# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** İrfan Gündüz (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2007
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b074/tbmm221490740466.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/irfan-gunduz-22-2007-03-13-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> İrfan Gündüz (AK Parti), 13 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 930 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en kalbî sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Tabii, eğitim meselesi aslında Türkiye'nin en önemli meselesidir. Hatta, Türkiye'nin hiçbir sıkıntısı yok, ne ekonomik ne siyasi. En büyük ve en derin buhranı, eğitim ve insan krizinde yaşıyoruz.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Geçin hocam, bunları geçin.

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - Bunun çözümlenebilmesi için esasında, iktidarıyla muhalefetiyle herkesin, hatta Parlamento dışından yetkililerle herkesin bu meseleyle direkt ilgilenerek bu işin geleceğimiz açısından, gençliğimizin geleceği açısından çok önemli bir problem olduğuna inanıyoruz. Ama, maalesef, bu kadar önemli bir meseleye, ister Mecliste ister Meclis dışında konuşan herkes, bir anlamda, ideolojik yaklaşıyor. Biz diyoruz ki: Herkes ideolojik yaklaşımını bir kenara bırakarak meseleye pedagojiyle yaklaşsın. Dünyada "pedagoji" diye bir ilim var. Bu ilmin üniversiteleri var, fakülteleri var, ana bilim dalları var ve bilim dalları var. Türkiye'de de dünya çapında, çok kaliteli, gerçekten, eğitim uzmanlarımız var. Onlara desek ki: Gelin, bu problemi pedagojinin ışığında çözün.

Bugün hâlâ daha Türkiye'de dayatılan eğitim sistemi sanayi devriminden kalma eğitim sistemidir ve bu sistem çağdaş dünyada rafa kaldırılmıştır.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Siz iktidarsınız Sayın Başkan. Kim çözecek bunu?

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - Evet, onu da çözeceğiz, zamanı geliyor. Ama, burada lütfen dinleyin benim anlatmak istediğimi. Hepimize sorumluluk düşüyor.

Bugün dünya, milenyum çağında, bilgi ve iletişim çağına geçmiş. Eğitim sistemimizin de bilgi ve iletişim çağma göre A'dan Z'ye yeni baştan dizayn edilmesi lazım.

Bir defa biz CHP'nin bu grup önerisine zamanlama açısından karşıyız; bir. Yani, zaten şurada Meclisin çalışma vakti oldukça sınırlı. Dolayısıyla, önümüzde de yığınla çıkarılması gerekli, sosyal yaraları saracak yasalar var. Dolayısıyla, netice alınamayacak bir araştırma komisyonu kurulmasının doğru olmadığı kanaatini taşıyoruz.

Bu bilgi ve iletişim çağı eğitim sisteminde Amerika'yı yeniden keşfetmeye de gerek yok. Amerika'da bu iş uygulamaya başlanmış, Japonya'da, Almanya'da, İngiltere'de, Fransa'da ve İtalya'da geçilmiş. Orada nasıl uygulama başlamışsa aynı şekilde Türkiye'de de bu işin eğitim uzmanlarımızın gösterdiği çizgide yeni baştan düzenlenmesi ve dolayısıyla, anaokulundan ta yüksek lisansa kadar eğitim sistemimizin yeni baştan ele alınması zarureti var. Bunu hep beraber kabul ediyoruz.

Ancak, burada esas söylemek istediğim, bazı kalemlerin yazdıkları millî eğitimle ilgili verilere katılmadığımızı da özellikle beyan etmek istiyorum. Bakın, 2002 yılı içerisinde millî eğitimin bütçenin tümü içerisindeki payı yüzde 6,9. Ama, bizim dönemimizde ve 2007 yılı bütçesi içerisinde bütün bütçenin içerisindeki eğitimin payı yüzde 10,42'dir. 10,42 ve bu, aslında bir rekor denilecek artıştır. AK Parti İktidarı geldiği günden bugüne hep Millî Savunma Bakanlığı bütçeleri en yüksek bütçeyi alırdı, ama, bizim geldiğimiz günden bugüne en yüksek payı hep millî eğitim bütçeleri almıştır. Çünkü biz, eğitimin ve insanımızın geleceğimiz açısından çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Yatırımlarla ilgili baktığımız zaman, 2007 yılı içerisinde sadece millî eğitimin yatırıma ayrılan payı 1 katrilyon 490 trilyon. Buna özel idare bütçeleri dâhil değil. 81 ilin özel idarelerinin millî eğitime yatırım olarak aktaracağı miktar da 800 trilyon. Bunları birleştirdiğimiz zaman, 2 katrilyon 290 trilyon liralık millî eğitimin yatırım bütçesi var. Bu abartılı diye gelebilir, ama sadece 2006 yılı içerisinde İstanbul İl Özel İdaresinin millî eğitime aktardığı kaynak 300 trilyon liradır. Türkiye bu yatırım planlarıyla yeni yapılan derslik ihtiyacı, bakın, 2006'da bitirilmiş ve eğitimin ve çocuklarımızın hizmetine sunulmuş, 100.272 yeni derslik ilave edilerek gençlerimizin hizmetine sunulmuştur.

