# Kamu yönetimindeki atamalar konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İdris Naim Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mayıs 2003
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİNDEKİ ATAMALAR KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/idris-naim-sahin-22-2003-05-20-kamu-yonetimindeki-atamalar-konusunda

> İdris Naim Şahin (AK Parti), 20 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİNDEKİ ATAMALAR KONUSUNDA); konuşma 1.698 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, Yüce Milletin saygıdeğer vekilleri; bugün, Cumhuriyet Halk Partisinin Değerli Milletvekili Sayın Yakup Kepenek ve onunla birlikte önerge veren arkadaşlarımızın önergeleri, kamu yönetimindeki atamalar konusunu içeren genel görüşme talebiyle ilgili olarak partimizin Meclis Grubunun görüşlerini aktarmak üzere huzurlarınızdayım, söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlar, genel görüşmenin konusu, kamu yönetimi ve kamu yönetimindeki atamalar. Şüphesiz, kastedilen atamalar, yakın tarihte 58 inci ve 59 uncu hükümetlerin yaptıkları, yapmak durumunda oldukları atamalara ilişkin. Her iki hükümet de partimizin içinden çıkmış, partimizin siyasetini, devlet yönetimine ve milletin hizmetine sunmak üzere çaba gösteren hükümetler.

Değerli arkadaşlar, hükümetlerin kuruluşu parlamentolara, parlamentonun teşekkülü, şüphesiz, Anayasaya göre şekillenir. Parlamentodan çıkan hükümet, Anayasaya yine bağlı kalmak durumundadır. Millet adına devleti idare etme durumunda olan hükümetler, devletin tüm organları gibi, gücünü sadece Anayasadan alır.

Anayasanın 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere "Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır." Bu organlardan bir tanesi, içerisinde bulunduğumuz, onurla mensubu olduğumuz bu Yüce Parlamentodur. Bir diğeri de yürütme organıdır; yürütme organının Cumhurbaşkanından sonra en önemli unsuru olan Bakanlar Kuruludur, hükümettir.

Hükümet, yönetiminden, yürütmesinden aynı zamanda siyasî sorumluluğu da üzerinde taşıyan bir kurumdur. Hükümetin devleti yönetmesi, kuşkusuz, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın da çok iyi bildiği ve bileceği gibi, sadece sayın bakanlar eliyle değil, devlette görev almış veya alacak olan kamu görevlileri eliyle bir bütün halinde gerçekleşir, gerçekleşmesi söz konusudur.

Yine, Anayasanın 128 inci ve 129 uncu maddelerinde kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler yer almaktadır. Bu hükümlere göre, devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, özlük işleri kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.

Değerli arkadaşlar, kamu görevlilerinin ve bunların önemli bir kesimini teşkil eden devlet memurlarının hangi nitelikleri haiz olduğu, haiz olması gerektiği, başta Anayasamız olmak üzere, yine, Anayasanın işareti doğrultusunda çıkarılmış bulunan temel yasa Devlet Memurları Yasasında açık seçik belirtilmiştir.

Devlet Memurları Kanunumuzun, biraz önce söz alan Sayın Koç'un işaret ettiği 7 nci maddesi başka bir hususu düzenliyor; ama, çok da uzak bir husus değil. 6 ncı maddesinden itibaren tüm ilgili maddeleri, devlet memurunun taşıdığı, taşıması gerektiği vasıfları, nitelikleri, yükümlülüklerini, yasaklarını tek tek saymaktadır. Bunlar arasında "sadakat" -biraz önce söz konusu olan sadakat- Devlet Memurları Kanununun 6 ncı maddesindeki madde başlığıdır.

Şimdi, kanunun 6 ncı maddesinde ve temel kanunun 6 ncı maddesinde zikredilen, düzenlenen "sadakat" kavramını ve yükümlülüğünü burada bu kürsüde, kanun yapan merciin bu kürsüsünde başka zeminlere çekmeye çalışma gayretini, ben, konuşmacı arkadaşımın takdirine ve insafına bırakıyorum. Bu, kanunda var olan bir kurumu, kanunda var olan bir kavramı ve kanunda var olan bir düzenlemeyi tanımamak anlamına gelir demek de istemiyorum; çünkü, kastının da o olduğunu zannetmiyorum.

