# Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İdris Naim Şahin (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 22 Temmuz 2003
- **Gündem:** TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/idris-naim-sahin-22-2003-07-22-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari

> İdris Naim Şahin (AK Parti), 22 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)); konuşma 1.705 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin saygıdeğer üyeleri; görüşülmekte olan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı üzerinde Adalet ve Kalkınma Partimizin görüşlerini açıklamak ve bu yasa tasarısının gerekçelerini, içerdiği ana düzenlemeleri ve hedefleri sizlerle paylaşmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; devlet, toplum ve fert unsurlarının birbirleriyle olan sürekli ve vazgeçilmez ilişkileri vardır. Devlet, toplumun huzurunu, sükûnunu ve bulunduğu zaman diliminin ölçüleri içerisinde gelişmesini, kalkınmasını, refahını sağlamak gibi süreklilik arz eden vazgeçilmez hedefleri yüklenmiş bir toplumsal örgüttür.

İçinde yaşadığımız son yıllarda, özellikle son yirmi yılda ülkemizin gerçekten yaşadığı büyük sıkıntılar olmuştur. Bu sıkıntılar, bazen ekonomik, bazen toplumsal, bazen siyasal içerikli olmanın yanında, zaman zaman da sürekli bir şekilde terör eylemleri şeklinde kendisini göstermiştir. Türk toplumu ve Türk Devleti, sürekli sorunlarla yaşamış ve bu sorunların üstesinden gelmek için, millî birliği ve dayanışması içerisinde devamlı bir arayış, devamlı bir mücadele içerisinde olmuş ve bugünlere gelmeyi, 21 inci Yüzyılın içinde bulunduğumuz bu döneminde dünyada adından söz edilen, kendini kabul ettirmiş bir ülke olmayı başarmıştır. Türkiye ve Türk Milleti, şüphesiz, yaşadığı sıkıntıların faturasını çoğu zaman ağır ödemiştir; ama, bütün bu ağırlıklara rağmen, Türk Milleti ve Türk Devleti, binlerce yıl geriden miras getirdiği devlet yönetim anlayışı ve toplumsal değerleri itibariyle, bütün bu ağırlıkların altından kalkabilmeyi başarmıştır ve başaracaktır. Bugün, bu saatte, Yüce Meclisin gündeminde bulunan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı, önemli bir sorunun çözümüne yönelik tedbirlerden bir tanesini oluşturmaktadır.

Değerli arkadaşlar, sorunlar, insan için ve toplum için sürekli vardır ve olacaktır. Sorunların varlığı, çoğu zaman, aynı zamanda çözüm üretmek için birer fırsat zemini oluşturmaktadır. Esas itibariyle, hayat, sorunlardan ibarettir. İnsana düşen, örgütlere düşen, hükümetlere düşen, yönetimlere düşen, siyasetçiye düşen de sorunlar karşısında çözüm üretmektir. Esas itibariyle, siyaset yapma ve hükümet etme sanatı, bir bakıma çözüm üretme sanatından ibarettir. Bu çerçevede, hükümetimiz, hazırlayıp Yüce Meclisin takdirine sunduğu pek çok yasa tasarısı gibi, sosyal ve hukukî yanı ağır basan, toplumsal barışı daha da kuvvetlendirmeye, millî birliğin ve bütünlüğün sarsılmazlığını sağlamaya yönelik bir yasa tasarısı olarak Topluma Kazandırma Yasası Tasarısını hazırlamış, uzun çalışmalar sonucu hazırlanan bu yasa tasarısını da Yüce Meclisin önüne getirmiştir.