MEHMET KARTAL (Van) - Taşımalı eğitimi bitirin, yatılı okullar...

İRFAN GÜNDÜZ (Devamla) - İnşallah onu da bitireceğiz. Bakın, İstanbul'da ders başına düşen öğrenci sayısı 60'dan 40'a doğru geliyor. Bunu inşallah 25'lere indireceğiz Türkiye genelinde, ama... Tabii, Türkiye'nin, hele hele millî eğitimin yarası büyük, ama yaması küçük. Biz bu yamayı büyütmeye çalışıyoruz.

Öbür taraftan, Yükseköğretim Kurumuna verilen bütçede de... Bakın, yükseköğretim Kurumunun 2007 yılı yatırım bütçesi Millî Eğitim Bakanlığının yatırım bütçesinden daha fazladır. O yüzden bizim iktidarımızın yükseköğretime bakışı da, aynen geleceğimize ışık tutacak ve gençliği geleceğe göre hazırlayacak projelerle donatılması için yapılmıştır. O yüzden biz, aslında böyle spesifik bir konu. Gerçekten, dışarıdaki öğrenim görme meselesi, üzerinde cidden durulması gerekli olan bir problem.

Bakın, bizim ülkemizde, 720'si Millî Eğitim burslusu olmak üzere, 20.600 de resmen giden öğrenci var, aşağı yukarı 21 bin öğrenci yurt dışında. Bu kayıtlısı, ama eğer kayıt dışına baktığınız zaman bazılarına göre 50 bin, bazılarına göre 70 bin, bazılarına göre 100 bin öğrencimiz dışarıda okuyor.

Tabii bu bir kaynak israfı. Bugün, Amerika'da okuyan öğrenci sayısının 50 bin kadar olduğu tahmin ediliyor. Yıllık 30 bin dolar harcadıklarını düşündüğünüz takdirde, çok büyük bir meblağın, 1,5 milyar dolar gibi bir meblağın bizim kesemizden çıktığı da vaki. Ama, burada bir Bilkent Üniversitesi gibi, bir ODTÜ gibi gerçekten dünya çapında, dünyanın yüz akı üniversitelerin Türkiye'de kurulması için çabalasak da bir Harvard'ı, Türkiye'den Harvard'a gitmek yerine Harvard'ı keşke ülkemizde kursak. Bilkent, bu konuda, gerçekten yüz ağartıcı bir örnektir.

Tabii burada YÖK'ün de denklikle ilgili, gerçekten, şeffaf ve çifte standarttan kurtulması da önemli. Aynı fakülteden mezun olmuş bir öğrenciye denklik veriliyor, bir başka öğrenciye denklik verilmiyor, hem de Kıbrıs'tan. Dolayısıyla, bunların da şeffaf, belli bir standarda kavuşturulması, özellikle kendi iradeleriyle yurt dışına giden öğrencilerimizin uğradığı mağduriyeti gidermek açısından önemli. Dolayısıyla, konuyla ilgili Millî Eğitim Bakanlığının ilgili genel müdürlüklerinin, ayrıca Dışişleri Bakanlığının, Maliye Bakanlığının ve Turizm Bakanlığının... Çünkü, burada, gerçekten, kendi broşürlerinde, "belli üniversitelerin danışmanı" diyerek ilan verenler ve bu ilanlarında, denklik şeyi olmadığı hâlde, denkliğe müsait olmadıkları hâlde "denklik verilir" diye kamuoyunu yanıltıcı reklamlarda bulunanların mutlaka denetlenmesi ve bu aldanmanın ve bu aldatmanın önünün alınması mutlaka şart. Ama, bunların, gerçekten, Millî Eğitim Bakanlığının ilgili genel müdürlükleri, Maliye Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve mutlaka Turizm Bakanlığı... Çünkü, bir kısmı da "eğitim turizmi" adı altında yapılıyor. Ben, ilgilileri de bu konuda buradan göreve çağırıyorum. Ama, böylesine önemli bir konunun, Meclis çalışma takviminin oldukça kısaldığı, komisyonun kurulması, çalışması ve rapor vermesinin yeterli zamana yetişemeyeceğinden dolayı, biz, bu öneriye karşı çıktığımızı belirtiyor, hepinize en kalbi sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** İrfan Gündüz (AK Parti, İstanbul). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/irfan-gunduz-22-2007-03-13-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b074/tbmm221490740466.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
