# Sıvılaştırılmış petrol gazları (lpg) piyasası kanunu ve elktrik piyasası kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s. 1205)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 20 Haziran 2006
- **Gündem:** SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) PİYASASI KANUNU VE ELKTRİK PİYASASI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S. 1205)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c124/b117/tbmm221241170224.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-06-20-sivilastirilmis-petrol-gazlari-lpg-piyasasi-kanunu-ve-elktrik-piyasa

> İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 20 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) PİYASASI KANUNU VE ELKTRİK PİYASASI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S. 1205)); konuşma 976 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlanm; Sıvılaştınlmış Petrol Gazlan Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporu hakkında, 1 inci maddede -1205 sıra sayılı kanun teklifinin 1 inci maddesinde- Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin temsil edildiği en üst organdır ve tek organdır; fakat, buradan çıkan yasalar yürütme kurulu tarafından, yani hükümetler tarafından uygulanmadığı takdirde, kanunlara saygılı olunmadığı takdirde, o zaman, devlette kaos meydana gelir. Maalesef, AKP Hükümeti bu yasalan uygulamıyor.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - AK Parti!..

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - AKP!.. Bundan sonra benim gözümde AKP; ilk defa söylüyorum!

Bu yasalara, maalesef, saygı gösterilmiyor, mahkeme kararlanna saygı gösterilmiyor. Mahkeme karan neticesi, Anavatan Partisine bütçeden, Hazineden aynlan paraya rağmen, Hükümet, maalesef, engel oluyor. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılabilecek en büyük saygısızlıktır; hukuka ve demokrasiye yapılabilecek en büyük saygısızlıktır; demokrasi ve hukuk devletinin boynuna yağlı ilmeği geçirmektir değerli arkadaşlar. Bir gün, AKP Hükümeti olarak, keser döner, sap döner, bir gün de hesap döner misali, sizler nasıl ki, hukuk devletinin ve demokrasinin boynuna yağlı ilmeği geçiriyorsanız, kodeste, bir gün, hukuk tarafından mutlaka sizin boynunuza geçirilecektir. Bunu, böylelikle sizlere ve milletimize anlatmak istiyorum. Bu, büyük bir haksızlıktır. Bu, büyük zulümdür. Bu, hukuk tanımazlıktır. Milletimizin bunu duyması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, enerjiyle ilgili, burada, bu yasama yılında ve geçen sene de birçok kanun teklifi geldi; fakat, enerji konusunda, maalesef, hâlâ, daha hukuk devletinde, demokrasilerde olması gerekenler yapılmadı. Geçen sene, Enerji Bakanlığıyla ilgili bir telefon konuşmasına takılan birkaç bürokrat ve işadamı kodese tıkandı. Bir milletvekili de, bir sayın milletvekili de bu yüzden istifa etti değerli arkadaşlar. Mavi Akımla ilgili şaibeler... Buna rağmen, Sayın Enerji Bakanı, hâlâ daha yerinde oturmaktadır. Ben, milletimize bu gerçekleri anlatmak için huzurlarınızda bulunuyorum; yoksa, hakikaten, bu Enerji Bakanının burada oturmasına rağmen, burada konuşmaktan, değerli arkadaşlar, hicap duyduğumu ifade etmek istiyorum. Biz, Enerji Bakanına şaibelerle ilgili sözleri söylüyoruz; geçen yıl veya bu senenin başlarında "yel değirmenine saldırıyorsunuz" diyorlar; fakat, Enerji Bakanının verdiği cevap da, maalesef, balta nerede; suya düştü. Su nerede; inek içti. İnek nerede; dağa kaçtı. Dağa ne oldu; yandı, bitti, kül oldu şeklinde cevaplar veriyor değerli arkadaşlar. Böyle bir şey olmaz.

Batı demokrasilerine baktığımız zaman, bir bakan hakkında, bir yürütme kurulu üyesi hakkında en küçük bir şaibede istifa ediyorlar değerli arkadaşlar. Böyle bir anlayış olabilir mi?

Bu gün, Sayın Başbakanın grup toplantısını çok kısa bir süre izleme durumunda kaldım. İşte, diyor ki Sayın Başbakan, "İktidarı yıpratma adına, cumhuriyetin ve demokrasinin değerleriyle oynamayın, kurumlarıyla oynamayın."

Ey, Sayın Başbakan, ben de size buradan diyorum ki, muhalefeti baskı altına alma, muhalefeti yıpratma, ezme adına, asıl, siz, cumhuriyetin, devletin ve hukukun kurallarıyla oynamayın.

Neden Anavatan Partisinin Hazine tarafından yapılmış yardımını ve mahkeme kararıyla verilmiş yardımım vermiyorsunuz, engel oluyorsunuz? Bir gün, mutlaka, hukuk bunun hesabını, sizlere verecektir.

Değerli arkadaşlar, çok yakın tarihlerimiz bunun misalleriyle doludur, ibret almanızı istirham ediyorum sizden. İbret almanızı istirham ediyorum. Bu böyle gitmez, mutlaka, bir gün, millet sizden hesap soracaktır.

