# Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 27 Nisan 2006
- **Gündem:** ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS1135)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-04-27-ulastirma-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-ss1135

> İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 27 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS1135)); konuşma 944 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1135 sıra sayılı kanun teklifi üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, büyük kentlerimizde, özellikle de metropollerimizde varlığı yadsınamayacak kadar yoğun bir trafik sorunu yaşanmaktadır. Araç sayısının nispetsiz biçimde artışı, buna karşın altyapı ve yol düzenlemelerinin yetersiz oluşu sorunu çözümsüzlüğe sürüklemekte, içinden çıkılamaz bir hale doğru getirmektedir.

Ankara, İzmir gibi büyük kentlerimizde mevcut olan trafik sorunu henüz katlanılamaz boyutlara ulaşmamıştır; fakat, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımız, trafik sorununu gündelik yaşamlarının alışılmış bir çilesi biçiminde yaşamaktadırlar.

Yeri gelmişken söyleyelim. İstanbul Belediyesi de vatandaşımızın yaşamakta olduğu çilelere yenilerini ekleme konusunda oldukça hevesli görünmektedir. İstiklal Caddesinin çevre düzenlemesi çalışmasını defalarca tekrarlayarak, İstanbul'un en renkli caddelerinden birini köstebek yuvasına çevirdikten sonra, lale ekimi bahanesiyle bu keşmekeşi şehrin dört bir yanına taşımıştır. Yap-boz alanına dönen başarısız yol çalışmaları da cabasıdır. Adına şiirler yazacak kadar sevdiğimiz İstanbulumuz, AK Partili belediye yönetiminin özenle sergilediği kötü yönetim nedeniyle, ağıtlar yakılacak durumu düşürülmüştür. İstanbul belediye yönetimi, ülkemizin gözbebeği en güzel şehrimizde, çirkin bir beceriksizlik anıtı gibi uzanmaktadır. Vatandaşımız, yaşadığı çileden bıkmıştır. Tutulmayan sözlerden bıkmıştır. Bugün, belediyenin çarpık icraatlarını şikâyet etmek üzere, İstanbullu vatandaşlarımızın aramadığı milletvekili yok gibidir. Bu tartışma götürmez beceriksizlik karşısında, AK Parti Hükümetinin bütün yaptığı ise, kendi partisinden olan başarısız belediye yönetimini körü körüne desteklemek ve mağdur vatandaşımızı sahipsiz bırakmaktır; ama, bakın, iş, milyar dolarlık projelere gelince, AK Parti Hükümeti nasıl da merkezî idare olarak İstanbul'u sahiplenmiş gibi görünmektedir. İşin içinde proje, finansman gibi dolar yeşili kavramlar geçince, AK Parti Hükümeti çevre düzenlemesi konusunda duayen kesilir, zaten bu da âdetleridir. İşte, onu da bu tasarıda görmekteyiz.

Şimdi, burada, Yüce Meclisimizin önüne AK Parti tarafından sürülen bu tasarıda, Deniz Altı Karayolu Tünel Geçiş Projesinin yapılması, yap-işlet-devret modeli dahil olmak üzere, diğer yöntemlerle yaptırılması, bunlarla ilgili proje ve şartnamelerin hazırlanması, incelenmesi, onaylanması, yapımı tamamlananların kuruluşlara devredilmesi, işletme aşamasına ait güvenlik, bakım, onarım işlerine ilişkin esasların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması yetkisinin Ulaştırma Bakanlığına tanınması öngörülüyor.

Ulaştırma Bakanlığını böyle bir konuda görevlendirmenin gerekçesi olarak öne sürülen nedenler, tasarı metninde açık olarak defalarca dile getirilmiş; AK Parti Hükümeti bu tasarıyı gündeme getirmesine gerekçe olarak, Deniz Altı Karayolu Tünel Geçiş Projesinin yapım, işletim ve düzenlenmesi konusunda hukukî bir boşluk olduğunu söylüyor.

Öneri buraya kadar makul görünüyor; fakat, tasarının yeterli açıklama getiremediği konular, tasarıyı öne süren AK Parti Hükümetinin iyi niyeti ve kararlılığı konularında soru işaretlerinin oluşmasına neden olmaktadır. Tatminkâr cevap verilemeyen sorulardan bir tanesi, Deniz Altı Karayolu Tünel Geçiş Projesinin yapım, işletim ve düzenleme görevinin Ulaştırma Bakanlığına verilmesinin hem hukukî boşluğu doldurduğu hem de bu sayede, hızla gelişen teknoloji ve altyapı değişimlerine uygun projeler için gerekli altyapı hazırlanmış olacaktır diyor.

