# Sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla (10/111,260,108) esas numaralı meclis araştırması komisyon raporu (s.s.829)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İnci Özdemir (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mart 2005
- **Gündem:** SOKAK ÇOCUKLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/111,260,108) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYON RAPORU (S.S.829)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/inci-ozdemir-22-2005-03-29-sokak-cocuklarinin-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-tedbirl

> İnci Özdemir (AK Parti), 29 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOKAK ÇOCUKLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/111,260,108) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYON RAPORU (S.S.829)); konuşma 974 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, çocukları sokağa düşüren nedenler ile sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve (10/111, 160, 108) esas numaralı Meclis Araştırma Komisyonu raporunun görüşülmesi nedeniyle, önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce, Mersin'de şanlı bayrağımıza yönelik hain girişimi nefretle kınıyor, lanetliyorum. Bağımsızlığımızın sembolü olan şanlı bayrağımız, dünya durdukça, başlarımızın üzerinde dalgalanmaya devam edecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; "sokak çocuğu" olarak adlandırdığımız ve maalesef, bir kısmı da madde bağımlısı olan çocuklarımız, başta büyük şehirler olmak üzere, tüm ülkenin hızla büyüyen bir sorunu haline gelmiştir. Çocuklarımızın sokak ortamından kurtarılması, korunması, hem vicdanî bir sorumluluk hem de Anayasayla belirlenmiş bir görevdir. Ayrıca, bugün kendileri risk altında bulunan bu çocuklar, yarın tüm toplum için büyük risk oluşturacaktır.

Bu sorunun köklü bir çözüme kavuşturulabilmesi için, iktidar-muhalefet, alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasını istedik. Kurulan Meclis araştırması komisyonu, 26.10.2004 tarihinden başlayarak önemli çalışmalar yaptı ve bir Meclis araştırma raporu hazırladı. Komisyon, araştırma önergelerinde yer alan hususlar hakkında bilgi edinmek üzere, ilgili kamu ve özel kuruluş temsilcileriyle görüşerek, konuyla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi temin etti ve Gaziantep, Kahramanmaraş, Antalya, İstanbul, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adana, Mersin, Ankara ve İzmir'de, yerinde incelemelerde bulundu ve araştırmaların sonuçlandırılmasına esas olacak raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine arz etti. Yapılan araştırmalar, önergelere konu olan endişelerimizin ne denli doğru olduğunu göstermektedir.

Çocukları sokağa iten başlıca sebepler özetle şöyle sıralanabilir: Göç ve buna bağlı çarpık ve sağlıksız yerleşme, yoksulluk, kontrolsüz nüfus artışı, ailenin eğitimsizliği, parçalanmış aile yapısı, sokakta zorla çalıştırma, aileiçi şiddet ve geçimsizlik, fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik istismar, sevgisizlik, ilgisizlik, çocuk haklarının yeterince hayata geçirilememiş olması, gelir dağılımındaki adaletsizlik, biraz da bu başlıklara bağlanabilecek okullaşmaya karşı isteksizlik.

Bu başlıklar altında toplanabilecek sorunlarla ilgili, özellikle, daha yoğun sorun olan illerde sağlıklı bir veri tabanı bulunmadığı, problemin kaynağı olan aileye yönelik koruyucu, önleyici çalışmaların yetersiz olduğu, özellikle, son zamanlarda başarılı çalışmalar yapan Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün personel sayısının yetersiz, mevcut personelin de demoralize olduğu, UMATEM, çocuk mahkemeleri ve çocuk ıslah evleri sayısının yetersizliği görülmektedir. Bu alanda en geniş çalışmanın İstanbul İlinde uygulanan çocuk koruma modeli olduğu, eksikliklerinin desteklenilerek giderilmesi gerektiği de tespit edilen konular arasındadır.

Problemi ana hatlardan biraz daha özellik gösteren konulara kaydırdığımızda, aile ortamında ve eğitim kurumlarında yaşadığı olumsuz iletişim, çocuğun korunma beklentisi duyduğu yetişkinlere ilişkin güvenini kaybetmesine ve tamamen arkadaşlarına yönelerek, bir yetişkinin yol göstericiliğinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Bu tür durumlarla karşı karşıya kalan çocuklar, etkisi altında kaldıkları akran gruplar nedeniyle, çok tehlikeli olmasına rağmen, sokak ortamını cazip bulmaya başlamaktadır.

Aile ortamının sağlıksızlığı çocuğu aile bütçesine katkı için zorlamakta, çocuk ruhsal ve zihinsel açıdan sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Öyle ki, bağımlılık kazanmasına neden olacak işlerde de çalıştırılabilmektedirler.

Para kazandığı için kendisini bir yetişkin gibi görerek gittikçe evden uzaklaşan çocuk, ne bir yetişkin olabilmekte ne de iş ortamına uyum sağlayabilmektedir. Sonuçta, bazen, sınırsız ve sorumsuz özgürlüğü seçerek, sosyal yaşamdan tamamen kopmakta ve sokakta yaşamayı tercih eder hale gelmektedir.