Değerli arkadaşlar, enerji sorunumuz en büyük sorunlardan birisidir. Maalesef, enerjiyle alakalı olarak son derece iyi şeyler olmuyor. Bakınız, bu konudaki görüşlerimi şöyle aktarmak istiyorum:

Değerli arkadaşlar, öncelikle enerji stratejisi dünyadaki en önemli unsurlardan biri haline gelmiş durumdadır; çünkü, girdi maliyetleri olarak, gelişmekte olan ülkeler için uluslararası rekabette en büyük avantaj konumundadır. Dahası, enerji sağlayan ya da enerji koridorlarında geçiş konumunda olan ülkeler, jeopolitik olarak önemli konuma gelmektedirler. Artan petrol fiyatları nedeniyle de, ülkelerin cari açıklarına direkt etki yapmaktadır. Tabiî, ileriyi görmeden; yani, petrol fiyatlarındaki artışı düşünmeden, sözde, Türkiye'yi avantajlı konuma getirecek yeni formül anlaşmaları imzalayanlardan böyle öngörüler beklemek de oldukça hatalı olacaktır; ama, bunlardan daha önemli olan ise ülkelerin enerji sağladıkları ülkelerin çeşitliliği ve kullandıkları enerjideki çeşitliliklerdir. Bir ülkenin stratejik olarak enerji bağımlısı olup olmaması da bunlara göre ayarlanmalıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, birazdan, ben sizlere çok yoğun rakamlar ve araştırmalarla birlikte, Türkiye'deki enerjideki çarpıklıklardan bahsetmek istiyorum. Umarım, beni dikkatle dinledikten sonra, kaynaklarımızı neden verimli kullanmadığımız konusunda, herkesin aklında derin şüpheler uyanır.

Değerli arkadaşlar, 38 500 megavatlık toplam kurulu güce sahip olan Türkiye'deki termal tesisler toplam kapasitenin yüzde 75'ini, hidroelektrik tesisleri ise yüzde 25'ini oluşturmaktadır. Dahası, Türkiye'nin enerji talebinin de 2020'ye kadar yılda ortalama yüzde 8 artması beklenmektedir. Bunun anlamı ise 2020 yılma kadar, düşük elektrik talebi durumunda 80 000 megavat, yüksek talep durumunda ise 96 000 megavat ilave enerji gerekecek olduğudur. Diğer yandan, önlem alınmaması durumunda, 2020 yılında ithal kaynaklara bağımlılık oranının yüzde 80'lere yükselmesi ve ülke üretiminin rekabet gücünün zayıflaması riskleri de bulunmaktadır. Türkiye'nin bu sıkıntıyı aşabilmesi için de, 2020'ye kadar toplam 80 milyar dolar enerji yatırımı yapması gerektiği ifade edilmektedir. Bu da, yılda ortalama 5,3 milyar dolarlık bir yatırıma tekabül etmektedir. Değerli arkadaşlar, asıl önemli konu ise özelleştirmedeki çarpıklıktır. Bütün dünyada enerji üretim santrallan sabit fiyat ve alım garantisiyle özelleştirilirken, Türkiye'de, daha kârlı olan enerji dağıtım şebekeleri özelleştirilmiştir. İhaleleri alan bazı firmalar da kayıp kaçak oranının yüksekliğini mevcut abonelerin üzerine yükleyerek çıkarmakta, son ödeme tarihinde ödenmeyen her fatura için beş işgünü içinde kapatılmasına yönelik uyarı yazısı gelmekte ve fahiş bir gecikme cezasıyla ödemeler kabul edilmektedir ve kayıp kaçak oranlarını düşürmeye yönelik bir çalışma da maalesef yapmamaktadırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Zaten, enerji nakil hatlarındaki eksikliği gidermenin maliyeti de 10 milyar dolara ulaşmıştır değerli arkadaşlar ve yeni yatırım olmadığı için de bu rakam süratle artmaktadır. 2004 yılı rakamlarına göre ise net tüketim 86 193 844 kilovat olup, kayıp kaçak ise 19 674 189 kilovat olarak gerçekleşmiştir.

Gelelim, enerji özelleştirmelerinde dikkat edilmesi gereken noktalara. Enerjide tekelleşmeye imkân tanıyacak düzenlemelerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Enerji dağıtım ihalelerinde Türk firmaları için kolaylıklar sağlanmalıdır. Türk firmalarının rekabette zorlanmamaları gerekmektedir. Enerji Sektörü Reformu ve Strateji Belgesinde belirtilen kurumların üzerlerine düşen ödevlerini muhakkak yapması gerekmektedir. Özelleştirmeler yapıldıktan sonra özelleştirme...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özdoğan.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Sıvılaştırılmış petrol gazları (lpg) piyasası kanunu ve elktrik piyasası kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s. 1205)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-06-20-sivilastirilmis-petrol-gazlari-lpg-piyasasi-kanunu-ve-elktrik-piyasa (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c124/b117/tbmm221241170224.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