Şimdi, burada, satır arasına sinmiş gizli bir motivasyon var gibi. "Deniz Altı Karayolu Tünel Geçiş Projesi" adı altında somutlaşmış bir proje, başlıbaşına bir tasarı var. Bunun finansmanı, planı, projesi, ön anlaşması, her şeyi hazır da, bir yasal altyapı oluşturması mı kalmıştır?! Çünkü, gerekçenin metnindeki ifadelerde böyle bir hava var gibi. Sanki, kafalarda bir şey varmış da, hazır bir proje, bir hesap var da tasarıyla buna yasal zemin hazırlanıyormuş gibi bir motivasyon var. Yasal düzenlemenin her şeyi halledeceği üzerine kurulu bir söylem, her nedense, bize bunları çağrıştırıyor ve bu konuda, etik konusunda kamuoyuna karşı doyurucu bir açıklama getirmekten âciz gerekçelere sığınılmış gibi.

Tasarının zihinlerimizde doğurduğu ikinci kuşku, yasal düzenlemeden sonra oluşacak net tabloyla ilgilidir. Tasarı, Deniz Altı Karayolu Geçiş Projesinin yapımı, işletilmesi ve gerekirse devredilmesiyle ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığının görevlendirilmesini öngörürken, ayaküstü, kara, hava ve deniz taşımacılığıyla ilgili olarak vazetmekten de geri durmuyor. Bu konularda yapılacak yasal düzenlemelerin yetki karmaşasını, zaman kaybını ve para kaybını önleyeceği kesin bir dille ifade ediliyor. Ortada bir net söylem var; yani, tasarı, bu tür düzenlemelerle taşımacılığa ilişkin yapının netlik kazanacağı ve her türlü karmaşanın önüne geçileceğini iddia ediyor. Fakat, ilginç olan, her konuda karşımıza çıktığı gibi, bu konuda da AK Parti Hükümetinin netlik söyleminin kendine özgü bir karmaşa barındırması; yani, AK Parti Hükümeti, yaptığı her düzenlemede tabloyu netleştirdiğinden bahsediyor; ama, yapılan düzenlemeler, karmaşık olduğu iddia edilen eski tablodan daha karmakarışık. Bu tasarıda da böyle bir nokta gözümüze çarpmaktadır. Düzenlemenin deniz altı karayolu taşımacılığına ilişkin yetki, görev, finansman ve proje karmaşasını ortadan kaldıracağı söyleniyor. Bunun tam olarak nasıl olacağı belli değildir. Bu böyle olacak, gerisine siz karışmayın gibi bir üslup var.

Öte yandan, bu düzenlemenin özel olarak İstanbul'la ilgili projeleri hedeflediği çok açık; ama, İstanbul Belediyesi işin neresindedir; tüm yetki ve organizasyon merkezî idarede midir; yoksa, merkezî yönetim ile yerel idare arasında bir eşgüdüm mekanizması işleyecek midir, belli değil. Eğer, böyle bir eşgüdüm mekanizması söz konusuysa, bunun şartları nerede ve ne şekilde düzenlenmiştir; bu da yok maalesef.

Şimdi, biz, burada, adı üzerinde milletvekiliyiz; millete vekâlet ediyoruz. AK Parti Hükümeti lütfedip de böyle büyük projelere ilişkin düzenlemelerde motivasyonla beraber yönetimi de açıklarsa, kamuoyu da bilgilenmiş olur.

"Bu, böyle olacak, biz ne söylüyorsak o olur, gerisine karışmayın, bize güvenin" gibi bir tavır, devlet yönetimi adabıyla, demokrasinin temel yaklaşımlarıyla bağdaşmayan bir tavırdır. Eğer "siz bize güvenin, ne diyorsak o" tavrını sürdürürseniz, bu millet yakında feveranlık gösterecektir. Zira, bu millet, size, sizin gibilere güvendiği için bu hallere düşmüştür. Eğer, taşımacılıkta, ulaşımda çok iddialıysanız, İstanbullunun karşısına çıkar, köstebek yuvasına çevirdiğiniz cadde ve sokakların, yaşanmaz hale getirdiğiniz şehrin hesabını verirsiniz.

MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - İstanbul'u mahvettiler; doğru söylüyorsunuz Sayın Vekilim.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Yok, böyle bir iddianız yoksa, burada milletin huzuruna çıkar, ne yapmak istiyorsanız en ince detayına kadar anlatır, akılları tatmin etmeye çalışırsınız.

Bu konuşmanın finaline en çok yakışan cümle şu olur herhalde: Cezanızı halk verecektir; ama, o gün gelene kadar siz bu memlekete ne kadar karmaşa getireceksiniz, işte bizi asıl kaygılandıran budur. Milleti oy deponuz olarak görmeyin. Bu millet sizi 2002'de vezir yaptı, önümüzdeki seçimlerde de rezil edecektir.

Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-04-27-ulastirma-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-ss1135 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