Devam ediyor: Devlet Memurları Kanununda memurların taşımak durumunda oldukları, yerine getirmek durumunda oldukları yükümlülükler, nitelikler; tarafsızlık ve devlete bağlılık, davranış ve işbirliği yükümlülüğü... Bu, tarafsızlık, devlete bağlılık, sadakat, davranış ve işbirliği yükümlülüklerini hep beraber okuyup yan yana getirdiğimizde, bundan şu çıkar: Devleti yöneten, millet tarafından, yönetmekle memur edilen hükümetler, beraber çalıştıkları devlet memurları, topyekûn kamu görevlileriyle, bir bütünlük ve beraberlik anlayışı içerisinde çalışmak zorunda ve ihtiyacındadırlar. Aksi takdirde, milletten doğan Parlamento, Parlamentodan şekillenen hükümet ve hükümetin her gün, devleti idare etme yükümlülüğü omuzlarında ve boynunda; ama, beraber çalışacağı memurlar konusunda herhangi bir tercih, herhangi bir takdir hakkının olmadığını düşünmek, bir suyun akışını durdurmak, bir bütünlüğü aksinden savunmaktır. Zira, netice itibariyle, Parlamento olarak, biz, milletten geldik. Hükümet, Parlamentodan çıktı ve millete hizmet etmek durumunda; ama, milletten gelen, millete dayanan, millî iradenin tecellisi olan hükümetin millete vereceği hizmet noktasında, varsa birtakım engeller, varsa birtakım yetersizlikler, bunların telafi edilmemesini savunmak, bunların düzeltilmemesini savunmak, doğrusu, mantıkî ve siyasî değildir, hukukî de değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Burada, üzerinde durulacak olan husus şu olmalıdır: Anayasa, burada; devlet memurlarının anayasası mesabesindeki Devlet Memurları Kanunu da burada, diğer mevzuat da orada. Olsa olsa, burada idarenin, yani, hükümetin, takdir yetkisini kullanırken, hukukî olmasıyla yerinde ve uygun olanı belirlemesini çok iyi ayırmak gerekir.

Sanırım, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımın hukukîlik noktasında, görevden alınan veya göreve getirilen kamu görevlilerinin ihtiyaca binaen alınma ve verilmelerinde hukukîlik noktasında söyleyecekleri fazla bir şey yok; olsa, zaten, bunun denetimi sadece burada değil, aynı zamanda, yargı mercilerinde de mümkün; yargı her zaman açık. Anayasanın amir hükmü: "İdarenin hiçbir eylem ve işlemi yargı denetimi dışında tutulamaz." Anayasada 58 ve 59 uncu hükümetler hariç demiyor; onlar da dahil. Gidenler vardır, gitmeyenler vardır, gidemeyenler vardır; herhalde çoğunluğu gidemeyenler teşkil etmektedir. Niçin; çünkü, esas itibariyle, görevinden alınanlar da, sayısal olarak bakıldığında, diğer hükümetlerle mukayese yapıldığında, oldukça düşük seviyededir.

O bakımdan, burada, esas itibariyle, neyin tartışıldığını da neyin görüşüldüğünü de anlamakta -biraz önce söz alan Sayın Bakanın da ifade ettiği gibi- zorluk çekilmektedir ve hakikaten, olmayan bir şeyi anlatmak, gerçekten zordur. Onun için de, ben, burada olması gerekeni anlatmak gibi bir durumu ve bir tutumu ortaya koymak durumundayım.

Değerli arkadaşlar, devlet yönetiminin, yönetim biliminde çok önemli bir yeri olduğunu hepimiz biliriz. Yönetim biliminde, yönetimin belli unsurları vardır. Bunlar, planlamadır, örgütlenmedir; yani, teşkilatlanmadır; bizim dilimizde teşkilatlanma, değerli arkadaşlarımızın diliyle, örgütlenmedir; ikisi de aynı anlama, aynı yola çıkar. Bunun bir diğer unsuru, yönlendirme, yetiştirmedir; bir diğer unsuru denetimdir; bir diğer unsuru da personel alımıdır.