Partimiz Adalet ve Kalkınma Partisinin bu soruna bakışı, parti programında, çok açık bir şekilde yerini almıştır. Terör sorunu Türkiye'nin bir gerçeğidir. Adalet ve Kalkınma Partisi, bu sorunun toplum hayatımızda neden olduğu olumsuzlukların bilinciyle, bölge halkının mutluluğunu, refahını, hak ve özgürlüklerini gözeten, Türkiye'nin bütünlüğü ve üniter devlet yapısıyla birlikte, bölgeyi tehdit eden terörün önlenmesinde, zaaf yaratmayacak bir şekilde, kalıcı, tüm toplumun duyarlılıklarına saygılı, etkili ve sorunları kökünden çözmeye yönelik bir politika izlemeyi milletimize vaat etmiştir. Hazırlanan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı da, bu çerçevede atılan adımlardan sadece bir tanesidir. Esas itibariyle, terör sorunu, sadece sonuçları itibariyle bakıldığında yalın bir sorun gibi gözükürse de, nedenlerine inildiğinde, pek çok sebebi içeren, pek çok altı olan, arka planı olan bir problemler yumağından ibaret şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunun sosyal nedenleri vardır, ekonomik nedenleri vardır, hukukî nedenleri vardır, kültürel nedenleri vardır, iç ve dış siyasal nedenleri vardır; daha pek çok sebep saymak mümkün. Şüphesiz, çözümlerin de bunlara yönelik olması, nedenlerin iyi tespiti ve çözümlerin de ona göre geliştirilmesi, oluşturulması gereklidir. Bugün, çözümlerden sadece bir tanesini konuşmak ve bir tanesini değerlendirmek durumundayız. Hükümetimiz ve dolayısıyla partimiz, teröre neden teşkil eden her tür ekonomik, sosyal ve siyasal sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik bir dizi çalışmalarını, planlı, programlı ve ısrarlı bir şekilde sürdürmenin yanında, bir hukukî çözüm olarak, hukukî boyut olarak Topluma Kazandırma Yasası Tasarısını da ortaya koymuş ve huzurlarınıza getirmiştir.

Değerli arkadaşlar, bir problemler yumağı görünümünde olan terör belasının içerisine düşen yüzlerce, binlerce, onbinlerce yurttaşımız olmuştur ve vardır. Bunların hepsinin, bir öz iradeyle, özgür iradeyle bu olayların içerisine girdiğini, düştüğünü, sanırım, bu çatı altında iddia edecek hiçbir sayın milletvekili yoktur. Ortada bir karmaşa, bir kargaşa söz konusudur. Bölgenin kendine has coğrafyası, bölgenin kendine has sosyal yapısı, bölgenin kendine has ekonomik yetersizlikleri ve bölgenin eğitim eksikliklerinin bir bütün olarak doğurduğu terör olayının, şüphesiz, bilinçli elebaşıları vardır ve onlar da takip edilmekte, mücadele edilmekte, yakalanmakta, yargılanmakta ve cezalandırılmaktadır; ancak, bu arada, hiçbir şekilde özgür iradesi olmadan bu olayların içerisine karışan, katılan, bir gece vakti ansızın gelen, gecenin karanlığında ansızın evini basan insanların zoraki yardımına katılmak durumunda kalan terör bölgesindeki insanların -ki, bunların sayısı oldukça fazladır- günahsızlığı, suçsuzluğu ve çaresizliği, şüphesiz, hepimizin ortak ittifak ettiği, sıkıntılı ve sorun olarak karşımızda duran bir husustur.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Öldürülen şehitler mi suçlu?!

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, önümüze getirilen yasa tasarısı, toplumsal barışı güçlendirmeye yönelik bir yasa tasarısıdır.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sıvas'ta yananlar mı suçlu?!

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Bu tasarının bir af yasası olarak takdimi, biraz önce söz alan Cumhuriyet Halk Partili arkadaşımız tarafından yapıldı.

Değerli arkadaşlar, hepimiz okuma yazma biliyoruz. İnanıyorum ki, bunu af yasası olarak takdim eden arkadaşım da mutlaka biliyor; ama, politika yapmak uğruna, gerçekleri saptırmayı da göze almak uğruna, ne yazık ki, af içermeyen, sadece olağanüstü şartlarda, anormal şartlarda gerçekleşen bir olaya karışan normal, masum insanları rehabilite etmek uğruna, belki de toplum düzeni uğruna, onların sıkıntılarını, hak etmedikleri haksızlıkları düzeltme uğruna gerçekleştirilen bu yasa tasarısı, bir af yasası değildir.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Aynen af yasasıdır.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Okuduğumuzda, baktığımızda, bunun bir af yasası olmadığı, çok açık seçik görülmektedir. Bu tasarı, terör örgütünün içerisine karışmış; fakat, hiçbir şekilde eyleme karışmamış, eylem yapmamış kişileri, bir kereye mahsus, o belanın, o şer örgütünün içerisinden alıp, topluma kazandırmayı hedefleyen bir yasa tasarısıdır. Buna karşı çıkan var mı? Eyleme karışmamış; ama, bir şekilde, o örgütün içerisine -gitmiş de diyemiyorum- götürülmüş, gitmek zorunda kalmış; bunlardan herhangi birisi, o bölgede, o mezrada, o komda yaşayıp da, burada milletvekili olmayan; ama, bir şekilde, o terör örgütünün içerisine gitmek ve götürülmek, sürüklenmek zorunda kalanlardan birisi biz de olabilirdik. Bunun neresi aftır, bunun neresi yanlıştır?!