Genel olarak, çocuklar, üç kategoride değerlendirilmektedir. Sokak çocuğu olmaya aday olanlar, yani, aileleriyle oturan ve sokakta çalışan çocuklar; aile desteği yetersizlik ve süreklilik gösterenler, yani, sokaktaki çocuklar; aile desteğinden tümüyle yoksun olanlar, yani, sokak, sokağın çocukları. Bu gruplar içindeki sokakta yaşayan veya sokakta çalışan çocuklar, büyük riskler ve tehditler altındadır. Sevgi, ait olma, güven ve korunma gibi gereksinimlerini komün hayatı şeklinde sokaktaki yaşamda bulan çocuklar, bazen, sokakta çetelere karışarak yankesicilik, gasp, hırsızlık ve cinayet gibi olaylara yönlendirilmektedirler, bazen de, maalesef, fuhşa zorlanmaktadırlar.

Sokak çocukları genellikle hareket halinde olduklarından, sayıca kesin bir rakam söylemek imkânımız yoktur; ancak, bazı veriler gözönüne alındığında, gecekondu yaşamının çocukların sokağa inmesinde etken olduğunu görmek mümkün olmaktadır.

2003 yılının ilk 11 ayında sokakta yaşama, evden kaçma, kayıp, buluntu, terk, suç mağduru, suç işlediği şüphesiyle yakalanılıp getirilen çocuk sayısından 0-18 yaş grubu için -88 313 oldu- bu çocuklardan -ki, burayı dikkatlerinize sunuyorum- 12 911'inin 0-10 yaş arası, 75 402'sinin ise 11-18 yaş grubunda olduğu öğrenilmektedir. Bu çocuklardan 26 048'i sigara, 3 253'ü alkol, 1 175'i çözücü, 1 905'i yapıştırıcı bağımlısı, 399'u uyuşturucu, 568'i hap kullanıcısı, yüzde 56 gibi büyük bir kısmı olan 43 526'sının ise hiçbir madde kullanmadığı Emniyet Genel Müdürlüğünün çocuk bilgi formları verileridir.

2004 yılı verilerine göre ise, polis bölgesinde işlenen suçların yılda ortalama 400 000 civarında olduğu, bunun yüzde 40'ına yakınının 0-18 yaş grubu çocuklar olduğu ve suça karışma oranlarının da hızla arttığı gözlemlenmektedir.

Ağırlıklı olarak sosyoekonomik sorunlar sonucu gelinen bu problemin çözülmesine yönelik tedbirler geciktirilmeden alınmadığı takdirde, on yıl sonrasının çok daha büyük ve organizeli suç potansiyeline gebe olduğu, işlenecek suçların profilinin kapkaç suçlarını aratacak noktaya gelme istidadı taşıdığı, Emniyet yetkililerinin ifadesidir.

Ancak, suç işlemenin son aşama olduğu ve bu nedenle, sorunun sadece bir güvenlik sorunu gibi algılanmasının büyük bir yanılgı olacağı da açıktır. Bu nedenle, tedbirler çok yönlü düşünülmelidir ve soruna, köklü çözüm önerileriyle yaklaşılmalıdır.

Elbette, sorunun kolayca çözümü beklenmemelidir. Zira, sorunların çözümünde karşılaşılacak engeller vardır. Örneğin, kaynak yetersizliği, mevcut politikaların yetersizliği, mevcut kurumsal yapının sorunun sahiplenilmesinde ve çözümünde yetersiz kalması, personel yetersizliği, ulusal ve yerel bazda kurumlararası eşgüdümün yetersiz olması vesaire gibi.

Tabiî, bu engeller aşılacaktır, aşılmalıdır. Yapılan çalışma sonucu çözüm önerileri büyük ölçüde saptanmıştır. Bunları eğer sıralamak gerekirse -üç maddeyle- değiştirici ve geliştirici boyut, koruyucu ve önleyici boyut, tedavi edici ve rehabilitasyon boyutu olarak tespit etmek mümkündür ve komisyon tarafından üç ana başlık altında toplanan öneriler hayata geçirilebildiği takdirde, inanıyorum ki, sokakta yaşayan, çalışan çocuklarla ilgili sorun büyük ölçüde çözüme doğru gidecektir.

Yıllardır, soruna çözüm getirmek üzere çalışmalar yapan, maddî, manevî büyük katkılar sağlayan sivil toplum kuruluşlarına, yerel yönetimlere, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, milletin vekili olarak sonsuz şükran ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu konuda üzerimize düşeni yapmak da, konuşmanın başlarında söylediğim gibi, hem vicdanî bir sorumluluk hem de Anayasayla belirlenmiş bir görevdir diyorum, Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İnci Özdemir (AK Parti, İstanbul). “Sokak çocuklarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla (10/111,260,108) esas numaralı meclis araştırması komisyon raporu (s.s.829)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/inci-ozdemir-22-2005-03-29-sokak-cocuklarinin-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-tedbirl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