Örgütlenme ve teşkilatlanmanın alt unsurları, teşkilattır, araç gereçtir, kadrodur ve o kadrolarda çalışacak olan insanlardır. Doğru olan, aslolan, bu kadroları doğru belirlemek ve o doğru belirlenen kadrolara da doğru insanları görevlendirmektir. Hayat devam ediyor, herkes için devam ediyor; AK Parti için de, Cumhuriyet Halk Partisi için de, Meclis için de, hükümet için de, Türkiye için de, dünya için de, kainat için de, bütün evren için de hayat devam ediyor. Dün başka, bugün başka... Kimse değişmeyecek, değişmemeli gibi bir statik düşünceyi savunmak, niçin değişiyor demek, esas itibariyle, bütün siyasî felsefelere ve düşüncelere aykırı olduğu gibi, özellikle Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın zaman zaman savunduğu değişim, dönüşüm, demokrasi düşüncesiyle de çok bağdaşmıyor. Yani, değişmeyecek, kamu görevlisi değişmeyecek, yerinde duracak... Yapamıyor; sadakat ve işbirliği içerisinde, kanunun emrettiği sadakati ve işbirliğini yeteri kadar sergileyemiyor, performansı yok, ne yapılacak; dokunmayacaksınız, dokunulmayacak, yerinde duracak... Siz, hükümet olacaksınız, hiçbir şeye dokunmayacaksınız, zamanınızı dolduracaksınız ve netice itibariyle, bir dönemi, birilerinin istediği gibi boşu boşuna geçireceksiniz. Halbuki, boş geçirecek vaktimiz yok, çok şeyler yapmak mecburiyeti var hükümetler için. Bu hükümet, bugün, AK Parti Hükümetidir, dolayısıyla, AK Parti Hükümeti için yapılacak çok şeyler var.

Vücut dili meselesi... Vücut dili doğrudur, kanunda yerine bakarsak çok rahat buluruz. Beraber hareket etme, beraber davranma, işbirliği yapma yükümlülüğünü ben söylemiyorum, kanun söylüyor. Ne demek beraber olma, işbirliği yapmak; başbakan olarak, bakan olarak, müsteşar olarak, benim ne demek istediğimi gayet tabiî ki anlayacaksınız, anlamak lazım. Birbirini anlamayan, anlayamayan, dil beraberliği olmayan... Dil, sadece lisan değildir, şu anda benim konuştuğum değildir; bütün konuşmalarda, ayrıca vücut dilinden de bahsedilir; yani, konuşurken, böyle, monoton durmayı da pek uygun görmüyorlar; vücutlar da konuşur. Gerçekten, birinin ne demek istediğini diğeri anlarsa, işleri daha hızlı yapma imkânı olur. Dolayısıyla, bu vücut dilini, kestirmeden bir ifade ve çok şeyi ifade eden kısa bir ifade olarak almanızı istirham ediyorum. Vücut dili kötü bir şey değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Vücut dili, vücudun hareketidir, başarısıdır, bir şeyleri yapma ifadesidir. Vücut dili, konuşmaya zamanım yok, gözüme bak, ne dediğimi anlarsın; ey memur, ey kamu görevlisi, haydi çalışalım, sabah erken kalk, gece geç yat demektir; cumartesi, pazar çalış demektir; vücut dili, çalışmak demektir, konuşmak değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Onun için, bu vücut dili konusunda çok alınganlık göstermeye doğrusu gerek yok.

61 yaş meselesi... Gerçekten, ben, inanarak söylediğinize de çok inanmıyorum; herhalde, parti siyaseti öyle gerektiriyor. 61 yaşta toplu boşalma, boşaltma... Şimdi, bakınız...

HALUK KOÇ (Samsun) - Burada çok söyledik; bunu konuşurken söyledik, inanarak söyledik.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Doğrudur; peki, inanarak söylüyorsunuz, kabul ediyorum; öyle dediğiniz için ben inanıyorum Sayın Koç.

Bakınız, Gençlik Haftasındayız; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutluyoruz; kuru laflarla kutlama olmaz...

HALUK KOÇ (Samsun) - Ne alakası var?!

