya her zaman açıktır, iş ki, siz, vatandaşı yeter derecede bilgilendirin.

Şimdi, burada önemli bir nokta gözümüze çarpmaktadır; devletin hesabı kitabı demek olan bütçe, vatandaşa, diğer konulara göre çok daha karmaşık, içinden çıkılamaz gelmektedir. Bu nedenle, vatandaşımız, bütçe verilerini öğrenme konusunda, borsa ya da döviz kurlarını öğrenme konusunda gösterdiği isteği ortaya koyamamaktadır. Burada, hükümetlere düşen, bütçenin gerçekleşen ve beklenen rakamlarını, hedefleri ve mevcut durumu, gerçekleri basitleştirecek biçimde, vatandaşın anlayacağı biçimde ortaya koyabilmektir. Bu da yetmezse, tabanlarımız şişene kadar yürürüz, çenemiz kasılana kadar konuşuruz, ne yapar eder vatandaşı bütçe sürecinin içine çekeriz.

Bütçe rakamlarının nizamî sunumunun dışında, vatandaşın rahatlıkla anlayacağı ve ilgileneceği bir formatın bulunması ve bu formatın uygulanması Maliye Bakanlığının ciddî zaman ve enerjisine mal olacaktır. Bunu kabul ediyoruz; fakat, şunu da unutmamak gerekir ki, alacağımız netice göstereceğimiz çabaya değer. İçinde vatandaşın olmadığı bir hükümet bütçesi, ancak despotluk özlemi çeken bir iktidarın icraatı olabilir.

Anavatan Partisi olarak bütçe konusunda bizim birinci önceliğimiz, saydamlıktır, bütçe rakamlarının vatandaşça bilinmesi, tartışılabilmesi, vatandaşın bütçe sürecinin içine dahil edilmesidir.

Vergi uygulamalarının yerindeliğinin bir başka ölçütü de adalettir. Peki, verginin adaleti nedir; hükümetin, diş geçirebildiği mükellefin canına okuması değil, gelir nispetinde vergilendirme yapılmasıdır.

Yine, kayıt içindekine gözünü dikmek değil, daha fazla uygulama birimini kayıt altına alacak bir sistem geliştirmek demektir. Bu sistemi geliştirmeyen hükümetler AKP gibi kaçak dövüşürler. Kaçak dövüşme nereden anlaşılır biliyor musunuz; dolaylı ve dolaysız vergilerin yaygınlığının karşılaştırılmasından anlaşılır. Dolaysız vergi mükellefin gelirini referans alır, dolaylı vergiyse, gelir değil tüketimi referans alır. Devletin saldığı vergi vatandaşın tüketimine yansıtılır. Tüketim, varlıklı kesimin gelirleri içinde küçük bir yüzde orana sahiptir; dargelirli vatandaşın zaten belli olan geliri içindeyse esaslı bir yüzdeyle temsil edilir. Siz, dolaylı vergilere yüklenirseniz, dargelirli vatandaşın gelirinin yüzde 20'sine yakını vergiye giderken, varlıklı kesimin vergi yükü yüzde 6'lar düzeyinde kalır; bu da, apaçık adaletsizliktir. Anavatan Partisi bu adaletsizliğe göz yumamaz. Anavatan Partisi, AKP Hükümetinin yaptığını yapmayacaktır. Anavatan Partisinin vergi konusundaki önceliklerinden biri de, gelire nispetsiz olarak vatandaşın sırtına binen vergilendirmedir. Dolaylı ve dolaysız vergilendirme ayrımına gidilmeli ve bunların ağırlıkları, adalet ilkesi göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmelidir.

Vergi politikasıyla alakalı olarak üzerinde durulması gereken diğer bir husus, istihdam vergileridir. Küreselleşmenin günlük yaşamımızda ağırlığını giderek artırmaya başlamasıyla birlikte, Türk özel sektörünün uluslararası piyasalarda rekabet gücünün tesis edilmesi ve korunması daha da bir önem kazanmıştır.

Diğer taraftan, ülkenin en büyük sorunu haline gelmiş işsizliğin azaltılması da hükümetlerin önceliği olmalıdır. Bu iktidarın direttiği uygulamaya şöyle bir baktığımızda, istihdam oluşturan yatırımcının sanki…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı, lütfen, tamamlayın.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - …büyük bir günah işlemiş gibi bedel ödediğini, oluşturduğu istihdamın tüm yükünün yatırımcının üzerine yüklendiğini görmekteyiz. Bu uygulamanın sonucunda özel sektör istihdam oluşturmaya çekinmekte, kayıtdışılık artmakta, işsizliğe çözüm bulunamamakta, verginin yatırımcı üzerinde oluşturduğu baskı ücretli çalışanın ücretlerine yansımakta, ortaya çıkan tablo ne üreteni ne çalışanı ne de sorunların çözümünü dileyen kanaat önderlerini memnun etmektedir. Maliye Bakanını ziyaretlerinde durumu izah eden iş dünyası temsilcileri evrensel ahlaka olduğu kadar, adaba da sığmayan bir cevapla karşılaşmışlardır. Sayın Bakan şerh düşmüştür "kayıtdışı merdivenaltı işletmelerini ihbar edin, 1 000 000 kişiyi daha kayıt altına alalım", öyle demiştir. Sayın Bakan bilmelidir ki, kayıtdışını kayıt altına almak yatırımcının görevi değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Erzurum). “178 sayılı maliye bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında khk ye bir madde eklenmesine dair kan tekl.(gelir politikası genel müdürlüğü kurulması hakkında) ss :1055”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-02-01-178-sayili-maliye-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-khk-ye-b (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