Bu yasa tasarısıyla getirilmek istenilen ve getirilen bir başka düzenleme, elinde olmadan, iradesi dışında, korumasız bir şekilde, kapısını çalıp ekmek isteyene, verdiği ekmekten, vermek zorunda kaldığı ekmekten...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Madımak'ta ekmek mi istediler?!.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - ...Kapısı kırıldığı için içeriye giren ve yapacak hiçbir şeyi olmayan çaresiz insanların, örgüte yataklık yapma iddiasıyla, bir terör suçlusu olarak kabul edilip, onların, ömür boyu ya da uzun yıllar boyunca aile düzeninin, kendi ferdî hayatlarının karartılmasını önlemeye yönelik bir düzenleme, bir toplumsal barış, bir toplumsal uzlaşma arayışının yanlışı nerede, affı nerede?!

Af yapabilmek için mahkûmiyet gerekir. Mahkûm olanlarla ilgili ya da yargılananlarla ilgili de, bu tasarıda hükümler vardır. Bu hükümler hiçbir zaman af hükmü değildir; karşılığında konulmuş çok aklî, çok çağdaş, çok çözüme yönelik, pragmatik bir yaklaşımla, toplum faydasına bir karşılık isteyerek, bir bedel alarak, belli cezalarda indirim yoluna gidilmektedir, belli cezaların hafifletilmesi söz konusudur. Bu bir af değildir, kısmî ceza indirimdir ve bu kısmî ceza indiriminin yapılabilmesi için de, suç işleyen terör örgütü mensuplarının, devlete, devletin organlarına, mahkemelere, açık, net, samimî bilgiler vermesi gerekmektedir. Bu bilgiler, bir terör örgütü meydana çıkarıcı bilgiler olmalıdır; bu bilgiler, bir terör örgütünün, dağılmasını, yok edilmesini sağlayıcı bilgiler olmalıdır. Bu bilgilerde, bu bilgiyi veren terör örgütü mensubunun, özel çabası, özel gayreti, samimî gayretiyle, terör örgütünün yapmayı planlayıp yapamayacağı veya yapmasının önleneceği bir olay söz konusu olmalıdır.

Netice itibariyle, burada, devletin, bir örgütü, tamamen çökertmek uğruna, içten yıkmak uğruna geliştirdiği bir hukukî çözüm, hukukî metot söz konusudur.

Terörde, terörist ve terör grubu ile devlet ve toplum karşı karşıyadır. Teröristin kanunu yoktur -vardır; ama, kendi kanunudur- uluslararası ve ulusal meşruiyeti olmayan kanunlarla, kendi kanunlarıyla çalışır. Onlar için, gecenin ayrı bir önemi vardır. Devlet, gece, vatandaşın hürriyetini ve can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; terör örgütü de, geceyi, karanlıktan istifade ederek, vatandaşın, canına, malına kast edebilmek veya kendi propagandasını yapabilmek yönünde kullanmaktadır. İstikametler zıttır, birbiriyle çatışır; devlet legal çalışır, terör örgütü illegal çalışır. Legal çalışan ile illegal çalışanın, takdir edilir ki, şartları ve pozisyonları eşit değildir.