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Gençlik, genç anlayışlarla, gençliğe yönelik yaklaşımlarla, yasa yapmakla, uygulamayla, atamayla olur. Biraz önce söz alan değerli arkadaşımız Zeynep Damla Gürel Hanım "yeni istihdam alanları yaratmak, oluşturmak gerekir; gençliği kuru laflarla avutmamak gerekir" ifadesini kullandı; doğrudur, yerindedir. Gençlik Haftasında, gençlerin önünü açan bir yasa düzenlemesi Anayasa Mahkemesinden döndüğü için, bunu sevinçle karşılamayı, doğrusu, ben, olayın özü itibariyle, yerinde bulamıyorum ve katılamıyorum. Anayasa Mahkemesi, bir yargı kurumudur, en yüksek yargıdır, kararını vermiştir; ama, yasama organı, gerekçeleri dikkate alarak yeni düzenlemeyi yapar ve...

HALUK KOÇ (Samsun) - Saygılı olalım, Yüce Mahkemeye saygılı olalım.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Yüce Mahkemeye ve yüce mahkemelere saygı noktasında, bizim, en ufak bir tereddütümüz yok.

HALUK KOÇ (Samsun) - O zaman uygulayın.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Biz, yasamaya da, yürütmeye de, yargıya da sonuna kadar saygılıyız Sayın Koç, devletin tüm kurumlarına, tüm kuruluşlarına saygılıyız.

Kamu kurumu olarak devletin iyi işlemediğinden, hep, zaman zaman şikâyet ederiz. Devlet, bir hizmet kurumu olarak, bir siyasî organ olarak, mutlaka, hükümetler tarafından yönetilir ve işletilir. Değerli arkadaşlar, bu yönetmede, etkinlik, ucuza hizmet ve yatırım mal etme, verimlilik ve sürati sağlama, bizim, çağdaş yönetim biliminin ilkeleri itibariyle, dikkate aldığımız temel hususlardır. Etkinlik, ekonomiklik, verimlilik ve sürat; bunun için, eğer, bir memurun, bir bürokratın, bir kamu görevlisinin değişmesi gerekiyorsa, bu değişir; ancak, itiraz şuna olabilir -ki, insan haklarına saygılı AK Parti Hükümetleri, buna, asla fırsat vermezler- kanunda yer alan, yanılmıyorsam kanunun 72 nci maddesinde "yer değiştirme" diye bir hüküm var. Kanunda belirtiliyor bu, yer değiştirmeyle ilgili maddede; yani, buna ihtiyaç var ki, millî irade, bu kanunu böyle yapmış. Yer değiştirmeyi bir başka şekilde anlayıp, onu, başka şekilde takdime çalışmak, doğrusu, işin özüyle bağdaşmamaktadır. Gerektiğinde, etkin, ekonomik ve verimli devlet anlayışını hayata geçirmek için "rotasyon" olarak da ifade edilen yer değiştirmeyi yapmak, yapabilmek lazımdır, yapılabilir. Aksi takdirde, statik bir anlayışı savunmak söz konusu olur ki, bu da, doğrusu, yönetim açısından, iktidarıyla muhalefetiyle, hiçbir siyasî grubun savunduğu bir gerçek olamaz.

Değerli arkadaşlar, değişenler vardır, değişmeyenler vardır. Galiba, arkadaşlarımız, değişenle değişmezi, belli ki ayırt etmekte bazen ihmalkâr davranıyorlar. Arkadaşlar, değişmez olan ve özellikleri Anayasamızda yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Devletin memuru, devletin işçisi değişmez değildir, değişebilir, değiştirilebilir; devletin memurunun ihtiyaca binaen, hizmet gerekleri ve özelliklerine binaen yerini değiştirmeyi âdeta devleti değiştirmeyle karıştırıp, isyan...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Biz, keyfî değişikliklerden bahsediyoruz.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Keyfîlik yoktur Sayın Özyürek, keyfîlik yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** İdris Naim Şahin (AK Parti, İstanbul). “Kamu yönetimindeki atamalar konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-naim-sahin-22-2003-05-20-kamu-yonetimindeki-atamalar-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
