# 2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** İdris Baluken (Bingöl)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2011
- **Gündem:** 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=15047
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-24-2011-12-18-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h

> İdris Baluken, 18 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 699 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA İDRİS BALUKEN (Bingöl) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçenin 23’üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Maddeye geçmeden önce, birkaç konuya burada değinmek istiyorum. Birkaç gündür, bir çığlık olarak, bu kürsüden hasta tutukluların durumuna dikkat çekmeye ve bu konuda vicdanlı bir duyarlılık yaratmaya çalışıyoruz. Dün, Pervin Buldan arkadaşımız, Mehmet Aras’ın mektubunu buradan okumuştu. Bugün, Mehmet Aras’ın komada, yoğun bakımda olduğunu burada söyledi. Maalesef, Mehmet Aras’ın yaşamını yitirdiğiyle ilgili şanssız haberi buradan söylemek bana düştü. Mehmet Aras’ın şahsında, hasta olan tutuklularla ilgili genel bir duyarsızlığın, bu insani yaraya karşı kör, sağır, dilsiz bir yaklaşımın sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz. En azından bundan sonra, şu anda ölümü bekleyen 19 çok ağır hasta tutuklu, 59 ağır hasta tutuklunun durumunun mutlaka ilgili merciler tarafından gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Bu konuda, milletvekilleri olarak da biraz daha vicdanlı bir duruşun sahibi olmaya hepinizi davet ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, dün burada yapmış olduğum bir konuşmada, Bingöl’de seçmen davranışı üzerinden hizmet almayan köylerden bahsetmiştim. Bu köylerden bahsederken tek bir amacımız vardı; seçimde oy davranışı üzerinden gösterdikleri yaklaşım nedeniyle hizmet gitmeyen köylerin mağduriyetini burada dile getirip bu mağduriyetin giderilmesi noktasında bir duyarlılık yaratmak istemiştik. Ancak, saydığımız köylerden Gökdere, Erdemli, Bahçeli, Dışbudak, Yumaklı, Kiran, Suveren, Dallıtepe, Çiriş ve Alıncık köylerinin isimleri yazılmasına rağmen “…..” (x) köyünün ismi yazılmamış. “….”(x) köyünün bulunduğu yere (…x) işareti konmuş. Aynı şekilde yine Solhan’ın “….” (x) köyünde birtakım hizmet aksaklıklarından bahsetmiştik. Bu köy de yine (…x) olarak geçmiş. Türkçe adı da “İnandık” olan bu köylerin durumuyla ilgili temel yaklaşımımızın, bu köylerin Kürtçe adının burada dile getirilmesiyle ilgili bir sorunu masaya yatırma değil, bu köylerin almış olduğu hizmet noksanlığının giderilmesiyle ilgili bir noktaya dikkat çekme olduğunu belirtmek istiyorum ancak hâlâ buradan Kürtlerin temsilcisi olduğunu söyleyen bölge milletvekili arkadaşlarıma da buradan duyarlılık çağrısı yapıyorum. Bakınız, burada, ana dilimizde, Zazaca olan bir iki köyün ismini bile buraya hâlâ yazamayan bir anlayış var. Siz, eğer bu anlayışla mücadele ederseniz en başta sizleri biz alkışlayacağız.

Buradan bu arkadaşlarımıza söz açılmışken şunu söyleyeyim: Ana dilde eğitimle ilgili anayasal güvence altına alan çalışmaları yapın, en önce biz sizi destekleyelim. Mahkemelerde hâlâ ana dilinde savunma yapamayan arkadaşlarımızın durumunu siz burada gündemleştirin, “Bu konuyla ilgili benim ana dilimde savunma yapma hakkım vardır.” deyin, en başta biz sizi alkışlayalım ama bununla ilgili, bakın Türkiye'nin, örneğin ana dilde savunmayla ilgili bağlı bulunduğu uluslararası anlaşmalara da aykırı bir davranışı var. Bakın, Lozan Anlaşması’nda 39/5’inci maddede, Türkçeden başka dil konuşan Türk uyruklarının mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilme hakkı, madde 39/5 tarafından devletin bir resmî dilinin mevcut olduğu hususu dikkate alınarak düzenlenmiştir.

Yine, Lozan’ın 37’nci maddesinde de, bu 39’un arasında bulunan maddelerin hiçbir şekilde Türkiye tarafından değiştirilemeyeceğinin de altı çizilmiştir.

Bu konuyla ilgili uzman arkadaşlarımız var, uzman akademisyenler var, Baskın Oran Hoca var, sizlerin belki bu konuyla ilgili belirteceği, önereceği uzman arkadaşlar var; partimizde, diğer partilerde hukukçu arkadaşlar var. Bir araya gelerek “Türkiye'nin bağlı bulunduğu bu uluslararası sözleşmelerde ana dilde savunma hakkı nereye uyuyor diye birtakım çözümlemelerin, birtakım yaklaşımların mutlaka ele alınması gerekiyor çünkü insanlar, iki yıldır arkadaşlarımız sadece düşünce özgürlüğü, örgütlenme ve ifade özgürlüğü üzerine dile getirmiş olduğu birtakım düşüncelerinden dolayı, bu ana dillerinde savunmayı yapamamalarından dolayı şu anda cezaevlerinde tutuklu bulunuyorlar.

Değerli arkadaşlar, burada, tabii, bölge milletvekili arkadaşlarımızın, genel, bugünkü Kürt sorununa duyarlılıklarıyla ilgili yine birkaç şey söyleme gereği hissediyorum. Özellikle Şeyh Sait’ten, Seyit Rıza’dan bahsettiler. Şimdi, bu arkadaşlarımız burada Şeyh Sait’le ilgili, Seyit Rıza’yla ilgili şikâyet etme veya bir eksikliği dile getirme noktasında değiller. Burada şu anda, siz iktidar partisinin milletvekilisiniz, bu iktidar partisi şu anda devlete hâkim durumda, devletin tüm arşivleri veya bu konuyla ilgili bütün kurumlar sizin emrinizin altında. İsterseniz Şeyh Sait’in mezarını, Seyit Rıza’nın mezarını ailelerine ve halkına verebilecek bir kurumsal işleyişi gündeme getirebilirsiniz.

Yine, ben Bingöl Milletvekili olduğum için söyleyeyim, sizin sıralarınızda da var, Şeyh Sait’in ailesinden milletvekili arkadaşlarımız var, Bingöl’de Şeyh Sait’in ailesinden olan insanların bizden Şeyh Sait’in mezarıyla ilgili talebi var. Bu konuyla ilgili gerçekten duyarlıysanız bunu takdirle karşılarız. Bir an önce, gelin, bu işe Şeyh Sait’in ve Seyit Rıza’nın mezar yerlerinin belirlenmesiyle, mezarlarının, cenazelerinin ailelerine ve halklarına verilmesiyle başlayalım, gerisini hakikatleri araştırma komisyonunu kurarak bir tarihî yüzleşmeyle sonlandırırız, devam ettiririz.

Değerli arkadaşlarım, burada Kürt halkının temsilcisi olduğumuzu biz iddia etmiyoruz. Kürt halkının kimliğiyle ilgili, diliyle ilgili, statüyle ilgili hak ve özgürlük arayışına…

---

**Kaynak gösterme:** İdris Baluken (Bingöl). “2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-24-2011-12-18-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=15047

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