O halde, devletin, terörle mücadele ederken başvurmak zorunda olduğu pek çok tedbir vardır; bu tedbirlerden birisi de, bu tür bir tedbirdir. Bu tedbirler, ilk defa başvurulan bir tedbirler manzumesi de değildir. Türkiye'de de ilk değildir, dünyada da ilk değildir. 1985 yılında başlayan bu uygulama, günümüze değin, benden önce söz alan arkadaşımızın ifade ettiği gibi, 7 kez başvurulan bir tedbirdir; ama, bu kez, daha dengeli, daha adil, daha aklî ve daha mantıkî bir yaklaşımla bu tedbirler geliştirilmiş, yasalaştırılmıştır.

Dolayısıyla, bu düzenlemenin getirdiği sonuçlar kesinlikle bir af değildir. Ben, özellikle, bu hususu, siz değerli milletvekili arkadaşlarımın bilgilerine sunmak istiyorum. Af diyerek, hem milletimizin hem de değerli milletvekillerimizin bilgileri karıştırılmaya ve amacından saptırılmaya çalışılmaktadır.

Burada, terör örgütü mensuplarının isteyerek teslim olmaları, mukavemet göstererek teslim olmaları, hüküm giymiş olmaları, hüküm giymemiş olmaları hallerine münhasır olmak üzere, devlete ve topluma karşı gösterdikleri yakınlık, duydukları pişmanlık, yapacakları yardımla orantılı olarak, devletin ve kanunun kısmî bir ceza indirimi söz konusudur. Bu indirimin karşılığında, şayet, bu terör örgütü mensubu veya mensupları, tekrar aynı suçu işlemeleri halinde, kanunun çok acı ve çok ağır tedbiriyle, müeyyidesiyle karşı karşıyadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun; sözlerinizi tamamlar mısınız.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - O da, kanunu okuduğumuzda göreceğiz, göreceksiniz ki, cezası yüzde 50 fazlasıyla artırılarak kendisine tatbik olunacaktır.

SALİH GÜN (Kocaeli) - Özür dileyelim... Eksik; bir de madde koyalım, özür dileyelim.

İDRİS NAİM ŞAHİN (Devamla) - Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, hazırlanmış bulunan yasa tasarısı bir af değil; sadece, toplumsal uzlaşmayı, toplumsal barışı, bölgede uygulanan diğer tedbirler paralelinde, diğer çalışmalar paralelinde hukukî açıdan desteklemeye yönelik bir yasa tasarısıdır. Bunun anlaşılmasında doğrusu çok zorlanılmaması gerekirse de, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın tamamı değilse de bir kısmının bu noktada farklı düşündüklerine tanık olmakta ve dinlemekteyiz; bu da normaldir. Şayet, kendileri iktidar olsaydı, belki, bunun çok daha değişik bir düzenlemesini getirebilirlerdi; tabiî, onların işi; ama, muhalefet olmanın gereği olarak bazı düzenlemeleri, kanunda yazılı hususları olduğu gibi anlamak, okumak yerine, farklı takdim etme uygulaması, kendini, bu tasarıyı değerlendirirken de göstermektedir. Aslolan, hiçbir yerde, hiçbir şekilde terörün ve terör örgütünün, olamamasıdır. Bugün itibariyle de, örgüt, artık, çökmek, çökertilmek durumundadır. Yeniden yeşermemesi için, yeniden güç bulmaması için, içerisindeki insanların, içerisindeki elemanların kazanılması, onların topluma döndürülmesi bir akılcı yoldur.

Esas itibariyle, Türkiye'deki terör, sadece Türkiye sınırlarını ilgilendirmemektedir; bir zamanlar Türkiye'deki terörü destekleyen, ama, bugün için bundan pişman olan bölge ülkelerinin de ortak sorunudur, Ortadoğu'nun ortak sorunudur. Suriye, Irak, İran, Türkiye bölgesinde, Ortadoğu bölgesinde, terör, bir genel sorundur ve bölge ülkelerinin bugün için akılcı olarak birlikte teröre yaklaşımları, hep beraber, terörü bitirmeye, terörün kökünü kazımaya yönelik ortak adımlar yönünde ve yolundadır. Bu yasa tasarısının, bu şekliyle, aynı zamanda komşu ülkelerle olan bir eylem beraberliği yanı da söz konusudur.

---

**Kaynak gösterme:** İdris Naim Şahin (AK Parti, İstanbul). “Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-naim-sahin-22-2003-07-22-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
